donanım

YERYÜZÜNÜN İLK SANATI GÜNÜMÜZÜN ESTETİĞİ VE TEKNOLOJİSİYLE BİRLEŞİRSE

Kaliteli, sanatsal, güvenilir, müşteri odaklı ve çevreye saygılı üretim

“Seramik bir sanattır ve eller şekil verir. Seramiğe şekil veren ellerse fabrikadaki teknolojidir” felsefesiyle yola çıkan Yurtbay seramikte; dizayndan uygulamaya kadar tüm ürünler bilgisayar destekli ve teknolojinin tüm imkânlarından faydalanılarak gerçekleştiriliyor. Firma, gelişmekte olan teknolojinin, üretimi ve tüketimi doğrudan etkilediği günümüzde; seramik sektöründeki 50 yılı aşkın birikimi, yeterli teknik donanımı, güvenilirliği, yüksek kalite anlayışı ve uzman kadrosuyla üretimine devam etmekte. Yalın bir aşk ile başlayan seramiğin öyküsünü, teknolojik ve estetik bir aşk ile sürdürmekte, yeryüzünün bu ilk sanatını, günün zevki, teknolojisi ve estetiğiyle birleştirerek tüm dünyaya sunmakta. “Tıpkı yeryüzünün ilk efsanesi gibi.”

Nikea

Teknolojinin tüm nimetlerinden faydalanan, ultra modern görünümler sunan günümüz yaşam alanlarını seviyor; ama ruhunu eksik mi buluyorsunuz? O halde son yıllarda oldukça güçlü bir rüzgâr estiren Retro akımı ile tanışma zamanınız gelmiş demektir. Yurtbay Seramik ile geçmişe yolculuğa, evinizi nostaljik bir havaya sokmaya hazır mısınız? Siz de evinize Retro tarzın eğlenceli ve renkli havasını taşımak isterseniz, Yurtbay Seramik’in Nikea Serisi’ne göz atabilirsiniz. Nikea Serisi’ndeki 20×20 ebadındaki karolar, Retro tarzda bir dekorasyon yapmak isteyenlere zemin ve duvar kaplamasında şık bir alternatif oluşturuyor.

Arz-ı Endam

Yurtbay Seramik’in Arz-ı Endam Serisi; fonu ve dekoruyla Osmanlı kültürünün izlerini bugüne yansıtarak sunuyor.  Arz-ı Endam Serisi’nde; kullanılan figürler; Osmanlı sarayındaki harem kadınlarının, zamanın ressamları tarafından tuvale aktarılmış resimlerinden esinlenerek tasarlandı.  Harem kadınlarının günlük yaşam manzaralarından kesitler ile dönemin gizli odalarına ilişkin figürler karolara aktar ılıp, bugünün mekanlarına taşındı.

Postmodern bir algıyla geçmişin otantikliğini bugünün çağdaş mekanlarına taşımak isteyenlere Yurtbay Seramik’ten harem kültürünü okuyabilmek adına özel bir seri ortaya çıktı.  Seri; duvar, zemin, dış mekan kaplamasında kullanılabiliyor, 20×20 ebadındaki karolar ile satışa sunuluyor.

Farmhouse Serisi

Yurtbay Seramik’in Farmhouse Serisi, ahşabın en modern ve zarif hali ile yaşam alanlarınızda yerini alıyor. Yurtbay Seramik’in 4 üründen oluşan Farmhouse Serisi;  cafe, forest, oxide ve winterwood adı altında dört farklı renk seçeneği ile sunuluyor. 15×60 cm’lik ebatlarda üretilen seri; duvar, zemin ve dış cephe kaplamalarında kullanılabiliyor.

Teak Serisi

Yurtbay Seramik’in Teak Serisi, üç farklı boyut ve üç farklı rengi ile doğal taş ve ahşap dokusunu en doğal haliyle mekanlarınıza taşıyor. 20×20 boyutlarında, akağaç, meşe ve ceviz renklerindeki Teak Serisi, zemin ve dış cephelerinize bambaşka bir estetik kazandırıyor.

YURTBAY SERAMİKTEN ÇOCUKLARA ÖZEL TASARIMLAR

Yenilikçi ürünleriyle adından sıkça söz ettiren sektörünün öncü firması Yurtbay Seramik, özel olarak tasarladığı Çocuk Serisiyle miniklere cıvıl cıvıl bir dünyanın kapısını aralıyor. Çocukların ilgisini çekmek amacıyla tasarlanan seri, sevimli görüntüsüyle dikkat çekiyor. Farklı yaşam alanlarına özel karolar tasarlayan Yurtbay Seramik, çocuklara özel tasarlanan Çocuk Serisi ile onların dünyasını daha da renklendiriyor.

Çocuk Serisi, kolay siline bilme ve hijyenik olma özelliği nedeniyle çocuk yuvaları, kreşler, okullar, hastanelerin çocuk bölümleri, çocuk banyoları, çocuk odaları gibi alanlarda rahatlıkla kullanılabiliyor. Çocuklar, 20×50 cm. ebatlarındaki karolarla hazırlanan seriyle Yurtbay Seramik kalite ve güvencesini yaşıyor.

 

dfot

 

CENNETİN İÇİNDE BİR CAM OCAĞI VAKFI

20.000 m2 alana yayılı, Beykoz Riva nehrinin üzerinde sanat ve doğa ile baş başa kalabildiğiniz tek mekan Cam Ocağı Vakfı.

Cam Ocağı Vakfı, cam sanatına dair tüm kategorileri öğrenme imkanı ile birlikte, bahar aylarında temiz hava ve doğa ile baş başa olmanın verdiği huzuru birlikte yaşatıyor.

CAM ;Eşsiz bir malzeme

İnsanoğlu volkanik cam veya obsidyen diye anılan doğal camı çok eski zamanlarda keşfetmiş ve bu doğal madeni işleyerek, bıçak, ok ucu, silah süsleme aracı ve mücevher olarak kullanmıştır.

Suni camın ilk olarak nasıl üretildiğine dair hiçbir kanıt olmamasına rağmen, Romalı bir tarihçi olan Pliny, camı ilk olarak Finikeli denizcilerin bulduğuna işaret eder. Hikayeye göre denizciler, Suriye’nin Prolemais bölgesindeki sahilde bir kamp kurarlar ve ateş yakarak kaplarını, aynı zamanda yükleri olan soda blokları üzerine koyarlar. Ertesi gün uyandıklarında, ateşin sıcaklığından dolayı kum ve sodanın camı oluşturduğunu görürler. Camın ilk olarak Mısırlılar ve Finikeliler tarafından İ.Ö. 2. yüzyılda üretildiği söylense de, Mezopotamya’da bulunan ilk cam örneklerinin tarihi, İ.Ö. 3. yüzyıla dayanmaktadır. Cam eski zamanlarda çoğu kez kralların himayesinde ve krala bağlı olarak faaliyet gösteren atölyelerde veya zengin müşterilerin gereksinimlerini karşılamak amacıyla üretilmiştir. Bununla beraber, ilk günden beri değerli taşlara ve insan eliyle yapılmış madeni eşyalara alternatif olarak üretilmiş ve kullanılmıştır. Roma Dönemi’nden itibaren, hemen hemen tüm cam eşyaların üretiminde taş, maden ve seramik eşyalar taklit edilmiştir.

Cam sanatındaki en önemli ilerleme üfleme yönteminin bulunmasıdır. Bu tekniğin MÖ 1. yüzyıl ortalarına doğru Fenikeliler tarafından bulunduğu söylenmektedir fakat bu teknikten tam olarak yararlanılması ancak, pipo adı verilen ortası boş metal bir üfleme çubuğunun kullanılmaya başlamasıyla gerçekleşmiştir (tahminen MÖ 1.yüzyılın son çeyreğinde). Üfleme çubuğu ile havayla şişirme yönteminin birleşmesi, cam yapımı konusundaki en önemli kilometre taşlarından biridir. Selçuklu, Artuklu ve Osmanlı camlarının ortak özelliği hepsinin üfleme tekniğiyle yapılmış olmasıdır.

Cam üfleme tekniğinin kullanıldığı durumlarda, fırından alınan ve fıska olarak tabir edilen sıcak cam biraz üflendikten sonra soğumaya başlar ve bu noktada tekrar erimiş cama batırılarak daha büyük bir form verilebilir. Kepçeleme yönteminde ise cam, kepçede küre haline getirilirken soğutulur ve pipo sürekli olarak döndürülerek cama kepçe içinde istenilen form verilir. Uygun sıcaklığa ulaşıldığında ise üfleme işlemi gerçekleştirilir. Üfleme işlemi sonrasında ya serbest şekil üzerinde çalışılır ya da cam bir kalıp yardımıyla (kalıp içine üfleyerek) şekillendirilir. Tüm bu aşamalar sırasında tercihe bağlı olarak kristal haldeki özel cam boyaları kullanılarak cama renk verilebilir. Üfleme ve serbest sekillendirme dışında yaygın olarak kullanılan yöntemlerden biri de döküm yöntemidir (camın bir kalıp içine dökümü). Camın sıcakken şekillenebilme özelliği, bu malzemeyle çalışanlara ustalıklarını sergileme imkanı tanımıştır. Böylece değişik şekillerde, renklerde ve bezemede birçok parça üretilmiştir. Cam yapımındaki en önemli unsurlardan biri saydamlıktır. Bu unsur belki de hiçbir malzeme için bu kadar önem taşımaz. Çünkü cam saydamlığı nedeniyle diğer malzemeler kadar görünmez. Görünmeyen bir malzemeyle tasarım yapmak doğal olarak bazı zorluklar taşır. Bugün kullanılmakta olan cam üretme yöntemleri ve hammaddeler, Antik Dönem’den beri bilinmekte ve uygulanmaktadır. Cam yapımında kullanılan aletlerde de, cam üfleme tekniğinin bulunmasından bu yana önemli bir değişiklik olmamıştır.

 

Grup etkinliklerinde uygulanan atölye çalışmaları

Ekip olarak sıcak cam atölyesinde takım çalışması antremanları yaparak, ilk ortak sanat eserinizi üretebilirsiniz. Boncuk ve füzyon atölyelerinde ise bireysel becerilerinizi  geliştirerek, keyifli zaman geçirebilirsiniz.

 

 

 

dfot

 

LG’nin yeni amiral gemisi G2Bast Home okurlari için inceleme altinda…

G2 çok yönlü kullanıcılar için tasarlanmış deneyim odaklı dinamik bir akıllı telefondur. Üstün donanımıyla uyum içinde çalışan G2, benzersiz tasarımıyla sizleri kolayca etkiler ve benzersiz, sezgisel ve içeriğe dayalı kullanıcı deneyimi özellikleriyle sizlere eşsiz bir Android deneyimi sunar. İhtiyaçlarınızı mükemmel bir şekilde karşılamak üzere tasarlanmış bu cihazla duyularınızı genişletin, anlayışınızı zenginleştirin ve günlük yaşamınızı geliştirin. G2’nin yenilikçi teknolojisinin ilhamı sizsiniz ve onunla ne kadar fazla etkileşim içine girerseniz deneyiminiz o kadar iyi olacak. Siz konuştuğunuzda, o dinler. Siz dokunduğunuzda, o tepki verir. Siz sorduğunuzda, o cevap verir. Hareketlerinizi hisseder, sesinizi tanır ve hayatınızı kolaylaştıran benzeri görülmemiş organizasyon ve bilgilere erişmenizi sağlar. Aynı zamanda kendi dünyanız üzerindeki kontrolünüzü artıran özelliklerle donatılmış ve bu kadar kesintisiz bir kullanıcı deneyimi sunan bu telefon olmadan nasıl yaşamış olduğunuza şaşıracaksınız. Kendi sezgisel deneyiminizi yaratın.