global

dfot

 

Enerjinin gündemi

Uluslararası Enerji ve Yönetimi Konferansı’nda belirlendi.

Uluslararası Enerji ve Yönetimi Konferansı (ICEM), İstanbul’da düzenlendi. Konferansın açılış konuşmasını İtalya’nın eski Başbakanlarından Lamberto Dini yaptı.

Enerji piyasasının önde gelen şirketlerinden Palmet Enerji A.Ş. 30. yılı kapsamında İstanbul Bilgi Üniversitesi ile beraber düzenlediği ve enerji sektörünün bugünü ve geleceğini global boyutta masaya yatırdığı “Uluslararası Enerji ve Yönetimi Konferansı” düzenledi. Tarihi Haliç kıyısında bulunan İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin santralistanbul Kampüsü’nde düzenlenen konferansa yurtiçi ve yurt dışından pek çok akademisyen katıldı. Bilimsel gelişmeler, yenilikler ve enerji yönetimi yöntemleri hakkında bilgilerini paylaşmak için enerji alanında çalışan araştırmacıları ve enerji sektöründeki kamu veya özel şirketleri bir araya getirmek konferansta bir araya geldi.

İtalya’nın eski Başbakanlarından Lamberto Dini ise önümüzdeki dönemde ülkelerin karşılaşabilecekleri sıkıntılara değindi. Dini, önümüzdeki dönemde endişelenilmesi gereken en büyük konunun enerji çıkmazı için yapılan çalışmalar olduğunu dile getirdi. Dini, konuşmasında arz ve talep dengesizliği, gelişmekte olan ülkelerin petrol stoklarının yeteri kadar olmaması ve bu nedenle dışa bağımlığının hala devam etmesi ve yanlış enerji kullanımının iklim bozukluğuna yol açması üçlü bir enerji çıkmazı olarak görülmektedir ifadesini kullandı.

Palmet Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Doğanay Samuray ise açılış konuşmasında; “Dünyanın ve Türkiye’nin en önemli konularından biri olan enerjiyi dünyanın dört bir yanından bu konferans için gelen çok kıymetli bilim insanlarının ve enerji sektör temsilcilerinin birikim ve tecrübeleri ışığında konuşuyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, insanlığın enerji kaynaklarının doğru kullanımı konusunda sicili ne yazık ki çok da parlak değil. Bu nedenle sadece ülkemizin değil aslında tüm insanlığın geleceği adına, enerjiyi daha çok konuşmalı, tartışmalı, bilimsel platformlarda konuyu enine boyuna ele almamız gerektiğini düşünüyoruz. Bu nedenle de, ülkemizde bir ilk olan Uluslararası Enerji ve Yönetimi Konferansı’nı çok önemsiyoruz. Bu gibi etkinliklerin üniversite-özel sektör ve kamu işbirliği ile artarak devam etmesini temenni ediyorum.” dedi

Düzenlenen bu akademik konferansın İstanbul Bilgi Üniversitesi açısından büyük önem taşıdığını belirten İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Remzi Sanver ise açılış konuşmasında; “Konferans bizim için önemli bir yıldönümüne denk geldi. İçinde bulunduğumuz bu tarihi santral, İstanbul’un ilk enerji santrali olma özelliğini taşıyor. Santralin hizmete girmesinin ardından tam 100 yıl geçti. Zamanla santral üretim anlamında önemini yitirdi. Bu noktada Enerji Bakanlığı’nın desteği ile enerji tesisini yeniden canlandırdık ve topluma kazandırdık. İlk elektrik üretiminden bu yana bir asır geçti, şimdi BİLGİ enerjisini eğitime dönüştürüyor. Bu yıl Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü’nün ilk mezunlarını verme mutluluğunu da yaşıyoruz. İstanbul’a, enerji sektörüne, Türkiye ekonomisine ve eğitim sistemimize İstanbul Bilgi Üniversitesi olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da destek vermeye devam edeceğiz” dedi.

İstanbul Bilgi Üniversitesi santral istanbul Kampüsü’nde “Enerji Müzesi” olarak hizmet veren İstanbul’un ilk enerji santralinin hizmete girmesinin 100. yılı. Tarih aynı zamanda üniversitenin Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü’nün ilk mezunlarını vereceği yıl olma özelliği de taşıdı.

1984 yılından beri faaliyet gösteren PALMET Şirketler Grubu, 90’lı yıllarda Türkiye genelinde başlatılan doğal gaz hat çalışmaları ile enerji sektörüne adım atmış; 2001’deki Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) kuruluşu ile birlikte Gebze ve Erzurum şehirlerinin Doğalgaz Dağıtım Lisansı İhalelerini alan PALGAZ ve PALEN şirketleri ile resmen enerji sektörünün ilk yatırımcılarından biri olmuştur.

Bugün ise PALMET ENERJİ’nin yürüttüğü faaliyetleri;

 

Şehiriçi doğalgaz dağıtımı (Gebze ve Erzurum),

Doğal gaz (LNG) ithalatı ve toptan satışı,

Elektrik üretimi,

Elektrik Ticareti

 

başlıkları ile özetlemek mümkündür.

PALMET ENERJİ, Gazport şirketini kurarak EPDK’dan aldığı Toptan Doğalgaz Satışı ve Spot LNG İthalatı Lisansı çerçevesinde, Türkiye’de enerji sektöründe oluşturulan liberal ekonomi içerisinde 2009 yılı itibariyle faaliyetlerine başlamıştır. Gazport şirketini takiben kurulan ve lisansını alan Gasline Doğalgaz Toptan Satış A.Ş. ise 2012 yılı itibariyle faaliyetlerine başlamıştır.

2009’da inşasını tamamlayarak devreye aldığı 60 MW gücündeki Delta Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali’ne ilave olarak, 62 MW gücündeki ikinci doğalgaz kombine çevrim santrali olan ve Aydın – Çine OSB içerisinde yer alan Ales Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali de Aralık 2012 itibariyle ticari faaliyetlerine başlamıştır. Diğer yandan Erzincan ilinde kuracağı 284 MW gücündeki Eriç Barajı ve HES Projesinin lisansını da almış ve mühendislik çalışmalarına hız vermiştir. Doğal gaz kombine çevrim santralleri ve HES projesi dışında PALMET ENERJİ bünyesindeki diğer firmalar ile Rüzgar Enerji Santrali ve Güneş Enerji Santrali projeleri için de çalışmalarını yürütmektedir.

2009 yılında 25. yaşını kutlayan PALMET, aynı yıl enerji sektöründeki yatırımlarını desteklemek amacıyla 5.000 MW hidroelektrik santrali kurulu gücüne sahip bir dünya devi olan Kanada şirketi Manitoba Hydro International ile Türkiye’de yeni bir ortaklık yapısı oluşturmuştur. Palmet-Manitoba Hyro International Mühendislik ve Müteahhitlik Ticaret A.Ş. (PMHI A.Ş.)  adı altında faaliyetlerini sürdürecek olan şirket; öncelikle PALMET ENERJİ tarafından devam ettirilen hidroelektrik enerji yatırımlarına yönelik planlama, fizibilite, projelendirme, yapım ve işletim hizmetleri verecektir.

PALMET ayrıca Palport Elektrik Tic. A.Ş.’yi kurmuş, 2010 yılı Aralık ayında aldığı Elektrik Toptan Satış lisansı ile toptan satış şirketlerinden nihai tüketiciye kadar geniş bir müşteri portföyüne elektrik arzına başlamıştır.

Palmet Enerji’nin Geleceğe Yönelik Amaçları:

 

• Enerji Piyasasında uzun vadeli yatırımlar gerçekleştirmek

 

• Temiz Çevre Dostu Teknoloji kullanımına önem vermek

 

• Eğitimli ve Uzman personeli ile hizmete devam etmek

 

• Uluslararası Ticaret ve Operasyonlarını genişletmek

 

• Operasyonlarını her yönde mümkün olan en yüksek kalite standartlarına ulaşmak için çaba göstermek

 

• En değerli varlıklarımızın abonelerimiz olduğu gerçeğini hiçbir zaman gözümüzden uzak tutmamak.

 

 

Kullandığımız elektrikli aletlerimiz hem en büyük yardımcılarımız, yanlış seçilirse en yakınımızdaki enerji düşmanlarımız.

Artık elektiikli aletlerin üzerindeki etiketlerden hepimiz haberdarız peki tam olarak ne anlama geldiklerini biliyor muyuz? Gelin hep birlikte bir üzerinden geçelim kafalarımız daha bir netleşsin. AB Enerji Verimliliği Etiketi sınıflandırması ile bir aletin yıllık enerji tüketimi bazında yedi gruptan oluşmaktadır. A harfi en düşük enerji tüketim sınıfını göstermektedir. A sınıfı bir elektrikli alet almanız durumunda ortalama enerji tüketiminden % 45 daha az enerji tüketecektir. Bazen enerji verimli aletler satın alırken daha fazla, bazen ise daha az ödenir. Fakat her iki durumda da enerji verimliliği uzun süre kullanımlarda tasarruf sağlar.

Aydınlatmalar

Evlerde aylık elektrik faturalarının yaklaşık %20’si aydınlatma amaçlı kullanıma aittir. Verimli aydınlatma hem faturalarda hem de gözlerde rahatlama sağlayacağından daha düşük faturalar ve daha kaliteli aydınlatma ile memnun edici sonuçlar elde edilecektir.

Aydınlatmada enerji tasarrufu, aydınlatmanın kalitesini düşürmeden iyi bir aydınlatmanın gereklerini yerine getirerek yapılmalıdır. Düşük verimli ışık kaynakları yerine yüksek verimli ışık kaynakları kullanılarak uygun aydınlatma ve enerji tasarrufu sağlanabilir.

En basit ve etkili yöntem kompakt Fluoresan Lamba kullanımının tercih edilmesidir.

Kompakt floresan lambalar konutlar ve ofisler için uygun olup, akkor lambaları kompakt fluoresan aydınlatmaya dönüştürmek kolaydır. Akkor lamba kullanılan hemen hemen her yerde kompakt fluoresan lambalar kullanılabilir. Örneğin 75 Watt’lık akkor flamanlı lamba yerine, 15 Watt’lık bir kompakt fluoresan lamba kullanarak, aynı aydınlatma %80 daha az enerji tüketerek elde edilir.

 

Aydınlatma ile evimizde alabileceğimiz diğer önlemleri de hızlıca bir sıralayacak olursak;

Eğer kullanıcının bütçesi bir defada bir çok floresan lamba almaya elvermezse, geride kalanları değiştirmek için aylık olarak sıraya konarak tamamlanması mümkündür.

 

Odadan ayrılırken lambalar kapatılmalıdır. Aile bireylerinin odadan ayrılırken lambaları kapatmalarını hatırlatacak notlar konması faydalı olacaktır.

 

Gün ışığından mümkün olduğunca faydalanılmalıdır. Odalar doğal aydınlık avantajını daha iyi kullanacak şekilde düzenlenmelidir. Pencere yakınına bir masa ve sandalye yerleştirerek elektrik faturalarında gerçek bir azalma sağlanabilir.

 

Dış kapı ışıldakları halojen lambalarla değiştirilebilir. 50-90 Watt’lık bir halojen lamba, iki kat fazla Watt’lı standart bir reflektör lamba yerine takılırsa yine aynı aydınlatma elde edilir.

 

Lambaların ve armatürlerin periyodik olarak bakımları yapılmalıdır. Aydınlatma sistemlerinin bakımları yapıldığında daha verimli olarak çalışırlar. İyi yapılmayan bakım sonucunda lamba üzerinde biriken tozlar faydalı ışık miktarını azaltır. Tozlanan armatür ışığın %50’sini yayar, %50’sini yutar.

 

Daha fazla ışığa ihtiyaç duyulan bölümlerde çok sayıda düşük güçlü lamba yerine daha yüksek güçlü tek bir lamba kullanmak daha verimli bir aydınlatma sağlar.

 

Devamı Gelecek….

ferroli_kombi

 

Isıtma ve soğutma sistemlerinin öncü markası Ferroli, Türkiye’de yeni bir uygulamaya imza attı ve “kombileri renklendirdi”.

 

Ferroli Türkiye Genel Müdürü Çetin Çakmakçı, fikrin “Türkiye’nin doğasının ve farklı zenginliklerinin rengini yansıtabilme” arzusundan doğduğunu belirtti.

dfot

 

PENNY BLOOMS&BEANS

Çiçeklerle dolu bir tasarım hikayesi…

Motto Tasarım bu ay çiçeklerle dolu,kahve kokulu,yaratıcı fikirlerin yeni adresi  Penny Blooms&Beans’e konuk oldu. Penny’nin sahibi Ayça Paksoy ile çok keyifli bir sohbet gerçekleştirdik ve Ayça Hanım ile beraber,Bast Home okuyucularına özel bir tasarım hazırladık.

Penny Blooms&Beans herhangi bir günde hemen hemen hepimize keyif veren çiçekleri; canlı form ve renkleriyle, kahveyi; çekici ve davetkar aromasıyla sunuyor. Penny’de sizi şiirsel çiçekler ve kahve keyfiyle hayata dokunduğunuzu hissedeceğiniz bir atmosfer karşılıyor…

 

‘’Penny’de çiçeklerin de bir ruhu yansıtması gerektiği inancıyla canlı form ve renklerin öne çıktığı her tasarımın bir diğerinden farklılaştığı aranjmanlar hazırlamaya özen gösteriyoruz. Bunu başarmak için her mevsimin kendi renk ve dokularını yansıtan çiçekleri bilinçli olarak yaratılmış düzensizlik temasıyla birleştiriyor, farklı mekan ve zevklere uygun şekilde sunuyoruz.’’ Ayça Paksoy Sözen.

 

 

 

 

 

  • Biraz kendinizden bahseder misiniz?

Yurt dışında ve Türkiye’de lisans ve yuksek lisans eğitimi aldım. Türkiye’nin önde gelen ve sektörlerinde bölgesel lider olan grup şirketlerinde 10 yıl sureyle Stratejik Planlama ve Başkanlık Ofisi Diş İlişkiler görevlerini yürüttüm. Bu görevlerim sırasında kendimden bir şeyler katarak hayata geçirdiğim işlerin beni ne kadar mutlu ettiğini ve dolayısıyla da basarili olduğumu tecrübe etme şansım oldu.

Çiçek tasarlamak ise kendi düğün hazırlıklarımız sırasında tanıştığım bir kavramdı. Bunu ne kadar büyük bir keyifle hatta tutkuyla yaptığımı fark ettim ve bu farkındalığı hayata geçirmek için çiçek tasarımını profesyonel olarak yapmaya karar verdim. ‘Flower School New York’ta profesyonel çiçek tasarımı okudum. Ve sonrasında konsept bir çiçek evi olarak Penny’yi İstanbul’da açtım.

 

 

  • Günümüzde bu tür konsept mağazalar ufak ufak çoğalmaya başladı ancak hem atölye hem de kafe hizmeti verme özelliğine sahip olması elbette sizi diğer butik çiçek mağazalarından ayırıyor…Bu konsept fikri nasıl bir araya geldi,hikayesini bizle paylaşır mısınız?

 

Çiçek tasarım evlerinde yaşadığım tecrübeye baktığımda özellikle yurt dışında bu ortamlarda uzun zaman kalıp etrafı incelerken, tasarımı yapanları izlemeyi ne kadar sevdiğimi fark ettim ve bunu yaparken benim için bir başka keyif olan kahvenin bu gecen zamana iyi bir partner olabileceğine karar verdim. Ve Penny Atölye’de bu iki kavramı bir araya getirdim. Bu konsepti periyodik çıkan dergiler/magazinler, çiçek tasarımı üzerine kitaplardan oluşturduğumuz ufak kütüphanemizle birleştirdik. Kahve ile güne başlamak üniversite eğitimim sırasında yerleşen bir keyifti. Buna hiçbir zaman ara vermedim…

Seyahatte bile olsam günün ilk kahvesi benim için hep çok önemli oldu. Bu keyfi bir rituele dönüştürdüm geçen zamanda. Sonra Flower School NY’ta aldigim eğitim sırasında Counter Culture’in coffee Cupping kurslarına katildim. ‘espresso bar’ konseptini çiçek atölyesi ile birlikte tasarladım. O dönemde okuduğum bir kitap 18. yüzyılda oluşan kahve evleri konsepti hakkında detaylı bilgi içeriyordu. ‘Penny’ ismiyle ve kavramıyla o kitapta tanıştım. İkinci bir isim düşünmedim. Böylece 2012 yılında ‘Penny’ markası doğmuş oldu.

 

 

  • Etrafım bu kadar güzel,rengarenk ve farklı çiçeklerle çevriliyken merak ediyorum,nerelerden getirtiyorsunuz bu özel çiçekleri?

 

Penny’ye tüm kesme çiçekleri Hollanda, Venezuella, Ecuador ve Türkiye’nin farklı yerlerinden seçilerek geliyor ve müşterilerin nasıl bir aranjman istediği belirlendikten sonra yine içlerinde Türkiye’nin de bulunduğu çok farklı ülke pazarlarından sıra dışı vazolarla eşleştirilerek hazırlanıyor.

 

 

 

  • Tasarımlarınızı yaparken müşterilerle nasıl bir yol izliyorsunuz?

 

Tasarımların müşterinin tercih ve tarzını yansıtması gerektiği bilinciyle yola çıkan Penny’de aranje edilen tüm tasarımlar hem müşteriyi dinleyerek yaratılabiliyor hem de daha önce tasarlanmış aranjmanlar arasından secim yapılabiliyor.

 

 

 

  • Peki,bizlere çiçek tasarımında birkaç ip ucu verecek olursanız…

 

Çiçeklerin uzun omurlu olması, tazeliğini koruyabilmesi için alındıkları noktadan atölyeye gelene kadar ki bakımları ve bize ulaştıktan sonraki kesim ve bakim teknikleri kritik önem taşıyor. Çiçekler için kullanılan su ve vitaminden çiçeklerin muhafaza edildikleri serinlik derecesine kadar tüm süreçler çiçeğin ömründe ve dolayısıyla tazelik ve güzelliğinde büyük önem taşıyor. Tasarım açısından ise gideceği mekan veya ortamdaki prezansı önemli. Tasarımların sadece belli bir tarzı yansıtması değil, göndericisinin veya alıcısının tarzını ve tercihlerini yansıtması da çok büyük hassasiyetle yönettiğimiz bir konu.Gönderilen çiçek tasarımı gittiği adresin bir parçası olmalı. Bazen tek başına öne çıkarken, bazen de ortamdaki dengeyi yakalayabilmesi önemli. Bunu başarabilmenin en kritik noktası müşterilerimizi dinlemek. Biz Penny’de tasarımda kullanılan çiçeklerimizi bu bilinçle seçiyor ve aranje ediyoruz.

 

 

  • Sizce Türkiye’de çiçek pazarı  geçtiğimiz yıllara nazaran günümüzde nasıl bir yerde ?

 

1950‘lerde global çiçek pazarının büyüklüğü 3 milyar ABD dolarından 1990‘larda yılda %6-7 büyüme oranlarıyla bugün 100 milyar ABD dolarının üzerine çıktı. Ekonomik daralmalarla hızı kesilse de bu dönemleri takip eden süreçlerde kendi hızını yakalayan kesme çiçek sektöründeki büyüme potansiyeli yuksek. Özellikle büyük şehirlerde kesme çiçek sektörünün son birkaç yıldır hızla geliştiğini görebiliyoruz. Bu global gelişim hem sektöre olan ilgiyi, hem de çiçek tasarımındaki çeşitliliği besliyor. Benzer istatistikler Türkiye için derlenen doneler değiller ancak Türkiye’de bu gelişim ve süreçlerin yansımalarını yaşıyor ve yaşatıyor.

Benim kişisel gözlemlerim ise şöyle; çiçek almak bizim kültürümüzde özel bir sebep gerektiriyor. Oysaki bir parçası olduğumuz Avrupa kültüründe çiçek günlük hayatin içinde var. İşinden çıkıp evine giderken insanlar yollarını değiştirip evlerine çiçek alıyorlar. Kollarında veya çantalarında çiçek buketleriyle yolda yürüyen birçok kişi dikkatimi çekiyor. Veya birçok evin ve ofisin düzenli çiçek siparişleri var. Bizim için bu düzen eğer ailelerimizden gelmişse devam ediyor yaşatılıyor, ama gelmemişse çoğu zaman ihtiyacını duymuyoruz bile. Benim dileğim çiçeklere günlük hayatımızda özel günler haricinde de yer açmak. Bazen bunu Penny gibi profesyonel çiçek evlerinden almak, bazen atölye çalışmalarıyla tasarlamayı öğrenmek, bazen de adetle, demetle tasarlanmadan alarak yaşadığımız ortamlara veya hayatlarımızdaki insanlara götürmek, göndermek.

Penny Blooms&Beans de bu üç yaklaşımı ayrı ayrı çalıştık, farklı zevk ve tarzlara hitap edebilecek tasarımlar yarattık ve bunları çeşitlendirdik. Elde gidecek ufak bir buket çiçek veya toplantı odasına hayat verecek büyük ve yuksek bir tasarım ya da çalışma masanızda alışılmamış bir vazoya tasarlanmış bir çiçek Penny’de her zaman bulabilirsiniz.

 

  • Workshoplar hakkında bilgi alabilir miyiz? Ne zamanda bir gerçekleşiyor ve elbette  ne kadar sürüyor?

 

Penny’de müşterilerimiz/misafirlerimiz tek veya grup olarak beğendikleri aranjmanları yapmayı öğrenmek için her ay farklı bir çiçekle ve o aya ait yılbaşı, sevgililer günü, anneler günü gibi bir tema varsa o temaya ağırlık verecek şekilde düzenlenen atölye çalışmalarına katılabiliyorlar. Bunun yanında kendi merak ettikleri konu ve temaları çalışabilecekleri özel dersler de talep edebiliyorlar. Bu çalışmalar genellikle 2 saate yakin sürüyor ve sonucunda her workshop katılımcısı ismine düzenlenmiş bir sertifika almaya hak kazanıyor.

 

  • Hazır yeni yıla sayılı günler kalmışken ,nasıl bir tasarım hazırlardınız bizim için?Hangi çiçekleri seçer,hangi detayları ön plana çıkarırdınız?

 

Yılbaşı için bir yemek masası düzenlerdik ve hoş geldiniz mesajını konuklarınıza daha kapınızdan girmeden verebileceğiniz bir çelenk tasarlardık.Hatta gelin beraber hazırlayalım…

Farklı büyüklükte cam vazolara yerleştirilmiş şekilde masa çiçeklerinde; suya taneleri atılmış olarak ve vazoda dal olarak rose hip, kırmızı/bordo renkli ranunculus ve dianthus yer alıyor.

Kapı çelenginde kurutulmuş ince dallardan bir araya getirilen çelenk üzerine ufak sarı kabaklar, kurutulmuş lotus flower, juniper berries, puple jalapeno pepper, kurutulmuş yabani çeriler, pamuk, kurutulmuş nelumbo, kurutulmuş equisetum, berberis aquifolium ve başaklar yer alıyor.

 

  • Kis donemindeki projelerinizden bahseder misiniz?

 

Kasım ayında New York’ta Lewis Miller ile birlikte LMD NY(Lewis Miller Design) projelerinde yer aldım. 10 günlük yoğun bir seyahat programında öncelikle Brooklyn Museum’da ….. kişilik bir Bat Mitzvah düzenledik. Ardindan St. Regis’ta xyz kisilik ve The Pierre NY’ta …..  kişilik 2 ayri düğün olmak üzere toplam 3 organizasyon aranje ettik. Aralık ayında özel bir firmanın düzenlediği Four Seasons Bosphorus’ta bir yılbaşı fuarına katılıyoruz. Penny Atölye’de de olduğu gibi Penny ve Bizcotti markaları olarak birlikte yılbaşı tasarımlarımızı, kapı çelenklerimizi, ağaç ve sofra düzenlemelerimizi ve yılbaşı hediye alternatiflerimizi paylaşacağımız bu fuarda tercih eden müşterilerimiz tek veya toplu olarak yılbaşı siparişlerini verebilir ve istenilen günde istenilen adreslere teslimlerini talep edebilirler.

Ocak-Şubat 2014’te ise yine Flower School NY ve LMD NY ile büyük çaplı organizasyonlar için yeni iş birlikleri planladık. Bu organizasyonların en heyecanlı kısmı bazen yarattığınız ortamlarda kış ayında bir bahar havası estirebiliyorsunuz, bazen şehrin ortasında tropik bir kumsal yaratabiliyorsunuz, bazen en ciddi ve sessiz müze ortamlarında en eğlenceli çocuk oyunlarıyla düzenlenmiş atmosferler yaratabiliyorsunuz… Kısacası masalsı projeleri hayata geçirebiliyorsunuz. Olanaklar ve tarzlardaki farklar sebebiyle uzaklıkları göze alıp gelen bu tur işbirliği tekliflerini mümkün olduğu kadar değerlendirmeye çalışıyorum. İlhamınızı ve dolayısıyla hayal gücünüzü canlı tuttuğunuz kadar yaratabilirsiniz… Ben de bunu Penny’de birlikte çalıştığım tüm ekibimiz için on planda tutacak fırsatları yaratmaya özen gösteriyorum.

 

  • Ve son olarak ‘motto’nuz…

...doğanın güzelliğini vurgular…

Penny doğa sayesinde var olduğunun bilincinde, doğaya saygı duyan ve bu saygıdan ödün vermeyecek bir marka olarak kuruldu. Tasarımlarımızın doğanın mevcut güzelliğini ancak vurgulayabilecek nitelikte olduğunun farkındayız…

 

Meral Uyanık