Berjer

dfot
 

Güldük, gezdik, eğlendik, çok çalıştık, sıcaklarda bunaldık.

Ama şakası yok artık yazı geride bırakıyoruz yavaş yavaş. Kış boyu masaldaki ağustos böceği ruh halinde dolaşmak istemiyorsak, evlerimizi değişen yaşam modelimize göre ve kış boyu oluşabileceğini öngördüğümüz ihtiyaçlarımıza göre düzenleme vakti geldi çattı.

Biz bu yenilenme dönemi için iki ana eksen belirledik bu sayımızda, sizde durum ne?

Hepimiz biliyoruz ki, çocuklar evde kendilerine izin verilen her boşluğu doldururlar. Bu çoğu zaman da iyi bir şeydir. Ama kendilerine tanımlanmış ve onların ihtiyaçlarına doğru bir şekilde cevap verecek bir yaşam alanı, çocuğunuzun kişiliğinin oluşumuna sağlayacağınız en büyük faydalardan biridir. Bunu sakın unutmayın.

Burada yaşla değişen ihtiyaçları göz önünde bulundurarak dünyaya geldikleri ilk günden 10 yaşa kadar ayrı gruplandırma yaptık. Çocukların fiziksel ve yaratıcı özgürlükleri ve pratik bir bakış açısı bu önerilerdeki temel unsurları oluşturdu. Bebeğin ilk odasının iki önemli önceliği olmalı bizce; konfor ve sakinlik. Bir tarzı olmasın demiyoruz tabii ki, özellikle anne babanın hayatı algılayış biçimleri ile şekillenecek bir tarz olacak elbette ama öncelik konusundaki ısrarımız nettir. Bebek odası tasarlarken işi basitlik üzerine odaklamalısınız bizce: ferahlatan renkler, kolay kullanımlı çekmeceler, doğru bir aydınlatma/ havalandırma ve sağlıklı malzeme seçimi doğru bir başlangıç için yeterli. Gerisi sihirli birkaç detay, yaratıcılığı ve kullanımı ön planda tutan bir yaklaşımla kolayca gelecektir.

Sıcak bir ortam, anne babaya yakın olmak dışında yeni doğan bir bebeğin çok fazla bir ihtiyacı olmaz aslına bakacak olursanız. Geri kalan alışverişi biraz da kendimiz için yapıyoruz madem, kolaya kaçmadan seçimler yapalım. Alt açma ünitesinden, bebeğin oyuncaklarına,  yaratacağınız konseptten, kullanacağınız ev tekstiline kadar size tavsiyemiz karmaşadan uzak durun. Bebeğe müdahale ettiğiniz alanların ve kullanmanız gereken malzemelerin sürekli elinizin altında olması buradaki temel prensip olmalıdır.

Seçtiğiniz tarz neyse “abartmadan” ona sadık kalın ve etrafı da gereğinden fazla abartılı bir biçimde doldurmayın.

Biz bu bağlamda sıradanlığın tuzağına ve gösterişe kaçmadan, eklektik bir düzenle evinizin geneline hakim dekorasyon tarzının izlerini burada sürdürmenizi tavsiye ediyoruz. Sonuçta doğduklarında bebeklerin henüz bir zevk ve tercihi yok, onlar için yarattığınız atmosfer onların estetik algılarını şekillendirecek, çok dikkatli olmalısınız.

Şunu demek istiyoruz, evinizde vintage ve antikaları kullanmayı seviyorsanız, odada bunlardan küçük bir dokunuş yansıtabilirsiniz.

 

Aynı biçimde Uzakdoğu kültürüne meraklıysanız, küçük bir etajer, İskandinav seviyorsanız rahat bir berjer veya yatakla “takım” kültüründen mümkün olduğunca uzak durarak çocuğunuza ait olduğu ailenin yaşam modelini tanıtacak bir giriş hazırlamanızı öneririz.

Rahat ve çok yer kaplamayan bir berjer ya da sallanan koltuk önümüzdeki altı ay için en yakın arkadaşınız olacak unutmayın. Bu yüzden üzerinde vakit geçirmekten hoşlanacağınız hatta ufak kestirmeler sonunda iki büklüm uyanmayacağınız bir koltuk hayat kurtaracaktır, bu aşamada seçici olmaktan çekinmeyin.

Bebeğinizin yattığı yerden ne gördüğü çok önemlidir, mümkünse renkli oyuncakların yanı sıra, pencereyi, kapıdan içeri gireni fark edebileceği bir bakış açısı hakim olsun yatağına, çünkü küçük yaştan itibaren algıları harekete geçirmek önemli.

 

Son bir not; her durumda büyük ihtimalle kıyafetleri doğru bir şekilde gruplayacak ve dağıtmadan kolayca alacak kadar yeriniz kalmayacak. Hazırlıklar tamamlandığında yedek bir saklama alanı (kendi odanızda da olabilir) o an için kullanılmayan malzemelerin depolaması için bizce önceden düşünülmeli.

 

Küçük kızlar, malum pembeye, bebek mavisine, lila rengine zaman zaman da yeşilin soft tonlarına bayılır. Bu renklerden birini kırık beyazla veya katalizör diğer renklerden biri (uçuk gri, beyaz, bej…) kombinleyip kişiliklerini doğru yansıtacak, sevdiği objelerin yer aldığı bir ortam yarattığınızda ona dünyaları vermiş olacaksınız. Bu aşamada klişelerin tuzağına düşmemek büyük sınav olmalı. Her kız hanım hanımcık “pretty” şeyleri sever diye bir kural yok. Çocuğunuz hareketi seven bir kaşif de olabilir, o zaman onu gereksiz bulacağı bir ortamın parçası kılacaktır ki bu onun yaratıcılığına vurulmuş büyük bir set olacaktır.

Her durumda faaliyet yapabileceği rahat alçak bir çalışma alanı, oyuncaklarını kendi toplarken zorlanmayacağı saklama üniteleri, kitaplarını veya koleksiyonlarını saklayabileceği alçak raflar çocuğunuzu özgürleştirecektir.

 

Elbiselerini rahatlıkla sergileyip seçebileceği bir gardırop bu durumda başrolü kimseye kaptırmayacak aman dikkat. Yatağı da bu aşamada rahat, estetik ve kendi dünyasından izler taşıyan ve yalnız kaldığında huzurlu hissedeceği şekilde düzenlemelidir.

Erkekler için “havalı” feminen detayların öne çıkmadığı,yaratıcı oyunlara alan tanıyan, hedefe yönelik eşyaların önce çıktığı bir dünya kurmalısınız anneler. Hemen kendi fantazilerinizle vedalaşmaya başlayın. Koşuşturmalarda güvenlik, aksesuarlarda efektiflik ve kullanım alanlarında pratiklik bir erkek dünyası için önem kazanmaya başlamıştır çoktan. Seksist bir yaklaşım gibi gelebilir ama çok ciddiyiz sağlamlık ve özgürlük oğlunuzun odasını dekore ederken hep aklınızda olması gereken iki önemli kavram. Odanın toplu halde durmasını zaman zaman da olsa istiyorsanız, saklama ünitelerinde hayatı kolaylaştıracak unsurları ön planda tutun her zamanki gibi. Bir erkek odasında yatak olayın merkezinde olacaktır her zaman. Oyunlarda hayal dünyalarına hizmet edecek ve uyurken onu koruyacak geniş ferah bir yatak, odanın ortasında bile olsa önemli değil. Onlar bu güvenli ve sağlam kaleyi onlar için yaratmanıza her zaman müteşekkir kalacaktır. Kural basit onlara eşyadan çok hayal kuracakları, yaratıcı oyunlarını destekleyecek şekilde onlara imkan tanıyacak, hoplayacak zıplayacak, her metrekareyi kaplamayan bir oda düşünmelisiniz. İkili oyunların her türüne sıcak bakacaklardır ve bunların dekorasyonun parçası olduğu köşeler yaratmanız, her zaman sonuçtan memnun kalmalarını sağlayacaktır.

Bu da son ipucu.

Okul çağını ortak ele alıyoruz ama önceki sayfalardaki önceliklerin devamı olarak, çeşitli detaylandırmalar yapabilirsiniz. Öncelikle çocuğunuz okula başlarken, odada onun seveceği ve dahil olabileceği fikir yürütebileceği düzenlemeler yapmak onun bu yeni dönemi coşkuyla karşılamasına neden olacaktır. İhmal etmeyin. Çalışma masalarına birlikte bakın, kullanım biçimlerini birlikte tartışın ve bir çalışma ortamı yaratın taze okullumuza. Oyuncaklarını ayıklamasına yardım edin ama baskı yapmayın, henüz ayrılmaya hazır olmadıkları için özenli köşeler yaratın ve onların önemini vurgulayın.

 

Bebeklik kitaplarını eleyin, yenilerini alın, henüz okuyamasa da bol resimli olanlardan seçmesini sağlayın, belki sevdiği çizgi roman karakterini dekoratif objelerle odada vurgulayarak henüz çocukluğunun bitmediğini ona hatırlatabilirsiniz. Rafların sayısını artırın her durumda lazım olacak.

Yaşlarına uygun kreatif oyuncaklarla önümüzdeki dönemde bolca oynayacaklar. Uygun yerleri ona göre gözden geçirin, artık bir masaları var diye hayatları orada geçemeyecek. Pahada ağır olamayan objelerden koleksiyonlar yapmalarını(el yapımı objeler, küçük maskotlar, kalem, sevdiği hayvan figürleri vs.)sağlayın ve bunları sergilemek için onlara alan tanıyın.  Bu yaşlarda artık arkadaşlık iyice önem kazanmaya ve yavaştan karşılıklı gece konaklamaları yapılmaya başlanacaktır. Bu yüzden bir konuk yatağı veya bir çekyat, son dakikaya bırakılmaması gereken, baştan yapılması önemli bir hazırlık olacaktır.

 

Kışa hazırlanıyoruz madem, evimizde ilk gözden geçirmemiz gereken yaşam alanı oturma köşemiz. Aslına bakacak olursanız birçok aile için oturma grupları kış boyunca sadece oturma değil bir yaşam alanı olarak kullanılıyor. Nerden mi işe başlamalı? Geçen kış evde vakit geçirirken hissettiklerimizden, ihtiyaçlarımızdan ve bu ihtiyaçları mevcut oturma grubumuz ile ne ölçüde karşılayabildiğimizden elbette. Şayet aile içinde vakit geçirdiğiniz, televizyon seyrettiğiniz  vs. alan ile misafirlerinizi ağırladığınız alan farklı ise o zaman bu işlemi iki kez yapın. İlkinde rahatlık, ergonomi, fiziksel yeterlilikler ön planda olacaktır.

–           Film seyrederken tüm aile rahatsa (belki biraz da kaykılarak) mevcut oturma düzeninde kendisine doğru açılı ve rahat bir yer bulabiliyor mu?

–           Mevcut koltuklarınızın derinliği veya yüksekliği uzun saatler rahat oturabilmek için yeterli mi?

–           Çocuklar üzerine bir şey döktüğünde, evcil hayvanınız kirli patileriyle çıktığında rahat silinebiliyor mu? Yoksa hala geçen yılın izleri ile mi yaşıyorsunuz?

–           Boyutları doğru mu? Fazla büyüktü kapı kapanmıyordu ya da radyatörü kapıyordu, küçüktü, uzanan iki büklüm kalkıyordu gibi konuşmalar geçmiş miydi?

–           Tasarımı, rengi size kendinizi iyi hissettiriyor muydu? Çok demode,  fazla modern, her yanı gıcırdıyor veya şekilsiz diye içinizden geçirdiniz mi hiç?

(“Sırf kumaşı değiştirsem durum değişir mi?” de burada akla gelebilecek bir soru)

–           En son sevdiğim markanın kataloğundaki modele bayılmıştım. Bütçem ona yeter mi? Yoksa küçük dokunuş ve aksesuarlarla idare edeyim de içime sinen bir şey mi alayım?

İkinci bölüme, misafir oturma alanlarımıza gelince; yukarıdaki kriterlerin çoğu burada da geçerli olabilir, ama itiraf edelim buradaki en büyük önceliğimiz prestij olacaktır. Dolayısıyla listeyi en başa onu koyarak yineleyebiliriz. Bu alanda tek tek parçalarla ortama farklı bir vizyon ve estetik katabileceğimizi de toplu değişim alternatifinden evvel değerlendirmekte fayda var diye düşünüyoruz. Bu kadar anlattıktan sonra sizi bir sonraki sayfada, bizim 2014-2015 koltuk ve kanepelerinde en beğendiğimiz alternatiflerden, size bir katalog da sunuyoruz. Biz daha ne yapalım?

Keyfiniz bol olsun…

dfot

 

2014 Yazı Bizi Bekler…

Bu yazın bizce genel temaları; dokuların ön planda olduğu bir materyal seçimi, renklerde ve desenlerdeki çeşitlilik ve doğa kavramının gerek malzeme kullanımında gerek de tasarımda öne çıkan temalar olması.

Rengarenk

2014 yazı belli başlı markaların kataloglarından da rahatlıkla gözlemleyebileceğimiz gibi tek bir kavramla açıklanmak zorunda olsa “renkli” diye özetlenebilir diye düşünüyoruz. İki ayrı palette ilerleyen bir renk çeşitliliği bu; pastel tonlar bir yanda canlı frapan tercihler diğer tarafta. Kişisel seçimleriniz ve mekanda yaratmak istediğimiz etki bizi bu iki seçim arasında, kendimize uygun olanı seçmeye itecek. Özellikle saks mavisi ve kırmızı gibi iddialı ve göz alıcı renkler, marin temalarıyla ve yazlık evlerde açık renk fon üzerine rahatlıkla kullanılabilecek renkler. Hem döşemelerin üzerinde yer alacak ev tekstilinde, hem de her türlü dekoratif aksesuarda bu yıl bu ikiliyi çok sık yan yana göreceğiz.
Pastel pembeler, yeşiller, maviler aynı şekilde bu yılın gözde renkleri. Siz de huzur veren, içinizdeki çocuğu ortaya koymanızı sağlayacak masalsı ortamlar yaratmak istiyorsanız, pastel tonlarının hafifleten, ferahlatan etkisinden faydalanabilirsiniz. Özellikle outdoor kullanımlarda, gündüz akşam rahatlatıcı bir etki yaratacağınız garanti bu tonları tercih ettiğinizde.
Bu yaz diğer yıllarda çok sık görmediğimiz başka bir renk kullanımı seçeneği de çok gündem de olacak onu da belirtmeden geçmeyelim. Sofra takımlarından, yemek masanızın etrafındaki sandalyelere, yastıklardan, yatak örtülerine kadar yaygın olan bir trend var; rengarenk kullanım. Kırmızılar, yeşiller, sarılar, maviler bir arada kullanılabiliyor bu yıl rahatlıkla. Hatta birçok markanın koleksiyonlarında da bu tür önermeler var. Şezlongdan, sandalyeye, çatal bıçaktan, mutfak eşyalarımıza kadar yansıya bu renk çeşitliliği ile evlerimizde kendi gökkuşaklarımızı yaratabileceğiz. Bu yıl yaz ortamları rengarenk olacak demek yanlış olmaz.
Bu yılın bu rengarenk temasının en güzel yansımalarından biri de sokak kapılarında görülüyor; aynı renk sıkıcı daire veya ev kapınızdan sıkıldıysanız, gün bugündür. En sevdiğiniz rengi veya evinizin dekorasyonuna en uygun olduğunuz rengi dış kapılarınıza uygulamak bu yıl çığ gibi büyüyen bir trend. Neden siz de bir parçası olmayasınız bu akımın? Apartman içindeki bütünlük hissini çok da zedelemen kendinizi ve evinizi en iyi anlattığınız rengi dış dünyaya açmak da özgürsünüz bu yıl. Üstelik bu uzun süredir devam eden ve daha uzun süre de devam edecek bir akım gibi duruyor, hiç çekinmeden siz de katılabilirsiniz.

Ev tekstilinde desen ve doku ön planda

Geometrik çizgiler ve doğa referanslı desenler bu yazın en favori görsel zenginliği bizce. Döşemeden, perdeye her türlü ev tekstilinde bu iki temayı sıklıkla göreceğe benziyoruz bu yaz. Daha romantik country veya provans bir tarzınız varsa o zaman dev kelebekler, bahar dalları, çeşitli hayvan figürleri ile bu yaz çok haşır neşir olacaksınız demektir. Evlere yaz coşkusunu ve neşesini katmanın çok da etkili bir yolu olduğunu düşündüğümüz bu desenlerin bu yıl ki popülerliği en çok hayvan ve doğa dostu yaşam biçimlerini uzun zamandır hayatına katmış kişileri memnun edecek hiç şüphe yok ki. Belki geçtiğimiz yıllarda dev bir kelebeği koltuklarınıza kondurmakta, ya da aslan başlı bir yastığı dinlenme köşeniz için satın almakta zorlanmışsınızdır çok isteseniz de yadırganır, hafif veya çocuksu bulunur diye çekimser kalmış olabilirsiniz. Eğer öyleyse gün sizin gününüz.

Geometrik desenler bu yılın ikinci öne çıkan desen teması. Çiçeklilerin bile nerdeyse bu desenlerle kombin edildiği formlar sıklıkla kullanılıyor bu yıl. Daha modern çizgileri veya İskandinav stil gibi daha sade formları tercih edenler için yazın neşesini yaşamakta uygun bir yol olabilir bu tür kullanımlar.
Kumaş dokuları bu yıl çok gündemde olacağa benziyor, halıdan perdeye tüm ev tekstilinde dokunma hissinizi tetikleyecek malzemeler ön plana çıkıyor. Farklı desen ve dokuların birlikte kullanılması, ya da bazı kumaşların bazı mevsimlere sıkışıp kalması gibi tabular bu yıl tamamen aşılmış gibi duruyor.
Aksine farklı kumaş türlerinin, farklı dokuların bir araya gelmesi ile oluşan yaratıcı kombinler, bu yazın gerçek starları olacak bizden söylemesi.

Ham ahşap, yazın favorilerinden

Gerek bahçe mobilyalarında, gerek ev içi kullanımlarda dekorasyonda bu yaz ham ahşap rüzgarı esecek. Doğal bir sadeliğin yanı sıra, ahşah dokusunun ön plana çıktığı doğal malzemeler yatak odalarımızdan, oturma gruplarına, yemek odalarından, mutfak ve banyo dolaplarına kadar birçok yerde karşımıza çıkacak. Buna zeminleri de katarsak ham ahşap görünümlü yalın dokunuşlar doğayı çağrıştıran zarif esintiler katacak hayatımıza demek yanlış olmaz. Ortama keskin çizgilerle sınırlamalar getirmeyen bu ahşap uygulamalar özellikle döşemelikte vurgu yapılması istenen tasarımlarda ve bol aksesuarla öne çıkan ve buna rağmen karmaşadan uzak durmak istenilen ortamların gözdesi olacak.

Yakın olduğu yalın formların yanı sıra neoklasik veya country koleksiyonlarda da bu yaz sıklıkla rastlaya doğal ham ahşap malzemeler yazı her türlü etkiten ve etkenden uzak doğal yaşamayı tercih edenler için uygun bir seçenek olarak düşüncesindeyiz. Üstelik çağrışımları itibariyle kendinizi özlemini çektiğimiz natürel yaşama daha yakın hissetmenizi sağlayacak. Tabii bu durumda doğal döşemelik kumaşlar uygun kombini yakalamak için diğer önemli bir faktör olarak çıkacak önümüze.

 

Duvarlarınız sizinle aynı dilde konuşacak

Son yıllarda, gerek birbirinden çeşitli duvar kağıtlarıyla gerekse çeşitli kaplama yöntemleriyle duvarlara bir doku kazandırmak oldukça yaygın. Artık neredeyse sınırsız renk ve desen çeşitliliği ile karşımıza çıkıyor üstelik her biri. Önümüzdeki yaz aylarında da bu durum değişmeyecek bir farkla, bu yıl bu koleksiyonlara özel üretim ve kişiselleşmiş ürünler de artık gündemde olacak. Size özel duvarlar, sizin seçtiğimiz tasarım ve desenlerde tasarlanmış, kısacası sadece dili olan değil, sizinle aynı dilde konuşan duvarlar çok popüler. Sevdiğiniz sanat eserinin veya favori temanızın duvarlarınızı süslemesini istiyorsanız bu yıl size uygun ürünü bulmanız hiç de zor olmayacak.

 

Teraryum tartışmasız yazın da gözdesi

Bahçelere açılmak rengarenk çiçekler, davetkar çim alanlar bütün yaz yeni gözdelerimiz olacak hiç şüphesiz. Ama evlerin içerisine girdiğimizde terrarium salgını bu yaz da devam edecek gibi duruyor. Sofra tasarımlarından, balkonlara mutfaklardan banyolara kadar her an her yerde bir terrariumla karşılaşmanız çok mümkün.

 

2014 YAZINDA ÖNE ÇIKANLAR

 

JALE KULİN
Mimar

Renk doku boyut birbirini pek tamamlayan bu üçlü , aslında genel tasarımın temel taşlarından , ancak trend kurbanı olup zaman zaman hayatımızdan siliniyorlar. Bu sezon kuvvetli donüşleri ile daha sıcak ve kimlikli mekanlar yaratabiliyoruz.

Renk

Renk benim için sihirli değnek olmuştur her zaman . Bu sene Türkiye’de, giyim modası akımlarının dayanılmaz renk patlamasına dekorasyon sektörü de katıldı nihayet. Bu yaz favori temalardan yola çıkarsak eğer mercan, turkuaz, fosforlu sarılar, zümrüt yeşilleri, susamışcasına renk, ve daha da renk diyebilirim! Aslında yurtdışında mekanlar eskilerden beri çok renkli ve cesaretli. Genel olarak sıcak iklim kültürlerine de baktığımızda renk karışımlarının çok çeşitli olduğunu görürüz. Meksika, güney Italya, Fransa Alsace bölgesi, Fas mimarileri bunların keyifli örneklerinden. Renk konusunda uzağa bakmaya gerek yok: Doğa başlı başına bir ilham kaynağı..

Doku

Doğa’dan yola çıkmışken mermer ve taş dokuları, yüzeyleri kertilmiş ahşaplar, paslanmış metal, hem modern , hem de “timeless ” mekanlarda çok severek kullandığım malzemeler. İç ve dış mekanlara kattıkları yaşanmışlık duygusundan çok keyif alıyorum. Doğal malzemeler döşeme zorlukları ile karşı karşıya bırakıyor bazen , bu noktada seramik teknolojisinin gelişmesi ile dijital baskı birleşince, ortaya çok başarılı ürünler çıkmakta , artik biz mimarlarin bile burun kivirmayacagi gerceklikte. Bunlara ornek olarak Seranit mermer dokuları, Vitra laminam serisinin metalik 3 mt’lik seramikleri kayda değer imkanlar sunuyor.

Boyut

Renk, doku, boyut aslinda üc silahşorler misali birbirleri ile cok bağlantili, dinamik bir üçlü. Boyutlu , farklı derinlikte taşlar, ahşap paneller tavandan sarkıtılan öğeler, mekana anında karakter katıyor ayrıca akustik olarak da yankılanmayı önlüyor. Bu malzemeler mekanların mimari kurgusunu da belirgin bir şekilde değiştiriyor. Salt Galata’da sinema salonu, Zorlu Performans Sanatları Merkezi boyutlu kaplamanın mimaride belirgin örneklerinden .

Pebble Design
Neslihan Pekcan

Bu yıl tasarım trendleri ve temaları arasında doğaya ve öze dönüş ile farklı malzemelerin birarada kullanımını tercih edeceğiz. Giderek kabalaşan şehir ve kentlerimizden azami ölçüde faydalanırken devamlı değişim, hareket kavramı, fonksiyonellik ile elele ilerlemekte. Alan veya tasarımları yeni amaçlara göre düzenleme tüketicinin esasen ihtiyaclarını gideren tecrübe arzusuna hevesle cazip gelmekte. Ahşap ve endüstriyel metal malzemelerin birlikte kullanımı artarken tasarımlarda çizgisel kontrast yaratmak ön planda. Geometrik formların bir arada kullanılmasının yanısıra açıların mekanlara kattığı kuralsızlık özellikle Pebbledesign’in tercihleri arasında. Mobilyalarda iki boyutun ötesine geçip üçüncü boyutta da farklılıkların yaratılması, parçalanmış birimler yerine farklı malzeme ve formların bir bütün olarak kullanılması da senenin trendleri arasında yerini alıyor.

2014-2015 iç mekan renk paletindeki tasarımları etkileyen ve sıkça karşımıza çıkkacak renkler; yumuşak leylak tonu, koyulaşan eflatun, buğulu pembe tonları, çakıltaşı, kum ve kuvars tonları ile açık – koyu maviler, zeytin yeşili, tropikal yeşil pastel sarı, asfalt siyahi, karbon antrasit tonları, optik beyaz. Bukalemun benzeri özelliklere sahip renkler grubu sürekli degişen kentsel çevremize de uyum sağlıyor.

Lunapark Retail & Product Design
Murat Tamgüç- Bertan Berk

Hawaii gömleklerde görmeye alışık olduğumuz büyük pembe çiçekler, palmiyeler ve papağanlar dekorasyon dünyasına tropik bir esinti katarak metropol insanının hayatına geri dönüyor. Bu yaz cesaretimizi toplayıp iç mekanlarda güçlü renkler kullandığımız, cömert ve büyük hacimli motifleri duvar kağıtlarına uyguladığımız bir yaz olacak.

Öne çıkan renkler; okyanus mavisi, mercan rengi, yaprak yeşili, limon sarısı ve tonları. Doğaya özgü malzemelerin işlenerek yeni formlarıyla dekorasyona dahil edildiği, geri dönüşümlü mobilyaların değer kazandığı bir sezon bizi bekliyor. Dış mekanda hasır mobilya kullanım öne çıkıyor ama her zamanki doğal haliyle değil, Afrika esintisi taşıyan güçlü, canlı renkli örgülerle tercih ediliyor. Cam, ahşap ve metal malzemeler renkli kullanımlarıyla gündemde. Dijital dünyanın dekorasyon dünyası üzerinde yansımasını dijital baskılı aksesuarlarla görebileceğiz. Mobilya artık formundan ziyade üzerindeki baskı ve renkleriyle öne çıkacak.

Begart
Begüm Akdoğanlar

Yaz sezonunun geldiğini canlı renklerin kuşatması altına girdiğimizde anlıyoruz. Modada olduğu kadar dekorasyonda da trendler renk ve desen üzerine kuruluyor. Bu sezon, temel düz renkli mobilyalarımızı dijital baskılı yastıklar, misafir masalarımızı çiçekler, mercanlar, balıklar süsleyecek. Kanaviçe desenlerin, ketenlerin, kotonların birleşimi ile doğallığı yaşarken, renklerin dansıyla ruhunuzun beslendiğini hissedeceksiniz. Cesaretliyseniz kesinlikle turuncu-sarı-fuşya renklerini mobilyalarınızda aynı anda kullanın.

Daha sakin bir görüntüyü tercih edenlerdenseniz, son 2 yıldır favori tasarımların arasında gösterilen ahşap ve metal birliktelikli ya da mermer-boynuz-abanoz gibi hammaddeli çağdaş, çevre dostu el yapımı mobilyaları ve objeleri tercih edebilirsiniz. Hatta kişiselleştirme yöntemi ile sadece size ve ailenize özel tasarımlar hazırlatabilirsiniz.

Bahçe duvarınızı değiştirmek size farklı bir soluk getirecektir. Olduğu rengin dışında bir renge boyayıp, üzerine irili ufaklı, farklı renklerde boyanmış çerçeveler asabilir, içlerine de sevdiklerinizin resimlerini koyabilirsiniz. Ya da eski dönemden kalma, antikacılarda bulabileceğiniz at nalı, anahtar, kapı tokmağı gibi
metallerle mistik bir görüntü elde edebilirsiniz.

Karaköy Junk
Aslı Atamer

Bu sene ahşap, internetin de etkisiyle sanırım iyice sınırlar kalktı ve dekorlar birbirine karıştı. Kilimler (büyük küçük ama renkli) çok popüler, bunların yanına bir tasarım bir de eski obje karıştırıp kullanınca daha modern bir hal alıyor. Genelde eski bir koltuk (ki bu sene chesterfield yılı oldu) ya da tekli antika bir berjer yanına daha modern en eski 70’lerden kaz ayak bir sehpa ya da tekli koltuk ya da puf konulabilir.

Tek tek obje söyleyecek olursam yaza girişten beri flamingolu her şey patladı. Bu figürü çokça göreceğiz. Ahşap eski takı yada gözlük-saat ustalarının kullandığı cok gözlü dolaplar, eski şişeler ve kimya tüplerini de dekorasyonlarda bolca kullanacağız. Bir de artık yemek masalarında da iskandinav ve 70’ler modası geliyor. Bol renkli ve çiçekli desenler göreceğiz.

Yılın rengi bana göre turuncu ve flamingo pembesi olacak dekorasyonda. Bir de terrarium çiçeklerini her yerde göreceğiz.

dfot

dergi_form_nisan
Bir 18.yy Burjuva Evi Domaine De La Baume

Provans’ın kalbinde 99 hektarlık muhtesem bir malikane. 

 

Provans’ın tepelerinde, göletleriyle birlikte fransız bahçeleri, zeytin korusu, mütavazi şapeli ve dikkat çekici doğal güzellikleri ile seyirlik ve bir defa baktıktan sonra bir mekandayız. Her şeyi kolayca unutarak, sadece o anı tam anlamıyla yaşamanızı sağlayan huzur dolu bir cennet burası adeta. 99 hektarlık bu masal diyarında ağustos böceklerinin ninnisi, atların kişnemesi ve suyun sesi ile atmosferin büyüsü iyice yükseliyor.
Burası eskiden ressam Bernard Buffet’ın eviymiş. Bu görkemli arazinin, eserlerine fazlasıyla ilham kaynağı olduğu söyleniyor. Sevdiği birinin resmini yapar gibi bir şevkle ve tutkuyla buradaki manzara ve iç mimari detayları olağanüstü şekilde eserlerinin bir çoğunda resmetmiş. Sanatçının burayı konu alan her eserinde hassasiyeti, evine olan hayranlığı açıkça gözlemlenebiliyor.
Bu muhteşem bina kestane ağaçlarının gölgesinde, taş avlusu ile, parlak gök mavisi ve güneşin sıcak ışıklarının vurduğu pencereleriyle tipik bir 18.yy fransız stilinin yorumu.
Evin genelinde Hint kumaşları, sıcak kahve, toz pembe, soluk yeşil ve mavi tonları, 18.yy’da inanılmaz popüler olan“toile de jouy” kumaşları bir arada kullanılmış.
Stilize edilen çiçek tablolarında, günlük hayata dair basit detaylar, estetik bir mercekle adeta yeniden şekileniyor ve gerçekliğin tanımını yeniden yapmamıza neden oluyor. Zarif dokunuşlarla yenilenmiş antika mobilyaların yanında Kabriole ve Berjer, Louis XV döneminden koltuklar yer almış. Zeminde ise geometrik parke döşemelerin üzerinde genel olarak el dokuma kilimlerin kullanıldığını gözlemliyoruz.
Ortak alanlarda özellikle restoranda, birçok elementin zevkli karışımından mutlak bir estetik anlayışı ortaya çıkmış. Şef Francois Martin taze sebzeleri ile ve en iyi provansiyel yemekleri pişiriyor ve büyük bir özenle misafirlerine ikram ediyor. Kendi üretimleri olan kovan balı ve taze zeytinyağı ise mekanın konuklarına adeta doyumsuz bir ziyafet yaşatılmasındaki başrol oyuncuları olarak konumlandırılmış menüde.
3 adet süit, 15 yatak odası, panoramik teras, mahzen, yemek dersleri, butik, fransız ve sebze bahçeleri, bal, zeytinyağı üretimi, çiftlik, tenis kortu, sauna, hamam, havuz, doğal şelaleler, yüzülebilen bölümleri olan nehirler provans rüyasının bonkör tamamlayıcıları.
dergi_form_nisan