blogger

Yeşil ve Büyüyen Bir Topluluk

Urban Jungle Bloggers’ın aylık serisi 2 blogger tarafından hazırlanıyor: Igor & Judith. Her ay Igor & Judith ve diğer bloggerlar yaratıcı fikirlerini ve tasarımlarını, bitkilerle ilgili “kendin yap projeleri”ni, ipuçlarını Urban Jungle blogunda paylaşıyor.

Urban Jungle Blogger evinizde, diğer iç mekanlarda ve halka açık alanlarda bitkilerle yaşamak hakkındadır. Amaçları şehir hayatındaki yeşil alanlardaki ve evlerdeki bitkilerin yararlarını ve onların güzelliğini vurgulamak.

Urban Jungle Bloggers topluluğu için bitkilerle yaşamak, sadece dekorasyon ve tasarımla ilgili bir şey değildir. Ev bitkilerinin kendi yaşam alanlarımızda bize birçok yararlı etkileri vardır; yaşamı daha iyi, daha sağlıklı ve güzel hale getirirler.

Bu topluluğun misyonu Urban Jungle Bloggers’da onlarla aynı fikirde olan diğer bloggerlarla birlikte, bitkilere olan bu sevgiyi paylaşmaktır. Topluluk aynı zamanda; internet ve internetin ötesinde sağlam bir şekilde büyüyen yeşil bir topluluktur.

Urban Jungle Bloggers’ın yeşil ailesi, kendi ev bitkileri ile yaşayışını ve yaşamı daha yeşil hale getirmek için gerekli olan tavsiyeleri bizlere sunuyorlar. Her ay yeşil iç mekanlar ve yeşil yaşamlarla ilgili kişisel görüşler, ilgili bloggerlarla ve Igor & Judith tarafından seçilmiş konular paylaşılıyor. Urban Jungle Bloggers topluluğu evlerimize ve kendi bloglarına daha çok yeşili getirmeyi amaçlamaktadır.

Nihal Müjde Yeşilova

İlham ve Dekorasyon

Bu ay blogger Emel Sevren Pınar hanımın huzurlu, ferah ve doğal evinden görüntülerle beraber, kendi anlattığı tarzı ve dekorasyonda öncelikleri ile ilgili detayları paylaşacağım sizlerle. Yaratıcı fikirleri ve birbirinden güzel fotoğraf çekimleri ile takip edebileceğiniz  adresi ise;

Evinizin konumu, büyüklüğü ve planıyla ilgili birkaç ipucu verebilir misiniz?

Ev Çekmeköyde, site içinde 129 m2, 3 oda+1 salondan oluşan daire. 2006 yılında, tarifiği ve gürültüsünden bunaldığımız Bakırköy’den taşınarak, bu evi satın aldık. Esas amacımız, Alp’in çocukluğunu doyasıya yaşayabileceği bir evdi ve bu evi görür görmez çok beğendik. Geniş yeşil alanları, kuşla, böcekle, kediyle, köpekle haşır-neşir olsun, bisikletten düşsün, çamurlara yatsın, ağaçlara tırmanarak büyüsün istedik. Mahalle arkadaşlıkları kursun, beraber büyüdüğü arkadaşları, yaşıtları olsun istedik ve çok şükür istediğimiz oldu.

Dekorasyonda tarzınız, ağırlıklı kullanılan renk, materyal ve  aksesuar seçimleriniz neler? 

Dekorasyonda, yalın, sade, beyaz-açık tonlarda seçimler yapmaya özen gösteriyorum. Daha çok iskandinav ve birazda ingiliz country tarzı evlerden esinleniyorum. Eski-kullanılmış-yaşanmışlığı olan eşyalara karşı son zamanlarda çok ilgiliyim. Eskiden kullanılan ne varsa, galvenizler, kovalar, alüminyum çaydanlıklar, emaye tabaklar, tahtalar, topluyorum. Mutfakta açık raf seviyorum. Mutlaka taze çiçekler evimin her yerinde olsun istiyorum. Küçük bir balkonumuz var ve orada, zeytin, incir, kumkat, çam, bir sürü çiçek ve ağaç yetiştiriyoruz. Çiçeksiz bir ev, bir sehpa düşünemiyorum. Doğa benim ilham kaynağım. Bir yaprak, bir dal bile, evin 4 farklı köşesinde farklı konumlarda kendine yer bulabilir. Özellikle H&M home, zara home, mudo ve ikea dan alışveriş yapmayı seviyorum.

Ev yaşamında önceliklerinizi öğrenebilir miyiz? 

Öncelikli ailem. Oğlum ve eşim benim için birer armağan ve onların öncelikle bu yuvada mutlu ve huzur içinde olmalarını çok önemsiyorum. Evde beraber vakit geçirmekten çok büyük keyif alıyoruz. İzin ve tatil günlerimizde, herkes farklı odalarda, kendi alanında keyif aldığı şeylerle uğraşıyor olsa bile, yemek ve sohbet anlarımızda hep birlikte masanın etrafında olmak en büyük zenginliğimiz. Haftasonu kahvaltılarımız tören şeklinde neredeyse. Mutfaktan mutlaka kek, krep, ekmek kokuları yükselir, kokuyu duyan, önce mutfağa gelir. Mutfak radyomuzda mutlaka, sakin ve huzur veren müzikler çalar. Bazen eski Türk sanat müzikleri, bazen klasik müzik.

Evin daha çok vakit geçirdiğiniz bölümleri nelerdir? 

Bu ev hiç bir şekilde misafirler için planlanmadı. Her köşesinde istediğimiz gibi vakit geçirebiliyoruz. Daha çok salondayız. 2012 yılından beri dekorasyon ve basit tarifler verdiğim bir blog yazıyorum. Bloğum için, (www.inspirationsathome.blogspot.com.tr) fotoğraf çekmek, değişik tarifler denemek için çalışma odasını ve mutfağı çok kullanırım. Alp genelde, salonda futbol oynar, babası ile TV seyrederler, akşam yemekleri salon masasında yenir, haftaiçi yoğun iş ve okul trafiği nedeni ile genelde mutfakta yer içeriz.

Çoğu zaman, bloğumu ziyaret edenler, gördükleri fotoğraflar nedeni ile “bu evde çocuk yok mu, nasıl bu kadar temiz kalabiliyor” diye soruyorlar. Nizam ve intizamı seviyoruz. Bu evde kimse kimsenin arkasını toplamıyor. Herkes kendine düşen görevi yerine getirdiği içinde, ev genelde, temiz ve düzenli. Hafta içi tam zamanlı çalıştığım için, genelde ev temizliğimi, yemeklerimi, blog için fotoğraf çekimlerimi haftasonu yaparım. Hafta içi geç geldiğimiz için, sadece dinlenmek ve yemek yemek için vakit kalıyor zira.

Kısaca ev bizim mabedimiz, dışarıda ne olursa olsun, kapıdan girdikten sonra başka bir hayata başlıyoruz bu evde.

 

Nihal Müjde Yeşilova

dfot

Eylülü, @cizenbayan nickname’i ile sosyal medyada tanınan, mimar, blogger, gezgin Elif Tanverdi’nin Galata’daki evinde karşılıyoruz. Kendisi, yazıyor, çiziyor, festivallere gidiyor, gördüğü ülkelerde karşılaştığı sokak sanatı, etkinlikler ve görsel zenginlikleri fotoğraflıyor, seyahat ve şehir hayatı tüyoları veriyor. Ben de Elif Tanverdi’yi Şili’de kaldığı dönem takibe başlamıştım. Galata’da 3 aydır yaşamakta olduğu evinde, paylaştığı bir teras fotoğrafı sonrası bir ziyarette bulunmak, bu renkli evi bizzat görmek istedim. Farklı kültürlerden aldığı ilhamları rahatlıkla görebileceğimiz bu her köşesi sürprizlerle dolu evde bakalım neler gizli?

 

Galata’da Tünel’e çok yakın bir mesafede bulunan eski binaya, dar bir avludan giriş yapıyoruz. Birdenbire kendinizi Elif’in kendine özgü dünyasında buluyoruz. Merdivenlerin bitiminde, sağda ön tarafı mozaiklerle kaplanmış bir bar ile birleşen açık mutfak, solda salon ve manzara karşılaşıyor bizi. Ev bolca ışık alıyor. Oldukça dinamik ve aynı zamanda huzur verici bir atmosfere sahip bu yaşam alanı iki kattan oluşuyor. Girişte antre, mutfak ve salon, üst katta ise yatak odası ve genişçe terası olan bir çatı katı yer alıyor.  Evin genelindeki beyaz hakimiyetine Elif’in seyahatlerinden topladığı rengarenk eşyalar, Şili’den porselen tabaklar, duvar panoları, parlak renklerde Peru’dan ve başka ülkelerden dokuma kilimler, lomo makinalar ve daha birçok aksesuar eşlik ediyor.

Müzikle fazlasıyla iç içe olan ev sahiplerinin keyboard, ukulele, keman gibi çeşitli entrümanları da salonda sergileniyor.

Evin genelinde, özellikle detaylarda canlı renkler ve farklı geometrik desenler bir arada kullanılmış.

Kumaş ve belirgin büyük aksesuarlarda mint tonları kullanan Elif Tanverdi, terasta paletlerin yardımıyla ekolojik bir oturma alanı oluşturmuş. Bu köşeye ayrıca sıcağı seven kaktüsgiller can katmışlar.  Modern, ve bohem etkilerin görüldüğü evin diğer bölümlerinde de retro parçalar, grafik detaylar göz önünde.  Sanırız göze çarpan ya da çarpmayan daha birçok yere ait anı birikmiş bu evde.

Bizden bu kadar, devamı için

@cizenbayan

yazmaya ve gezmeye devam ediyor. Kendilerine her zaman mutlu ve keyifli bir yaşam diliyor, tanıştığımıza çok memnun ayrılıyoruz bu eğlenceli evden.