bilgi

dfot

 

KAĞITTAN HAYALLER ATÖLYESİ

PAPİER ATELİER

Her şey izledikleri ”Away We Go” filminin etkisiyle başlamış meğer!

Filmdeki BURT adlı karakterin kağıttan maketini yapma dürtüsüne karşı koyamamışlar ve iş almış başını gitmiş. 2011 yılında ‘’Anything with paper’’ motto’sunu benimseyen Türker Akman ve Deniz Yılmaz tarafından kurulan Papier Atelier tam anlamıyla bir kağıt heykel atölyesi. Onlar, her gün elimizin altında olan üzerlerine karaladığımız, notlarımızı aldığımız, kimi zaman yırtıp attığımız kağıtlara farklı bir boyut ve anlam yükleyerek adeta hayat veriyorlar. Her bir parçayı birer sanat eseri haline getiriyorlar. En büyük ilham kaynağının hayaller, filmler ve insanların büyülü hikayeleri olduğunun altını çiziyor ikili. İşin en güzel tarafı ise hayalleri gerçekleştiriyor olmaları. Düşünsenize, hayallerinizi sipariş ediyorsunuz! Ben kendi adıma Deniz ve Türker’e teşekkür ediyorum; hem ilham kaynağı oldukları hem de hayalleri gerçekleştirmeyi seçtikleri için.

Biraz kendinizden bahseder misiniz?

Türker:Ben  mimarlık ve dergi tasarımı yapıyorum

Deniz: Ben de  match-up isimli basılı bir dergi çıkarıyorum. Aynı zamanda da 3 yıla yakındır Papier Atelier için kağıt heykeller tasarlıyoruz.

Beraber böyle bir projeye nasıl dahil oldunuz? Hayallerle dolu bu yolculuğun hikayesini bizimle paylaşır mısınız?  

Bundan birkaç yıl önce izlediğimiz bir filmdeki karakterin (Away We Go filmindeki Burt karakteri) kağıt heykelini yaparak bu proje şekillendi kafamızda. Önceleri sadece kendimiz için birkaç adet kağıt heykel yaptık, sonra ise gelen istek ve ilgi üzerine başka çalışmalar da yapmaya başladık. Aslında ilk başta amacımız sadece filmdeki karakterin küçük bir kağıt modelini yaparak eğlenmekti. Sonraları rüyalarımızda gördüğümüz ve ünlü isimler arasında sevdiğimiz insanların kağıt heykellerini yaptık. Birçok konuda fikir alışverişi yaptığımız ve çift olduğumuzdan ortak bir şeyler yapmayı çok istediğimiz için Papier Atelier projesi bizim için çok özel ve ilk.

Neden kağıt peki ? 

Kağıt aslında tasarımın başladığı yerdir. Fakat son ürüne gidilirken kağıt bir kenarda unutulup gider. Bizim amacımız hayatımızın her yerinde yer verdiğimiz bu malzemeye bir değer katmak.

Workshop çalışmalarınız var mı? Bize bilgi verir misiniz biraz? 

Düzenli olmamakla birlikte workshop çalışmaları yapıyoruz. Hatta 21 Haziran Cumartesi günü de Karaköy’de bir tane düzenliyoruz.

Bu workshoplar genelde bir günde oluyor ve 6-8 saat sürüyor. Önceden belirlenmiş bazı modellerimiz oluyor. Katılımcılarla birlikte önceden hazırladığımız kalıplardan kesip, ortaya çıkan parçaları yapıştırıp, bu parçaları boyayarak heykeli tamamlıyoruz. İnsanlar yer yer “Sanırım ben yapamayacağım!” diye panikleseler de sonunda herkesin kendilerine ait güzel birer kağıt heykeli oluyor…

Şimdiye kadar en vazgeçilmez karakteriniz hangisi?

En sevdiğimiz karakterimiz bizim için ilklerden biri olan “Fisherman” ve “Mademoiselle Coco Chanel”.

Sizce bu sanat Türkiye‘de yeterince ilgi görüyor mu veya tanınıyor mu?

Kağıtta kullandığımız teknik, kullanılan geleneksel yöntemlerden biraz farklı olduğu için Türkiye’de pek tanınmıyor. Yurt dışında ise ilham verici güzel çalışmalar yapan kişiler var.

Yurt dışından kimleri takip ediyorsunuz? 

Yurt dışından beğendiğimiz işler yapan isimlerden ilk aklımıza gelenler: Sher Christopher ve Asya Kozina. Ama bize en çok ilham veren kişi şüphesiz ki Turhan Selçuk.

Siparişler nasıl bir süreçten geçiyor? 

Öncelikle sizden yaptırmak istediğiniz heykelle ilgili detaylı bilgi istiyoruz. Kafanızda canlanan sahneyi anlatmanızı istiyoruz. Bu hikayeden kullanabileceğimiz detayları belirliyoruz. Eğer yapılacak heykel bir kişi içinse mümkün olduğu kadar fotoğrafla birlikte kişiye özel detayları alıyoruz.

Bunun üzerine bizim kafamızda oluşan sahnenin eskizini paylaşıyoruz. Eskizin üzerinden tekrar konuşarak sahnenin son halini hazırlıyoruz.

Bundan sonra çalışma bilgisayar ortamına geçiriliyor ve detaylandırmalar başlıyor. Bütün duruşlar, ifadeler, büyüklükler, renkler… gibi detaylar bu süreçte belirleniyor. Bilgisayar ortamındaki çalışma son bulduktan sonra tekrar kağıda dönülüp heykelin hayata geçme süreci başlıyor. Düz bir kağıtla başlayan süreç bu kağıdın kesilip, kıvrılıp, yapıştırılması ile bir hacme bürünüyor.  Daha sonra bu kağıt istendiği şekilde renklendiriliyor ya da kağıdın doğal renginde bırakılıyor. Bu süreçten hiç bir fotoğrafı paylaşmıyoruz. Mümkünse de teslimi elden yapmayı tercih ediyoruz. Bu sayede heykel sahibine ulaştığındaki aralarında kurulan bağı izleme şansına sahip oluyoruz  ki bu da belki de işin en zevkli kısmı oluyor bizim için.

Farklı projeler var mı bizi bekleyen?

Şu sıralar sevdiğimiz bazı sanatçılarla ortak çalışmalar yapıyoruz. Onların farklı disiplinlerde üretmiş oldukları eserlerin kağıttan heykellerini yapıp paylaşıyoruz. İleride de kendi karakterlerimiz ve onların hikayeleri ile bir sergi düzenlemek için çalışmalarımızı da sürdürüyoruz.

Bu işin püf noktası nedir sizce?

Anahtar kelimemiz “sabır”. Çünkü süreç gerçekten yavaş ve zorlu işliyor. Kullandığımız teknikte istenilen geometrik etkiyi almak için keskin köşelerin birleşimlerinin kusursuz olması gerekiyor. Bu yüzden de hataya pek yer yok.

İlerde bir sergi açmayı düşünüyor musunuz? 

Kesinlikle düşünüyoruz ve bir süredir bu konuda da fikirler üretiyoruz.

 

Nerelerden ulaşabiliriz Papier Atelier heykellerine?  

Şu an sadece internet üzerinden www.papieratelier.com adresinden ulaşılabiliyor heykellerimize. Gerçeklerini şu an için sadece workshoplarımız sırasında, ya da yer aldığımız özel etkinlikler için düzenlediğimiz mini sergileri ziyaret ederek görebilirsiniz.

dfot

 

Enerjinin gündemi

Uluslararası Enerji ve Yönetimi Konferansı’nda belirlendi.

Uluslararası Enerji ve Yönetimi Konferansı (ICEM), İstanbul’da düzenlendi. Konferansın açılış konuşmasını İtalya’nın eski Başbakanlarından Lamberto Dini yaptı.

Enerji piyasasının önde gelen şirketlerinden Palmet Enerji A.Ş. 30. yılı kapsamında İstanbul Bilgi Üniversitesi ile beraber düzenlediği ve enerji sektörünün bugünü ve geleceğini global boyutta masaya yatırdığı “Uluslararası Enerji ve Yönetimi Konferansı” düzenledi. Tarihi Haliç kıyısında bulunan İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin santralistanbul Kampüsü’nde düzenlenen konferansa yurtiçi ve yurt dışından pek çok akademisyen katıldı. Bilimsel gelişmeler, yenilikler ve enerji yönetimi yöntemleri hakkında bilgilerini paylaşmak için enerji alanında çalışan araştırmacıları ve enerji sektöründeki kamu veya özel şirketleri bir araya getirmek konferansta bir araya geldi.

İtalya’nın eski Başbakanlarından Lamberto Dini ise önümüzdeki dönemde ülkelerin karşılaşabilecekleri sıkıntılara değindi. Dini, önümüzdeki dönemde endişelenilmesi gereken en büyük konunun enerji çıkmazı için yapılan çalışmalar olduğunu dile getirdi. Dini, konuşmasında arz ve talep dengesizliği, gelişmekte olan ülkelerin petrol stoklarının yeteri kadar olmaması ve bu nedenle dışa bağımlığının hala devam etmesi ve yanlış enerji kullanımının iklim bozukluğuna yol açması üçlü bir enerji çıkmazı olarak görülmektedir ifadesini kullandı.

Palmet Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Doğanay Samuray ise açılış konuşmasında; “Dünyanın ve Türkiye’nin en önemli konularından biri olan enerjiyi dünyanın dört bir yanından bu konferans için gelen çok kıymetli bilim insanlarının ve enerji sektör temsilcilerinin birikim ve tecrübeleri ışığında konuşuyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, insanlığın enerji kaynaklarının doğru kullanımı konusunda sicili ne yazık ki çok da parlak değil. Bu nedenle sadece ülkemizin değil aslında tüm insanlığın geleceği adına, enerjiyi daha çok konuşmalı, tartışmalı, bilimsel platformlarda konuyu enine boyuna ele almamız gerektiğini düşünüyoruz. Bu nedenle de, ülkemizde bir ilk olan Uluslararası Enerji ve Yönetimi Konferansı’nı çok önemsiyoruz. Bu gibi etkinliklerin üniversite-özel sektör ve kamu işbirliği ile artarak devam etmesini temenni ediyorum.” dedi

Düzenlenen bu akademik konferansın İstanbul Bilgi Üniversitesi açısından büyük önem taşıdığını belirten İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Remzi Sanver ise açılış konuşmasında; “Konferans bizim için önemli bir yıldönümüne denk geldi. İçinde bulunduğumuz bu tarihi santral, İstanbul’un ilk enerji santrali olma özelliğini taşıyor. Santralin hizmete girmesinin ardından tam 100 yıl geçti. Zamanla santral üretim anlamında önemini yitirdi. Bu noktada Enerji Bakanlığı’nın desteği ile enerji tesisini yeniden canlandırdık ve topluma kazandırdık. İlk elektrik üretiminden bu yana bir asır geçti, şimdi BİLGİ enerjisini eğitime dönüştürüyor. Bu yıl Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü’nün ilk mezunlarını verme mutluluğunu da yaşıyoruz. İstanbul’a, enerji sektörüne, Türkiye ekonomisine ve eğitim sistemimize İstanbul Bilgi Üniversitesi olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da destek vermeye devam edeceğiz” dedi.

İstanbul Bilgi Üniversitesi santral istanbul Kampüsü’nde “Enerji Müzesi” olarak hizmet veren İstanbul’un ilk enerji santralinin hizmete girmesinin 100. yılı. Tarih aynı zamanda üniversitenin Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü’nün ilk mezunlarını vereceği yıl olma özelliği de taşıdı.

1984 yılından beri faaliyet gösteren PALMET Şirketler Grubu, 90’lı yıllarda Türkiye genelinde başlatılan doğal gaz hat çalışmaları ile enerji sektörüne adım atmış; 2001’deki Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) kuruluşu ile birlikte Gebze ve Erzurum şehirlerinin Doğalgaz Dağıtım Lisansı İhalelerini alan PALGAZ ve PALEN şirketleri ile resmen enerji sektörünün ilk yatırımcılarından biri olmuştur.

Bugün ise PALMET ENERJİ’nin yürüttüğü faaliyetleri;

 

Şehiriçi doğalgaz dağıtımı (Gebze ve Erzurum),

Doğal gaz (LNG) ithalatı ve toptan satışı,

Elektrik üretimi,

Elektrik Ticareti

 

başlıkları ile özetlemek mümkündür.

PALMET ENERJİ, Gazport şirketini kurarak EPDK’dan aldığı Toptan Doğalgaz Satışı ve Spot LNG İthalatı Lisansı çerçevesinde, Türkiye’de enerji sektöründe oluşturulan liberal ekonomi içerisinde 2009 yılı itibariyle faaliyetlerine başlamıştır. Gazport şirketini takiben kurulan ve lisansını alan Gasline Doğalgaz Toptan Satış A.Ş. ise 2012 yılı itibariyle faaliyetlerine başlamıştır.

2009’da inşasını tamamlayarak devreye aldığı 60 MW gücündeki Delta Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali’ne ilave olarak, 62 MW gücündeki ikinci doğalgaz kombine çevrim santrali olan ve Aydın – Çine OSB içerisinde yer alan Ales Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali de Aralık 2012 itibariyle ticari faaliyetlerine başlamıştır. Diğer yandan Erzincan ilinde kuracağı 284 MW gücündeki Eriç Barajı ve HES Projesinin lisansını da almış ve mühendislik çalışmalarına hız vermiştir. Doğal gaz kombine çevrim santralleri ve HES projesi dışında PALMET ENERJİ bünyesindeki diğer firmalar ile Rüzgar Enerji Santrali ve Güneş Enerji Santrali projeleri için de çalışmalarını yürütmektedir.

2009 yılında 25. yaşını kutlayan PALMET, aynı yıl enerji sektöründeki yatırımlarını desteklemek amacıyla 5.000 MW hidroelektrik santrali kurulu gücüne sahip bir dünya devi olan Kanada şirketi Manitoba Hydro International ile Türkiye’de yeni bir ortaklık yapısı oluşturmuştur. Palmet-Manitoba Hyro International Mühendislik ve Müteahhitlik Ticaret A.Ş. (PMHI A.Ş.)  adı altında faaliyetlerini sürdürecek olan şirket; öncelikle PALMET ENERJİ tarafından devam ettirilen hidroelektrik enerji yatırımlarına yönelik planlama, fizibilite, projelendirme, yapım ve işletim hizmetleri verecektir.

PALMET ayrıca Palport Elektrik Tic. A.Ş.’yi kurmuş, 2010 yılı Aralık ayında aldığı Elektrik Toptan Satış lisansı ile toptan satış şirketlerinden nihai tüketiciye kadar geniş bir müşteri portföyüne elektrik arzına başlamıştır.

Palmet Enerji’nin Geleceğe Yönelik Amaçları:

 

• Enerji Piyasasında uzun vadeli yatırımlar gerçekleştirmek

 

• Temiz Çevre Dostu Teknoloji kullanımına önem vermek

 

• Eğitimli ve Uzman personeli ile hizmete devam etmek

 

• Uluslararası Ticaret ve Operasyonlarını genişletmek

 

• Operasyonlarını her yönde mümkün olan en yüksek kalite standartlarına ulaşmak için çaba göstermek

 

• En değerli varlıklarımızın abonelerimiz olduğu gerçeğini hiçbir zaman gözümüzden uzak tutmamak.

 

 

Kullandığımız elektrikli aletlerimiz hem en büyük yardımcılarımız, yanlış seçilirse en yakınımızdaki enerji düşmanlarımız.

Artık elektiikli aletlerin üzerindeki etiketlerden hepimiz haberdarız peki tam olarak ne anlama geldiklerini biliyor muyuz? Gelin hep birlikte bir üzerinden geçelim kafalarımız daha bir netleşsin. AB Enerji Verimliliği Etiketi sınıflandırması ile bir aletin yıllık enerji tüketimi bazında yedi gruptan oluşmaktadır. A harfi en düşük enerji tüketim sınıfını göstermektedir. A sınıfı bir elektrikli alet almanız durumunda ortalama enerji tüketiminden % 45 daha az enerji tüketecektir. Bazen enerji verimli aletler satın alırken daha fazla, bazen ise daha az ödenir. Fakat her iki durumda da enerji verimliliği uzun süre kullanımlarda tasarruf sağlar.

Aydınlatmalar

Evlerde aylık elektrik faturalarının yaklaşık %20’si aydınlatma amaçlı kullanıma aittir. Verimli aydınlatma hem faturalarda hem de gözlerde rahatlama sağlayacağından daha düşük faturalar ve daha kaliteli aydınlatma ile memnun edici sonuçlar elde edilecektir.

Aydınlatmada enerji tasarrufu, aydınlatmanın kalitesini düşürmeden iyi bir aydınlatmanın gereklerini yerine getirerek yapılmalıdır. Düşük verimli ışık kaynakları yerine yüksek verimli ışık kaynakları kullanılarak uygun aydınlatma ve enerji tasarrufu sağlanabilir.

En basit ve etkili yöntem kompakt Fluoresan Lamba kullanımının tercih edilmesidir.

Kompakt floresan lambalar konutlar ve ofisler için uygun olup, akkor lambaları kompakt fluoresan aydınlatmaya dönüştürmek kolaydır. Akkor lamba kullanılan hemen hemen her yerde kompakt fluoresan lambalar kullanılabilir. Örneğin 75 Watt’lık akkor flamanlı lamba yerine, 15 Watt’lık bir kompakt fluoresan lamba kullanarak, aynı aydınlatma %80 daha az enerji tüketerek elde edilir.

 

Aydınlatma ile evimizde alabileceğimiz diğer önlemleri de hızlıca bir sıralayacak olursak;

Eğer kullanıcının bütçesi bir defada bir çok floresan lamba almaya elvermezse, geride kalanları değiştirmek için aylık olarak sıraya konarak tamamlanması mümkündür.

 

Odadan ayrılırken lambalar kapatılmalıdır. Aile bireylerinin odadan ayrılırken lambaları kapatmalarını hatırlatacak notlar konması faydalı olacaktır.

 

Gün ışığından mümkün olduğunca faydalanılmalıdır. Odalar doğal aydınlık avantajını daha iyi kullanacak şekilde düzenlenmelidir. Pencere yakınına bir masa ve sandalye yerleştirerek elektrik faturalarında gerçek bir azalma sağlanabilir.

 

Dış kapı ışıldakları halojen lambalarla değiştirilebilir. 50-90 Watt’lık bir halojen lamba, iki kat fazla Watt’lı standart bir reflektör lamba yerine takılırsa yine aynı aydınlatma elde edilir.

 

Lambaların ve armatürlerin periyodik olarak bakımları yapılmalıdır. Aydınlatma sistemlerinin bakımları yapıldığında daha verimli olarak çalışırlar. İyi yapılmayan bakım sonucunda lamba üzerinde biriken tozlar faydalı ışık miktarını azaltır. Tozlanan armatür ışığın %50’sini yayar, %50’sini yutar.

 

Daha fazla ışığa ihtiyaç duyulan bölümlerde çok sayıda düşük güçlü lamba yerine daha yüksek güçlü tek bir lamba kullanmak daha verimli bir aydınlatma sağlar.

 

Devamı Gelecek….