enerji kaynakları

dfot
Enerji Tasarrufu 

Enerjinin doğru kullanılması denilince, mevcut kullanım alışkanlıklarının küçük dokunuşlarla değiştirilmesi ve bu sayede bugünkünden daha az bir enerji harcamak suretiyle israfı ortadan kaldırmak aklımıza gelmeli. Bunun öncelikle iki ana yararından bahsedilebilir: İlki ekonomik olarak bütçemize sağlayacağımız fayda, ikincisi ise edilecek tasarruf ile genel enerji tüketiminde yol açabileceğimiz azalma.

Enerji kelimesi, kendi içinde bir çok anlam barındırmakla birlikte, özünde içerdiği anlam itibariyle “tüketmek için gerekli gücün karşılığı olması yani iş yapabilme kabiliyeti” olarak algılanmalıdır. Okullarda bile öğretilen en basit tanımda ise bir sistemin enerjisi; o sistemin yapabileceği maksimum iş” olarak ifade edilir. Buradan yola çıkacak olursak, evimizin içerisinde enerji tüketen her alan aslında bizim onlardan istediğimiz işin karşılığı ortaya çıkan tüketimdir. İşte tam da bu yüzden, günün birinde “gerekli lükslerden” vazgeçmemek için enerji kullanımını doğru yönetmek ve ihtiyaçların sayısını veya verimini azaltmak yerine aynı işi daha az enerji ihtiyacı ile üretmek en doğru seçimdir.

Evimizin içinde iki ana enerji sağlayan kaynak vardır. Biri elektrik, diğeri ise yakıttır. Her ikisi de vazgeçilmez olan bu iki kaynağın ihtiyaçtan fazla olarak tüketilmesi veya verimsiz sistemler sebebi ile boşuna tüketilmesi, gerek kaynakların geleceği, gerekse tüketimleri sonucu dünyaya verdikleri zararın artışı sebebi ile hepimize zarar verecektir. O zaman nasıl olacak da biz evlerimizde daha az enerji kaynağı kullanarak aynı verimi elde edeceğiz vakit buna yoğunlaşmanın vaktidir.

Elektrik ile giriş yapalım o halde konuya. Bu kaynağın kullanım alanlarına baktığımızda ve biraz üzerinde düşündüğümüzde çok küçük dokunuşlarla büyük farklar yaratılabileceğini görürüz. Örneğin soğutma kadar ısınma amaçlı olarak da kullandığımız klimaların, doğru derecede ve doğru üfleme sitemiyle kullanılması; hem odadaki istenilen ortamın sabit olarak sağlanması, hem de enerji kullanımının minimum seviyede tutulması anlamına gelmektedir. Kesinlikle klimalı ortamlarda pencere ve kapıların açılmaması gerekmektedir. Bununla beraber çoğu klima fiyatları arasında fark yaratan şey büyülü “inverter” kelimesidir. Çoğumuz nerdeyse bazı markalarda maliyeti 1,5 kat artıran bu kelimeyi sevmeyiz. Ancak klimalarda gerçek farkı yarattığı için maliyete etkisi bu kadar çoktur. Ve inanın uzun vadede bir klimanın üreteceği işin karşılığında çekeceği enerji çok daha az olacaktır. Özetle ifade etmek gerekirse inverter klima sistemi, ortam sıcaklığını ayarlarken, normal klimalar gibi sürekli açılıp kapanan bir sistem değil, otomatik olarak üflemesini ayarlayan ve bu sayede hem ortam sıcaklığını sabit tutan hem de sürekli açılıp kapanmadığı için enerjiyi dengeli kullanıp tasarruf sağlayan bir sistemdir. Bu sebeple inverter tercihi uzun vadede maliyet farkını amorti edip size kara geçirecek bir tercihtir. Zaman zaman kullandığımız elektrikli ısıtıcılar var sırada, uzun zamandır outdoor modellerinin de günlük hayatımızda yaygınlaştığı elektrikli ısıtıcılar, özellikle kısa süreli kullanımlarda çok faydalı yardımcılardır.

Bu ısıtıcıların kullanımında dikkat edilmesi gereken ilk nokta prizlerin ve elektrik tesisatının bakımlı ve sağlam olduğundan emin olmaktır. Bunlarda dikkat edilebilecek konu; hava akışının yüksek hızda gerçekleştiği yerlerde çok da verimli bir kullanım alanına sahip olmadıklarını bilmek ve üflemeli modellerin kısa sürede daha çok sonuç almaya yol açabileceğini göz önünde bulundurmanızda fayda var.

 

Doğal gaz kullanımına gelecek olursak, bilmeliyiz ki evlerimizdeki en büyük enerji harcaması %70 ile ısınma için kullanılmaktadır. Genelde ülkemizde son yıllarda en yaygın kullanılan yakıt doğalgazdır. Bu kaynağın kullanım şeklinin de en yaygın hali kombili ısınma sistemleridir.

 

Bunun dışında doğalgaz sobaları veya kuzineler de yaygın olmasa da kullanılmaktadır. Kombili ısınma sistemlerinin bir alternatifi de merkezi sistem olarak adlandırılan ve genelde sitelerde büyük apartmanlarda kullanılan ve tek bir ısı üretim merkezini ile ısının üretilmesi mantığına dayanan sitemlerdir.

 

Bu tip genel kullanımlarda bir enerji tüketimi politikası belirlenmeli ve bu önceliklere uygun hareket edilmelidir. Kombili sistemlerde en önemli enerji yönetim şekli ihtiyaç olan ısı düzeyinin sabit olarak tutulması prensibidir. Bunu yapabilmek hem enerji kullanımını azaltacak hem de ihtiyacın sürekli karşılanması sebebi ile konforu artıracaktır.

Kombinizin sürekli olarak aynı derecede sabit tutulması ve sürekli açılıp kapanmaması enerji tüketimini az ve sabit tutacaktır.

 

Evlerimizde gerek daire içi gerek apartman olarak gerekli ısı izolasyon çalışmalarının yapılması, içeride üretilen ısının evin dışına çıkmasını engelleyerek ihtiyacın daha az tüketimle karşılanmasını sağlayacaktır. Unutmayın tavan ve duvarlardaki iyi yapılmamış izolasyonlardan %35’lik ısı kayıpları oluşmaktadır.

 

Enerji kullanan tüm cihazlarda olduğu gibi periyodik bakımlarının yapılması enerji tüketimini azaltacaktır.

Her üç durumda da tüketilen enerji minimuma ineceği için bunu sağlayacak yatırımlar kendilerini kısa sürede amorti edecektir. Örneğin apartmandaki bir dış cephe izolasyon çalışması yaklaşık 1 dönemde kendi masrafını enerji faturasına yansıtarak çıkartacaktır.

Türkiye’de evlerimizdeki tüketim, toplam tüketiminin yüzde 30’una, denk geliyor. Özetlemek gerekirse bütün bu yatırımlar ve çalışmaların karşılığında iki büyük sonuç elde edilecektir. Birincisi uzun vadede ekonomik geri dönüş ikincisi ise bütün dünyada yayılabilecek bu ortak kullanım bilinci ile enerji kaynaklarının önümüzdeki nesillerce de kullanılabilmesinin sağlanması ve tüketimlerimizdeki dikaktsizliklerimizle sürekli zarar verdiğimiz dünyanın daha yaşanabilir bir yer haline gelmesine yapacağımız katkıdır.

dfot

 

Enerjinin gündemi

Uluslararası Enerji ve Yönetimi Konferansı’nda belirlendi.

Uluslararası Enerji ve Yönetimi Konferansı (ICEM), İstanbul’da düzenlendi. Konferansın açılış konuşmasını İtalya’nın eski Başbakanlarından Lamberto Dini yaptı.

Enerji piyasasının önde gelen şirketlerinden Palmet Enerji A.Ş. 30. yılı kapsamında İstanbul Bilgi Üniversitesi ile beraber düzenlediği ve enerji sektörünün bugünü ve geleceğini global boyutta masaya yatırdığı “Uluslararası Enerji ve Yönetimi Konferansı” düzenledi. Tarihi Haliç kıyısında bulunan İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin santralistanbul Kampüsü’nde düzenlenen konferansa yurtiçi ve yurt dışından pek çok akademisyen katıldı. Bilimsel gelişmeler, yenilikler ve enerji yönetimi yöntemleri hakkında bilgilerini paylaşmak için enerji alanında çalışan araştırmacıları ve enerji sektöründeki kamu veya özel şirketleri bir araya getirmek konferansta bir araya geldi.

İtalya’nın eski Başbakanlarından Lamberto Dini ise önümüzdeki dönemde ülkelerin karşılaşabilecekleri sıkıntılara değindi. Dini, önümüzdeki dönemde endişelenilmesi gereken en büyük konunun enerji çıkmazı için yapılan çalışmalar olduğunu dile getirdi. Dini, konuşmasında arz ve talep dengesizliği, gelişmekte olan ülkelerin petrol stoklarının yeteri kadar olmaması ve bu nedenle dışa bağımlığının hala devam etmesi ve yanlış enerji kullanımının iklim bozukluğuna yol açması üçlü bir enerji çıkmazı olarak görülmektedir ifadesini kullandı.

Palmet Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Doğanay Samuray ise açılış konuşmasında; “Dünyanın ve Türkiye’nin en önemli konularından biri olan enerjiyi dünyanın dört bir yanından bu konferans için gelen çok kıymetli bilim insanlarının ve enerji sektör temsilcilerinin birikim ve tecrübeleri ışığında konuşuyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, insanlığın enerji kaynaklarının doğru kullanımı konusunda sicili ne yazık ki çok da parlak değil. Bu nedenle sadece ülkemizin değil aslında tüm insanlığın geleceği adına, enerjiyi daha çok konuşmalı, tartışmalı, bilimsel platformlarda konuyu enine boyuna ele almamız gerektiğini düşünüyoruz. Bu nedenle de, ülkemizde bir ilk olan Uluslararası Enerji ve Yönetimi Konferansı’nı çok önemsiyoruz. Bu gibi etkinliklerin üniversite-özel sektör ve kamu işbirliği ile artarak devam etmesini temenni ediyorum.” dedi

Düzenlenen bu akademik konferansın İstanbul Bilgi Üniversitesi açısından büyük önem taşıdığını belirten İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Remzi Sanver ise açılış konuşmasında; “Konferans bizim için önemli bir yıldönümüne denk geldi. İçinde bulunduğumuz bu tarihi santral, İstanbul’un ilk enerji santrali olma özelliğini taşıyor. Santralin hizmete girmesinin ardından tam 100 yıl geçti. Zamanla santral üretim anlamında önemini yitirdi. Bu noktada Enerji Bakanlığı’nın desteği ile enerji tesisini yeniden canlandırdık ve topluma kazandırdık. İlk elektrik üretiminden bu yana bir asır geçti, şimdi BİLGİ enerjisini eğitime dönüştürüyor. Bu yıl Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü’nün ilk mezunlarını verme mutluluğunu da yaşıyoruz. İstanbul’a, enerji sektörüne, Türkiye ekonomisine ve eğitim sistemimize İstanbul Bilgi Üniversitesi olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da destek vermeye devam edeceğiz” dedi.

İstanbul Bilgi Üniversitesi santral istanbul Kampüsü’nde “Enerji Müzesi” olarak hizmet veren İstanbul’un ilk enerji santralinin hizmete girmesinin 100. yılı. Tarih aynı zamanda üniversitenin Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü’nün ilk mezunlarını vereceği yıl olma özelliği de taşıdı.

1984 yılından beri faaliyet gösteren PALMET Şirketler Grubu, 90’lı yıllarda Türkiye genelinde başlatılan doğal gaz hat çalışmaları ile enerji sektörüne adım atmış; 2001’deki Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) kuruluşu ile birlikte Gebze ve Erzurum şehirlerinin Doğalgaz Dağıtım Lisansı İhalelerini alan PALGAZ ve PALEN şirketleri ile resmen enerji sektörünün ilk yatırımcılarından biri olmuştur.

Bugün ise PALMET ENERJİ’nin yürüttüğü faaliyetleri;

 

Şehiriçi doğalgaz dağıtımı (Gebze ve Erzurum),

Doğal gaz (LNG) ithalatı ve toptan satışı,

Elektrik üretimi,

Elektrik Ticareti

 

başlıkları ile özetlemek mümkündür.

PALMET ENERJİ, Gazport şirketini kurarak EPDK’dan aldığı Toptan Doğalgaz Satışı ve Spot LNG İthalatı Lisansı çerçevesinde, Türkiye’de enerji sektöründe oluşturulan liberal ekonomi içerisinde 2009 yılı itibariyle faaliyetlerine başlamıştır. Gazport şirketini takiben kurulan ve lisansını alan Gasline Doğalgaz Toptan Satış A.Ş. ise 2012 yılı itibariyle faaliyetlerine başlamıştır.

2009’da inşasını tamamlayarak devreye aldığı 60 MW gücündeki Delta Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali’ne ilave olarak, 62 MW gücündeki ikinci doğalgaz kombine çevrim santrali olan ve Aydın – Çine OSB içerisinde yer alan Ales Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali de Aralık 2012 itibariyle ticari faaliyetlerine başlamıştır. Diğer yandan Erzincan ilinde kuracağı 284 MW gücündeki Eriç Barajı ve HES Projesinin lisansını da almış ve mühendislik çalışmalarına hız vermiştir. Doğal gaz kombine çevrim santralleri ve HES projesi dışında PALMET ENERJİ bünyesindeki diğer firmalar ile Rüzgar Enerji Santrali ve Güneş Enerji Santrali projeleri için de çalışmalarını yürütmektedir.

2009 yılında 25. yaşını kutlayan PALMET, aynı yıl enerji sektöründeki yatırımlarını desteklemek amacıyla 5.000 MW hidroelektrik santrali kurulu gücüne sahip bir dünya devi olan Kanada şirketi Manitoba Hydro International ile Türkiye’de yeni bir ortaklık yapısı oluşturmuştur. Palmet-Manitoba Hyro International Mühendislik ve Müteahhitlik Ticaret A.Ş. (PMHI A.Ş.)  adı altında faaliyetlerini sürdürecek olan şirket; öncelikle PALMET ENERJİ tarafından devam ettirilen hidroelektrik enerji yatırımlarına yönelik planlama, fizibilite, projelendirme, yapım ve işletim hizmetleri verecektir.

PALMET ayrıca Palport Elektrik Tic. A.Ş.’yi kurmuş, 2010 yılı Aralık ayında aldığı Elektrik Toptan Satış lisansı ile toptan satış şirketlerinden nihai tüketiciye kadar geniş bir müşteri portföyüne elektrik arzına başlamıştır.

Palmet Enerji’nin Geleceğe Yönelik Amaçları:

 

• Enerji Piyasasında uzun vadeli yatırımlar gerçekleştirmek

 

• Temiz Çevre Dostu Teknoloji kullanımına önem vermek

 

• Eğitimli ve Uzman personeli ile hizmete devam etmek

 

• Uluslararası Ticaret ve Operasyonlarını genişletmek

 

• Operasyonlarını her yönde mümkün olan en yüksek kalite standartlarına ulaşmak için çaba göstermek

 

• En değerli varlıklarımızın abonelerimiz olduğu gerçeğini hiçbir zaman gözümüzden uzak tutmamak.

 

 

Kullandığımız elektrikli aletlerimiz hem en büyük yardımcılarımız, yanlış seçilirse en yakınımızdaki enerji düşmanlarımız.

Artık elektiikli aletlerin üzerindeki etiketlerden hepimiz haberdarız peki tam olarak ne anlama geldiklerini biliyor muyuz? Gelin hep birlikte bir üzerinden geçelim kafalarımız daha bir netleşsin. AB Enerji Verimliliği Etiketi sınıflandırması ile bir aletin yıllık enerji tüketimi bazında yedi gruptan oluşmaktadır. A harfi en düşük enerji tüketim sınıfını göstermektedir. A sınıfı bir elektrikli alet almanız durumunda ortalama enerji tüketiminden % 45 daha az enerji tüketecektir. Bazen enerji verimli aletler satın alırken daha fazla, bazen ise daha az ödenir. Fakat her iki durumda da enerji verimliliği uzun süre kullanımlarda tasarruf sağlar.

Aydınlatmalar

Evlerde aylık elektrik faturalarının yaklaşık %20’si aydınlatma amaçlı kullanıma aittir. Verimli aydınlatma hem faturalarda hem de gözlerde rahatlama sağlayacağından daha düşük faturalar ve daha kaliteli aydınlatma ile memnun edici sonuçlar elde edilecektir.

Aydınlatmada enerji tasarrufu, aydınlatmanın kalitesini düşürmeden iyi bir aydınlatmanın gereklerini yerine getirerek yapılmalıdır. Düşük verimli ışık kaynakları yerine yüksek verimli ışık kaynakları kullanılarak uygun aydınlatma ve enerji tasarrufu sağlanabilir.

En basit ve etkili yöntem kompakt Fluoresan Lamba kullanımının tercih edilmesidir.

Kompakt floresan lambalar konutlar ve ofisler için uygun olup, akkor lambaları kompakt fluoresan aydınlatmaya dönüştürmek kolaydır. Akkor lamba kullanılan hemen hemen her yerde kompakt fluoresan lambalar kullanılabilir. Örneğin 75 Watt’lık akkor flamanlı lamba yerine, 15 Watt’lık bir kompakt fluoresan lamba kullanarak, aynı aydınlatma %80 daha az enerji tüketerek elde edilir.

 

Aydınlatma ile evimizde alabileceğimiz diğer önlemleri de hızlıca bir sıralayacak olursak;

Eğer kullanıcının bütçesi bir defada bir çok floresan lamba almaya elvermezse, geride kalanları değiştirmek için aylık olarak sıraya konarak tamamlanması mümkündür.

 

Odadan ayrılırken lambalar kapatılmalıdır. Aile bireylerinin odadan ayrılırken lambaları kapatmalarını hatırlatacak notlar konması faydalı olacaktır.

 

Gün ışığından mümkün olduğunca faydalanılmalıdır. Odalar doğal aydınlık avantajını daha iyi kullanacak şekilde düzenlenmelidir. Pencere yakınına bir masa ve sandalye yerleştirerek elektrik faturalarında gerçek bir azalma sağlanabilir.

 

Dış kapı ışıldakları halojen lambalarla değiştirilebilir. 50-90 Watt’lık bir halojen lamba, iki kat fazla Watt’lı standart bir reflektör lamba yerine takılırsa yine aynı aydınlatma elde edilir.

 

Lambaların ve armatürlerin periyodik olarak bakımları yapılmalıdır. Aydınlatma sistemlerinin bakımları yapıldığında daha verimli olarak çalışırlar. İyi yapılmayan bakım sonucunda lamba üzerinde biriken tozlar faydalı ışık miktarını azaltır. Tozlanan armatür ışığın %50’sini yayar, %50’sini yutar.

 

Daha fazla ışığa ihtiyaç duyulan bölümlerde çok sayıda düşük güçlü lamba yerine daha yüksek güçlü tek bir lamba kullanmak daha verimli bir aydınlatma sağlar.

 

Devamı Gelecek….