Ekavart Gallery

Ekavart Gallery

EKAV / Eğitim Kültür ve Araştırma Vakfı 23 Kasım 1991 yılında eğitime kültüre ve sanata destek vermek amacıyla “Sanat geliştirir, sanat iyileştirir, sanat birleştirir sloganı’’ ile kuruldu. 2000 yılında Ekav Sanat Merkezi ile Zincirlikuyu’da faaliyete başladı. 2008 yılından itibaren The Ritz Carlton Hotel’in altında Ekavart Gallery olarak çalışmalarını sürdürüyor.

Misyonu, sanat yaratısının toplumun her kesimine ulaştırılması, geleceğin genç sanatçılarına sanat eğitimi bursları verilmesidir. 2008 yılından itibaren Vakfa bağlı olarak hizmet vermekte olan Ekavart Gallery de kuruluşundan bu yana sadece plastik sanatlar değil video art, dijital art gibi sanatın bütün disiplinlerine yer veriyor. Vakıf Başkanı İnci Aksoy.

Hangi sanatçılarla ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?

Fahrel Nisa Zeyd, Ergin İnan, Süleyman Saim Tekcan, Balkan Naci İslimyeli, Muzaffer Akyol gibi usta sanatçıların yanı sıra Ardan Özmenoğlu, Uğur Çakı, Ali Alışır, Pınar Yoldaş gibi genç sanatçıların yapıtlarından oluşan solo ve karma sergiler, kişisel gelişim seminerleri, imza günleri, müzik dinletileri ve proje sergiler gibi etkinlikler düzenliyoruz. Galerinin geliri sanat dalında eğitim gören bursiyerlere aktarılıyor. Böylelikle sanatseverler ve sanatçılar da geleceğin sanatçılarına destek oluyorlar.

(Temsil ettiğiniz) Çalıştığınız sanatçılar için hangi kriterler öne çıkıyor?

Galerimizde bizimle çalışmak isteyen sanatçıların çalışmaları değerlendirilirken özgün eserler, Türk kültür ve resim sanatını en iyi anlatan toplumsal mesajlar ileten proje yapıtlar ile genç çağdaş sanatçıların çalışmaları olmasını tercih ediyoruz.

Sanat ve sanatçı tanımlarınızı alabilir miyim?

Sanat insanla nesnel gerçekler arasındaki estetik ilişkidir ve sanat hayattır. Herkese gereklidir, insanı geliştirir aynı zamanda mutluluk veren bir olgudur. Özgün, gerçek sanat yapan tüm sanatçıları hayranlıkla takdir ediyoruz. İyi ki varlar, onlarsız hayat ne kadar renksiz olurdu.

Sanatseverlere eser alımlarında nasıl önerilerde bulunmak istersiniz?

Günümüzde çağdaş sanata olan ilgi hızla artmaya başladı. Son yıllarda yapılan fuarlar ve bu fuarlara yurtdışından katılımlar uluslararası diyalogun artmasında etken oldu. Bu da sanatın ve koleksiyonerliğin yaygınlaşmasını sağladı ve koleksiyonerlik, hobi olmaktan çıkıp artık bir prestij göstergesi olarak itibar görmeye başladı. Aynı zamanda ciddi yatırım aracı olarak da kabul gördü. Sanatseverlerin eser alırken hangi tarzda eserlerden hoşlandığını anlamaları için yurtiçi yurtdışı sergileri, sanat dergilerini takip etmeleri, göz zevklerini geliştirmeleri önemli. Koleksiyon yapmak aslında çok eğlenceli bir şey. Siz de işin içine dâhil oluyorsunuz; sanatçılarla diyalog kuruyorsunuz. Beğendiğiniz sanatçıları takip etmek önemli. Ayrıca profesyonellerden de yardım almak gerekli.

 

 

Ertuğrul Ateş

“Sanatın başlama noktası bütün büyük sorulara cevap aramaksa, sanatçı cevabı aramaya kendinden başlamalı.”

Sanatçının “aşk” arayışının sonsuz ve bitmeyecek bir arayış olduğunu bilerek yola çıktığı, “hangi aşk?” sorusunu sorarak, içe dönerek ve “aşık” olarak,“Aşk”ı ve zor soruların cevaplarını çıktığı ruhsal yolculukta “ilahi aşk” ve “dünyevi aşk” arasında gidip gelerek aradığı yazıyor serginin basın bülteninde.

Kendini belirli bir akım içinde görmekten ısrarla kaçınan Ertuğrul Ateş, resimlerine sürrealist platform, romantik dışavurum ve mistik düşünce yapısının can verdiği kanısında. Tuval üzerine yağlıboya çalışıyor ve eskiz yapmıyor:

Sanatçının “aşk” arayışının sonsuz ve bitmeyecek bir arayış olduğunu bilerek yola çıktığı, “hangi aşk?” sorusunu sorarak, içe dönerek ve “aşık” olarak,“Aşk”ı ve zor soruların cevaplarını çıktığı ruhsal yolculukta “ilahi aşk” ve “dünyevi aşk” arasında gidip gelerek aradığı yazıyor serginin basın bülteninde.

Kendini belirli bir akım içinde görmekten ısrarla kaçınan Ertuğrul Ateş, resimlerine sürrealist platform, romantik dışavurum ve mistik düşünce yapısının can verdiği kanısında. Tuval üzerine yağlıboya çalışıyor ve eskiz yapmıyor:

1954 yılında Adana’da doğan sanatçı, 1976 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü’nü 1976’da bitirdi. Aynı yıl İngiltere’ye giderek Londra’da Kingsway Princeton College ve Bethnal Green Institute’da eğitim ve çalışmalarını 1979 yılına kadar sürdürdü.

İlk sergisini 1980 yılında İstanbul’da açtı. Çalışmalarını 1987 yılına kadar İstanbul’da sürdüren sanatçı ABD’ye giderek New York’a yerleşti.

1988 yılında başta Ahmet Ertegün olmak üzere 10 kişilik bir koleksiyoncu grubu ile anlaşma imzaladı. Ünlü 57. Cadde galerilerinden Terry Dintenfass galerisine kabul edildi. Chicago Modern Sanatlar Müzesi’nde “Yükselmekte olan Sanatçılar” sergisine kabul edildi.

Miami, Dallas, Los Angeles, Chicago, Palm Beach, Boston, South Hampton, Barselona, Kopenhag, New York ve Pekin’de birçok sergi gerçekleştirdi. 2003 yılında Hürrem Sultan Dans Gösterisi’ni sahneye koydu. Sanatçı yaşamını 2005 yılından bu yana Türkiye’de sürdürmektedir.

 

 

Son serginizin adı olan Aşk’ı kelimelerle tanımlamanızı istesem?

“AŞK” insanın kendini tanımak için çıktığı yolun adıdır. Ancak bu yol dikenli, taşlı, zor bir yoldur. Ve asla son durak yoktur

Son serginizin adı olan Aşk’ı kelimelerle tanımlamanızı istesem?

Çok eğlenceli ve eğitici bir durum. İzleyicilerden çok şey öğrenmişimdir.

Çalışmalarınızın zaman içindeki değişim ve gelişimini kendi gözünüzden aktarabilir misiniz?

İnsanın yaşam süreci neyse, sanatın da aynıdır. Gençlik vardır, sonra olgunlaşılır vs. Sanat bu süreci, sanatçıyla birlikte yaşar.

İlham kaynaklarınız nasıl değişim gösterdi zaman içinde?

İlham kaynağı hayatın kendisidir. O değiştikçe, siz de farklı açılardan bakma fırsatı bulursunuz. Yani belirleyici olan hayattır. Sizi değiştirir.

Sanat ve sanatçı tanımınız nedir?

“Sanat” gerçekten, “hayat damarlarımızdan biridir”. Toplumun bilgi üretebileceği, bir düşünsel veri tabanı oluşturur. Başka bir pencereden bakıp, hayal kurmamızı sağlar. Bu bir toplum için, özgürleşmenin ve bilgi üretmenin ilk adımlarıdır. Var olmamızın anlamlandırılmasıdır. Sanatçılar ise, bu yolculuğu sağlayan aykırı insanlardır. Onlar toplumun yıldızlarıdır. Karanlıkta yolumuzu onlara bakarak buluruz.

Türk sanat izleyicisi hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Türk sanat izleyicisi giderek artan bir ivme ile gelişiyor. Hiç kuşkusuz, toplumun genel gelişmesi ile birlikte yol alan bir süreç. Eminim ki yakın gelecekte sanatseverlerimiz giderek çoğalacak ve daha güzel, aydınlık bir geleceği birlikte oluşturacağız.

Sanatın günlük yaşam ve mutluluk ile ilişkisi nedir sizce?

Sanat, toplumun özgürleşmesi ve bilgi üretmesindeki en önemli kavramdır. Üreten, gelişmiş bir toplumun bireyleri özgürleştikçe mutludur. Sanat, bu süreçteki yol haritasıdır.

 

 

 

9 Şubat – 1 Mart 2016

“MELANKOLİ”

Evin Sanat Galerisi

Modern toplumları tanımlamada yaygın olarak kullanılan melankoli; Zulal’ın resimlerinde, ait oldukları yerlerden kopardığı imgeleri yeniden düzenlerken hissettirdiği hüzünde ortaya çıkıyor. Zulal’ın son dönem resimlerinin yanı sıra, tuvallerine kaynak oluşturan kolajları ve özgün desenleri Evin Sanat Galerisi’nde görebilirsiniz.

 

13 Şubat – 19 Mart

“YAZILMAMIŞ BİR ANSİKLOPEDİ İÇİN RESİMLER -1-”

Galeri Apel

Emre Senan 14. kişisel sergisini Galeri Apel’de 13 Şubat Cumartesi günü açıyor. İşler arasında farklı boyutlarda akrilikle boyanmış, püskürtme boyası ile çizilmiş tuvaller ve video yerleştirmeler var. Sergi 19 Mart a kadar açık kalacak.

4 – 22 Şubat

“ÇOCUKLAR,

OYUNLAR, KENT”

Martin Krastev – Galeri Selvin

Martin’in resim sanatında en çok sevilen motif, çocuk ve oyundur. İstanbul’daki üçüncü kişisel sergisini gerçekleştirecek olan Krastev’in eserleri  4-22 Şubat 2016 tarihleri arasında Galeri Selvin’de görülebilir.

 

 

19 Ocak – 12 Şubat

‘‘GÜNDÜZ DÜŞLERİ’’

12 farklı sanatçının bilinçaltlarının bir yansıması diyebileceğimiz bu sergide, sanatçılar masalsı bir anlatımla kendi hayal dünyalarından diğer insanlara ufuklar açıp izleyiciyi her eserde farklı bir serüvene sürüklüyor. Ziyaret günleri ve saatleri: Pazartesi – Cumartesi

11:00 -18:00