butik

dfot

 

Gizli bir mekan…

Doğanın alabildiğine özgür şarkı söylediği, dinleyenin ruhunu yankılayan bir ses…

Esintisinde Baba Dağlarının bin bir güzelliğini taşıyan bir koku ile, sofrasında yakutun, şirazın Akdeniz lezzetlerine döküldüğü bir tat…

Yeşille mavinin, kayalarla dalgaların dans ettiği, buralı olmayanların hep kaçırdığı görsel bir şölen… Toprakla suyun Likya medeniyeti üzerinde Faralya’da karşılaştığı, İki kişinin hayattan mola alıp, hayallerini yaşadığı bir mekan…

 

Perdue bu sebeple klasik butik otel fikrinin dışında, bir otel değil, bir ses, bir koku, bir tat, sıcak bir kucaklama… Maceranın ve heyecanın, sakinliğin ve sessizliğin yanında uyuduğu, insanı şehir hayatından koparıp içine çeken iki kişilik bir kaçış…

 

En son ne zaman toprağa basıp derin bir nefes aldınız,

Ya da rahat yatağınızda ama doğanın tam ortasında uyandınız kuş sesleri eşliğinde,

En son ne zaman sabah kalkar kalmaz denizde yıkadınız yüzünüzü,

Ya da kahvaltı için dalından kopardınız domatesi,

Hiç çadırınızda ama konforun kucağında izlediniz mi? mavi ve yeşili bu kadar uyumlu ve doğal… Ya da sevdiğinizin sesini dinlediniz, bir Akdeniz türküsünde.

 

İşte Perdue size bu anları yeniden kurgulayıp yaratmanız için sunulmuş bir film seti, sizleri yönetmen, oyuncu, yapımcı olmaya davet eden bir masal dünyası…

 

Ülkemizde hiç denenmemiş çadır/oda konseptini deneyerek belki de bir ilki yaşayacaksınız. Tamamen ahşap platform üzerine kurulmuş, her birinin eşsiz manzaraya sahip olduğu odlarımızda; banyonuz, yatak odanız, ve jakuzisi olan bir verandanız mevcuttur. Tüm odalarımızda konforu en sade şekliyle yaşayacaksınız. Sabah uyanışlarınızı ve güneş batışlarınızı verandamızda bir zevke dönüştüreceksiniz. Merdiveninizden  hemen aşağıya indiğinizde sebze bahçeniz veya hamağınızda vakit geçireceksiniz. Bahçemizin çeşitli yerlerinde sizler için tasarlanmış dinlenme alanlarında kitabınızı okuyacak, müziğinizi dinleyecek, sevdiklerinizle sohbet edeceksiniz. Dilediğinizde taka’mızla çevreyi turlayacak, eski Likya uygarlığının merkezini keşfedeceksiniz.

Arzu ettiğiniz her an yanınızda olacak olan personelimiz sizi rahat ettirmek için elinden geleni yapacaktır. Oda servisimiz, oda temizlik hizmetlerimiz size evinizin rahatlığını vereceklerdir.

Tabi tüm bunları doğanın tam içinde olduğunuzu unutmadan, doğayı diğer yaşayanlarla, onlara saygılı bir şekilde yaşayacaksınız.

 

dfot

 

Belmond La Residencia

 

İSPANYA’DA YEŞİLE DOYARAK TATİL YAPMAYI HAYAL EDENLER İÇİN

Mallorca’nın huzur dolu kuzey-batı kıyısında, yeşil dağlarının koruduğu, Belmond La Residencia İspanya’nın en iyi lüks butik otellerinden biri.Deià kasabasının yakınında, zeytin ve narenciye bahçeleri arasında yemyeşil bahçeleri içinde ödüllü spası ve ikiz köşkü ile adeta bir cennetteyiz. Otelin eşsiz ambiyansında, sanat dersi almak, bölgenin kültürel zenginliklerini bir Vespa üzerinde gezmek ya da sadece bir piknik seti ile Mallorca festivalinin manzarasının tadını çıkarmak bu arada yapabileceğiniz aktivitelerden sadece birkaçı.

Tekne Gezisi(Turu);
Belmond La Residencia misafirler için özel bir ücretsiz iki saatlik tekne yolculuğu düzenliyor, bölgenin doğal güzelliklerinin keyfine varacağınız bu turun tadı damağınızda kalacak ve daha fazlasını isteyeceksiniz diye düşünüyoruz. Mallorcan‘ın kıyı şeridi boyunca uzanan engebeli tenha koyları’nda huzur bulacaksınız.

Yuzme Havuzlari;
Otelin iki açık havuzlardan birinde yüzerken DEIA’nın coğrafi güzelliğini ve Mallorca güneşini içinize çekin. Tramuntana Dağları ile çevreli bu ortamın tadını Safereix’in hafif yemekleri veya bir kokteyl ile çıkarın ya da ısıtmalı kapalı yüzme havuzu, sauna ve spa ile bitişik jakuziyi keşfedin. Eğer kendinize özel bir havuz deneyimi isterseniz, Belmond La Residencia da size özel tam boy veya dalma havuzlu süitleri tercih edebilirsiniz.

Sanat galerisi ve heykel bahcesi;
Otelin ünlü Sa Tafona ve Albéniz sanat galerileri yıl boyunca çeşitli sergilere ve gösterilere ev sahipliği yapıyor. Yeri gelmişken hemen ekleyelim Belmond La Residencia İspanya’nın en büyük daimi heykel bahçelerinden birine ev sahipliği yapıyor zaten. Bu bahçe her geçen yıl uluslararası heykeltıraşlar tarafından parçalar ve onların öğrencilerinden gelen eserlerle genişlemekte. Şık Bronz eserlerin yanında çocukların oynayabilecekleri eğlenceli eserlerin de sergilendiği alan sanatsal bir keşif yolculuğu sunuyor otelin misafirlerine.

Tenis;
Otelin Tramuntana dağlarıyla çevrili ve Akdeniz’e bakan muhteşem iki süper tenis kortu bulunuyor. Ayrıca otelin tenis kısmından sorumlu profesyöneli Shyane Tabb verdiği derslerle oyununuzu geliştirmenize yardımcı oluyor. TAC sertifikalı olan Tabb’ın tenis dersleri, raketinizi epey geliştirecektir, bunun teminatı verelim.

Tatilin sonunda Residencia’dan ayrılırken kendinizi yeniden doğmuş gibi hissedeceğinizden bizler eminiz. Siz ne dersiniz; tarihe, doğaya, kültüre, spora doyacağınız bir tatilden daha iyi bir fırsat olabilir mi yenilenmek için?

 

dfot

dfot

 

BEYOĞLU PERA’DA STİL SAHİBİ BİR BUTİK OTEL

Tarihi doku, duyarlı dokunuş…

İstanbul’un kültürel zenginliğini ve tarihini içinde barındıran CORINNE HOTEL, sizi her detayıyla konforlu bir yolculuğa davet ediyor.

CORINNE HOTEL Çukurcuma’da Ayhan Işık ile Turnacıbaşı sokaklarının kesiştiği noktada, yıllarca Pera’nın yaşadıklarına tanıklık eden yapısıyla sokağın sahibiymiş gibi yükselir.

CORINNE HOTEL’in yükseldiği yapı, Osmanlı – Cumhuriyet mimari tarihinin önde gelen isimlerinden Mimar Kemaleddin Bey tarafından inşa edilmiştir. Mimar Kemaleddin Bey’in adı halen ülkemizde birçok cadde ismi olarak anıldığı gibi, kendisinin İzmir’de heykeli bulunmakta ve 20 Türk Lirası üzerine resmi konularak yaşatılmaktadır.

Geçmişin sihrini günümüze taşıyan CORINNE HOTEL, çevreye saygılı ve geri dönüşümlü malzemelerle teknolojiyi birleştirmek suretiyle, aslına sadık kalınarak özenli bir çalışmayla restore edilmiştir. Otelimiz çağdaş çizgilerle bohem yaşamı birleştirerek oluşturduğu iç mimarisi ve 39 odasıyla, butik hizmet ve lüksü özleyen misafirlerimizi ağırlayacak olmanın heyecanını yaşıyor.

 

YENİ YÜZÜYLE YENİ BİR BUTİK OTEL

 

CORINNE HOTEL, sizi eşsiz lokasyonuyla İstanbul’un merkezi Pera’yı özgürce keşfetmeye davet ediyor.

İstanbul’un merkezinde kendinizle baş başa kalabileceğiniz huzurlu, sıcacık bir dünya hayal edin. Beyoğlu’na 2 dakika, Taksim meydanına ve metro duraklarına 5 dakika uzaklıktaki sessiz ve güvenli bir konumda, İstanbul’u ve Çukurcuma’yı yaşamanın keyfine varın. Sabah martı ve kumru sesleriyle uyandığınız odanızda, tarihi yarımadanın eşsiz manzarasına karşı kahvenizi yudumlarken pencerenizden İtalyan zanaatçıların yaptığı 100 yıllık rölyefleri seyrederek hayal dünyanızın kapılarını aralayın.

Antikacıları, cafeleri, butik dükkanları, sahafları, sanat galerileri, sokak çalgıcıları, kıvrıla kıvrıla uzayan gizemli sokaklarıyla Çukurcuma, yabancı gezginlerin ilgi odağı olmayı haketmiştir.. CORINNE HOTEL’de konaklarken yanı başımızda bulunan tarihi Galatasaray Hamamı’nda günün yorgunluğunu atabilir, Masumiyet Müzesi’ne bir ziyaret ile zamanda yolculuk yapabilir, akşam saatlerinde Fransız Sokağı’nda veya gece hayatı ile dünyaca meşhur Beyoğlu sokaklarında eğlenebilirsiniz.

dfot

 

PENNY BLOOMS&BEANS

Çiçeklerle dolu bir tasarım hikayesi…

Motto Tasarım bu ay çiçeklerle dolu,kahve kokulu,yaratıcı fikirlerin yeni adresi  Penny Blooms&Beans’e konuk oldu. Penny’nin sahibi Ayça Paksoy ile çok keyifli bir sohbet gerçekleştirdik ve Ayça Hanım ile beraber,Bast Home okuyucularına özel bir tasarım hazırladık.

Penny Blooms&Beans herhangi bir günde hemen hemen hepimize keyif veren çiçekleri; canlı form ve renkleriyle, kahveyi; çekici ve davetkar aromasıyla sunuyor. Penny’de sizi şiirsel çiçekler ve kahve keyfiyle hayata dokunduğunuzu hissedeceğiniz bir atmosfer karşılıyor…

 

‘’Penny’de çiçeklerin de bir ruhu yansıtması gerektiği inancıyla canlı form ve renklerin öne çıktığı her tasarımın bir diğerinden farklılaştığı aranjmanlar hazırlamaya özen gösteriyoruz. Bunu başarmak için her mevsimin kendi renk ve dokularını yansıtan çiçekleri bilinçli olarak yaratılmış düzensizlik temasıyla birleştiriyor, farklı mekan ve zevklere uygun şekilde sunuyoruz.’’ Ayça Paksoy Sözen.

 

 

 

 

 

  • Biraz kendinizden bahseder misiniz?

Yurt dışında ve Türkiye’de lisans ve yuksek lisans eğitimi aldım. Türkiye’nin önde gelen ve sektörlerinde bölgesel lider olan grup şirketlerinde 10 yıl sureyle Stratejik Planlama ve Başkanlık Ofisi Diş İlişkiler görevlerini yürüttüm. Bu görevlerim sırasında kendimden bir şeyler katarak hayata geçirdiğim işlerin beni ne kadar mutlu ettiğini ve dolayısıyla da basarili olduğumu tecrübe etme şansım oldu.

Çiçek tasarlamak ise kendi düğün hazırlıklarımız sırasında tanıştığım bir kavramdı. Bunu ne kadar büyük bir keyifle hatta tutkuyla yaptığımı fark ettim ve bu farkındalığı hayata geçirmek için çiçek tasarımını profesyonel olarak yapmaya karar verdim. ‘Flower School New York’ta profesyonel çiçek tasarımı okudum. Ve sonrasında konsept bir çiçek evi olarak Penny’yi İstanbul’da açtım.

 

 

  • Günümüzde bu tür konsept mağazalar ufak ufak çoğalmaya başladı ancak hem atölye hem de kafe hizmeti verme özelliğine sahip olması elbette sizi diğer butik çiçek mağazalarından ayırıyor…Bu konsept fikri nasıl bir araya geldi,hikayesini bizle paylaşır mısınız?

 

Çiçek tasarım evlerinde yaşadığım tecrübeye baktığımda özellikle yurt dışında bu ortamlarda uzun zaman kalıp etrafı incelerken, tasarımı yapanları izlemeyi ne kadar sevdiğimi fark ettim ve bunu yaparken benim için bir başka keyif olan kahvenin bu gecen zamana iyi bir partner olabileceğine karar verdim. Ve Penny Atölye’de bu iki kavramı bir araya getirdim. Bu konsepti periyodik çıkan dergiler/magazinler, çiçek tasarımı üzerine kitaplardan oluşturduğumuz ufak kütüphanemizle birleştirdik. Kahve ile güne başlamak üniversite eğitimim sırasında yerleşen bir keyifti. Buna hiçbir zaman ara vermedim…

Seyahatte bile olsam günün ilk kahvesi benim için hep çok önemli oldu. Bu keyfi bir rituele dönüştürdüm geçen zamanda. Sonra Flower School NY’ta aldigim eğitim sırasında Counter Culture’in coffee Cupping kurslarına katildim. ‘espresso bar’ konseptini çiçek atölyesi ile birlikte tasarladım. O dönemde okuduğum bir kitap 18. yüzyılda oluşan kahve evleri konsepti hakkında detaylı bilgi içeriyordu. ‘Penny’ ismiyle ve kavramıyla o kitapta tanıştım. İkinci bir isim düşünmedim. Böylece 2012 yılında ‘Penny’ markası doğmuş oldu.

 

 

  • Etrafım bu kadar güzel,rengarenk ve farklı çiçeklerle çevriliyken merak ediyorum,nerelerden getirtiyorsunuz bu özel çiçekleri?

 

Penny’ye tüm kesme çiçekleri Hollanda, Venezuella, Ecuador ve Türkiye’nin farklı yerlerinden seçilerek geliyor ve müşterilerin nasıl bir aranjman istediği belirlendikten sonra yine içlerinde Türkiye’nin de bulunduğu çok farklı ülke pazarlarından sıra dışı vazolarla eşleştirilerek hazırlanıyor.

 

 

 

  • Tasarımlarınızı yaparken müşterilerle nasıl bir yol izliyorsunuz?

 

Tasarımların müşterinin tercih ve tarzını yansıtması gerektiği bilinciyle yola çıkan Penny’de aranje edilen tüm tasarımlar hem müşteriyi dinleyerek yaratılabiliyor hem de daha önce tasarlanmış aranjmanlar arasından secim yapılabiliyor.

 

 

 

  • Peki,bizlere çiçek tasarımında birkaç ip ucu verecek olursanız…

 

Çiçeklerin uzun omurlu olması, tazeliğini koruyabilmesi için alındıkları noktadan atölyeye gelene kadar ki bakımları ve bize ulaştıktan sonraki kesim ve bakim teknikleri kritik önem taşıyor. Çiçekler için kullanılan su ve vitaminden çiçeklerin muhafaza edildikleri serinlik derecesine kadar tüm süreçler çiçeğin ömründe ve dolayısıyla tazelik ve güzelliğinde büyük önem taşıyor. Tasarım açısından ise gideceği mekan veya ortamdaki prezansı önemli. Tasarımların sadece belli bir tarzı yansıtması değil, göndericisinin veya alıcısının tarzını ve tercihlerini yansıtması da çok büyük hassasiyetle yönettiğimiz bir konu.Gönderilen çiçek tasarımı gittiği adresin bir parçası olmalı. Bazen tek başına öne çıkarken, bazen de ortamdaki dengeyi yakalayabilmesi önemli. Bunu başarabilmenin en kritik noktası müşterilerimizi dinlemek. Biz Penny’de tasarımda kullanılan çiçeklerimizi bu bilinçle seçiyor ve aranje ediyoruz.

 

 

  • Sizce Türkiye’de çiçek pazarı  geçtiğimiz yıllara nazaran günümüzde nasıl bir yerde ?

 

1950‘lerde global çiçek pazarının büyüklüğü 3 milyar ABD dolarından 1990‘larda yılda %6-7 büyüme oranlarıyla bugün 100 milyar ABD dolarının üzerine çıktı. Ekonomik daralmalarla hızı kesilse de bu dönemleri takip eden süreçlerde kendi hızını yakalayan kesme çiçek sektöründeki büyüme potansiyeli yuksek. Özellikle büyük şehirlerde kesme çiçek sektörünün son birkaç yıldır hızla geliştiğini görebiliyoruz. Bu global gelişim hem sektöre olan ilgiyi, hem de çiçek tasarımındaki çeşitliliği besliyor. Benzer istatistikler Türkiye için derlenen doneler değiller ancak Türkiye’de bu gelişim ve süreçlerin yansımalarını yaşıyor ve yaşatıyor.

Benim kişisel gözlemlerim ise şöyle; çiçek almak bizim kültürümüzde özel bir sebep gerektiriyor. Oysaki bir parçası olduğumuz Avrupa kültüründe çiçek günlük hayatin içinde var. İşinden çıkıp evine giderken insanlar yollarını değiştirip evlerine çiçek alıyorlar. Kollarında veya çantalarında çiçek buketleriyle yolda yürüyen birçok kişi dikkatimi çekiyor. Veya birçok evin ve ofisin düzenli çiçek siparişleri var. Bizim için bu düzen eğer ailelerimizden gelmişse devam ediyor yaşatılıyor, ama gelmemişse çoğu zaman ihtiyacını duymuyoruz bile. Benim dileğim çiçeklere günlük hayatımızda özel günler haricinde de yer açmak. Bazen bunu Penny gibi profesyonel çiçek evlerinden almak, bazen atölye çalışmalarıyla tasarlamayı öğrenmek, bazen de adetle, demetle tasarlanmadan alarak yaşadığımız ortamlara veya hayatlarımızdaki insanlara götürmek, göndermek.

Penny Blooms&Beans de bu üç yaklaşımı ayrı ayrı çalıştık, farklı zevk ve tarzlara hitap edebilecek tasarımlar yarattık ve bunları çeşitlendirdik. Elde gidecek ufak bir buket çiçek veya toplantı odasına hayat verecek büyük ve yuksek bir tasarım ya da çalışma masanızda alışılmamış bir vazoya tasarlanmış bir çiçek Penny’de her zaman bulabilirsiniz.

 

  • Workshoplar hakkında bilgi alabilir miyiz? Ne zamanda bir gerçekleşiyor ve elbette  ne kadar sürüyor?

 

Penny’de müşterilerimiz/misafirlerimiz tek veya grup olarak beğendikleri aranjmanları yapmayı öğrenmek için her ay farklı bir çiçekle ve o aya ait yılbaşı, sevgililer günü, anneler günü gibi bir tema varsa o temaya ağırlık verecek şekilde düzenlenen atölye çalışmalarına katılabiliyorlar. Bunun yanında kendi merak ettikleri konu ve temaları çalışabilecekleri özel dersler de talep edebiliyorlar. Bu çalışmalar genellikle 2 saate yakin sürüyor ve sonucunda her workshop katılımcısı ismine düzenlenmiş bir sertifika almaya hak kazanıyor.

 

  • Hazır yeni yıla sayılı günler kalmışken ,nasıl bir tasarım hazırlardınız bizim için?Hangi çiçekleri seçer,hangi detayları ön plana çıkarırdınız?

 

Yılbaşı için bir yemek masası düzenlerdik ve hoş geldiniz mesajını konuklarınıza daha kapınızdan girmeden verebileceğiniz bir çelenk tasarlardık.Hatta gelin beraber hazırlayalım…

Farklı büyüklükte cam vazolara yerleştirilmiş şekilde masa çiçeklerinde; suya taneleri atılmış olarak ve vazoda dal olarak rose hip, kırmızı/bordo renkli ranunculus ve dianthus yer alıyor.

Kapı çelenginde kurutulmuş ince dallardan bir araya getirilen çelenk üzerine ufak sarı kabaklar, kurutulmuş lotus flower, juniper berries, puple jalapeno pepper, kurutulmuş yabani çeriler, pamuk, kurutulmuş nelumbo, kurutulmuş equisetum, berberis aquifolium ve başaklar yer alıyor.

 

  • Kis donemindeki projelerinizden bahseder misiniz?

 

Kasım ayında New York’ta Lewis Miller ile birlikte LMD NY(Lewis Miller Design) projelerinde yer aldım. 10 günlük yoğun bir seyahat programında öncelikle Brooklyn Museum’da ….. kişilik bir Bat Mitzvah düzenledik. Ardindan St. Regis’ta xyz kisilik ve The Pierre NY’ta …..  kişilik 2 ayri düğün olmak üzere toplam 3 organizasyon aranje ettik. Aralık ayında özel bir firmanın düzenlediği Four Seasons Bosphorus’ta bir yılbaşı fuarına katılıyoruz. Penny Atölye’de de olduğu gibi Penny ve Bizcotti markaları olarak birlikte yılbaşı tasarımlarımızı, kapı çelenklerimizi, ağaç ve sofra düzenlemelerimizi ve yılbaşı hediye alternatiflerimizi paylaşacağımız bu fuarda tercih eden müşterilerimiz tek veya toplu olarak yılbaşı siparişlerini verebilir ve istenilen günde istenilen adreslere teslimlerini talep edebilirler.

Ocak-Şubat 2014’te ise yine Flower School NY ve LMD NY ile büyük çaplı organizasyonlar için yeni iş birlikleri planladık. Bu organizasyonların en heyecanlı kısmı bazen yarattığınız ortamlarda kış ayında bir bahar havası estirebiliyorsunuz, bazen şehrin ortasında tropik bir kumsal yaratabiliyorsunuz, bazen en ciddi ve sessiz müze ortamlarında en eğlenceli çocuk oyunlarıyla düzenlenmiş atmosferler yaratabiliyorsunuz… Kısacası masalsı projeleri hayata geçirebiliyorsunuz. Olanaklar ve tarzlardaki farklar sebebiyle uzaklıkları göze alıp gelen bu tur işbirliği tekliflerini mümkün olduğu kadar değerlendirmeye çalışıyorum. İlhamınızı ve dolayısıyla hayal gücünüzü canlı tuttuğunuz kadar yaratabilirsiniz… Ben de bunu Penny’de birlikte çalıştığım tüm ekibimiz için on planda tutacak fırsatları yaratmaya özen gösteriyorum.

 

  • Ve son olarak ‘motto’nuz…

...doğanın güzelliğini vurgular…

Penny doğa sayesinde var olduğunun bilincinde, doğaya saygı duyan ve bu saygıdan ödün vermeyecek bir marka olarak kuruldu. Tasarımlarımızın doğanın mevcut güzelliğini ancak vurgulayabilecek nitelikte olduğunun farkındayız…

 

Meral Uyanık