afrika

Astroloji | Burçlara Göre Yaz Planları

Astroloji / Burçlara Göre Yaz Planları Yaz geldi!  Tüm sıcaklığıyla hissetmesek de hepimiz tatil için yanıp tutuşuyoruz! Peki tatil seçimlerimizi yaparken bizi etkileyen ne? Hiç düşündünüz mü? Neden bazı arkadaşlarınızla tatil ve keyif anlayışınız daha ...

dfot

 

Murat Ilgın, birbirinden çok farklı resim serileriyle çıktı hep karşımıza. Son dönem “ Savana Serengeti ” resimlerine bakarken sessizliği ve huzuru hissettim. Antilop, zebra ve zurafalı dingin kompozisyonlarında  insanın doğaya kaçış özlemini, günah çıkartırcasına  sadeliğe geri dönme çabasını gördüm.

 

Resim serileriniz üzerinden sanatınızın değişim ve gelişimini anlatır mısınız?

 

1997 senesinden bu yana farklı resim serileri ürettim:

1997-1999 Hurda Wolksvagen serisi: Terk edilmişlik ve tek başına ayakta durma çabasının ifadesi oldular.

2000 Karakalem asker portreleri serisi: Askerliğim boyunca çizdiğim karakalem er portreleri.

2003 Olympos serisi: Antalya Olympos’ta kampçı kareleri.

2004-2005 Mazgal serisi: Sokak ve kaldırımlardaki mazgalların travmal unsurlarla ifadesi.

2005-2006 Kedi köpek serisi: Sokak hayvanları.
2006-2008 Midye serisi: Midye kompozisyonları,  midyecilerin günlük yaşantıları.

2008-2010 Tepeden insanca oyalanmalar serisi: Yukarıdan bakılarak resmedilmiş portreler. İnsan psikolojisi çözümlemeleri.

2011-2012 Etlimoloji serisi:  Derisi yüzülmüş büyükbaş ve küçükbaş çiflik hayvanlarının etlerinden oluşturulmuş kompozisyonlar. Kasap rolüne bürünmüş otoportrem. Sosyolojik,  felsefi ve psikolojik eleştiri biçimleriyle bakılması gereken özel bir seri.

2013-2014 Masal serisi: Grim Kardeşler masal portreleriyle ifade biçimleri.

2014 Savana Serengeti serisi: Afrika doğal yaşamından hayvanlar. Mantarlar ve ağaç kompozisyonları.

 

Beş kişisel sergi açtım. Altmışın üzerinde karma sergi,  çeşitli sempozyum ve yarışma sergilerine katıldım. Tekel 2003 Mansiyon ödülüm var.

Resim sanatında ışık, renk, kompozisyon ve dokunun ne denli önemli unsurlar olduğunu anladım ve uyguladım. Resmin belli bir psikoloji ve felsefe temeline oturtularak insanın içindeki aydınlık ve karanlığı yansıtması gerektiğini düşünüyorum. Sanatın farklı disiplinlerin bileşgesi olduğuna dair inancım sonsuz.

 

Sanat ve sanatçı tanımınız nedir?

 

Sanat alıcının -yani izleyicinin- hayatını değiştiren bir olgudur. İzlendiğinde bilinç altına girer ve geçmişteki tecrübeleri sorgulatır. Sanat ömrünü duyarlı geçiren ve bunu gerek plastik sanatlar, gerek görsel sanatlar, gerekse müzikle yansıtan kişilerin işidir. Sanat eseri sanatçının aynasıdır.

 

Sanatçıyla diğer insanlar arasında ki fark nedir?

 

Sanatçı dünyada ki işittiği gördüğü özetle bütün şahit olduğu şeyleri kendine dert edinir. Buna bir tür takıntı diyebiliriz. Obsesif hale gelmedikçe bence bir mahsuru yok. Diğer insanlar bakar duyar anlatır ve unutur, yahut iteler. Sanatçı sadece bakmaz. Görmek için bakar. Başka birşeyler farkeder. Sanatkar  duygu ve düşünce süzgecinden geçirip yansıtır ve diğerlerine sunar. İşte fark budur. Bazen sanatkar tanımlanamayan tuhaf diye nitelendirilir. buda normaldir. Çünkü toplumun bir tık üzerindedir, ama bu sakın yanlış anlaşılmasın öyle olmalı ki alış veriş olsun. Bu alışveriş sadece maddi anlamda değildir. Bir arada yaşamak güzel.

 

 

Mutluluk ve sanat arasındaki ilişki nedir sizce?

 

Önce mutluluğun dozundan bahsetmek doğru olur sanırım. Büyük mutluluklar tatminsizlik,  küçük mutluluklar yaşama enerjisi verir bence. “Mutlu olacağım” diyerek mutlu olunmaz. Ya mutlusundur ya da değilsindir. Bunun için bazen sebep aramaya bile gerek yok. Hani hiçbir sebep yokken “iyi hissediyorum” deriz ya işte öylesi daha güzel. Sanatla arasındaki ilişkiye gelince, o da göreceli. Ben mutluyken de mutsuzken de, güne karşı nötr iken de resim yaparım. Resim yapmayı düşünürüm. Hayat tarzım bu.

 

Sizi tetikleyen unsurlar,  ilham kaynaklarınız nelerdir?

 

Saymakla bitmez ki. Hayvanlar, kedilerimiz Ran ve Bal, bazen hayalimde metamorfoza uğramış bir insanımsı yaratık, ölümler, ayrılıklar, doğumlar, gezdiğim bir sergi, müze,  sinema, kitap, seks, seyahat, kahkaha, muhabbet, kocaman bir ağaç, hayvanlar, yalnız yürüyüşler, sevgili eşim Zeynep, uzun uzun denize dalmak, politikaya duyduğum nefret,  mutlu insanlar, şahit olduğum kavgalar, inşaat  temelleri ve özellikle çocukluk anılarım. Çoğu Kocaeli Bayramoğlu’ndakiler. Rüyalarım da cabası.

 

İnşaat temelleri mi?

Evet. Dibine baktıkça toprağın derinliklerine iniyorum.

 

Hayran olduğunuz sanatçılar kimlerdir?

 

Hakan Gürsoytrak, Zeliha Akçaoğlu, Adil Salih, Hakan Bilal Karakaya, Gökçe Yağmur,  Yusuf Alper Çakır, Ansen Atilla, Antonio Cosentino, Zekai Ormancı, Güngör Taner, Berkay Buğdancı, İrfan Okan, Balkan Naci İslimyeli, Fikret Mualla, Eşref yıldırım, Mehmet Aksoy,  İlhan Koman.

Rembrant, Odd nerdrum, Picasso, Modigliani, Leonardo Da Vinci, Soutin, Goya, Gaugin,  Van Gogh, Giocometti, Michelangelo, Rodin.

 

 

 

 

 

 

Sanatın insan yaşamında ki yeri nedir,  ne olmalıdır sizce?

 

Bu soruya Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün sözleriyle cevap vermek istiyorum: “Bir millet sanattan ve sanatkardan mahrumsa tam bir hayata malik olamaz. Böyle bir millet bir ayağı topal, bir kolu çolak, sakat ve alii bir kimse gibidir. Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuştur. Sanat güzelliğin ifadesidir. Bu ifade söz ile olursa şiir, name ile olursa musiki, nakş ile olursa ressamlık, oyma ile olursa heykeltraşlık, bina ile olursa mimarlık olur. Sanatkar, toplumda uzun mücadele ve gayretlerden sonra alnında ışığı ilk hisseden insandır. Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz, hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz, fakat sanatkar olamazsınız.”

 

Sanat insan ruhunu şekillendirmek için var olan bir olgudur. Sanat içinden geçtiğimiz ince bir sokaktır. Sanat sürdüğümüz ömürdür. Okullarda sanat ve sanat tarihi derslerine ağırlık verilmesi ve sevdirilmesinin önemini vurgulamak isterim. Son olarak da büyüklerimizden müzeciliğin üzerinde ciddiyetle durmalarını arz ederim.

dfot

 

Etro’nun hikayesi, puslu ve dağınık renklerle aydınlanmış uzak bir adadan başlar. Beyaz rengin kırılması, bibirinden zengin tonları kabartma motifler ve desenlerle Etro ürünlerinde buluşturuyor.

Narin Paisley nakışları, renk tonlarıyla ahenkle dans ediyor.Griler görkemli ve buzlu tonlarda. Aralara katılan bej, bize sıcaklık hissi katıyor. Etro’da yaz enerjik motifleri ile geliyor.

Egzotik akşamlar yeni ve şık bir görünüm kazanıyor. Afrika, Hindistan ve Paris izleri birleşiyor. Pastel tonlar, net figürlerle birleşip zengin bir uyum yakalanıyor.

 

dfot

BABALAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN!

İyi bir babanız varsa, başka bir süper kahramana ihtiyacınız yok.

Dünyaya gelirken iyi bir aile ortamına doğmak, koşulsuz bir anne baba sevgisi, hesapsız/kitapsız bir aidiyet duygusu, yaşamımızdaki en büyük şansımız ya da şanssızlığımız olur. Hayatımızın daha en başından Ailemiz bir ömür değiştiremeyeceğimiz belki de tek gerçeğimiz olarak kucağımıza düşer doğar doğmaz ya da biz onların kucağına düşeriz. Öyle ya nasıl bir eş, nasıl bir dost, nasıl bir anne baba, hatta nasıl bir kardeş olacağımıza biz karar verebiliriz. Oysa ki anne baba ilişkilerimiz, bebeklikten itibaren ebebeynlerimizin kişiliklerinin birer aynasıdır. Korkuları, hayal kırıklıkları  mutlulukları, hayalleri  ve umutları doğrultusunda şekillendirdikleri bir hamurdur çocukluğumuz ve bir yetişkin olduğumuzda onlarla olan iletişimimiz.

Anneliği uzun uzun konuştuk geçen sayımızda, dünyanın en zor en keyifli sınavı diye. Peki ya babalık? Babalık üzerine birçok teori var, öğrenilen bir şey olduğu söyleniyor örneğin. Çocuk doğuran her kadın anne olur da ,çocuğu olan erkekler, baba rolünü üstlendikleri oranda baba olurlar denir mesela. İlkinin bile tartışmaya açık bir kavram olduğu dipnotuyla ikincisi konusunda hemfikiriz biz aslında. Siz ne dersiniz?

İyi baba olmak bilinçli bir seçim ve yalnızca güçlü kişiliklerin, alabildikleri zorlu bir karar bizce de. Babası tarafından çok sevilmek, olduğu gibi kabul edilmek, saygı ve destek görmek bir insana verilmiş en büyük lütuf. Neden mi? çünkü çocukluğunda süper kahramanı babası olan bir kişiyi, hayat ne kadar çok sınavdan geçirirse geçirsin, onun kendine ve iyiliğe olan inancını elinden alamaz da ondan. Süper kahramanlık dedik ama gerçek süper kahramanların bile işleri iyi bir babanınki kadar karmaşık ve zorlu değildir belki de. Düşünsenize bir yandan hayatın yükünü, endişelerini, git- gellerini göğüsleyip, ailenin huzurunu korumak adına birçoğunu onlara yansıtmadan atlatacaksınız. Diğer yandan işinizi gücünüzü kovalayacaksınız ama ailenizi de ihmal etmeyeceksiniz. Harekete geçiren, motive eden, zorluklar da  umut veren olacaksınız ama ayaklarınızda her zaman yere basacak. Çünkü ailenizin aldığı veya alamadığı tüm sonuçlarının sorumluluğunu omuzunuzda hissedeceksiniz.

İyi günler en kolayı mezuniyetler, düğünler, doğumlar vs, onlarda maddi manevi ayakta kalmak yorsa da bozmaz. Esas kötü günlerde, hastalıkta, büyük hatalarda en yalnız anlarında, belki içinizden “ben söylememiş miydim sana” diye haykırmak ya da üzüntüden kapanıp günlerce bağıra bağıra ağlamak gelirken dik durmak zor olanı. Elinden tutup, ya da çocuğunuzun sırtını sıvazlayıp “bugünler de geçecek, ben hep yanındayım” diyerek içinize atacaksınız kızgınlığınızı, kırgınlığınızı, belki de isyanınızı. Buna can mı dayanır? O can, iyi bir babanın canıysa dayanır. Çünkü biliyorsunuz ki siz yıkıldığınızda çocuğunuzun arkasını dayadığı dağ çöker, tutunduğu dal gider. İstifası da yok bu işin, emekliliği de, taili de pazarı da üstelik. Bir tür gönüllü askerlik, göğsünü hep sipher eden siz olacaksınız. Gerçekten dünyanın en ağır yaşam şartları.

Buna hangi başka süper kahraman dayanır siz söyleyin? Bizce Süpermen bu durumda ömür boyu gazeteci Clark Kent kalmayı tercih eder, örümcek adam, Bodrum’a yerleşip kendisine kaleye karşı bir dev ağ örerdi çoktan. Oysa bizim kahramanlarımız hep oradalar, onlar için bizim mağdur ya da mağrur, zengin ya da fakir, hasta ya da doktor olmamızın bir önemi yok. Onlar bizi sevip kollarlar bir ömür boyu, sadece biz olduğumuz ve onların sevgisine ve şevkatli kucaklarına bir ömür boyu ihtiyaç duyan sevgili yavruları olduğumuz için. Bazen dillerinin ucuna gelir keskin eleştiriler, susarlar. Akıl verirler bazen ama yargılamazlar; mutsuzluklarımızda bizden çok yıkılırlar ama belli etmezler. Çünkü onlar hayatımızın ete kemiğe bürünmüş süper kahramanları. Bir işaret yeter hep ordalar.  Biz söylemeyiz içimize atarız onlar bilirler, çünkü onların zihin okuma güçleri, duvarların içerisini gören gözleri, sessiz çığlıkları duyabilen kulakları, heniz olmamış olana hazırlanmak için gerekli olağanüstü hisleri var.

Alın size yeni bir teori o halde, baba olunmaz baba doğulur. Hayatınızdaki en sevgi dolu ve en güçlü kişilik, yaşınız ne olursa olsun hala babanızsa ve hayatta hala ve en çok ona güveniyorsanız sizin bir süper kahramana ihtiyacınız zaten yok. Doya doya ağlayabileceği bir baba omuzu dururken kim kırmızı bir pelerini ve duvarlara yapışan ağları tercih eder ki zaten?

Süper kahramanlar, pardon babalar, gününüz kutlu olsun!

SOMA’DA BABALAR GÜNÜ,
GERÇEK KAHRAMANLARA SAYGIYLA…

İçimiz acıdı, tek tek hikayelerini duyduğumuzda oradaki yavrular için. Kolay değil, bundan böyle babalar günü soğuk ve acı dolu mezar taşları demek, yarım kalmış anılar demek, bir yanı hep eksik yaşanacak buruk bir gelecek demek. Oysaki biz bu yazının devamını hazırladığımız sıralarda o babalar henüz hayattaydı. Değiştiremeyeceğimiz ve aslında bugüne kadar da hep bilip de bilmezden geldiğimiz acı gerçeklerin dayanılmaz çaresizliği ve utancıyla baş başayız o malum günden beri. Ne unuttur ki bir çocuğa babasızlığın çaresizliğini ve yalnızlığını? Adalet mi? Eğitimle ilgili göreceği destek mi? Ailesinin yalnız ve çaresiz kalmamış olduğunun hissettirilmesi mi? Belki hepsi, belki de hiçbiri. Bu sorunun tam bir cevabı yok.

Tek bir doğru var, onların süper kahramanları aslında hepimizinkilerden daha büyük bir kahramanlık hikayesi bıraktılar arkalarında. Her gün ölümle yüzyüze gelebilmek, evlatlarına sırf bir gelecek sunabilmek için kendinden vazgeçebilme erdeminde olmak, işte gerçek kahramanlık bu. Bu aynı zamanda, insanın kendinden çok şey bir şeyi, belki de tek şeyi sevebileceğinin en iyi kanıtı.

Gurura, fedakarlığa, emeğe adanmış hayatlardan daha büyük bir miras var mıdır insanın çocuğuna bırakacağı. Öyle kuru bir laftan ibaret değil Somalı çocuklar için “sana kurban olurum” sözü, onların babaları onlar için kendilerinden vazgeçtiler dile kolay. Keşke mecbur olmasalardı, bu bir kader olmasaydı o ayrı. Ama gerçek bu, onlar hergün o madene o şartlarda inerken akıllarına getirmek istemedikleri gerçeklerin çok da bilincindelerdi aslında . Kırgınlardı, öfkelilerdi belki de umutsuzlardı ama vazgeçmediler, vazgeçemediler. Evde umut dolu gözlerle onları bekleyen geleceklerini getirdiler akıllarına ve dişlerini sıktılar. Keşke sıkmak zorunda olmasalardı o ayrı…

Somalı kahramanlar sizin de babalar gününüz kutlu olsun! Evlatlarınız bu sevginin ve fedakarlığın hakkını verecektir rahat uyuyun. Çünkü onlar sizin çocuklarınız ve onları ne çok sevdiğinizi en iyi onlar biliyor. Bu yüzden başları hep dik gönülleri hep aydınlık olacak ve sizi hep gururlandıracaklar.

 

Babanıza Siemens ile ‘kahve keyfi’ni hediye edin

En güzel Babalar Günü hediye alternatiflerinden biri bu yıl da Siemens Ev Aletleri’nden geliyor. Siemens TE706209RW tam otomatik espresso ve kahve makinesi, babalarını bir gün değil her gün mutlu edecek hediyeyi arayanlara ideal bir çözüm sunuyor. Yenilikçi özellikleri ile dikkat çeken makine hızı, kullanım kolaylığı sunan özellikleri, hazırlanan kahveye lezzet katan fonksiyonları ile hiçbir babanın reddedemeyeceği bir hediye.

Starbucks’ta Yazın “Origin Espresso’su’’ Kenya’dan geliyor

Starbucks yazı, yeni tek kökenli kahvesi Kenya ile karşılıyor. Tadında belirgin turunçgil ve çalı meyveleri lezzetleri bulunduran Kenya, farklı tatlar arayan kahve tutkunlarını bekliyor. Dünyanın en kaliteli kahve çekirdeklerinden hazırladığı içecekleriyle misafirlerini ağırlayan Starbucks, yepyeni bir tatla kahve tutkunlarının karşısına çıkıyor.

Seyidoğlu’ndan sağlık ve gençlik dolu kavanoz

Seyidoğlu, tatlı ve baklava çeşitlerinin yanı sıra yöresel lezzetler grubunda da farklı seçenekler sunuyor. Bunlardan biri de Ballı Çerez ve Ballı Ezme. Süzme çiçek balına çeşitli çerezler eklenerek hazırlanan, bu ürünler tüm gün ihtiyacınız olan enerjiyi veriyor. Sağlık kaynağı bal ve fındık, fıstık, ceviz gibi çerezleri buluşturan bu karışım, hücre üretimi ve yenilenmesinde etkili olarak, gençlik veriyor. Hücre metabolizmasını düzenleyerek organ ve sistemlerin daha fonksiyonel çalışmasını sağlıyor.

BABALAR DA DEKORASYON SEVER

Dekorasyon severlerin ilgiyle takip ettiği Tepe Home’un yepyeni ürün gamında bu kez  Babalar’ın yüzü gülecek. Maskülen detaylar, siyahlar, metaller, saatler, mumlar ve  daha yüzlerce çeşit aksesuar ürünlerinin yanı sıra  mobilyalarda; tekli berjer koltuklar, geniş ayak uzatmalı L koltuklar, en sevdiği spor programlarını ve filmleri  izleyebileceği TV üniteleri ve yazın vazgeçilmezi  bahçe mobilyaları da  bulunuyor.

Tefal ile mutfakta babalar için yer açın

Barbekü keyfini evde yaşamak isteyenler için tasarlanan Tefal Optigrill, eti istenilen seviyede pişirme özelliği ile babaları da mutfakta usta bir şefe dönüştürüyor. Göstergenin değişen rengi ve sesli uyarı sistemi ile etin pişme kıvamının kolay anlaşılmasını sağlayan Optigrill, bu özelliği ile rakiplerinden sıyrılıyor. Kullanım kolaylığı ve profesyonel pişirme teknikleri ile tasarlanan akıllı ürün, Babalar Günü için de çok özel bir hediye alternatifi…

En “BABA” Hediye Yastık By Rıfat Özbek’ten

Babanız için farklı ve unutulmayacak bir hediye arayışındaysanız Yastık by Rıfat Özbek’in “Hot Spots” koleksiyonunda, birbirinden özel ve benzersiz tasarımlar sizleri bekliyor. İtalya’nın göz alıcı Amalfi kıyısını anımsatan Positano, Rio’nun ünlü plajlarından esinlenen karnaval desenli Ipanema, Küba’nın başkenti Havana’nın görkemini ön plana çıkartan Havana, Doğu Afrika’nın esrarengiz define adasını temsil eden Lamu, Yunan adalarına vurgu yapılan Patmos kategorilerinden seçeceğiniz yastıklarla babanıza özel bir hediye sunabilirsiniz.

PANASONIC’İN EN YENİ DAYANIKLI WINDOWS TOUGHPAD’İ HEM DAHA HIZLI HEM DE DAHA UZUN ÖMÜRLÜ!

Panasonic, dayanıklı Windows tablet ürünlerinden Toughpad FZ-G1’in yeni versiyonunu Hollanda’da düzenlenen Enterprise Mobility Exchange ‘de duyurdu. İnce, hafif ve tamamen dayanıklı olan 10,1” boyutundaki Windows 8.1 Pro Update tablet, mobil çalışma tarzını benimseyen şirketlerin iş ihtiyaçlarına yönelik talepleri göz önünde bulundurularak tasarlanmış bulunuyor.

NESPRESSO’DAN BABALAR GÜNÜ HEDİYELERİ

TAKIM RUHU SEVEN BABALARA NESPRESSO PIXIE

Kahve keyfini şık ve renkli tasarımlarıyla zenginleştiren Nespresso’nun tek tuşla espresso bazlı kahveleri hazırlayabilen Pixie kahve makinesi, boyutu ve yalın tasarımıyla hem ergonomik hem de çok şık. Pixie, kahve yapmak için hazır olduğu zamanı veya su haznesi boşsa doldurulması gerektiğini, endüstriyel tasarımla tam olarak bütünleşen ve değişen arka ışık renkleri sayesinde haber veriyor.

RENKLİ KİŞİLİKLİ BABALARA NESPRESSO INISSIA

Nespresso, gurme kahve dünyasına benzersiz bir giriş yapmak için tasarladığı yeni makinesi Inissia ile şık tasarımlı sadeliği eğlenceli renkler ile birleştirerek kahve deneyimini benzersiz bir keyfe dönüştürüyor. Babanızın renkli kimliğine hitap edecek geniş renk seçenekleri, kolay kullanımı ve sadeliği ile ön plana çıkan Inissia, bu Babalar Günü’nde anneniz için çok özel bir sürpriz olacak. Inissia, 19 bar basınç sistemi, 25 saniyelik ön ısınma süresi, programlanabilir kahve tuşları, 9 dakika ve 30 dakika olarak ayarlanabilir otomatik kapanma özelliği ve A enerji sınıfına dahil.

SPORTİF BABALARA EN GÜZEL HEDIYELER INTERSPORT’TA

Spor tutkunlarının tek adresi İntersport, Babalar Günü’nde babanıza armağan edebileceğiniz çok özel hediye seçenekleri sunuyor. Geniş ürün yelpazesiyle her zevke uygun sportif ürünler sunan İntersport’ta, babalar için hediye seçenekleri arasında spor ayakkabılar, eşofmanlar, t-shirtler ve aksesuarlar yer alıyor. Spor giyimden spor aksesuarlarına kadar aradığınız her şeyi bulabileceğiniz İntersport, aktif ve sportif stili benimseyen babalar için en doğru seçim olmaya devam ediyor. Columbia, McKinley markalarının günün her anında giyilebilecek birbirinden şık t-shirt ve pantolonları şık ve rahat giyimi tercih eden babalar için en güzel hediye alternatifi olacak. Puma’nın Ferrari koleksiyonu ise araba tutkunu babanız için vazgeçilmez bir hediye olacak.

KAHVE TUTKUNU BABALARA BRAUN SOMMELIER 

Babalar Günü’ne az kaldı. Siz de babanıza hem sevdiği, hem keyif aldığı hem de herkesten farklı bir hediye sunmak istiyorsanız Braun Sommelier filtre kahve makinası tam da size göre!  Kahve tutkunu babalara leziz tatlar sunacak modelde, kullanım kolaylığı sağlayacak fonksiyonel özellikler de bir arada!

Elinden her iş gelen babalara en güzel hediye

Eğer sizde benim babam dünyanın en becerikli babası ya da buna aday diyorsanız, bu Babalar Günü’nde ona işini kolaylaştıracak bir hediye vermeye ne dersiniz? Çünkü kullanımı son derece kolay olan hobi aletleri markası Dremel’in marifetli el motoru, marifetli babaların hayatını kolaylaştırmanın en pratik yolu…

Babalar Günü’nde Babanıza Logitech İle Futbol  Heyecanı Yaşatın

Eğer sizde benim babam dünyanın en becerikli babası ya da buna aday diyorsanız, bu Babalar Günü’nde ona işini kolaylaştıracak bir hediye vermeye ne dersiniz? Çünkü kullanımı son derece kolay olan hobi aletleri markası Dremel’in marifetli el motoru, marifetli babaların hayatını kolaylaştırmanın en pratik yolu…

SAMSONITE PROFESYONEL BABALARIN HAYATINI KOLAYLAŞTIRIYOR!

Trend yaratan seyahat çözümleri ile dünyanın en büyük bavul markası olan Samsonite, Avrupa’nın bir numaralı yeni nesil Pro-DLX4 iş koleksiyonunu tanıtıyor. Samsonite Pro-DLX4 koleksiyonu ile babasını unutulmaz bir hediye ile sevindirmek isteyenlerin ilk adresi oluyor. Samsonite’ın yeni Pro-DLX4 koleksiyonu özgün tasarımı ve düşünceli detayları ile sık sık seyahat eden profesyonel babaların ihtiyaçlarına mükemmel bir şekilde cevap veriyor.

BARBEKÜ TUTKUNU BABALAR İÇİN WEBER STEPHEN

Yoğun iş temposundan uzak, keyifli bir hafta sonu geçirmek için barbekü yapmak en güzel deşarj yöntemi. Her mevsim hayattan keyif almayı bilen babaların, ailesi ve sevdikleriyle bir araya gelmesini sağlayan Weber Stephen, babanız için en keyifli hediyeler arasında yer alıyor. Weber Genesis E-330 barbeküleri, birbirinden lezzetli etler pişirmenin yanı sıra, aileyi de bir araya getirerek sımsıcak bir bağ kurmanıza yardımcı. Gazlı barbeküler kategorisindeki Genesis E-330 ızgara tutkunlarının her ihtiyacını karşılar nitelikte.

BABANIZLA GEÇEN HER SANİYENİZ NACAR İLE DAHA ANLAMLI

Babalar günü yaklaşırken hediye telaşı başladı. Siz de bu Babalar Günü’nde ilk kahramanınız babanıza olan sevginizi benzersiz bir saat ile taçlandırın. Nacar Man Style serisi Sapphire modeli, Babalar Günü’nde en değerliniz babanıza sunabileceğiniz en güzel hediye seçenekleri arasında. Üstelik Nacar’ın Sapphire modeline eşlik eden, saatli kol düğmesi hediyesi ise hediyenizi taçlandırıyor. Tüm babalar için özel olacak saatli kol düğmeleri, babaların şıklıklarını tamamlayacak.

‘’TUNA EV BABALAR GÜNÜ’NE ÖZEL KOLTUK TASARLADI!’’ 

Tuna Ev, keyfine düşkün babalar için özel tasarladığı Bassia tekli koltukları ile en güzel hediye seçeneğini sizler için sunuyor. Farklı renk seçenekleri ile de göz kamaştıran Bassia koltuk babanızın keyifle televizyon izleyemesini, yorgunluğunu atabilmesini sağlayacak. Aynı zamanda  estetik görünümünün yanı sıra vücuda uyumlu ergonomik yapısı sayesinde babanız için farklı bir konfor deneyimi yaşatacak.

Marshall Hammerite ile hobi sever babalara keyifli boyamalar

“Renklendir Hayatı” sloganıyla insanların hayatına renk katan Marshall, Babalar Günü’nde zevkli bir boyama faaliyetiyle babalarınızı harekete geçirmeyi öneriyor. Paslı metallere bile doğrudan uygulanabilen üstün özellikli Marshall Hammerite ile babanıza bahçe ve balkon demirleri gibi pek çok metal eşyayı kolayca yenilemenin mutluluğunu armağan edebilirsiniz.

DEĞERLİ TÜM ZAMANLARIN HATRINA

İsviçre’nin öncü saat markası Movado, zengin koleksiyonunda yer alan Movado Red Label serisi ile Babalar Günü’nde hediye alternatiflerinde şık modellerden vazgeçemeyenler için oldukça çekici. Siz de “babamla geçen her saniye değerli” diyenlerdenseniz Babalar Günü’nde onu Movado Red Label serisi ile tanıştırabilirsiniz. Konkav noktalı siyah museum kadran, 42 mm çapı, siyah hakiki timsah derisi, kristal malzeme, paslanmaz çelik kasası 3 ATM su geçirmezlik özelliği ve İsviçre otomatik hareket özellikleriyle Movado Red Label serisi tam babanıza yakışacak kalite ve sağlamlıkta.

Şehirde yaz kaçamağının adresi, yine 360Suada Club olacak…

360 Suada Club ile beşinci yılında yaza merhaba…
Adaya giderken yanınıza alacağınız üç şey ne olurdu diye sorulsa, 360Suada Club için cevap ortada; sadece sevdiklerinizi alın yanınıza… 360 Suada Club’da muhteşem bir şampanyanın ve dünya mutfaklarından lezzetlerin ötesinde yaz coşkusuna yakışır bir ambiyans da sizleri bekliyor. Günlük rutin hayatımızda zaman zaman İstanbul’un ne kadar güzel bir şehir olduğunu unutuyoruz. Oysa ki tüm dünyanın kıskandığı güzelliklere sahibiz… Yeme-içme ve eğlence hayatında benzeri olmayan bir adayı da bu güzellikler arasında sayıyoruz. Denizin ortasında, şehirden uzak havasıyla 360 Suada Club, dünyada benzeri olmayan bir deneyim sunuyor. Hem ambiyansı hem de dünya mutfağından eşsiz lezzetleriyle 360 Suada Club şehir hayatına muhteşem bir mola veriyor.

Her gün açmaktan zevk alacağı bir Babalar Günü hediyesi

Babanıza iPad Air veya Retina ekranlı iPad mini hediye edin, her kullandığında daha da çok sevsin. Online satın alın, ücretsiz olarak kapınıza kadar gelsin. Veya Apple Store’u ziyaret edin, bir Uzman en uygun iPad’i seçmenize yardımcı olsun.

 

dfot

dfot

 

2014 Yazı Bizi Bekler…

Bu yazın bizce genel temaları; dokuların ön planda olduğu bir materyal seçimi, renklerde ve desenlerdeki çeşitlilik ve doğa kavramının gerek malzeme kullanımında gerek de tasarımda öne çıkan temalar olması.

Rengarenk

2014 yazı belli başlı markaların kataloglarından da rahatlıkla gözlemleyebileceğimiz gibi tek bir kavramla açıklanmak zorunda olsa “renkli” diye özetlenebilir diye düşünüyoruz. İki ayrı palette ilerleyen bir renk çeşitliliği bu; pastel tonlar bir yanda canlı frapan tercihler diğer tarafta. Kişisel seçimleriniz ve mekanda yaratmak istediğimiz etki bizi bu iki seçim arasında, kendimize uygun olanı seçmeye itecek. Özellikle saks mavisi ve kırmızı gibi iddialı ve göz alıcı renkler, marin temalarıyla ve yazlık evlerde açık renk fon üzerine rahatlıkla kullanılabilecek renkler. Hem döşemelerin üzerinde yer alacak ev tekstilinde, hem de her türlü dekoratif aksesuarda bu yıl bu ikiliyi çok sık yan yana göreceğiz.
Pastel pembeler, yeşiller, maviler aynı şekilde bu yılın gözde renkleri. Siz de huzur veren, içinizdeki çocuğu ortaya koymanızı sağlayacak masalsı ortamlar yaratmak istiyorsanız, pastel tonlarının hafifleten, ferahlatan etkisinden faydalanabilirsiniz. Özellikle outdoor kullanımlarda, gündüz akşam rahatlatıcı bir etki yaratacağınız garanti bu tonları tercih ettiğinizde.
Bu yaz diğer yıllarda çok sık görmediğimiz başka bir renk kullanımı seçeneği de çok gündem de olacak onu da belirtmeden geçmeyelim. Sofra takımlarından, yemek masanızın etrafındaki sandalyelere, yastıklardan, yatak örtülerine kadar yaygın olan bir trend var; rengarenk kullanım. Kırmızılar, yeşiller, sarılar, maviler bir arada kullanılabiliyor bu yıl rahatlıkla. Hatta birçok markanın koleksiyonlarında da bu tür önermeler var. Şezlongdan, sandalyeye, çatal bıçaktan, mutfak eşyalarımıza kadar yansıya bu renk çeşitliliği ile evlerimizde kendi gökkuşaklarımızı yaratabileceğiz. Bu yıl yaz ortamları rengarenk olacak demek yanlış olmaz.
Bu yılın bu rengarenk temasının en güzel yansımalarından biri de sokak kapılarında görülüyor; aynı renk sıkıcı daire veya ev kapınızdan sıkıldıysanız, gün bugündür. En sevdiğiniz rengi veya evinizin dekorasyonuna en uygun olduğunuz rengi dış kapılarınıza uygulamak bu yıl çığ gibi büyüyen bir trend. Neden siz de bir parçası olmayasınız bu akımın? Apartman içindeki bütünlük hissini çok da zedelemen kendinizi ve evinizi en iyi anlattığınız rengi dış dünyaya açmak da özgürsünüz bu yıl. Üstelik bu uzun süredir devam eden ve daha uzun süre de devam edecek bir akım gibi duruyor, hiç çekinmeden siz de katılabilirsiniz.

Ev tekstilinde desen ve doku ön planda

Geometrik çizgiler ve doğa referanslı desenler bu yazın en favori görsel zenginliği bizce. Döşemeden, perdeye her türlü ev tekstilinde bu iki temayı sıklıkla göreceğe benziyoruz bu yaz. Daha romantik country veya provans bir tarzınız varsa o zaman dev kelebekler, bahar dalları, çeşitli hayvan figürleri ile bu yaz çok haşır neşir olacaksınız demektir. Evlere yaz coşkusunu ve neşesini katmanın çok da etkili bir yolu olduğunu düşündüğümüz bu desenlerin bu yıl ki popülerliği en çok hayvan ve doğa dostu yaşam biçimlerini uzun zamandır hayatına katmış kişileri memnun edecek hiç şüphe yok ki. Belki geçtiğimiz yıllarda dev bir kelebeği koltuklarınıza kondurmakta, ya da aslan başlı bir yastığı dinlenme köşeniz için satın almakta zorlanmışsınızdır çok isteseniz de yadırganır, hafif veya çocuksu bulunur diye çekimser kalmış olabilirsiniz. Eğer öyleyse gün sizin gününüz.

Geometrik desenler bu yılın ikinci öne çıkan desen teması. Çiçeklilerin bile nerdeyse bu desenlerle kombin edildiği formlar sıklıkla kullanılıyor bu yıl. Daha modern çizgileri veya İskandinav stil gibi daha sade formları tercih edenler için yazın neşesini yaşamakta uygun bir yol olabilir bu tür kullanımlar.
Kumaş dokuları bu yıl çok gündemde olacağa benziyor, halıdan perdeye tüm ev tekstilinde dokunma hissinizi tetikleyecek malzemeler ön plana çıkıyor. Farklı desen ve dokuların birlikte kullanılması, ya da bazı kumaşların bazı mevsimlere sıkışıp kalması gibi tabular bu yıl tamamen aşılmış gibi duruyor.
Aksine farklı kumaş türlerinin, farklı dokuların bir araya gelmesi ile oluşan yaratıcı kombinler, bu yazın gerçek starları olacak bizden söylemesi.

Ham ahşap, yazın favorilerinden

Gerek bahçe mobilyalarında, gerek ev içi kullanımlarda dekorasyonda bu yaz ham ahşap rüzgarı esecek. Doğal bir sadeliğin yanı sıra, ahşah dokusunun ön plana çıktığı doğal malzemeler yatak odalarımızdan, oturma gruplarına, yemek odalarından, mutfak ve banyo dolaplarına kadar birçok yerde karşımıza çıkacak. Buna zeminleri de katarsak ham ahşap görünümlü yalın dokunuşlar doğayı çağrıştıran zarif esintiler katacak hayatımıza demek yanlış olmaz. Ortama keskin çizgilerle sınırlamalar getirmeyen bu ahşap uygulamalar özellikle döşemelikte vurgu yapılması istenen tasarımlarda ve bol aksesuarla öne çıkan ve buna rağmen karmaşadan uzak durmak istenilen ortamların gözdesi olacak.

Yakın olduğu yalın formların yanı sıra neoklasik veya country koleksiyonlarda da bu yaz sıklıkla rastlaya doğal ham ahşap malzemeler yazı her türlü etkiten ve etkenden uzak doğal yaşamayı tercih edenler için uygun bir seçenek olarak düşüncesindeyiz. Üstelik çağrışımları itibariyle kendinizi özlemini çektiğimiz natürel yaşama daha yakın hissetmenizi sağlayacak. Tabii bu durumda doğal döşemelik kumaşlar uygun kombini yakalamak için diğer önemli bir faktör olarak çıkacak önümüze.

 

Duvarlarınız sizinle aynı dilde konuşacak

Son yıllarda, gerek birbirinden çeşitli duvar kağıtlarıyla gerekse çeşitli kaplama yöntemleriyle duvarlara bir doku kazandırmak oldukça yaygın. Artık neredeyse sınırsız renk ve desen çeşitliliği ile karşımıza çıkıyor üstelik her biri. Önümüzdeki yaz aylarında da bu durum değişmeyecek bir farkla, bu yıl bu koleksiyonlara özel üretim ve kişiselleşmiş ürünler de artık gündemde olacak. Size özel duvarlar, sizin seçtiğimiz tasarım ve desenlerde tasarlanmış, kısacası sadece dili olan değil, sizinle aynı dilde konuşan duvarlar çok popüler. Sevdiğiniz sanat eserinin veya favori temanızın duvarlarınızı süslemesini istiyorsanız bu yıl size uygun ürünü bulmanız hiç de zor olmayacak.

 

Teraryum tartışmasız yazın da gözdesi

Bahçelere açılmak rengarenk çiçekler, davetkar çim alanlar bütün yaz yeni gözdelerimiz olacak hiç şüphesiz. Ama evlerin içerisine girdiğimizde terrarium salgını bu yaz da devam edecek gibi duruyor. Sofra tasarımlarından, balkonlara mutfaklardan banyolara kadar her an her yerde bir terrariumla karşılaşmanız çok mümkün.

 

2014 YAZINDA ÖNE ÇIKANLAR

 

JALE KULİN
Mimar

Renk doku boyut birbirini pek tamamlayan bu üçlü , aslında genel tasarımın temel taşlarından , ancak trend kurbanı olup zaman zaman hayatımızdan siliniyorlar. Bu sezon kuvvetli donüşleri ile daha sıcak ve kimlikli mekanlar yaratabiliyoruz.

Renk

Renk benim için sihirli değnek olmuştur her zaman . Bu sene Türkiye’de, giyim modası akımlarının dayanılmaz renk patlamasına dekorasyon sektörü de katıldı nihayet. Bu yaz favori temalardan yola çıkarsak eğer mercan, turkuaz, fosforlu sarılar, zümrüt yeşilleri, susamışcasına renk, ve daha da renk diyebilirim! Aslında yurtdışında mekanlar eskilerden beri çok renkli ve cesaretli. Genel olarak sıcak iklim kültürlerine de baktığımızda renk karışımlarının çok çeşitli olduğunu görürüz. Meksika, güney Italya, Fransa Alsace bölgesi, Fas mimarileri bunların keyifli örneklerinden. Renk konusunda uzağa bakmaya gerek yok: Doğa başlı başına bir ilham kaynağı..

Doku

Doğa’dan yola çıkmışken mermer ve taş dokuları, yüzeyleri kertilmiş ahşaplar, paslanmış metal, hem modern , hem de “timeless ” mekanlarda çok severek kullandığım malzemeler. İç ve dış mekanlara kattıkları yaşanmışlık duygusundan çok keyif alıyorum. Doğal malzemeler döşeme zorlukları ile karşı karşıya bırakıyor bazen , bu noktada seramik teknolojisinin gelişmesi ile dijital baskı birleşince, ortaya çok başarılı ürünler çıkmakta , artik biz mimarlarin bile burun kivirmayacagi gerceklikte. Bunlara ornek olarak Seranit mermer dokuları, Vitra laminam serisinin metalik 3 mt’lik seramikleri kayda değer imkanlar sunuyor.

Boyut

Renk, doku, boyut aslinda üc silahşorler misali birbirleri ile cok bağlantili, dinamik bir üçlü. Boyutlu , farklı derinlikte taşlar, ahşap paneller tavandan sarkıtılan öğeler, mekana anında karakter katıyor ayrıca akustik olarak da yankılanmayı önlüyor. Bu malzemeler mekanların mimari kurgusunu da belirgin bir şekilde değiştiriyor. Salt Galata’da sinema salonu, Zorlu Performans Sanatları Merkezi boyutlu kaplamanın mimaride belirgin örneklerinden .

Pebble Design
Neslihan Pekcan

Bu yıl tasarım trendleri ve temaları arasında doğaya ve öze dönüş ile farklı malzemelerin birarada kullanımını tercih edeceğiz. Giderek kabalaşan şehir ve kentlerimizden azami ölçüde faydalanırken devamlı değişim, hareket kavramı, fonksiyonellik ile elele ilerlemekte. Alan veya tasarımları yeni amaçlara göre düzenleme tüketicinin esasen ihtiyaclarını gideren tecrübe arzusuna hevesle cazip gelmekte. Ahşap ve endüstriyel metal malzemelerin birlikte kullanımı artarken tasarımlarda çizgisel kontrast yaratmak ön planda. Geometrik formların bir arada kullanılmasının yanısıra açıların mekanlara kattığı kuralsızlık özellikle Pebbledesign’in tercihleri arasında. Mobilyalarda iki boyutun ötesine geçip üçüncü boyutta da farklılıkların yaratılması, parçalanmış birimler yerine farklı malzeme ve formların bir bütün olarak kullanılması da senenin trendleri arasında yerini alıyor.

2014-2015 iç mekan renk paletindeki tasarımları etkileyen ve sıkça karşımıza çıkkacak renkler; yumuşak leylak tonu, koyulaşan eflatun, buğulu pembe tonları, çakıltaşı, kum ve kuvars tonları ile açık – koyu maviler, zeytin yeşili, tropikal yeşil pastel sarı, asfalt siyahi, karbon antrasit tonları, optik beyaz. Bukalemun benzeri özelliklere sahip renkler grubu sürekli degişen kentsel çevremize de uyum sağlıyor.

Lunapark Retail & Product Design
Murat Tamgüç- Bertan Berk

Hawaii gömleklerde görmeye alışık olduğumuz büyük pembe çiçekler, palmiyeler ve papağanlar dekorasyon dünyasına tropik bir esinti katarak metropol insanının hayatına geri dönüyor. Bu yaz cesaretimizi toplayıp iç mekanlarda güçlü renkler kullandığımız, cömert ve büyük hacimli motifleri duvar kağıtlarına uyguladığımız bir yaz olacak.

Öne çıkan renkler; okyanus mavisi, mercan rengi, yaprak yeşili, limon sarısı ve tonları. Doğaya özgü malzemelerin işlenerek yeni formlarıyla dekorasyona dahil edildiği, geri dönüşümlü mobilyaların değer kazandığı bir sezon bizi bekliyor. Dış mekanda hasır mobilya kullanım öne çıkıyor ama her zamanki doğal haliyle değil, Afrika esintisi taşıyan güçlü, canlı renkli örgülerle tercih ediliyor. Cam, ahşap ve metal malzemeler renkli kullanımlarıyla gündemde. Dijital dünyanın dekorasyon dünyası üzerinde yansımasını dijital baskılı aksesuarlarla görebileceğiz. Mobilya artık formundan ziyade üzerindeki baskı ve renkleriyle öne çıkacak.

Begart
Begüm Akdoğanlar

Yaz sezonunun geldiğini canlı renklerin kuşatması altına girdiğimizde anlıyoruz. Modada olduğu kadar dekorasyonda da trendler renk ve desen üzerine kuruluyor. Bu sezon, temel düz renkli mobilyalarımızı dijital baskılı yastıklar, misafir masalarımızı çiçekler, mercanlar, balıklar süsleyecek. Kanaviçe desenlerin, ketenlerin, kotonların birleşimi ile doğallığı yaşarken, renklerin dansıyla ruhunuzun beslendiğini hissedeceksiniz. Cesaretliyseniz kesinlikle turuncu-sarı-fuşya renklerini mobilyalarınızda aynı anda kullanın.

Daha sakin bir görüntüyü tercih edenlerdenseniz, son 2 yıldır favori tasarımların arasında gösterilen ahşap ve metal birliktelikli ya da mermer-boynuz-abanoz gibi hammaddeli çağdaş, çevre dostu el yapımı mobilyaları ve objeleri tercih edebilirsiniz. Hatta kişiselleştirme yöntemi ile sadece size ve ailenize özel tasarımlar hazırlatabilirsiniz.

Bahçe duvarınızı değiştirmek size farklı bir soluk getirecektir. Olduğu rengin dışında bir renge boyayıp, üzerine irili ufaklı, farklı renklerde boyanmış çerçeveler asabilir, içlerine de sevdiklerinizin resimlerini koyabilirsiniz. Ya da eski dönemden kalma, antikacılarda bulabileceğiniz at nalı, anahtar, kapı tokmağı gibi
metallerle mistik bir görüntü elde edebilirsiniz.

Karaköy Junk
Aslı Atamer

Bu sene ahşap, internetin de etkisiyle sanırım iyice sınırlar kalktı ve dekorlar birbirine karıştı. Kilimler (büyük küçük ama renkli) çok popüler, bunların yanına bir tasarım bir de eski obje karıştırıp kullanınca daha modern bir hal alıyor. Genelde eski bir koltuk (ki bu sene chesterfield yılı oldu) ya da tekli antika bir berjer yanına daha modern en eski 70’lerden kaz ayak bir sehpa ya da tekli koltuk ya da puf konulabilir.

Tek tek obje söyleyecek olursam yaza girişten beri flamingolu her şey patladı. Bu figürü çokça göreceğiz. Ahşap eski takı yada gözlük-saat ustalarının kullandığı cok gözlü dolaplar, eski şişeler ve kimya tüplerini de dekorasyonlarda bolca kullanacağız. Bir de artık yemek masalarında da iskandinav ve 70’ler modası geliyor. Bol renkli ve çiçekli desenler göreceğiz.

Yılın rengi bana göre turuncu ve flamingo pembesi olacak dekorasyonda. Bir de terrarium çiçeklerini her yerde göreceğiz.

dfot