ambiyans

dfot

 

Lüks ve Bohem

Bir Deneyim

 

 

“Lüks nedir? Lüks, benim için, gerçekten İSTEDİĞİM şeyi yapabilmektir.”

Thomas Hayne

 

Neredeyse 10 yıllık bir süre boyunca Mykonos’taki dünyaca ünlü Paradise Club’ı işlettikten sonra, İki Alman Thomas Hayne ve Mario Mario Mertel Design Hotels ekibi ile birleşerek San Giorgio’yu yaratmış. Bu başarılı birlikteliğin de etkisiyle, ortaya vazgeçilmez bir tatil destinasyonu çıkmış. 60’ların bohem yaşamı, jet-set ve çingene yaklaşımını karıştıran “gypset”  stili bir ambiyans oluşturmuşlar. San Giorgio’da her şey konfor ve keyif alabilmek üzerine  planlanmış.

Boş vakitler oldukça fazla ve misafirler de bu vakitlerde mümkün oldukça enerji sarfetmemeye ve daha çok pozitif enerji üretmeye teşvik ediliyor. San Giorgio’ya gitmek en cool arkadaşınızın yazlık evini ziyaret etmeye benziyor. Zarafet, estetik, lezzet dolu bir görsel şölen ve adanın en çok konuşulan ziyafetlerini düzenleyen bir arkadaş.

34 odalı yapı komşu Paradise Club ile birleşti ve mal sahipleri Thomas Hayne ve Mario Hertel, Markos Daktilidis yani Paradise plajının sahibiyle birlikte San Giorgio’yu kurdular. Mykonos sadece gece hayatıyla değil, Avrupa’da ilk beşte yer alan plajları, resim gibi beyaz evleri, berrak mavi suları ve çekici ara sokaklarıyla tipik bir Yunan cenneti. Alman doğumlu ikili dümenin başına 2004’te geçmiş.

Her şeyi geride bırakıp burada 6 haftalık bir tatil yaptıktan sonra, Mykonos’a taşınmışlar. Konuklarının ihtiyaçlarını çok iyi anlayan San Giorgio, birkaç yıl içinde dünyaca ünlü Dj’lerin yaz sezonu boyunca  muhakkak uğradığı bir durak haline gelmiş.

San Giorgio deniz manzarasına uyanmak, sevgiyle yapılmış yemekleri tatmak ve kalabalıkla yıldızların altında dans etmek gibi kolay ulaşılacak zevkleri arayanlar için tasarlanmış. Otelin sahipleri projenin her detayıyla bizzat ilgilenmişler.

Her zaman bir otel sahibi olmayı isteyen Alman ikili, odaların her birine ayrı karakter vermeyi, her kış yeni düzenlemeler yaparak yazın sürprizlerle geri dönmeyi bir tutku haline getirmişler. Otel konum ve bina olarak, ilk karşılaştıkları andan itibaren onları bu işe başlamaya ikna etmeye yetmiş.

Şu anda Design Hotels CEO’su olan Claus Sandlinger’in en iyi arkadaşları olmasının da şöhretlerinde etkisi büyük. 25 yıldır arkadaş oldukları bu ekiple, bu hem eğlenceli, hem de cool projeyi birlikte yürütmeleri tabi ki beraberinde başarıyı getirmiş. Bundan iyi ne olabilir ki?

 

dfot

 

Belmond La Residencia

 

İSPANYA’DA YEŞİLE DOYARAK TATİL YAPMAYI HAYAL EDENLER İÇİN

Mallorca’nın huzur dolu kuzey-batı kıyısında, yeşil dağlarının koruduğu, Belmond La Residencia İspanya’nın en iyi lüks butik otellerinden biri.Deià kasabasının yakınında, zeytin ve narenciye bahçeleri arasında yemyeşil bahçeleri içinde ödüllü spası ve ikiz köşkü ile adeta bir cennetteyiz. Otelin eşsiz ambiyansında, sanat dersi almak, bölgenin kültürel zenginliklerini bir Vespa üzerinde gezmek ya da sadece bir piknik seti ile Mallorca festivalinin manzarasının tadını çıkarmak bu arada yapabileceğiniz aktivitelerden sadece birkaçı.

Tekne Gezisi(Turu);
Belmond La Residencia misafirler için özel bir ücretsiz iki saatlik tekne yolculuğu düzenliyor, bölgenin doğal güzelliklerinin keyfine varacağınız bu turun tadı damağınızda kalacak ve daha fazlasını isteyeceksiniz diye düşünüyoruz. Mallorcan‘ın kıyı şeridi boyunca uzanan engebeli tenha koyları’nda huzur bulacaksınız.

Yuzme Havuzlari;
Otelin iki açık havuzlardan birinde yüzerken DEIA’nın coğrafi güzelliğini ve Mallorca güneşini içinize çekin. Tramuntana Dağları ile çevreli bu ortamın tadını Safereix’in hafif yemekleri veya bir kokteyl ile çıkarın ya da ısıtmalı kapalı yüzme havuzu, sauna ve spa ile bitişik jakuziyi keşfedin. Eğer kendinize özel bir havuz deneyimi isterseniz, Belmond La Residencia da size özel tam boy veya dalma havuzlu süitleri tercih edebilirsiniz.

Sanat galerisi ve heykel bahcesi;
Otelin ünlü Sa Tafona ve Albéniz sanat galerileri yıl boyunca çeşitli sergilere ve gösterilere ev sahipliği yapıyor. Yeri gelmişken hemen ekleyelim Belmond La Residencia İspanya’nın en büyük daimi heykel bahçelerinden birine ev sahipliği yapıyor zaten. Bu bahçe her geçen yıl uluslararası heykeltıraşlar tarafından parçalar ve onların öğrencilerinden gelen eserlerle genişlemekte. Şık Bronz eserlerin yanında çocukların oynayabilecekleri eğlenceli eserlerin de sergilendiği alan sanatsal bir keşif yolculuğu sunuyor otelin misafirlerine.

Tenis;
Otelin Tramuntana dağlarıyla çevrili ve Akdeniz’e bakan muhteşem iki süper tenis kortu bulunuyor. Ayrıca otelin tenis kısmından sorumlu profesyöneli Shyane Tabb verdiği derslerle oyununuzu geliştirmenize yardımcı oluyor. TAC sertifikalı olan Tabb’ın tenis dersleri, raketinizi epey geliştirecektir, bunun teminatı verelim.

Tatilin sonunda Residencia’dan ayrılırken kendinizi yeniden doğmuş gibi hissedeceğinizden bizler eminiz. Siz ne dersiniz; tarihe, doğaya, kültüre, spora doyacağınız bir tatilden daha iyi bir fırsat olabilir mi yenilenmek için?

 

dfot