balkon

dfot

 

 

Mamagreen çevre dostu üst düzey dış mekan mobilya ürünleri tasarlamakta ve üretmektedir. Mamagreen, konforu, işlevselliği ve stili harmanlayarak kaliteli ürünler üretmeye kendini adamıştır. Tasarlamış olduğu bütün mobilyalar ev ve otellerde kullanım için uygundur.

Tasarım sürecinin arkasındaki fikir çağdaş ama bohem bir dokunuşla modaya uygun bir ülke yaratmaktır. Bu benzersiz tasarım en kaliteli doğal ve endüstriyel malzemeler ile birleşerek mobilyalar için zevkli bir yaşam süresi sağlar.

Mamagreen, günümüzde Allux, Avalon, Baia, Bogard, Eden, Gemmy, MG INDUSTRIAL, Mono, Mudu, Natun, Oko, Quilt, Sally, Sparta, Stripe, Yuyup, Zix, Zudu, Accessories ve Bistro olmak üzere 20 koleksiyon serisiyle müşterilerine hizmet vermektedir.

Aradığınız mobilyayı bulamıyor musunuz? O zaman Mamagreen Custom Design tam size göre. Yapım başlangıcından montajına kadar uzman bir ekiple işi yürüten Mamagreen müşterilerinin özel istek ve gereksinimleri doğrultusunda ürünlerini tekrar dizayn etmekte ve onlara istedikleri mobilyalara kavuşma imkanı sağlayabilmektedir.

 

dfot

 

2014 Yaz Koleksiyonlarından

Bast Home’a Takılanlar

2014 yazını koleksiyonlar açısından genel olarak değerlendirirsek romantik, masalsı ve doğal olarak tanımlayabiliriz. Hayatın tüm hızıyla ve acımasızlığıyla sürüp gittiğini düşünecek olursak evlerimizin, hatta tüm hayatımızın) bu üç konsepte de her zamankinden çok ihtiyacı olduğunu zaten biz de kolaylıkla fark edebiliriz.

Balkona koyabileceğiniz keyifli bir dinlenme şezlongu, değiştireceğiniz bahçe takımınız, yatak odalarınızda yazdan esintiler, salonunuza veya yazlık evinize yerleştireceğiniz aksesuarlar, hayatınızı renklendirecek küçük detaylar, hepsini sizlerin yerine düşündük. Bizimle keyifli bir alışveriş turuna çıkmaya ne dersiniz?

Yazlıklarınıza hatta evlerinize siz de sihirli bir değnekle bu temaları katmak isterseniz diye bu yaz sizin için size önereceğimiz koleksiyonlara bir göz atın isterseniz.

Biz sizin yerinizde olsak bu dosyayı incelemeden ne istediğimize karar vermezdik. Üstelik e katalogları veya e ticaret siteleri size bu tuş uzaklıkta olacak bu sayfalardan, oturduğunuz yerden sizin için en uygun tasarımları seçmeniz ve sipariş etmeniz de mümkün. Keyifli alışverişler.

dfot

 

 

DUVARLARIN DIŞINA TAŞIYORUZ

 

Mayıs ayı, yaklaşık bir aydır hayatımızda yeniden konuk olmaya karar veren sıcak havaların, gelgitler olmadan, serin esiveren rüzgardan kaynaklı ürpermeler kalmadan, ansızın bastıran yağmur riski kalmayarak, sakinleşip yaşantımızın orta yerine resmi olarak yerleşme ayıdır. Önümüzde yaklaşık 5 ay sürecek upuzun bir açık hava dönemi duruyor, hepimize hayırlı uğurlu olsun. “Çok özlemiştik, hoşgeldi, sefa geldi” dediğinizi duyar gibiyiz. Birçoğumuz kıştan çok bunaldık, belki de bazılarımıza 3-4 ay değil de 3-4 yıl gibi geldi kış ayları. Çok çalıştık, hep koşturduk, yada kendimizi evin çoluk çocuğun peşine adadık, kimimiz spora başladı, bazımız hastalıktan bir türlü kafasını kaldıramadı. Kim olduğumuz veya ne yaptığımız fark etmez, kış boyunca aslında hepimiz eşitlendik. Hepimiz, kendimizi, evlerimizin duvarlarının dışına atmak konusunda önüne geçilemez bir arzuyla yanıp tutuşuyoruz.

 

Belki bir bahar kaçamağı yaptınız birkaç gün bir yerlere kaçtınız, kafanızı dinlediniz. Belki de işten kafanızı kaldıramıyorsunuz, önümüzdeki dönem daha da yoğun olacak üstelik. Belki kızacaksınız ama bu da çok önemli değil, gezip gelmiş de olsanız, ruhunuz doğaya doymuş olmayacak nasıl olsa. Aksine daha büyük bir özlem ve açlık hissedeceksiniz.

 

İşiniz çok mu yoğun? O da sizi durduramayacak iş çıkışı, uzayan akşamlar ve ılık yumuşacık hava sizi kendisine doğru çekip sakinleştirecek nasıl olsa. Tüm yollar aynı kapıya çıkıyor her koşulda. O zaman istikamet tek: duvarların dışına taşacağız başka çaremiz yok.

 

Klasik Bahçe Takımlarından Sıkılanlara

 

Dışarı çıkmak dediysek, gazetelerin aralarından üzerimize düşen kataloglardaki yılların eskitemediği bahçe takımlarından, masa ve sandalyelerden hatta aynı sandalye minderlerinden size de fenalık geldiğini varsayıyoruz. Yoksa yanılıyor muyuz? Bahçe salıncağının bile sanırsınız sadece üç modeli var dünya üzerinde. Bazı balkon grupları var ki aralarında, hepimizde bulaşıcı bir hastalıkmış gibi bir gün her balkonu kaplayacak her bahçeye girecek duygusu uyandırıyor insanda her görüşte. Bilimkurgu filmi çekiyoruz da zamanın hiç akmadığı bir boyuta sıkışıp kaldık gibi hissetmiyor musunuz siz de onları görünce?

Evet belki ekonomikler, belki kullanışlılar, dayanıklılar ama bırakın evimizde onları görmeyi, katalog ya da dergi sayfalarından bile bıyık altı size gülüyorlarmış gibi gelmiyor mu size de? Replik de belli, eski Türk filmlerindeki kötü adam jargonu: “Bir gün hepiniz benim olacaksınız !” Tamam biraz abarttık kabul. Bütçeden de çok bağımsız bir şey söylüyoruz aman bir yanlış anlama olmasın. Çok pahalı markalarda da aynı klişeye sık sık rastlıyoruz zaten, o yüzden olaya bütçeden bağımsız bakmak lazım. Sıradan olmayalım, bir tarzımız kalsın tek istediğimiz bu ve bunu duvarların dışına çıkarken de koruyalım, hem kendi hem de dışarıdaki-
lerin göz zevki için.

Hepimizin vardır evde favori mobilyaları, okuma koltuğu, tv seyrederken ayağını uzattığı pufu veya kahve içmeye bayıldığı sehpası…Onları da beraberinizde bahçeye çıkarmaya ne dersiniz?

 

Açıktaysa korumak gerekir elbette bu mobilyaları ama elinizi korkak alıştırmayın, unutmayın fazla ağır olmayan herşey içeri dışarı yapmak suretiyle de, nemden kirden korunabilir, kullanmadığınız zamanlarda üzerlerini örterek onları korumaya
alabiliriz. Hadi karar verin okuma koltuğunuz mu, tv seyrederken ayaklarınızı uzattığınız pufunuz mu? Sizin vazgeçilmeniz hangisi?

İçeride Yaratmaktan Korktuğunuz Kombinleri Burada Deneyin

 

Madem dışarı çıkmak özgürlük biraz da, o zaman kendinizi sınırlamayın. Sevip de bir türlü sergileyemediğiniz objelere el atın. Atamadığınız babadan kalma valiz, dergilik, fazla renkli mutfak tepsisi, tek kalmış emaye tabaklarınız, beğenip internetten sipariş verdiğiniz evinize uymayan çiçekli komidininiz, açık hava ortamlar yaratıcılığınızı kullanmak için sizi bekler. Aksesuar konusundaki sınırsız özgürlüğünüzü anlatmaya gerek yok sanırız.

 

Mutlaka Tekstil Kullanın

Bahçe balkon işi, sıkılmaya üşenmeye gelmez, saksılarınızı renk renk çiçeklerle donatmak ne kadar zaruretse dışarı çıkmanın hakkını vermek için, güzel bir masa örtüsü, sedire yayılan yastıklar, etrafa serpiştirilen minderler, ürperince üzerinize alabileceğiniz şallar da bir o kadar zorunluluk açıkhava macera sevenleri için. Kirlenecek bozulacak bahanelerine sığınmaya gerek yok, hiçbirşey sonusuza kadar bizimle yaşamayacak nasıl olsa.

Yaz Sofrası Farklı Olur

Hakkının verilmesi gereken konulardan biri daha, haydi buyrun bakalım. Yaz akşamları malum uzun, sohbet muhabbet güzel ama güzel bir sofra kurulmayacaksa resmin bir tarafı hep eksik demektir. İnsanlara yorgunluklarını aldıracak eğlenceli, renkli, cıvıl yaz sofraları için lezzet yetmez görsellikte sınıfı geçer olmalı havaya kolay girebilmek için. Bizden söylemesi.

Dışarıda Yapacağınız Düzenlemelerde Çocukları İhmal Etmeye Gelmez

Güvenlik kurallarından bahsetmiyoruz yanlış anlama olmasın, bu uzun ve bizi aşan bir konu olur. Biz çocukların iyi vakit geçirmesi için dış mekanlarda yapılması gereken düzenlemelerden bahsediyoruz. Oyun evi de olur, küçük bir çadır da, şişme havuz da iyi fikir, minik bir kaydırak da, hatta terasın köşesine yerleşmiş küçük bir top havuzu da, adını siz koyun. Keyfini onlar çıkarsın. Yeterki onları ihmal etmeyin.

Bahçesi, Terası, Balkonu Olmayanlar Için

Arabanızın bagajında veya evinizin giriş kapısının yanında hemen kendinize bir alan açın. Alın açılıp kapanan sandalyenizi masanızı, sahiller, ormanlar parklar sizi bekler. Güzel bir piknik sepeti, masa seti, birkaç yer minderi veya battaniyesiyle bu keyfinizi taçlandırın. Unutmayın ince ve keyifli detaylarkısa mutlulukları taçlandırır. Yaratacağınız minik ritüeller sizin ve çevrenizdekiler için keyifli zaman geçirmenin reçetesi haline dönüşebilir.

 

dfot

dfot

 

Biz, Sizin Bildiğiniz Annelerden Değiliz!

Evimizi de severiz, dış dünyayı da. Kendimizi de severiz, çocuklarımızı da.

Bu Devirde Anne Olmak Zor Diye Düşünenlere Cevabımızdır: Biz, Sizin Bildiğiniz Annelerden Değiliz!

Birçok konuda olduğu gibi annelik konusunda da şanslı bir kuşak olduğumuzu söylemek yanlış olmaz diye düşünüyoruz, siz ne dersiniz? Evet bu fikre karşılık birçok alternatif veya karşıt düşünce de ortaya konulabilir. Bu çağın anneleri bir koltuğa çok karpuz sığdırıyorlar, zorlaşan şehir yaşamı, ekonomik koşullar, çevre faktörünün çocuk üzerindeki etkisinin artmasıyla zorlaşan çocuk büyütme süreci vs vs…”Neresi şanslı bu çağın annelerinin?” diyenler de olacaktır. İşte bu yüzden başlık attık biz de “Biz sizin bildiğiniz annelerden değiliz!” diye.

Biz bu çağda yaşayan annelerin (hangi kuşağa ait olduğu da fark etmez) yadsıyamayacakları iki önemli gerçeklik var, işe onlardan başlayalım öncelikle: 1) Kendi seçimlerimizi yaşıyoruz her durumda
2) Dünya o kadar küçüldü ki günümüz koşullarında; öğrenmek, sorgulamak, değerlendirmek istersek, önümüzde sınırsız bir dünyanın kapılarının açıldığını görüyoruz. Peki bunlar gerçekten birer “Nimet mi, yoksa lanet mi?” gerçekte sorulması gereken soru biraz da bu aslında.

Seçeneğinin olması insanı rahatlattığı kadar, her an kendisini sorgulamasına da neden olan bir özgürlük aslında. Bu yüzden biraz ateşten gömlek, bunun farkında olduğumuzu itiraf ederek başlayalım işe. Az önce bahsettiğimiz ikinci madde de bu gerçekliğin yangına körükle giden versiyonu, onu da kabul edelim baştan. Yetişkin olup yaptığının sonuçları ile yüzleşmeyi, sürekli kendini sorgulamayı, değişen doğrularla ve gelişen ani durumlarla baş etmeyi de yüklüyor omuzlarımıza. Sanki anne olmak en basit durumda bile, yeterince zor değilmiş gibi…

Kaç çocuk yapmalıyım? Nasıl bir iş hayatım olmalı, ya da olmalı mı? Nasıl bir evde oturmalıyım? Bu kararları alırken eşimle nasıl bir işbirliği içerisinde olmalıyım? Çocuğu nasıl büyütmeliyim; annemin iyi yaptıkları, yapamadıkları neler? Hayatına nereye kadar, nasıl müdahil olmalıyım? Nerelerde geri kalıp, nerelerde kapı gibi onun arkasında durmalıyım? Benim tarzım veya hayat seçimlerimin onun karakterinin şekillenmesinde olumlu veya olumsuz yanları neler? Doğal akışa teslim olmayı ve kontrolü bırakmayı hangi noktada kabullenmeliyim? Kabullenmeli miyim? Çocuğumun benim istediğim kişi değil de, onun mutlu olacağı kişiye dönüşmesinde ne derece başarılı olacağım?

Doğru beslenme, doğru yaşam alışkanlıkları kazanma, doğayı, hayvanı, kısacası dünyayı seven bir insan olarak yetişmesi konusunda ne derece başarılıyım? Teknolojiyle arası nasıl olmalı, ya da sanatla, sporla? Fırsat vermesem olmaz, versem fazla mı gelir hepsi? Yetenek gelişir mi, yoksa yetenekli mi doğulur? Nasıl keşfedilir? Güçlü olsun isterken onu çaresiz kılar mıyım, fazla üstüne düşersem de kendi kendine yetemeyen biri mi olur çıkar? Çok şımarırsa, ayakları yere basmazsa sonra, ne istediğini bilmezse? Çok sıkarsam yargılanmış hissederse kendini sürekli, güveninin inancını kırarsam?

Bu sorular daha bıraksak sonsuza kadar gider farkındayız. Çekinmeyin itiraf edin, birçoğu bir hafta içerisinde defalarca aklınızdan geçmiştir ve geçmeye de devam ediyordur zaten. Çocuğunuzun yaşı ne olursa olsun, siz kendinizden ne kadar emin olursanız olun, annelik sonsuz bir emin olamama duygusu heralde finalde. Eskiden böyle değildi oysa ki, çizilmiş doğrular, sosyal yaşamın getirdiği belirli şablonlar ve sorgulanmadan uygulanan eskiden kalan metodlarla, bir seçim değil bir yaşam biçimiydi annelik.

Şimdi durum o kadar basit değil elbette, sırf yeni annelerden, çocuğu küçük olan genç kadınlardan bahsetmiyoruz yanlış anlama olmasın sakın. Bu çağın anneleri, hangi jenerasyona ait olduklarından, kendi yaşlarından ve çocuklarının yaşlarından bağımsız olarak, eski dayatma ve kabullerden çok uzakta bir ilişki geliştirip yönetmeyi öğrenmeliler çocuklarıyla. Birlikte öğrenmeye, sürekli değişmeye ve mutlak paylaşıma yönelik bir vizyon benimsemeliler çocuğuyla ilişkilerinde. Yoksa ilişkiler sünüyor, kavramların içi boşalıyor, ilişkiler dayatmalardan ileri gidemiyor.

Aslında bu yüzden de bu kadar keyifli bu çağda anne olmak, sürekli gelişiyorsunuz, öğreniyorsunuz, yenileniyorsunuz ve koşulsuz sevmenin lüksünü yaşıyorsunuz. Bir anne için çocuğunun hayatının önemli bir parçası olabilmek, onu yaşam boyu destekleyebilmek, sevinçte ve üzüntüde ona koşulacak ilk adres olmak kadar büyük bir tatmin yok hayatta.

Bu yüzden diyoruz ki biz sizin bildiğiniz annelerden değiliz. Peki nasıl bir anneyiz? Onu da bilmiyoruz. Çünkü biz de kim olduğumuzu çok iyi bilmiyoruz, dün bildiğimiz bugün yalan olabiliyor çünkü sürekli değişip gelişiyoruz. Tek bildiğimiz mutlak doğrumuz; koşulsuz sevgimiz ve mangal gibi yüreğimiz.

 

dfot

dfot

 

ŞEHRE ÇAĞDAŞ VE ZARİF BİR ORTAMDAN BAKMAK İSTEYENLERE

 

Avant-garde şehrin tam kalbinde zarif ve çağdaş bir otel, Mandarin Oriental. Şehrin en popüler bulvarlarından Passeig de Gracia bulunan otel, 20. yüzyılın ortalarında kalmış bir binanın ödüllü tasarımcı Patricia Urquiola’nın yenileme projesiyle yeniden hayat bulmuş. hizmete girmiştir. Bu otelde, ödüllü bir spa, Blanc Brasserie & Gastrobar sayesinde yenilikçi yemek imkanı ve Carme Ruscalleda’nın  iki Michelin yıldızı ödüllü yemeği dahil olmak üzere olağanüstü hizmet ve olanaklar sunmaktadır.

Otelin tasarımını, daha önce de belirttiğimiz gibi New York Museum of Art koleksiyonlarının daimi parçası olan ödülü bulunan İspayol tasarımcı Patricia Urquiola yapmıştır. Yeni oda ve dekorları oluşturmak için yeniden görevlendirilen Urquiola, avant-garde ve kozmopolit tasarımlarını sürdürmüştür.

Bu yeni konspette Urquiola, avant-garde Avrupa tatları ve geleneksel oryantalist stiller arasındaki harmonik bağlantıyı, Cumhurbaşkanlığı ve Penthouse odaları içinde genişleterek, otel için özel olarak yaptırılan hidrolik mozaikler ve sanat eserlerine, Katalan modernizminin yeni yorumlarını kattı.

Yeni suitlerde, konukların kendilerini evlerinde hissetmesi için gerekli servis hizmeti için bütün detaylar düşünüldü. Bu detayların birkaçından bahsedecek olursak, Urquiola, odalarda tekstil ekranlar, Tai-Ping halı ve Urquiola Studio tarafından tasarlanmış benzersiz mobilya parçaları kullanarak, esnek boşluklar yarattı.

Geniş suit boyutlarıyla dikkat çeken otelde, Junior Suitler 55 m2’den başlıyarak Premier Suitler’de bu boyut 124 m2’lere çıkıyor, bu ölçülerde odalarda isteğe göre kolayca 2-3 yataklı konfigürasyonlar uygulanabiliyor. Tavanlara, aydınlatmaların ve gün ışığının her iki taraftan kusursuzca birleşmesi için ekstra yükseklik verilmiştir. Tavandan yere kadar yapılmış pencerelerde ferah ve modern bir görünüm oluşturmak için soluk ve karanlık duvarlarını tamamen zıt juxtapose renkler seçilmiştir. Ortamın sıcaklığını vurgulanmak için ise bronz detaylar kullanılmıştır. Zeminde meşe ahşap kullanılırken parlak renkli kilimler tercih edilmiş.

Otelin en önemli suiti olan Barcelona süitte açık jakuzi ve solaryum ile tam 123 m2’lik teras vardır. Diğer suitlerde Barcelona Suite nazaran daha küçük özel teras veya balkon, yanı sıra çalışma alanları, soyunma odaları ve özel akşam gelen iş toplantıları için modüler özellikli  yaşam alanları vardır. Renkli ve opak cam içinde kapalı, zarif bir spa atmosferini yaşayabileceğiniz geniş banyolar vardır.

Milano’da Urquiola Studio tarafından bir koleksiyon olarak oluşturulan özel parçaların yanısıra, lambalar Flos, sofalar ve masalar Moroso, Husk sandalyeler B&B, stool’lar EMU ve mozaikleri Mutina tarafından tasarlanmıştır.

 

dfot

dfoit_mayis
DUVARLARINIZI KİŞİSELLEŞTİRMENİN VAKTİ GELDİ…

Özel tasarım sanatsal duvar kağıtlarımız ile mekanlarınıza benzersiz bir atmosfer katabilir, aynı zamanda duvarlarınızı birbirinden değerli sanatçıların tablolarıyla süsleyebilirsiniz.
Zamanın en değerli kavram haline geldiği günümüzde, showroom, galeri, sergi gibi mekanları ziyaret ederek tüm sanatçıların ve tasarımcıların çalışmalarını görmek neredeyse imkansız hale gelmiş diyebiliriz. Nishdecor olarak, kendi markaları olan Nishart ile; yaptığı işlerle dünya çapında beğeni toplayan, ressam, illustratör, fotoğraf ve grafik sanatçılarının eserlerini ortak platformda bir araya getirerek, web sitesi üzerinden sanatseverlere ulaşmasını hedeflemişler. Çok da iyi yapmışlar.
‘Dünyadaki trendler değişiyor. Kurumlar ve kişiler artık kendini ifade etmeye ve bireyselciliğe yöneliyor. Dünyada çok az sayıda verilen böyle bir hizmet ile bireyler de mekanlarında kendi kişiliklerini tam anlamıyla yansıtma olanağına sahip oluyorlar.’ şeklinde özetliyor. Faaliyet alanlarını genel olarak sipariş üzerine üretilen özel sanat eserleri, portreler ve grafik enstalasyonları konusunda uzmanlaşan görsel ambians atölyeleri, zevk sahibi özel müşterilere, kurumlara ve mimarlara hizmet vermekte.
NishArt dev duvar resimleri, soyut portreler, aile freskleri, dekoratif uygulamalar, enstalasyonlar, Bizans ikonalarının reprodüksiyonları, antik freskler, büyük ölçekli projeler için fine-art baskı, yağlıboya/akrilik tablolar, fotoğraf çalışmaları ve serigrafi işleri gibi geniş bir stil ve teknik seçeneği sunuyor müşterilerine. Tek yapmanız gereken onlara ulaşmak ve ne istediğinizi tam olarak anlatmak. Hem ev hem de işyerlerimiz için farklı seçeneklerde sınırsız bir dünyanın kapılarını bize aralayan Nish Art sayesinde tek yapmamız gereken yaratıcılığımız ve hayal gümüzü kullanarak düşledğimiz mekanın ne olduğunu kurgulamak. Gerisini onlar hallediyorlar.
dfoit_mayis

dfoit_mayis

 

NİHAN SATIROĞLU

1987 yazında Adapazarı’nda doğmuş. Sokaklarda ve bahçelerde geçen eğlenceli bir çocukluğun ardından büyür ve Türk dili ve edebiyatı bölümünden mezun olur. Fakat edebiyatı hiçbir zaman meslek olarak düşünmemiş. “Ben, üretmeliydim ve ticaret yapmalıydım. Bu ikisini birleştiren şey “niarmena” oldu. Annem; tanıdığım en iyi tasarımcılardan biri bence. Annem, dostlarım ve tabi arkamda duran mavi bir adamla yola çıktım. Sonrasında ekibimize katılanlar oldu. Diken, işleyen kadınlar; çizimlerimizi yapan “su” gibi bir kız, epey tatlı bir ekip olduk anlayacağınız ve böyle devam ediyoruz.” şeklinde özetliyor tasarım serüvenini. Ürünlerinin en büyük özelliği el nakışı olmaları. Kumaşlara çizimleri geçiriyor ve bu çizimlere nakışla hayat veriyorlar ekip olarak. Tabi her şey el yapımı (handmade). Kol çantaları, cüzdanlar, makyaj çantaları, defterler, önlükler, yastıklar üretiyorlar. İstanbul’daki mağazalar, internet siteleri derken şimdi de yurtdışına ürünlerini göndermeye başlamış. “Mutlu bir iş bu, tek amacımız ise bu mutluluğu yayabilmek. Ürünlerimizle görenleri gülümsetebilmek” şeklinde özetliyor Niarmena’nın misyonunu.

 

Takip ettiğiniz siteler ?
Etsy.com, pinterest.com

Çalışırken olmazsa olmazınız ?
Hayallerim ve çayım

En sevdiğiniz dönem veya akım ?
1970 sonrası kavramsal sanat dönemi. Edebi akım ve dönem olaraksa kesinlikle garip akımı ve sonrasındaki dönem.

Favori mekanınız ?
Bahçem

Atölyenizde asla neye rastlamayız ?
Uzun süren sessizliğe, kötü kokulara, kesmeyen makaslara, kötü malzemelere, pisliğe, haddinden fazla dağınıklığa, çaysızlığa, ıslık sesine, yatağa, yorgana 😉

Nelerden ilham alırsınız ?
Şiirlerden, kahvaltı masalarından, arkadaş sohbetlerinden, gezdiğim yerlerden, kedilerden ve maviden..

Evde olmazsa olmazınız? (tasarım adına)
Kağıt, kalem, kitaplarım, kumaşlarım, iplerim

Kendinizi en çok benzettiğiniz şehir?
Ütopik

Tek bir cümle ile kendinizi anlatın desek…
Normal olmadığım kesin !

Motto’nuz…
Kumaşa fısıldıyorum hep : “Onları çok mutlu et…”
dfoit_mayis

dfoit_mayis

 

BÜYÜK

HAYALLER iÇiN…

 

Liliput Kids,  çocuklara hayaller kurabilecekleri, kendilerine ve kendilerini ait hissedebilecekleri, sorumluluk duygusunu huzur içinde yaşayabilecekleri bir dünya kurmak amacıyla yola çıkan yepyeni, sımsıcak bir marka. Adından da anlayacağınız üzere, çocuklar için boy boy, çeşit çeşit rengarenk oyun evleri üretiyorlar. Gülümseyen mutlu çocuklar ve onları keyifle, huzur içinde izleyen ebeveynler hayal ettiklerini belirtiyorlar işe  başlarken.

Firmanın kurucusu Işıl Kırmiç; “Bu hayalimizi gerçekleştirirken çocuk güvenliği, kalite ve farklılığı misyon edindik kendimize. Uzman önerileriyle 2-15 yaş gruplarındaki çocuklar için alternatifli oyun alanları geliştirdik ve her geçen gün ürün gamımızı genişletmeyi, kendimizi yenilemeyi hedefledik.”

Ürün yelpazeleri içerisinde hem outdoor hem ev içi oyun evleri mevcut. Çocuğunuza hayal gücünü geliştirecek bir oyun alanı sunmak istediğinizde www.liliputkids.com adresindeki formu doldurmanız yeterli. Bahçe, teras, balkon, salon ve çocuk odanız için dilediğiniz oyun evini seçebilir böylece çocuklarınıza yaratıcılıklarını geliştirmek için tam da ihtiyaçları olan şeyi yani sadece kendilerine ait olacak ve özgür olacakları bir alan sağlamış olacaksınız. Markanın bahçe ve teras için hazırladıklarını oyun evleri gönüllerinizi hemen kazanacak ondan eminiz, hele de dış alan kullanımlarımızın hızla yaygınlaştığı yılın bu döneminde.

Ama açık alanı olmayan ebebeynlerimiz üzülmesinler onlar için de ev içi kullanıma uygun oyun evleri de mevcut Liliput Kids’te. Farklı zevklere, farklı cinsiyetteli ve yaştaki çocukların farklı zevk ve ihtiyaçlarına cevay vermeyi amaçlayan marka oldukça zengin bir ürün seçeneğiyle karşımızda üstelik.Çocukların ruhsal gelişimleri için çok önemli olduğu uzmanlar tarafından onaylanan oyun evlerinin sizlerin de bildiği çocuk açısından birçok faydası söz konusu.

Çocuğun aidiyet duygusunu güçlendiren, kendisine ait yaşam alanı algısının olgunlaşmasına faydası olan, yaratıcılık ve sorumluluk alabilme gibi yetkinliklerinin gelişmesine katkıda bulunan oyun evlerinde, en önemli bir diğer konuya, güvenlik konusuna değinelim biraz da. Liliput Kids oyun evlerin de kullanılan tüm ürünlerdeki tüm detaylar ve kullanılan malzemeler çocuk sağlığı esas alınarak belirleniyor diyerek girelim öncelikler konuya. Dış mekan oyun evlerinde malzeme olarak karkasta masif çam, duvarlar ve zeminlerde ahşap, pencerelerde ise ahşap çerçeveli pleksi glass kullanılıyor. İç mekan oyun evlerinde ise tek malzeme tercih edilmiş: kontraplak /mdf.

Liliput Kids oyun evleri için mevcut olan birbirinden farklı onlarca renk seçeneği için kullanılan boyalar çocuk sağlığı ve güvenliği esas alarak belirlenmiş. Tüm boyalar %100 su bazlı, bebek-çocuk kullanımına uygun olarak seçilmiş.

Evleri gördüğünüzde siz de çocuk olmak istediniz değil mi yeniden? İtiraf edin! Bu da markanın çok iyi yerlere geleceğinin en güzel göstergesi aslında. Çocukları için bir sonraki ev alışverişlerinin ne olduğuna kara verenler oldu bile aranızda farkındayız…

dfoit_mayis

dergi_form_nisan

 

HERKES BAHARI KENDİ TARZINCA KARŞILAR…

 

Hayat boyu genel tarzımızın sadece birkaç keskin virajdan geçeceğini öngörsek de, itiraf etmeliyiz ki dönemsel ihtiyaçlarımız aslında günlük yaşantımızı şekillendirir. Bahar aylarının da iklimsel çelişkileri ve mevsimsel dönüşümleri ile ruh halimizle en çok  kimyasal etkileşime geçen aylar olduğu düşünülürse, evlerimizin bu karmaşık etki tepki sürecinden payını almaması düşünülemez elbet. Peki sonuç?

Formül bu kadar çok değişken olunca, bireysel farklılıklarımız ve dönemsel ihtiyaçlarımız, elbette farklı şekillerde olacak bu kaçınılmaz. Bırakın farklı yaşamları, farklı tarzlardaki insanları, her birimizin kendi adına aynı yıl içinde bile aynı cevabı verebileceğinden şüpheliyiz üstelik bu soruya. Peki yıllardan, tarzlardan, hatta kişilerden bağımsız genel eğilimler yok mu, bahar denilince akla gelen? Olmaz mı? Baharda yine de evlere en çok yakışacağını düşündüğümüz tarzların peşinde düştük biz de sizinle bu yüzden.

 

PROVANS BAHAR FİLMİNİN BAŞROLÜNÜ KAPAR HER ZAMAN, OSKARI DA ZORLAR

Keyif, konfor, şıklık Akdeniz stiliyle vücut bulur da provans bahar aylarında ilk akla gelen stil olmaz mı? Olur elbet… Doğal malzemeler, pastel renkler, patine mobilyalar, lavanta kokusunu burnunuzun ucunda hissettiğiniz kır stili… Bahar da yeniden balkon ve bahçeler aracılığıyla dirilen doğayla yeniden doğan evlere müthiş bir  ahenk ve akış sağlayacaktır. Kışla kararan ruhumuz, beyazın bolca mevcut olduğu ve keskin çizgilerin ise hemen hemen olmadığı bir dünyada huzur bulacaktır. Bizden söylemesi!

PROVANS SEÇENEKLERİ
ÖZGÜR, SIRADANLIĞA TAHAMMÜLÜ OLMAYAN

Ruhumuz ister istemez kış boyunca biraz içine kapanıyor, biraz evcilleşiyor. Oysa baharda doğanın yaşadığı uyanış kaçınılmaz olarak bizi de provoke ediyor. İçimizdeki kaşifi canlandırıyor, zaman ötesi keşifler yapmak, “başkasının çöpünden, kendimize ait küçük hazineler” yaratmak konusunda bize ilham veriyor. Retro detaylar, vintage objeler, süprizlerle dolu bir dünyanın kapılarını aralayan bohem stiller, içimizde bu yeşeren özgürlük ateşinin en güzel ilacı bizce. Kısa antikacı turları, büyük markaların bile koleksiyonlarında görmeye alışık olduğumuz retro objeler, canlı parlak renklerine rağmen yılların verdiği dinginlikle hayatımıza usulca dokunan  ve belki de evlerimizde birinci hayatlarındakinden çok farklı kullanılacak ikinci el eşyalar, ruhunuzdaki bahar uyanışına ayak uyduracaktır. Endüstriyel tarz da bu özgür kombinasyonlarda yer bulabilecek seçenekler arasında öne çıkacaktır. Meraklılarına duyurulur. Tabii aşırıya kaçmadan, içine canlı renklerde veya beyaz tonlarda küçük aydınlık dokunuşlar yapmak final de baharla algısal olarak çelişebilecek ortamlar elde etmemeniz için hassas bir sınır belirleyici olabilir.

ÖZGÜR RUHLU SEÇENEKLER
ELEGANSI HAYATINIZA
SOKMANIN EN RAFİNE YOLU, UZAKDOĞU STİLİNDE YAKALANAN ZARAFET

Uzakdoğunun sıcak, ruhani, kalabalık ama dingin atmosferi, konforlu yaşamı elegans çizgilerle hayatınıza sokmanın, gösterişten uzak yolu olacaktır baharda. El yapımı sanatsal objelerin, hayvan figürlerinin, tütsülerin, minimal şıklık yansıtan mobilyaların, toprak tonlarının hakim olduğu Uzakdoğu stili baharı huzur ve şıklıkla gelen bir zarafetle yaşamak isteyen herkese iyi gelecektir. Bu tarzı evlerin meditasyon şekli olarak da algılamak mümkün.
UZAKDOĞU STİLİ SEÇENEKLER

KURUYAN RUHUMUZUN DA BAHARDA BESLENMESİ GEREKİYOR DİYORSANIZ SIMSICAK EGZOTİK AFRİKA STİLİ İLE İÇİNİZİ ISITIN

Bakırın, etnik desenlerdeki kumaş formları ile buluştuğu, yer döşemesinde mozaik ve ahşapla, duvar süslemelerinde çeşit çeşit ahşap ve bambu objelerle, oturma gruplarında sedir ve yer minderleriyle ağırlıklı olarak biçim bulan bir yaşam ortamında çıplak ayakla kendinizi hayal ettiniz mi hiç? Etmediyseniz de şimdi tam sırası etmek için. Şayet içinize bir sıcaklık dolduysa daha düşüncesiyle bize o zaman sizin bahar uyanışınızın adı belli oldu, hiç karşı durmayın. Minimalizmin yalın çizgilerinden çok uzak karmaşık, çok kültürlü bir yaşam belli ki sizin enerji kaynağınız. O zaman, kış boyunca belki de esiri olduğunuz avmler, ofislerde daralan ruhunuz kim bilir belki böylece huzur bulur.
EGZOTİK SEÇENEKLER

KARMAŞADAN SIKILANLARA YALIN ALTERNATİFLER İSKANDİNAV STİLDE

“Her zaman kuzeyden esen rüzgarlarla huzur bulurum, yaz kış bu gerçeklik değişmez. Rumuma huzur veren yalın çizgiler, sanki doğal renkler, tasarımlarıyla gözümü ve ruhumu besleyen İskandinav rüyası oldu hep öyle de kalacak” diyorsanız saygımız sonsuz. O zaman da farklı dönemlere ait, farklı tarzlardaki İskandinav stili bizim yerel dokularla zenginleştirdiğiniz eklektik kompoziyonlar yakalamanız, tasarımın yalın İzgilerinin tadını yerel dokumuzu refere edecek izlerle harmanlamanız. Hem bulunduğu coğrafyadan ve yerel dokudan ilham almak gelişen dünyamızda günden güze hızla yaygınlaşan yükselen bir değer. Siz ne dersiniz?
iSKANDİNAV STİLİNDE SEÇENEKLER

HANTAL OLMAYAN UYUMLU SEÇENEKLER

Baharla beraber yeniden hayat bulan yaşam enerjimiz, durağanlık tuzaklarından kaçınılması eğerken çözümlerle şekil bulacaktır, evlerimizde, balkonlarımızda, verandalarımızda. Sizi özgür kılacak, oradan oraya yerini değiştirebileceğiniz esneklikteki her tarz oturma grubu, sizin için cazip olacak bu nedenle bahar aylarında. Akşamüstü sıcak oldu bahçeye… Güneş gidip, hava serinleyince okuma köşesine veya TV karşına geçmenizi sağlayacak hafif koltuklar. Bahar yağmurlarında kolayca toplanıp salonun bir köşesine yığılabilecek, açılır kapanır üniteler, ya da minderler, evlerinizin en sevdiğiniz eşyaları olabilir tutarsız bahar günlerinde bizden söylemesi.
HANTAL OLMAYAN SEÇENEKLER
2014’ÜN YÜKSELEN TRENDİ EL SANATLARI

dergi_form_nisan

Şubat Sayımızda neler bulacaksınız?

  • Kutlama yapmak için karşımıza çıkan her fırsatı değerlendirmek bakış açısıyla SEVGİLİLER GÜNÜ,
  • Dünyadan ve ülkemizden seçkin markaların 2014 koleksiyonlarının mercek altına alındığı dekorasyon sayfalarımız,
  • Mimari, tasarım, sanat ve dekorasyon dünyasından sektörel haber/ röportajlar,
  • Şehir yaşamını konu alan semt dosyamızın bu ayki konuğu, müthiş bir kültür ve tasarım hazinesi olan TÜNEL,
  • Hollywood Rüya Evleri köşemizin bu ayki romatik misafiri; Sleepless In Seattle,
  • Gün geçtikçe yükselen bir değer haline gelen naturalizmin dekorasyona yansımaları,
  • Kışın balkonları verimli kullanmak adına ipuçlarının yer aldığı; Kış Balkonları Dosyası

 

Evde, İşyerinde, cafede, yolda her nerede ve ne zaman İsterseniz BAST HOME elinizin altında…

 

BAST HOME ŞUBAT 2014

OKUMAK İÇİN KAPAK GÖRSELİNE TIKLAYIN!