gümüş

Astroloji Kova Burcu

KOVA:  (21 Ocak-18 Şubat)

Kova Burcu döneminde kar ve yağmur kışın zirvesinde olduğumuzu hissettirircesine bastırır. Güneş adeta kış uykusuna yatmıştır. Bu karanlık dönemde keyif, tatil vb ancak hayallerimizi süsler. Sokakta yaşam adına bir gerginlik hissedilir. Tek başına toplumda statü ve ün kazanmak yerine ekiplerle birlikte, toplum yararına, iletişim ve bilgi ile idealist bir çalışma ortamı söz konusudur.

 

Kova ve Yükselen Kova Burcu insanı kendine ve fikirlerine çok güvenir. Hava grubu ve Sabit niteliğin birleşimi ile sabit fikirlilik ortaya çıkabileceği gibi kendi fikirlerine inanarak otorite figürlerine karşı çıkması ve kendini savunması sebebi ile fikir önderleri, mucitler bu burcun bireyleri olması yüksek olasılıktır.

 

Kova insanının en büyük arzusu kendi fikrini savunmak; mevcut sistemin yerine kendi sistemini kabul ettirmektir. Yani “farklı” olanı! Ekipler ile birlikte çalışma potansiyelini göz ardı edersek Kova Burçlarını asi ve kuralsız olarak tanımlarız ancak aksine mantık ve  analitik bir düzeni severler; farklı olduğu sürece!

 

Kova Burcu “Büyük Öğretmen” yani “Satürn” yönetimindedir. Satürn, düzeni, disiplini, sistemi temsil eder. Kendine güvenerek alternatifler geliştirir ve ekiplerle birlikte ama bireysel olarak bu alternatifleri hayata geçirmeye çaba sarf eder.

 

Uranüsyen bir Tasarım Anlayışı :

 

Mevcut sistemi yıkarak alternatif, inovatif ve orjinal bir sistemi ortaya koymaya çalışan Kova Burcu’nun tasarım anlayışı da burcunun özelliklerini aynen yansıtacaktır. Sistemli, düzenli ancak sıra dışı. Uranüs tadına bir sıra dışı dokunuşu evlerde mutlaka hissettirir.

 

 

Hava Grubunun diğer mensupları gibi iletişim, teknoloji, bilgi ve sosyallik kova burçları için oldukça önemlidir.  Bu orjinal, sosyal ruhu yansıtacak objeler ve dekorasyon tarzına “MODERN” ya da “POST-MODERN” dokunuşlarla “FÜTÜRİST” diyebiliriz.

 

Eğer ki bir topluluğa kendi fikirlerini kabul ettirmekle meşgul ya da masa başında doğru olduğuna inandıkları tezi kendilerine ispat etmeye çalışmıyorlarsa evlerinde arkadaşları ile entellektüel paylaşımlarda bulunmaktan keyif alacaklardır.

 

Kova burcu insanı evlerini seçerken doğaya yada denize yakın olmayı tercih eder. Şehirdeyse yüksek tavanlı, Bol canlı, önü açık bir evde olmasını tercih edecektir. Bir hava grubu burcu olarak kola insanı havadar mekanlardan hoşlanır. Böylelikle hem konservatif hem de yenilikçi tarzında evinin dekorasyonunda ortaya koyacaktır.

 

Kova Burcu ve Dekorasyon :

 

Hava Grubu ve Sabit bir burç olan Kova Burcu için tasarım ve dekorasyon yaratıcılığını ortaya koymanın bir başka yoludur. Havadar, camlı ya da ayna ile hareketlendirilmiş mekanlardan hoşlanırlar. Tradisyonel dekorasyonun yanında kendilerini ifade etmelerini sağlayacak tasarım ve son teknoloji objelerle farklarını ortaya koymak isterler.

 

Genelde Kova ve Yükselen Kova’lar için dekorasyonda hoşlandıkları ve tercih ettikleri renk olarak “mavi” belirtilse de “gri, siyah, beyaz, mor” renklerini de kullanmaktan zevk duyarlar. Önemli olan kontrast ve fark yaratmaktır.

 

Düzen ve sistemin önemli olduğunu evde dağınıklığı azaltacak dolap çözümlerinden anlayabilirsiniz. Cam, metal, monokromatik mobilyalar tercih edilebilir.

 

Sıra dışı ve sistematik ruhlarını rahat, özgürlüğünü yansıtan, entelektüel bir atmosferde beslemek isterler. Platin, cam, ayna ile birlikte orjinal bir hava verebilecek farklı renklerde mobilyaların kullanıldığı ortamlardan hoşlanırlar.

 

Salon – Mutfak :

 

Sıra dışı, düzenli, sosyalleşmeye müsait ve yaratıcılığını besleyen bir ortam Kova ve Yükselen Kova Burçları için oldukça önemlidir. Dolaplar düzeni sağlamak üzere sistemli yapılmalıdır. Ancak sıradan bir dolap değil; kendi tasarımı ya da evine özel yapım bir dolap sistemi tercih edecektir.

 

Salonda siyah, gümüş, koyu mavi, mor ve beyaz renkleri hakim olabilir. Metal heykeller, düz ve camları kapatmayan perdeler, sürrealist büyük obje ve heykeller ortamı süslemektedir. Her sandalyenin farklı bir tasarımda olması gibi çılgın bir dekorasyon zevkinden bahsedebiliriz.

 

Kendi zevklerine göre döşenen evlerinde teknolojik ve soğuk dokulara ağırlık verme ihtimalleri olduğundan doğal yaşamı hatırlatacak bitki vb kullanılması Kova Burçlarına önerilmektedir.

 

 

Yatak Odası :

 

Kova ve Yükselen Kova Burçları yatak odalarını yaşam alanı olarak görürler. O yüzden yine yaratıcılık ve keyif ön plandadır. Havadar, rahat, orjinal ve kullanışlı bir yatak odası olması onlar için önemlidir.

 

Yatak, dolap ve odanın camları önemlidir. Yüksek tavalı ve camlı bir oda söz konusu değil ise ayna ve ventilatör ile oda aydınlatılabilir ve havalandırılabilir.

 

Kova Burcu Çocuklarının Odaları Nasıl Tasarlanmalı ?

 

Kova Burcu çocukları doğdukları günden itibaren özgürlüklerine düşkün ve yaratıcıdırlar. Fikirlerini ortaya koymak; gerek el becerileri gerek sosyal olarak bir birey olduklarını kanıtlamak isterler. Yaratıcılıklarını ortaya koyabilecekleri farklı faaliyetleri uygulayabilecekleri bir alan onları mutlu edecektir.

 

Bir Kova Burcu olarak çocuklar için de havadarlık ve sistem, düzen önemlidir. Odanın duvar ya da tavalarına bulut, gökyüzü teması uygulanması onları mutlu edecektir. Ayrıca tüm dağınıklığı ortadan kaldırmalarına olanak sağlayan dolapları kendilerinin yerleştirmesine ve karar vermesine olanak sağlamak özgüvenlerini destekleyecektir. Bakış açılarının farklılığını ortaya koyduklarında sizi ne kadar şaşırtacaklarını tahmin edemeyebilirsiniz.

 

Bağımsız olduğuna inanan bu çocukları desteklemek ve cesaretlerini kırmamak önemlidir. Kendi başlarına vakit geçirmelerine olanak sunacak bir oda tasarımı rahat etmelerini sağlar. Hümanist ve sosyal yanlarını ortaya koyabilecekleri grup çalışmaları ile olanak sağlamak ve evin içinde onlara bu şekilde bir ortam yaratmak da ebeveynlerin işini kolaylaştırabilir.

 

 

KOVA:

 

Nitelik: Sabit

 

Element: Hava

 

Özellikler: Eril

 

Yönetici Gezegen: Satürn – Uranüs ile ilişkili

 

Madeni: Gümüş

 

Uygun Taşı: safir, akuamarin, ametist, turkuvaz

 

 

 

Ayşegül Kuyumcu Türker 

 

 

 

 

Sokak modası

SAĞIM SOLUM ÖNÜM ARKAM AKSESUAR!

Eski zamanlarda ‘mevsimin hakkıyla giyinmek’ diye birşey vardı. –dı diyebiliyorum çünkü ben o kuşağın belki de son temsilcilerindenim. Özellikle son 5 yıldır değişen hava koşulları ve mevsimlerin yarıya inmesiyle neredeyse hemen her şeyi her an giyebiliyoruz. Bu, aksesuarlarımıza da yansıyor haliyle.Yazın uyduğumuz tak takıştır ve mümkünse yakıştır trendi kışın da son hızla devam ediyor. Oversize kavramı kıyafette olduğu kadar takılarda da karşımıza çıkıyor. Kışın bunu en iyi gösterebildiğimiz tasarımlar kolye, şapka ve yüzük oluyor. 

 

Sokak modasından takip ettiğiniz gibi iddialı kombinasyonlar görmeye başladık ve bu beni mutlu ediyor. Cesaretin olmadığı yerde yaratıcılık olmaz. O yüzden birkez olsun kendinizi, masal dünyanıza bırakın, bakalım nasıl bir kahraman olacaksınız? Belki de bundan sonra yolunuza o “kostümle” devam edersiniz, kim bilir? Moda haftalarının en canalıcı olanlarından biridir Paris Fashion Week. Bu sezonki ziyaretimde stiliyle olduğu kadar tasarımlarıyla da dikkat çeken çok özel bir karakterle tanıştım ve de BAST HOME için mini bir ropörtaj yaptım.

ALEXANDRA PURCARU 

“IDONTHAVEASISTER”

Mücevher Tasarımcısı

 

Alexandra Purcaru bize kısaca kendinden bahseder misin?

 

“Ben genç, çok deli olmayıp yaratıcı olan ve mücevherlerin sadece aksesuar olmadığını, stile karakter katan değerler olduğunu düşünen biriyim.”

 

Nasıl ve ne zaman tasarımcı olmaya karar verdin?

 

“Dürüst olmam gerekirse hiçbir zaman tasarımcı olmayı düşünmedim. Sadece bir sene once camın benim ana materyalim olduğunu anladım. Herzaman meydan okumayı sevmişimdir, cama inandım ve sonunda elimde tuttuklarım beni mutlu eden paralar oldu. O zaman bir koleksiyon hazırlamaya başladım…”

 

İlham kaynakların nelerdir?

 

“İlham kaynağım farklı bir ülke, Tarkovsky, şiir veya antika pazarlarında bulduğum eski seramikler olabilir. Herhangi bir obje mücevhere ve herhangi bir fikir kocaman bir koleksiyona dönüşebilir. Önemli olan neyi yapacağıma karar vermem…”

Eğer tarihten biriyle buluşma şansın olsaydı kimi seçip ne sorardın?

 

“Öyle bir ihtimal olsaydı kesinlikle Piero Fornasetti’ yi seçerdim. Onun atölyesinde kendisine, neden Lina Cavalieri’ nin çeşitli versiyonlarını seramikle, duvar kağıtlarıyla, mobilyayla birleştirdiğini sorardım. Onun bu abrtısı ve de hiç bitmeyen üretimi beni büyülüyor.”

 

Satış noktaların nereler?

 

“Şuandaki satış noktalarım in Suudi Arabistan, Gürcistan ve Istanbul. Online satısım www.moreislove.com http://moreislove.com/designer/Idonthaveasister/ Aynı zamanda da Italya, Hong Kong ve Rusya için devam ediyor. “

Koleksiyonlarında hangi materyalleri kullanıyorsun?

 

“Idonthaveasister malzemeleri genel olarak Murano camı, altın, gümüş, quartz, hematit ve kristal taşlardan oluşuyor. Tasarımlarım, kimyasalların sanatla laboratuarda birleşmesi sonucu ortaya çıkıyor diyebiliriz”

 

İlerisi için hedefin nedir?

 

“İlerisi için hedefim, cam ile kombinasyon yapabileceğim yeni malzemeler keşfederek koleksiyonlar hazırlamak. Gelecek benim için biraz da Sürreal detayların olduğu, hayalgücü ile gerçekliğin birleştiği koleksiyonlar demek.”

 

Stilini nasıl tanımlarsın?

 

“Stilim Minimalist, Sürreal ve masalsı.”

 

Paris’teki favori adreslerin nerelerdir?

 

“Storher for the best Baba since 1730, Officina Profumo Farmaceutica di Santa Maria Novella in Amin Kader’s corner ve de The Marché des Enfants Rouges.”

 

Seyahat için en sevdiğin rotalar neresi?

 

“Dalış yapabileceğim heryer benim için favori tatil noktası aslında… Onun haricinde de birsüre yaşadığım İzlanda ve Norveç de soğuk ama sevdiğim noktalardan…”

 

Moda zaman tünelinde en sevdiğin dönem hangisi?

 

“1930’lar en sevdiğim dönem. Çünkü moda ve sanatın gerçekten içiçe geçtiğini görebiliyorsunuz.  Elsa Schiaparelli ve Salvador Dali iki yakın dost ve ikisinin tasarımlarında da birbirleriyle olan etkileşimleri net olarak görülebliyor.”

 

HONOYO IMAI, Şapka Tasarımcısı

Size tanıtacağım diğer tasarımcı, moda kurallarının hiç olmadığı, herkesin ne giymek isterse özgür olduğu ve de asla garip karşılanmadığı bir ülkeden, Japonya’dan Honoyo Imai. Markası şapka ve de kafaya takılabilecek her sey üzerine kurulu ve tüm tasarımı, üretimi kendisine ait.  Metal, keçe, yün, rafya gibi malzemeleri geometri, sürrealite, eski Japon kültürü ve günümüz ile harmanlayarak koleksiyonlarını oluştuyor.  Özellikle el şeklinde yaptığı şapkaları ve 2015 ilkbahar yaz koleksiyonundaki geometrik mix & play temalı aksesuarları Paris’te büyük beğeni topluyor.

 

Aslına bakarsanız gelişen teknoloji ve de heran başkalarının hayatlarına dahil olmamız sebebiyle hepimiz birer tasarımcı ve de modanın askerleriyiz. Elbetteki zamansız parçaları tasarlayanların değeri gün geçtikçe anlaşılıyor, ve benim “ötekiler” diye tanımladığım grup unutulup gidiyor.

 

Artık herşey o kadar bol ki, ulaşamamak diye birşey söz konusu değil. “En kalitelisi olmazsa, beşinci kalitesini alırım!” diyebilmek o kadar kolay ki… Tasarım kirliliği içinde, bakir tasarımlar bulunca onları resmen anneanne usulü dantel örtü üzerinde ve aynalı vitrinde muhafaza etmek gerekiyor.

 

Siz siz olun on tane alacağınıza, “gerçek” bir “tasarımcıdan”, “hakeden” bir “tasarım” alın. 

dfot

DOT Design Studio by İrem

İrem Bonfil 27 yıl Ertem Ertunga Mimarlık ofisinde ortak olarak iç mimari ve proje koordinasyonu konularında yaptığı çalışmaların ardından 2013’te projelerinde eksikliğini hissettiği dekoratif obje alanında yoğunlaşmaya karar verir.

Koleksiyon istediği kaliteye geldiğinde şirketi  Dot Design Studio by İrem’i kurar. Dot Design hakkında ilk yazı New York Times’ta çıkar. Arkasından Beymen Home Zorlu’da koleksiyon görücüye çıkar.

Amacı yok olmaya yüz tutmuş el sanatlarını ayakta tutabilmek ve o zanaatkarların el becerileri ile kendi dizaynlarını harmanlayarak daha modern ve etnik dizaynlar oluşturmak. Türkiye, Afganistan, Özbekistan gibi ülkelerin takı, boncuk, topaç gibi nesnelerini  kullanarak tasarladığı objeler hem dekoratif hem de evde kullanılabilen tepsi veya lokumluk olabiliyor. Farklı kültürler ,gelenekler ve dinler  içinde büyüyen İrem bütün bunların etkilerini tasarımlarında yansıtmaya çalışıyor.

Koleksiyonun tüm parçaları, ister el oyması ahşap kaseler olsun, isterse de el ile vurulmuş bakır mumluklar veya Afganistan’dan gelen gümüş topaçlar, çeşitli atölyelerde yapılmaktadır. Ürünlere şu anda Beymen Home Zorlu, Cumba collection Bodrum ve İstanbul, NSCI Gift Shop”  Glencoe, İllinois USA, Altıncı cadde plus Palmira Marina Bodrum’da müşterisiyle buluşuyor. Aynı zamanda talep eden müşterilere online satış yapılıp evlerine teslim ediliyor.

dfot

 

YAZ SOFRALARI

Uzun ve keyifli sohbetler açık havadaki buluşma mekanları, davet sofraları, büyüleyici renkler ve temalarla hayat buluyor. Yazın bu güzel havasını siz de sofralarınıza yansıtın ve birbirinden şık sofralar hazırlayın. Kır çiçekleri ile masalarınıza tazeliği, farklı kumaş ve aksesuar seçenekleriyle zıtlığın uyumunu sofralarınıza taşıyın.

Provans’ın tazeliği…

Sofranıza ayak uyduracak patine, doğal ahşap veya  mobilyalarınızı çiçek desenli minderlerle taçlandırın. Provans bir davet sofrası hazırlarken ağaç dallarına asacağınız kumaş fenerli ışık demetlerinden destek alarak, mevsimsiz ve leziz bir mutluluk merkezi oluşturabilirsiniz.

Doğallıktan  ilham alın…

Yalın, fonksiyonel ve aydınlık bir izlenim yaratmanın peşindeyseniz doğal  sofralardan ilham almalısınız. Pastel tonların sıkça kullanıldığı bu stilde, keten masa örtüleri, pembe ve morlarla oluşturulan çiçek düzenlemeleri, kristal kadehler ve seramik yemek takımları ile sofralar doğal ve şık görünecektir. Rafine bir doğallık yaratmak için renk paletinize beyaz, pastel bir sarı, ekru ve mavinin en uçuk tonlarını kullanarak doğallığı masalarınıza taşıyabilirsiniz.

Yazın enerjisiyle doğan rengarenk masalar…

Yazın canlı renklerini siz de sofralarınızda kullanabilir, tabak ve bardaklarınızı canlı renklerden seçerek sofralarınızın çiçek açmasını sağlayabilirsiniz. Kullanacağınız rengarenk detaylar ile masanızda zıtlığın uyumunu yakalayabilirsiniz. Turuncu, mavi, pembe, yeşil, sarı…Doğadaki tüm renkleri masanıza taşıyarak enerjinizi tazeleyebilir, farklı desen kumaşlar veya objeler ile de özgün bir tarz yakalayabilirsiniz. Farklı motiflerle bezenmiş el işi masa örtüleri, ağaç dallarına asacağınız renkli aydınlatmaları ve kır çiçeklerini bir arada kullanarak enerjik bir sofra yaratmanız mümkün.

 

ferroli_kombi

 

Isıtma ve soğutma sistemlerinin öncü markası Ferroli, Türkiye’de yeni bir uygulamaya imza attı ve “kombileri renklendirdi”.

 

Ferroli Türkiye Genel Müdürü Çetin Çakmakçı, fikrin “Türkiye’nin doğasının ve farklı zenginliklerinin rengini yansıtabilme” arzusundan doğduğunu belirtti.

dfoit_mayis
MUXXİ

2 eski dost,kendi yarattıkları özel tasarım takı ve aksesuarları tek bir çatı altında toplamak adına Muxxi’yi 2013 yılında kurdu. Feryal Hendekli ve ortağı için mağazanın konumu  çok önemli bir konu olduğundan içlerine sinen, aynı zamanda da tasarımlarını da yansıtan ayrıcalıklı bir yer olması konusunda titiz bir araştırma süreci geçirmişler. Sonunda Ortaköy’de tarihi kilisenin çan kulesi altında yer alan bu ufacık mekanı görünce hayallerindeki yeri bulmuşlar. Bu tarihi mekanın dokusuna fazla müdahale edilmeden ve olabildiğince doğal hali korunarak oluşturulan detaylar da tamamen kendilerine ait.

2013 Aralık’ta açılmalarına rağmen Muxxi, özel tasarım ürünlerinden oluşan koleksiyonunu ve müşteri portföyünü şimdiden oturtmaya başlamış bile. Mağazada kadın, erkek, unisex olmak üzere her biri elde özel olarak tasarlanan takı ve aksesuarlar yer almakta.

Yarı değerli taşlar, gümüş, pirinç, metal ve bronzla ile bezenmiş bu özel ürün kombinasyonlarla kişilerin sevdiklerine hediye alabilecekleri bir mekan yaratmak istenilmiş. Yarattıkça ortaya çıkan enerji, dostlarının onlara verdiği destek ve güç ile birleşince yakalanan sinerji daha yaratıcı olmalarını motive olmalarını sağlıyor.
http://www.muxxi.com.tr/ adresinden de ürünlere ulaşabilirsiniz.
dfoit_mayis

dergi_form_nisan
Mekanlara Değişim,


Duvarlara Zarafet Katma Zamanı

Boyanın tahtını iyice sallamaya başlayan duvar kağıtları renk ve desen çeşitliliğiyle, gücünü artırarak hissettiriyor. Çeşitli desendeki duvar süsleri, çiçekler, klasik ve romantik tasarımlar, çıkartmalar, vinil baskılar, antibakteriyel kağıtlar, modern temalar, pano duvar kaplamaları, posterler… Duvarlarda renk ve desen festivali yaratan Dreams Wallpaper&Fabrics’in sahibesi ve kurucusu Meltem Kaya ile rengarenk tasarımları ile duvarların giysisi duvar kağıtlarını ve sezonun trendlerini konuştuk. İlk mağazasını 1996 yılında Fenerbahçe’de açan Dreams, 18 yıldan beri duvar kağıdındaki iddiasını sürdürüyor. Yıllar içinde marka çeşitliliğini daha da artıran firmanın pek çok şehirde bayisi var. Şimdilerde Keyap’ta yeni bir mağaza daha açma hazırlığında.

 

Kendinizden ve Dreams’ten kısaca bahseder misiniz?

1995 yılında kurulan, 1996 yılından bu yana da duvar kağıdı konusunda öncü durumuna gelen firmamız, bu yıllar içinde gelişerek, büyüyerek ve en önemlisi yenilikleri takip ederek, sektöre yenilik ve vizyon katarak ilerlemektedir. Firmamız merkez Keyap’ta olmak üzere, Fenerbahçe‘deki mağazası ve sayısız bayisi aracılığıyla son kullanıcı, mimar, iç mimar, proje ve inşaat firmalarına servis vermekte. Belli başlı bir çok ilimizde, ilçemizde talepler doğrultusunda bayiliklerimiz oluşmuştur yıllar içerisinde. İlk başlangıç noktamız Amerikan ve İtalyan duvar kağıtları olmakla birlikte, Hollanda, Almanya, Fransa, İngiltere’den de yine sektörün önemli ve büyük markaları ile yollarımız zaman içinde kesişmiştir. Distrübütoru olduğumuz markalarımız’dan başlıcaları YORK, Casadeco, Texdecor, Roberto Cavalli, NLXL, Fromental, Sanderson, Zoffany, Harlequin, Morris Co. , Scion, Antology, Tekko, Desima, Arlin’dir.Bana gelince, İTÜ İşletme Mühendisliği mezunuyum. Ardından ODTÜ de master eğitimitimine başlayıp, sonrasında vazgeçip aile şirketimizde çalışma hayatına atıldım. Babamın mesleğinden dolayı farklı bir sektördeki bu şirkette çalışmamın bana çok büyük katkıları oldu. Bu beş yıllık tecrübeden sonra bir şirkette çalışmakla başladım iş hayatıma. Yine Babamın isteği ve desteği ile duvar kağıdı ithalatı yapmaya başladım. Bu benim hayatımda en önemli kavşaklardan biridir. İnsanın sevdiği bir işi yapması çok güzel bir duygu diyebilirim kendi kişisel tecrübelerimden yola çıkarak.

 

2014 deki duvar kağıdı trendini kaç başlıkta toplayabiliriz?

Doğal malzemeler, Natürel renkler, ve de vintage duvar kağıtları

Bu sezonun renkleri neler?

Griler, soft yeşiller, soft pembeler, soft maviler…Yani renkler dekorasyonumuza bahar havasını getiriyor.

Sıkça yurtdışı fuarları ziyaret ettiğnizi biliyorum. Dreams bu sezon bize ne gibi yenilikler getirecek. Yeni markalar var mı?

Geçtiğimiz sene NLXL, Fromental bünyemize katılmıştı. 2014 yılında ise Sanderson, Zoffany, Morris&Co, Scion ve Antology bünyemize katıldı. Bizdeki en güncel gelişmeler şimdilik bunlar, ilerleyen aylarda farklı gelişmeler de bekleyebiliriz.

Duvar kağıdı ve kumaşlarda, stillerin ve trendlerin kullanıcılar tarafından takip edildiğini düşünüyor musunuz?

Tabi ki düşünüyorum. Artık internet sayesinde kullanıcılar artık tüm trendleri takip edebiliyorlar… Dolayısıyla bizler mutlaka bir adım önde olup tüm yenilikleri müşterilerimize heyecanlarını beslemek adına sunmalıyız, sunmaya da çalışıyoruz zaten.

Duvar kağıdı söz konusu olunca ekolojiden bahsedebilir miyiz?

Tabi ki bahsederiz. Hem de çok önemsediğimiz bir konu. Kullanılan PVC, mürekkep, kağıt gibi unsurların insan sağlığına zararsız olarak üreten firmalarla çalşıyoruz, öncelikle bunu belirtmek isterim. Ve diyebilirim ki tüm markalarımız Eco system ve Leed sertifikalı üretim yerlerinde üretilmektedir. Bu nedenle çok talep almamıza rağmen projelerimizde uzak doğu ürünlerine yer vermiyoruz.

Müşterilerinize kombinasyon konusunda nasıl yardımcı oluyorsunuz? Duvar kağıdı ile kumaşların birbiriyle seçimi neden bu kadar önemli?

Kumaşınızı seçtiniz, desen ve renk odanın kalanı için çok bağlayıcı olabiliyor, aynı deseni farklı bir markada yada duvar kağıdında bulamayacağınızdan desen ve renk karmaşası yaşayabilirsiniz. Ama eğer kombin kumaşı olan bir duvar kağıdı markası seçerseniz, özellikle çocuk odaları, yatak odalarında işiniz çok ama çok kolaylaşmakta ve mekanları bir anda kumaş ve duvar kağıdıyla hem canlandırmış, hem giydirmiş oluyorsunuz.

Dekorasyonda sizin stiliniz nedir?

Sizin stiliniz deyince biraz düşünmek için durakladım, çünkü mekana ve çevresel faktörlere göre değişken bu sorunuzun cevabı. Nedenine gelince aslında şehir yaşamında, metropol de yaşıyorsam, daha çok fonksiyonel ve yalın ürünler dekorasyon tarzım diyebilirim. Ama yazlığım bir taş ev ve o taş evin ruhunu bozmayan provans tarz çok hissediliyor. Ama yüksek tavanlı bir eski Fransız mimarisinde oturma şansım olsaydı orada eklektik bir tarzım olurdu. Ya da eski bir köşkte yaşasaydım, klasik ve moderni karıştırırdım. Doğrusu, mekan ve çevre ile doğru orantılı bir stilim var ve asla durağan değil…

Peki ya çocuklar, onları da unutmadığınızı biliyorum. Kısaca çocuk koleksiyonunuz dan da bahseder misiniz?

Çocuklar ve bebekler bizim en önemli müşterilerimiz. Onların renkli, yaratıcı dünyalarına girmek ve algılarını, hayallerini oluşturmak çok güzel. Bu konuda çok iddialıyız, York’un yaratıcı çocuk koleksiyonları, Disney’in muhteşem masalsı kahramanları, Roommates’in tüm çizgisel kahramanların stickerları, Casadeco’nun bebekler için sunduğu zengin duvar kağıdı ve kumaşları, Harlequin ve Sanderson’un renkli, trend desenleri ile bu konuda sanırım sektörün en zengin koleksiyonu ile sınırsız kombinasyonlar yapabiliyoruz. Bebek bekleyen herkesin yolu mutlaka bir gün Dreams’e düşer.

2014 trendleri :

Doğal malzeme özellikli duvar kaplamaları, geometrik desenler, çiçekli romantik desenler ve gümüş renkler şeklinde özetleyebiliriz 2014 trendlerini. Modern duvar kâğıtları karşımıza kumaş, ahşap, tuğla, beton, çimento, doğal taş ve metal görünümlerine bürünerek çıkacak. Bugünlerde büyük desenler, üç boyutlu görünümler, farklı perspektifler, çizimler, harika duvar kâğıdı tasarımları yaratıyor. Bu özel tasarımlar ve dokular mekânlara görsel açıdan farklılık katıyor. Renklerde ise doğal toprak tonlarının yanı sıra, vizon, mavi, yeşil, gümüş, bronz gibi metalik etkiler yaratan tonlar ağırlıkta. Dekorasyondaki moda renkler ve trendler her yıl değişmesine rağmen, doğal renkler ile doğal malzemelerin kullanımı, özgün ve sade tasarımlar, metalik etkiler çoğunlukla değişmiyor. Sadelik her zaman var oluyor ama çok iddialı tasarımlar da çoğunlukla sezonu etkiliyor.

Dreams Wallpaper, yenilikçi trendleri takip ederken, dünya markalarını da getirmeye devam ediyor. Firmanın bünyesinde yeralan İngiliz, Amerikan, Fransız, İspanyol markalı duvar kağıtlarının yanısıra İtalyan ‘Roberto Cavalli Home’ koleksiyonlarında Cavalli’nin desenlerini ve yaratıcılığını duvarlara taşımak harika bir duygu yaratıyor. Tasarımcı koleksiyonları içinde Kanada’lı tasarımcı Candice Olson’un çalışmalarını da Dreams de bulmak mümkün. Dreams Exclusive serisi içinde ise, deniz kabuklu, cam boncuklu, bambu ve çay yapraklı duvar kağıtları ayrıcalıklı bir yer tutuyor. Evimizdeki, ofisimizdeki her kullanım alanı, duvar kağıtları sayesinde bize farklı heyecanlar veren mekanlara dönüşebilir. Siz de duvarlarınızı duvar kağıtlarıyla, panolarla giydirin, düşlerinizde ki mekanları yaratın diyoruz özetle müşterilerimize…
Dreams Wallpapers&Fabrics

Cemil Topuzlu Cad, İş Bankası Blokları,
F Blok, Fenerbahçe, İstanbul
(0216 360 55 74 ) www.dreamswall.com

 

dergi_form_nisan

dfot

 

CENNETİN İÇİNDE BİR CAM OCAĞI VAKFI

20.000 m2 alana yayılı, Beykoz Riva nehrinin üzerinde sanat ve doğa ile baş başa kalabildiğiniz tek mekan Cam Ocağı Vakfı.

Cam Ocağı Vakfı, cam sanatına dair tüm kategorileri öğrenme imkanı ile birlikte, bahar aylarında temiz hava ve doğa ile baş başa olmanın verdiği huzuru birlikte yaşatıyor.

CAM ;Eşsiz bir malzeme

İnsanoğlu volkanik cam veya obsidyen diye anılan doğal camı çok eski zamanlarda keşfetmiş ve bu doğal madeni işleyerek, bıçak, ok ucu, silah süsleme aracı ve mücevher olarak kullanmıştır.

Suni camın ilk olarak nasıl üretildiğine dair hiçbir kanıt olmamasına rağmen, Romalı bir tarihçi olan Pliny, camı ilk olarak Finikeli denizcilerin bulduğuna işaret eder. Hikayeye göre denizciler, Suriye’nin Prolemais bölgesindeki sahilde bir kamp kurarlar ve ateş yakarak kaplarını, aynı zamanda yükleri olan soda blokları üzerine koyarlar. Ertesi gün uyandıklarında, ateşin sıcaklığından dolayı kum ve sodanın camı oluşturduğunu görürler. Camın ilk olarak Mısırlılar ve Finikeliler tarafından İ.Ö. 2. yüzyılda üretildiği söylense de, Mezopotamya’da bulunan ilk cam örneklerinin tarihi, İ.Ö. 3. yüzyıla dayanmaktadır. Cam eski zamanlarda çoğu kez kralların himayesinde ve krala bağlı olarak faaliyet gösteren atölyelerde veya zengin müşterilerin gereksinimlerini karşılamak amacıyla üretilmiştir. Bununla beraber, ilk günden beri değerli taşlara ve insan eliyle yapılmış madeni eşyalara alternatif olarak üretilmiş ve kullanılmıştır. Roma Dönemi’nden itibaren, hemen hemen tüm cam eşyaların üretiminde taş, maden ve seramik eşyalar taklit edilmiştir.

Cam sanatındaki en önemli ilerleme üfleme yönteminin bulunmasıdır. Bu tekniğin MÖ 1. yüzyıl ortalarına doğru Fenikeliler tarafından bulunduğu söylenmektedir fakat bu teknikten tam olarak yararlanılması ancak, pipo adı verilen ortası boş metal bir üfleme çubuğunun kullanılmaya başlamasıyla gerçekleşmiştir (tahminen MÖ 1.yüzyılın son çeyreğinde). Üfleme çubuğu ile havayla şişirme yönteminin birleşmesi, cam yapımı konusundaki en önemli kilometre taşlarından biridir. Selçuklu, Artuklu ve Osmanlı camlarının ortak özelliği hepsinin üfleme tekniğiyle yapılmış olmasıdır.

Cam üfleme tekniğinin kullanıldığı durumlarda, fırından alınan ve fıska olarak tabir edilen sıcak cam biraz üflendikten sonra soğumaya başlar ve bu noktada tekrar erimiş cama batırılarak daha büyük bir form verilebilir. Kepçeleme yönteminde ise cam, kepçede küre haline getirilirken soğutulur ve pipo sürekli olarak döndürülerek cama kepçe içinde istenilen form verilir. Uygun sıcaklığa ulaşıldığında ise üfleme işlemi gerçekleştirilir. Üfleme işlemi sonrasında ya serbest şekil üzerinde çalışılır ya da cam bir kalıp yardımıyla (kalıp içine üfleyerek) şekillendirilir. Tüm bu aşamalar sırasında tercihe bağlı olarak kristal haldeki özel cam boyaları kullanılarak cama renk verilebilir. Üfleme ve serbest sekillendirme dışında yaygın olarak kullanılan yöntemlerden biri de döküm yöntemidir (camın bir kalıp içine dökümü). Camın sıcakken şekillenebilme özelliği, bu malzemeyle çalışanlara ustalıklarını sergileme imkanı tanımıştır. Böylece değişik şekillerde, renklerde ve bezemede birçok parça üretilmiştir. Cam yapımındaki en önemli unsurlardan biri saydamlıktır. Bu unsur belki de hiçbir malzeme için bu kadar önem taşımaz. Çünkü cam saydamlığı nedeniyle diğer malzemeler kadar görünmez. Görünmeyen bir malzemeyle tasarım yapmak doğal olarak bazı zorluklar taşır. Bugün kullanılmakta olan cam üretme yöntemleri ve hammaddeler, Antik Dönem’den beri bilinmekte ve uygulanmaktadır. Cam yapımında kullanılan aletlerde de, cam üfleme tekniğinin bulunmasından bu yana önemli bir değişiklik olmamıştır.

 

Grup etkinliklerinde uygulanan atölye çalışmaları

Ekip olarak sıcak cam atölyesinde takım çalışması antremanları yaparak, ilk ortak sanat eserinizi üretebilirsiniz. Boncuk ve füzyon atölyelerinde ise bireysel becerilerinizi  geliştirerek, keyifli zaman geçirebilirsiniz.