Avusturya

Mimarhane | Mimaride İşlevsellik ve Yalınlık

Mimaride İşlevsellik ve Yalınlık / Adolf Loos Tam adı, Adolf Franz Karl Viktor Maria Loos olan, Avusturyalı mimar,10 Aralık 1870’deBrüno’dadoğmuş.O yıllarda,Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun Moravia bölgesinde yer alan şehir, bugünÇek Cumhuriyeti’e bağlı olarak yoluna devam ediyor.Avusturya-Macaristan İmparatorluğu I. Dünya ...

Avrupa’nın 6 Sıradışı Mimari Projesi Seçildi: Biri Türk…

Bluffers.com, dünya genelinde, 2014’in en sıra dışı 6 mimari projesini belirledi ve açıkladı. Geçtiğimiz yıl Türkiye’de Türk bir mimari ofis tarafından gerçekleştirilen bir projede bu listede yer aldı; Sancaklar Camii. Proje daha önce de, farklı mecralar tarafından, yılın önemli mimari çalışmaları arasında seçilmişti. EAA- Emre Arolat Mimari Ofis tarafından hayata geçirilen, Sancaklar Camii geçtiğimiz yılın en özel ilk on projesinden biri olduğunu tüm dünyaya göstermiş oldu böylece. EAA-Emre Arolat ‘ın mimari ekibini bir kez daha kutluyor ve başarılarının devamını diliyoruz.

Marqués de Riscal Vineyard Otel

Elciego, İspanya

Görülmeli çünkü: Kendi şarap mahzenine sahip.

Efsanevi Frank O. Gehry tarafından tasarlanan ve inşa edilen, Marqés de Riscal Elciego ortaçağ İspanyol köyünde tarihi 19. yüzyıl şarap mahzenlerinde tezat bir yapıda serbest akışlı, asimetrik titanyum tasarıma sahiptir. 43 lüks odalarının her biri bir asma yaya köprüsü ile bağlanan iki kanattan oluşan ayrıntılı bir tasarımı vardır.

 

CERN Globe of Science,

Geneva, İsviçre

Görülmeli çünkü: Burası CERN.

27 metre yüksekliği, 40 metre çapı ile CERN Globe of Science and Innovation, dünyanın en büyük ahşap kubbeli yapısıdır. Mimarlar T. Büchi ve H. Dessimoz tarafından tasarlanan binanın, devamlı bilim sergisine ev sahipliği yapan evleri Neu- chatel Gölü kıyısında geceleri ahşap panelli yapısıyla modern bir görünüm oluşturur.

 

Kunsthaus Graz Museum Graz, Avusturya

Görülmeli çünkü: Modern sanat sokakta başlar.

Graz’ın 2003 yılında Avrupa Kültür başkenti olarak seçilmesine sebebiyle, en modern “White Cube” tasarımı ile inşa edildi. Colin Fournier ve Peter Cook tarafından tasarlanan yapıda, 19. Yüzyıla ait barok çatıları ve kendine özgü cephe formu ile dikkat çeker. Mimarlar bu tasarımlarının “blob mimari”

tarzı olduğunu belirtmiş ve binaya “Dost Uzaylı” takma adını takmışlardır.

 

Refuge Gervasutti, Massif du MontBlanc Val Ferret, İtalya

Görülmeli çünkü: fena bir uyanma şekli değil.

Refuge Gervasutti’nin muazzam manzaralarindan bahsetmeden önce, İtalyan leapfactory mimarları tarafindan Mont Blanc’in ustune ne kadar ustaca yerlestirildiginden bahsetmek gerekir. Amator ve profesyonel dagcıların konaklaması için yapılan bu modern kulube olusan yapi 12 kisiliktir.

 

Troll Wall Visitor Centre Trollveggen, Norveç

Görülmeli çünkü: Game of Thrones dizisindeki büyük duvarı andırıyor.

Yerden 3600 ft yükselen bu duvar Avrupa’nın en yüksek dikey kaya yuzu olarak bilinir. Reiulf Ramstad Mimarlarından ziyaretci merkezinin bölgenin ihtişamlı zeminine uygun bir şekilde yapılması istendi. Mimarların çözümü ise ustacaydı. Saydam cam yapısı sayesinde her şeyi kolaylıkla görebildiginiz bu yerde, arkanızda pürüzlü kayaların ihtişamı bekliyor olacak.

 

Sancaklar Camii İstanbul, Türkiye

Görülmeli çünkü: Sanki yaşayan bir gezegen gibi.

Çoğu mimar insanları etkilemek için görkemli yapıtlar tasarlar, ama Emre Arolat İstanbul Büyükçekmece Sancak Camii için tam tersini yaptı. Bunun yerine, bir parkın altına inşa edilen yapıda, insanın dünya ile olan fiziksel mesafesi azaltılarak, manevi dünyaya olan yakınlığı artırılmıştır

dergi_form_nisan
Barış Manço Evi

Barış Manço Evi şu an sanatı ve sanatçıya verilen değeri simgeleyen bir müze niteliği taşıyor. 2 Ocak 1943 yılında doğan Barış Manço bestelediği ve söylediği bütün şarkılarla, yatığı televizyon programıyla ve yaşam tarzıyla adının hakkını vererek “barış”ın bayrağını hayatı boyunca taşıdı. Anadolu Rock türünün kurucularından biri olan sanatçı, aynı zamanda dünyaca bilinen bir gezgindi. Barış Manço bu çok yönlü ve insani kişilik yapısı sayesinde sanat hayatı boyunca üç yüzün üzerinde farklı ödül aldı.

Barış Manço Evi, 1 Şubat 1999 tarihinin ilk saatlerinde ünlü sanatçının hayata gözlerini yumduğu yerdir aynı zamanda. Son albümü piyasaya çıkmadan vefat eden Barış Manço’nun vasiyetlerinden bir tanesi, yaşadığı evin müzeye çevrilmesiydi. Bu vasiyetin geçekleşmesi için uğraşan ailesi Kadıköy Belediyesi ve Belediye Başkanı Selami Öztürk’ün çabalarıyla, 81300 Moda adresindeki köşk 9 Haziran 2010 tarihinde müze olarak halka açtı. Barış Manço Evi 19. yüzyıldan kalma bir köşktür. Köşk yapıldığı döneme göre dikkat çekici bir tarz sergiler. Evin bulunduğu semt olan Moda o dönem, Sultan Abdülmecit tarafından Vitol Ailesi’ne hediye ettiği için bölgedeki bir çok yapı gibi alışılandan daha farklı bir görünümdedir. Günümüze geldiğimizde ise bu dönemlerden geriye kalan azınlık az sayıdaki eserden biridir ne yazık ki.

Barış Manço Evi ‘ne girdiğiniz anda ilk karşılaştığınız bir Venüs heykeli oluyor. Köşkün giriş katında salon, yemek odası ve kıyafet odası bulunuyor.  Salonda Barış Manço’nun Avusturya’dan aldığı piyanosu ve dolaştığı ülkelerden aldığı en sevdiği eşyalar bulunuyor. Kıyafet odası ise köşkün en dikkat çekici odalarından bir tanesidir. Burada dünyaca ünlü Devlet Sanatçısının kostümleri sergileniyor. Saçlarından kestiği bir tutam da bu odada yer alıyor.

Barış Manço Evin birinci katında yatak odası ve misafir odası bulunmaktadır. Bu odaların duvarlarında sanatçının kıyafetleri sergileniyor bugün. Yine bu odalarda eşiyle beraber aldığı antikalar bulunmaktadır. Manço’nun yüzükleri ve kemerleri kendilerine ait olan yatak odasında ayrı bir vitrinin içinde bulunuyor. Köşkün ikinci katı ev kullanılırken tamamen çocuklara ayrılmış. Banyonun yanındaki odada sanatçının yaptığı tabloları, grafikleri ve mezuniyet belgesini görebilirsiniz. Diğer odanın ise şimdiki adı  Adam Olacak Çocuk odası olarak biliniyor. Burada bulunan ekranda o dönemin çocuklarının hala dilinden düşüremediği program; Adam Olacak Çocuk yayımlanıyor.

Barış Manço Evi’nin girişinin altında bir kat daha var. Şövalye Odası ve Yönetim odası bu en aşağıda bulunan alanda konumlanmış Araştırma yapmak isteyenler için bu katta sanatçının hayatını anlatan bir arşiv bulunmaktadır. Bu odalar haricinde köşkte Kışlık Bahçe ve Yazlık Bahçe bulunuyor. Yazlık bahçe aynı zamanda ziyaret sırasında soluklanabileceğiniz plak şeklinde masaları ve nota şeklinde sandalyeleri olan bir kafe.

dergi_form_nisan

dfoit_subat
1757 senesinde, İsveç Devleti Beyoğlu’nun ortasında yer alan bu binayı satın almıştır. Yapı, İsveç Devleti’nin yurtdışında sahibi olduğu en eski binadır. 250 seneden fazla bir zamandır İsveç – Türk bağı bu yer sayesinde daha da pekişmiştir. O yıllardaki ilk binalar bugün ayakta değil,; binalar ya yıkılmış ya da yangınlarda harabeye dönmüştür. Başlangıçta arsa üzerinde mevcut olan bina, büyük bir ihtimalle 1700’lerin ilk başlarında inşa edilmiş, bu bina da 1818 senesinde çıkan bir yangında yanmıştır. Bugün İsveç Başkonsolosluğu’nun bulunduğu mevcut bina 1870 senesinde Avusturya’lı mimar Domenico Pulgher tarafından çizilmiştir. Bahçede ayrıca İsveç Araştırma Enstitüsü’nün bulunduğu Drogmanhuset (1870) ve halen Fin Protestan cemiyeti tarafından kullanılmakta olan bir kilise de(1878) bulunmaktadır. Başkonsolosluk, İstiklal Caddesi’nin ortasında bulunmaktadır; bu cadde şehrin en popüler ve en canlı alışveriş alanında yer almaktadır. İsveç Sarayı’nın etrafını büyük bir bahçe sarmaktadır ve Boğaz’ın Marmara Denizi ile buluştuğu Haliç’i gören şahane bir manzarası vardır.

 

Uzun süreli dostluk

İsveç’in Türkiye ile olan diplomatik ilişkileri 1600 senelerine kadar dayanmaktadır. O yıllardaki diplomatik ilişkiler geçici misyonerler vasıtasıyla gerçekleşmekteydi. XII Karl’ın Türkiye’de bulunduğu 1709-14 seneleri arasında Konstantinopel’de padişah sarayının yakınında bir İsveç sefarethanesi  kurulmuştur.İsveç, 1737 senesinden itibaren Türkiye’de devamlı bir sefarethane bulundurmuştur; İlk senelerde şu an Başkonsolosluğun bulunduğu arsadaki binayı kiralanmıştır.

 

Avusturya Trieste’den bir mimar

Önceleri bulunan binalar artık mevcut değildir,binalar ya yakılmış ya da 1818 senesinde meydana gelen bir yangında yok olmuştur.. Yeni bir elçilik binası için para bulunması kararı 1869 senesine kadar sürmüştür.Yeni elçilik binası, şimdiki Başkonsolosluk binası Avusturya’lı mimar Domenico Pulgher tarafından çizilmiş ve 1870 yılında tamamlanmıştır. Mimar Pulgher, üzeri sıvalı üç kat yüksekliğinde ve bodrumu olan tuğladan bir bina çizmiştir. Tarzı; İtalyan son Rönesans zamanlarını yansıtmaktaydı. Pulgher, o zamanlar Avusturya’ya ait olan Trieste’de doğmuş ve eğitimini Venedik’te görmüştü.

 

Görkemli temsilcilik dairesi

Konsolos ve ailesinin yaşadığı temsilcilik dairesi, binada bir kat yukarıdadır. Odalar, sekizgen bir holün etrafında toplanmıştır. Bütün odalar deprem güçlendirilmesinden sonra yenilenmiştir. SFV, ortaya koymuş olduğu yeni bir bakım programı ile bütün temsilcilik dairesinde eski renklere dönmeyi tercih etmiştir. Temsilcilik dairesinin bir kısmı mobilyalar ya yeniden kılıflandırılmış, boyanmış ya da yenilenmiş ve bütün perdeler yeni dikilmiştir. Amaçlanan hedef, binanın geri kalan kısımlarıyla uyumu yakalamak ve aynı zamanda  modern faaliyetlere uygun bir daire ortaya çıkarmaktır. Karanlık bir ofisi olan bu yıpranmış saray, bugün aydınlık ve modern bir ofise ve eskisinden çok daha güzel, amacına uygun temsilcilik bölümüne sahip olmuştur.

 

Büyük salon 

Rokoko tarzından esinlenmiş tavanı ve şaheser dekorlu Türk parke zemini ile büyük salon, bir balo salonunu andırmaktadır. 1870 senesinin sonbaharında saray, büyük bir balo ile açılmıştır. Zemin, odanın bütününü hissedebilmekte çok önemli bir rol oynamaktadır. Zemin, çeşitli tropik ahşaplardan oluşmaktadır ve birçok defa yenilenmesine rağmen halen harika bir görünümü vardır. Tavan, son olarak 2009-10 senesinde yapılmış olan büyük tadilat sırasında yenilenmiş ve büyük bir itina ile yapılan bu yenilenme sırasında orjinal yaldızlı süslemeler muhafaza edilmiştir. Aynı zamanda renkler de elden  geçirilmiş ve daha evvel duvarlarda boyanmış olan bölümler değiştirilerek azaltılmıştır ki bu da çok daha sakin bir izlenim yaratılmasını sağlamıştır.

 

dfoit_subat

dfot

 

1913-2013

Megeve’ın efsanevi şöhreti

 

Megeve’dan ne zaman bahsedilse hemen arkasından akla tek bir isim geliyor.  Dağdaki tepelerin ardındaki otel “Mont Blanc”. Köyün kalbinde konumlanmış, kayak liftlerine yakın bu efsanevi otel Jocelyn ve Jean-Louis Sibuet’in enerjisiyle tekrar kuruldu. Otelin şöhreti 50’li yıllardan başlayarak kısa zamanda hızla büyüdü. Megeve o zamanlarda yazarların, şarkıcıların ve müzisyenlerin ünlerini artırmak için muhakkak uğradıkları bir bölgeydi.  Ayrıca Roger Vadim burada  “Les Laisons Dangereuses” filminin bir çok sahnesini Gerard Philippe, Jeanne Moreau ve Annette Stroyberg ile birlikte çekmişti. Başka birçok Fransız yönetmen de kış sahnelerini çekmek için Mont Blanc’ı seçiyordu. Lobide, koridorlarda, resimlerde Jean Cocteu’nun varlığı atmosfere yansıyor gibi.

Yatak odalarında ve diğer katlarda, İngiliz, Avusturya ve Savoy stillerinin uyumlu birliktelikleri açıkça görülüyor. Açık renk ahşaplar, ekose kumaşlar, sallanan sandalyeler, geyik boynuzları, standart lambalar ve koltuk şalları.

Bütün bu detay olmaktan uzak parçaların tamamı görenleri adeta hipnotize ediyormuş. Bir yanda antika bir İngiliz mobilyası size Shakespeare dilinde fısıldarken, diğer  yanda bir Savoy portmanto zarifçe Alpler’de dağların ortasında olduğunuzu hatırlatıyor. Tabi ki balkonlarda muhteşem dağ ve köy manzarası gelenleri karşılıyor. George Boisson  anısına “Le George” isimli, çay çeşitliliğiyle ve ev yapımı sıcak çikolatasıyla ünlü çay odası, akşam altıda bir bara dönüşüyor.  “The Champagne” isimli bar da popüler şampanya markalarını sunuyor. Ağız sulandıran havyar ve kaz ciğeri kombinasyonu da şampanya ile birlikte sunuluyor.

Bahçe kısmında bir kapalı havuz, güneşe açık bir jakuzi var. Ayrıca sauna, spor salonu, dört adet duvarları granit ve karlarla kaplanmış spa kabiniyle de sizleri görülmemiş saf, karlı ve buzlu bir gezegene konuk ediyorlar. Geneve-Coitrn havaalanına bir saat mesafede olan Megeve sizleri romantik ve masalsı bir ortama kış cennetine davet ediyor.