bilgisayar

dfot

Şehrin Modern İlham Perileri yazı dizisini başlatırken bu sayfalarda şehir yaşamımızı olumlu yönde şekillendiren ve onun vazgeçilmez parçası haline dönüşmeyi başarmış marka hikayelerini sizinle paylaşacağımızı söylemiştik, öyle de yaptık. Geçmiş sayılarda bu yüzden Starbucks’ın semt dokusuna verdiği değerden, Sinpaş projelerindeki şehirli yaşam kültürüne, alışveriş ve yeme içme hayatımızı biçimlendirmede yenilikçi adımlar atmış ZorluCenter’dan, Bodrum’un yeni yüzü Palmarina’ya kadar birçok önemli marka paylaştık sizinle bu sayfalarda. Bu ay da dönemsel olarak da çok anlamlı olacağı düşüncesiyle; eğitim öğretimde olduğu kadar sosyal hayat şekillendirmede önemli yapı taşı olduğuna inandığımız için yukarıdaki paragrafta bahsettiğimiz vizyona sahip bir okul seçip onu anlatmak istedik size. Ve hemen aklımıza Irmak Okulları geldi. Yazının devamında neden bu seçimi yaptığımızı  siz de çok iyi anlayacaksınız.

Okul sayısının her geçen gün hızla arttığı bir ortamda, “iyi okul” kavramı hakkında hepimizin kafası biraz karışmış olabilir. Bu yüzden bir takım öncelikler belirleyerek başladık işe ve Irmak Okulları’nı bu önceliklere göre değerlendirdik.

 

LOKASYON VE OKULUN

FİZİKİ KOŞULLARI

 

Belki bazıları katılmayabilir ama “en iyi okul yakın okuldur” yaklaşımı  bir  çok ailede yerleşmiş durumdadır. Biz de özellikle anaokulu ve ilkokul çağındaki çocuklar için bunun önemli bir öncelik olduğunu düşünüyoruz. Nispeten şehir dışında, kapalı sitelerde yaşanmıyorsa, küçük bir  çocuğun evinin bulunduğu yere yakın bir okula gitmesi hem çocuk hem de ebeveynler açısından çok rahatlatıcı olabiliyor. Irmak Okulları’nın lokasyonuna gelecek olursak; İstanbul’un Anadolu Yakası’nın sahil yolu üzerinde, Cemil Topuzlu Caddesi’nin en hareketli yerinde, çevrede yaşayanların ve genel olarak tüm İstanbul’luların dinlenmek gezmek ve eğlenmek için sıklıkla ziyaret ettikleri Caddebostan sahilinin göbeğinde yer aldığı göz önünde bulundurulunca bu konuda ciddi bir avantaja sahip olduğu ortaya çıkıyor.

 

Caddebostan sahilinden geçerken, yeşilliklerle kaplı dev bahçe, modern ve çağdaş bir konstrüksiyon ile insanda güven uyandıran okul binası eminiz birçoğunuzun gözüne çarpmıştır.

Gelelim  mimari detaylara: Okul kampüsü 17.343 m2 açık alan üzerinde 400 m2 Anaokulu, 4.000 m2 ilkokul binası, 2.400 m2 cafeterya ve spor salonu, 4.400 m2 lise binası ve 500 m2 gösteri merkeziyle toplam 11.700 m2 lik kapalı alana oturmuş. Yer sıkıntısı olmadığından; öğrencilerin, öğretmenlerin ve tüm kadronun eğitime yönelik tüm öncelikleri detaylı olarak düşünülmüş.Bunun yanısıra gerek toplantılar gerekse giriş çıkış saatlerinde velilerin de rahat etmeleri için düzenlemeler de yapılmış.

İlkokul ve Lise binası ayrıca kaliteli bir eğitim ve öğretim için gerekli her türlü olanakla donatılmış. Burada dikkatimizi çeken detay tüm bunlar yapılırken hiçbir abartıya ve gösterişe kaçılmaması oluyor hemen. Bu özen kurumun itibarını artırıyor bizce.

Modern bir okul çizgisi korunmuş ve gösterişten ziyade ihtiyaçlar baz alınarak bir modelleme yapılmış ki bunun günümüzde çok da iyi dengelenemeyen hassas bir konu olduğunu biliyoruz

Büyük bir spor salonu, 530 kişi kapasiteli ve her türlü gösterinin yapılabileceği bir kon¬ferans salonu, çok amaçlı salonlar, ilkokul binasında bir Kütüphane, lise binasında bir Medya Merkezi, Bilgisayar, Kimya, Biy-oloji, Fizik ve Fen Laboratuvarları, Drama ve Müzik Odaları, Resim, Seramik ve Dans Atölyeleri gibi her türlü ortak alan yine bu çağdaş ve fonksiyonel bakış açısı korunarak tasarlanmış. Bahçe, başlı başına ayrı incelenmesi gereken bir dünya. Yeşilin hakim olduğu, doğallığın ön planda tutulduğu bahçe düzeni ve yanı başında yer alan sahilden gelen deniz kokusunu taşıyan ortamıyla bahçede geçirilen zaman,burada okuyan çocukların okul hayatının önemli bir zenginliği. Bunun, günümüzde ne büyük bir nimet olduğunun ve çocuklarımıza doğa ve çevre bilinci aşılamada nasıl önemli bir rol oynayacağının altını çizmeye gerek yok sanırız. Arka bahçede, okulun ambleminde de yer alan servi ağacı yer alıyor. Servi ağacının toprağa tohum olarak düşüp gözlerini doğaya açışından bu yana tam  165 yıl geçmiş. Evet tam 165 yıl!  Hemen belirtelim yakın çevrede bu yaş ve güzellikte bir başka servi ağacı bulunmuyor. Servi ağacı, 165 yaşın bilgeliğiyle sessiz, sakin ve sevecen bir coşku ile uzatıyor dallarını doğaya, yaşama ve çocuklara…Yani geleceğe…

Irmak Okulları ilkelerini şöyle sıralamış;

–  Irmak Okulları’nda; karşılıklı sevgi, saygı ve güven temeli üzerinden hareket edilir

–  Irmak Okulları, öğrenen ve üreten öğrenciyi evrensel gelişmenin vazgeçilmez gereği sayar.

–  Irmak Okulları’nda; bilgi sorgulanarak öğrenilir ve yaşamla ilişkilendirilerek üretilir.

–  Irmak Okulları, öğrencisini her yönüyle tanır, yeteneklerini geliştirmesi için uygun ortamlar sunar.

–  Irmak Okulları, tüm paydaşlarıyla birlikte sürekli öğrenen ve gelişen okul anlayışını benimser.

YEREL DEĞERLERE SAYGILI EVRENSEL BAKIŞ AÇISI

Bu ilkelere en doğru şekilde hizmet vermek, uluslararası seviyede yetkin öğrenciler ye¬tiştirmek ve çocukları dünyanın her yerinde eğitimlerine devam edebilecek seviyeye ge¬tirmek için Irmak Okulları’nda uluslararası PYP Primary Years Programme (İlk Yıllar Programı) ve Lise sınıflarında uygulanan AP (Advanced Placement- İleri Yerleştirme ) programları çerçevesinde eği¬tim verilmekte.

Uluslararası CIS ve ECIS  üyelikleriyle uluslararası standartlarda eğitim veren Irmak Okullarında öğretmenlerin de profesyonel gelişimleri desteklenmektedir.

 

SOSYAL HAYATI DA ÖNEMLİ

 

Irmak Okulları’nda yıl içerisinde bir çok çeşitli sosyal sorumluluk projesi hazırlanıyor ve öğrencilerin bu projelere katılımı teşvik edilerek toplumun gerçekleri ve duyarlılıkları konusunda bir farkındalık kazanmaları amaçlanıyor. Yıl içerisinde düzenlenen çeşitli bienaller ve geziler aracığıyla öğrencilerin sanatsal ve kültürel faaliyetlere katılımı hedefleniyor. Böylelikle hayatlarının geri kalan bölümünde, kazandıkları bu alışkanlıklarla, bu konulara duyarlı bireyler olmaları amaçlanıyor.Veliler için düzenlenen çeşitli toplantılar, eğitimler ve seminerler ile aile ve okul arasındaki tüm paylaşımlarda aynı dilden konuşulabilmesi hedefleniyor. Şehrin modern ilham perileri köşesinde bir eğitim kurumunu masaya yatırmaktan ve şehre ve modern insan alışkanlıklarına yön veren özelliklerini ele almaktan çok keyif aldık. Umarız tüm çocuklar kendilerini özgürce gerçekleştirebilecekleri bir eğitim ve öğrenim süreci geçirirler.

2014 – 2015

Eğitim ve Öğretim Yılı

Herkese Hayırlı Olsun…

dfot

 

KAĞITTAN HAYALLER ATÖLYESİ

PAPİER ATELİER

Her şey izledikleri ”Away We Go” filminin etkisiyle başlamış meğer!

Filmdeki BURT adlı karakterin kağıttan maketini yapma dürtüsüne karşı koyamamışlar ve iş almış başını gitmiş. 2011 yılında ‘’Anything with paper’’ motto’sunu benimseyen Türker Akman ve Deniz Yılmaz tarafından kurulan Papier Atelier tam anlamıyla bir kağıt heykel atölyesi. Onlar, her gün elimizin altında olan üzerlerine karaladığımız, notlarımızı aldığımız, kimi zaman yırtıp attığımız kağıtlara farklı bir boyut ve anlam yükleyerek adeta hayat veriyorlar. Her bir parçayı birer sanat eseri haline getiriyorlar. En büyük ilham kaynağının hayaller, filmler ve insanların büyülü hikayeleri olduğunun altını çiziyor ikili. İşin en güzel tarafı ise hayalleri gerçekleştiriyor olmaları. Düşünsenize, hayallerinizi sipariş ediyorsunuz! Ben kendi adıma Deniz ve Türker’e teşekkür ediyorum; hem ilham kaynağı oldukları hem de hayalleri gerçekleştirmeyi seçtikleri için.

Biraz kendinizden bahseder misiniz?

Türker:Ben  mimarlık ve dergi tasarımı yapıyorum

Deniz: Ben de  match-up isimli basılı bir dergi çıkarıyorum. Aynı zamanda da 3 yıla yakındır Papier Atelier için kağıt heykeller tasarlıyoruz.

Beraber böyle bir projeye nasıl dahil oldunuz? Hayallerle dolu bu yolculuğun hikayesini bizimle paylaşır mısınız?  

Bundan birkaç yıl önce izlediğimiz bir filmdeki karakterin (Away We Go filmindeki Burt karakteri) kağıt heykelini yaparak bu proje şekillendi kafamızda. Önceleri sadece kendimiz için birkaç adet kağıt heykel yaptık, sonra ise gelen istek ve ilgi üzerine başka çalışmalar da yapmaya başladık. Aslında ilk başta amacımız sadece filmdeki karakterin küçük bir kağıt modelini yaparak eğlenmekti. Sonraları rüyalarımızda gördüğümüz ve ünlü isimler arasında sevdiğimiz insanların kağıt heykellerini yaptık. Birçok konuda fikir alışverişi yaptığımız ve çift olduğumuzdan ortak bir şeyler yapmayı çok istediğimiz için Papier Atelier projesi bizim için çok özel ve ilk.

Neden kağıt peki ? 

Kağıt aslında tasarımın başladığı yerdir. Fakat son ürüne gidilirken kağıt bir kenarda unutulup gider. Bizim amacımız hayatımızın her yerinde yer verdiğimiz bu malzemeye bir değer katmak.

Workshop çalışmalarınız var mı? Bize bilgi verir misiniz biraz? 

Düzenli olmamakla birlikte workshop çalışmaları yapıyoruz. Hatta 21 Haziran Cumartesi günü de Karaköy’de bir tane düzenliyoruz.

Bu workshoplar genelde bir günde oluyor ve 6-8 saat sürüyor. Önceden belirlenmiş bazı modellerimiz oluyor. Katılımcılarla birlikte önceden hazırladığımız kalıplardan kesip, ortaya çıkan parçaları yapıştırıp, bu parçaları boyayarak heykeli tamamlıyoruz. İnsanlar yer yer “Sanırım ben yapamayacağım!” diye panikleseler de sonunda herkesin kendilerine ait güzel birer kağıt heykeli oluyor…

Şimdiye kadar en vazgeçilmez karakteriniz hangisi?

En sevdiğimiz karakterimiz bizim için ilklerden biri olan “Fisherman” ve “Mademoiselle Coco Chanel”.

Sizce bu sanat Türkiye‘de yeterince ilgi görüyor mu veya tanınıyor mu?

Kağıtta kullandığımız teknik, kullanılan geleneksel yöntemlerden biraz farklı olduğu için Türkiye’de pek tanınmıyor. Yurt dışında ise ilham verici güzel çalışmalar yapan kişiler var.

Yurt dışından kimleri takip ediyorsunuz? 

Yurt dışından beğendiğimiz işler yapan isimlerden ilk aklımıza gelenler: Sher Christopher ve Asya Kozina. Ama bize en çok ilham veren kişi şüphesiz ki Turhan Selçuk.

Siparişler nasıl bir süreçten geçiyor? 

Öncelikle sizden yaptırmak istediğiniz heykelle ilgili detaylı bilgi istiyoruz. Kafanızda canlanan sahneyi anlatmanızı istiyoruz. Bu hikayeden kullanabileceğimiz detayları belirliyoruz. Eğer yapılacak heykel bir kişi içinse mümkün olduğu kadar fotoğrafla birlikte kişiye özel detayları alıyoruz.

Bunun üzerine bizim kafamızda oluşan sahnenin eskizini paylaşıyoruz. Eskizin üzerinden tekrar konuşarak sahnenin son halini hazırlıyoruz.

Bundan sonra çalışma bilgisayar ortamına geçiriliyor ve detaylandırmalar başlıyor. Bütün duruşlar, ifadeler, büyüklükler, renkler… gibi detaylar bu süreçte belirleniyor. Bilgisayar ortamındaki çalışma son bulduktan sonra tekrar kağıda dönülüp heykelin hayata geçme süreci başlıyor. Düz bir kağıtla başlayan süreç bu kağıdın kesilip, kıvrılıp, yapıştırılması ile bir hacme bürünüyor.  Daha sonra bu kağıt istendiği şekilde renklendiriliyor ya da kağıdın doğal renginde bırakılıyor. Bu süreçten hiç bir fotoğrafı paylaşmıyoruz. Mümkünse de teslimi elden yapmayı tercih ediyoruz. Bu sayede heykel sahibine ulaştığındaki aralarında kurulan bağı izleme şansına sahip oluyoruz  ki bu da belki de işin en zevkli kısmı oluyor bizim için.

Farklı projeler var mı bizi bekleyen?

Şu sıralar sevdiğimiz bazı sanatçılarla ortak çalışmalar yapıyoruz. Onların farklı disiplinlerde üretmiş oldukları eserlerin kağıttan heykellerini yapıp paylaşıyoruz. İleride de kendi karakterlerimiz ve onların hikayeleri ile bir sergi düzenlemek için çalışmalarımızı da sürdürüyoruz.

Bu işin püf noktası nedir sizce?

Anahtar kelimemiz “sabır”. Çünkü süreç gerçekten yavaş ve zorlu işliyor. Kullandığımız teknikte istenilen geometrik etkiyi almak için keskin köşelerin birleşimlerinin kusursuz olması gerekiyor. Bu yüzden de hataya pek yer yok.

İlerde bir sergi açmayı düşünüyor musunuz? 

Kesinlikle düşünüyoruz ve bir süredir bu konuda da fikirler üretiyoruz.

 

Nerelerden ulaşabiliriz Papier Atelier heykellerine?  

Şu an sadece internet üzerinden www.papieratelier.com adresinden ulaşılabiliyor heykellerimize. Gerçeklerini şu an için sadece workshoplarımız sırasında, ya da yer aldığımız özel etkinlikler için düzenlediğimiz mini sergileri ziyaret ederek görebilirsiniz.

YERYÜZÜNÜN İLK SANATI GÜNÜMÜZÜN ESTETİĞİ VE TEKNOLOJİSİYLE BİRLEŞİRSE

Kaliteli, sanatsal, güvenilir, müşteri odaklı ve çevreye saygılı üretim

“Seramik bir sanattır ve eller şekil verir. Seramiğe şekil veren ellerse fabrikadaki teknolojidir” felsefesiyle yola çıkan Yurtbay seramikte; dizayndan uygulamaya kadar tüm ürünler bilgisayar destekli ve teknolojinin tüm imkânlarından faydalanılarak gerçekleştiriliyor. Firma, gelişmekte olan teknolojinin, üretimi ve tüketimi doğrudan etkilediği günümüzde; seramik sektöründeki 50 yılı aşkın birikimi, yeterli teknik donanımı, güvenilirliği, yüksek kalite anlayışı ve uzman kadrosuyla üretimine devam etmekte. Yalın bir aşk ile başlayan seramiğin öyküsünü, teknolojik ve estetik bir aşk ile sürdürmekte, yeryüzünün bu ilk sanatını, günün zevki, teknolojisi ve estetiğiyle birleştirerek tüm dünyaya sunmakta. “Tıpkı yeryüzünün ilk efsanesi gibi.”

Nikea

Teknolojinin tüm nimetlerinden faydalanan, ultra modern görünümler sunan günümüz yaşam alanlarını seviyor; ama ruhunu eksik mi buluyorsunuz? O halde son yıllarda oldukça güçlü bir rüzgâr estiren Retro akımı ile tanışma zamanınız gelmiş demektir. Yurtbay Seramik ile geçmişe yolculuğa, evinizi nostaljik bir havaya sokmaya hazır mısınız? Siz de evinize Retro tarzın eğlenceli ve renkli havasını taşımak isterseniz, Yurtbay Seramik’in Nikea Serisi’ne göz atabilirsiniz. Nikea Serisi’ndeki 20×20 ebadındaki karolar, Retro tarzda bir dekorasyon yapmak isteyenlere zemin ve duvar kaplamasında şık bir alternatif oluşturuyor.

Arz-ı Endam

Yurtbay Seramik’in Arz-ı Endam Serisi; fonu ve dekoruyla Osmanlı kültürünün izlerini bugüne yansıtarak sunuyor.  Arz-ı Endam Serisi’nde; kullanılan figürler; Osmanlı sarayındaki harem kadınlarının, zamanın ressamları tarafından tuvale aktarılmış resimlerinden esinlenerek tasarlandı.  Harem kadınlarının günlük yaşam manzaralarından kesitler ile dönemin gizli odalarına ilişkin figürler karolara aktar ılıp, bugünün mekanlarına taşındı.

Postmodern bir algıyla geçmişin otantikliğini bugünün çağdaş mekanlarına taşımak isteyenlere Yurtbay Seramik’ten harem kültürünü okuyabilmek adına özel bir seri ortaya çıktı.  Seri; duvar, zemin, dış mekan kaplamasında kullanılabiliyor, 20×20 ebadındaki karolar ile satışa sunuluyor.

Farmhouse Serisi

Yurtbay Seramik’in Farmhouse Serisi, ahşabın en modern ve zarif hali ile yaşam alanlarınızda yerini alıyor. Yurtbay Seramik’in 4 üründen oluşan Farmhouse Serisi;  cafe, forest, oxide ve winterwood adı altında dört farklı renk seçeneği ile sunuluyor. 15×60 cm’lik ebatlarda üretilen seri; duvar, zemin ve dış cephe kaplamalarında kullanılabiliyor.

Teak Serisi

Yurtbay Seramik’in Teak Serisi, üç farklı boyut ve üç farklı rengi ile doğal taş ve ahşap dokusunu en doğal haliyle mekanlarınıza taşıyor. 20×20 boyutlarında, akağaç, meşe ve ceviz renklerindeki Teak Serisi, zemin ve dış cephelerinize bambaşka bir estetik kazandırıyor.

YURTBAY SERAMİKTEN ÇOCUKLARA ÖZEL TASARIMLAR

Yenilikçi ürünleriyle adından sıkça söz ettiren sektörünün öncü firması Yurtbay Seramik, özel olarak tasarladığı Çocuk Serisiyle miniklere cıvıl cıvıl bir dünyanın kapısını aralıyor. Çocukların ilgisini çekmek amacıyla tasarlanan seri, sevimli görüntüsüyle dikkat çekiyor. Farklı yaşam alanlarına özel karolar tasarlayan Yurtbay Seramik, çocuklara özel tasarlanan Çocuk Serisi ile onların dünyasını daha da renklendiriyor.

Çocuk Serisi, kolay siline bilme ve hijyenik olma özelliği nedeniyle çocuk yuvaları, kreşler, okullar, hastanelerin çocuk bölümleri, çocuk banyoları, çocuk odaları gibi alanlarda rahatlıkla kullanılabiliyor. Çocuklar, 20×50 cm. ebatlarındaki karolarla hazırlanan seriyle Yurtbay Seramik kalite ve güvencesini yaşıyor.