Edito | Kutlamaya Değer Anlar

EDİTO / Kutlamaya Değer Anlar

Yaş ilerledikçe zaman daha çabuk geçiyor, görecelik yasasına saygım daha çok artıyor. 2014 yılı mesela benim çocukluğumdaki zaman birimleriyle anlatılsa olsa olsa 3 hadi bilemediniz 4 ay eder. Ne tuhaf değil mi?

Yine de o azıcık zamana ne çok acı tatlı şey sığmış ruh halindeyim. Oysa o kadar da “azıcık” değil koskoca 360 gün! Azıcıktan sonra “acı, tatlı ”kavramına da yabancılaşmadım değil şizofrenik bir şekilde 🙂 Çünkü her yıl olduğu gibi, bu yılın da çoğumuz için (bir yüzdeye vurursak ve büyükten küçüğe sıralarsak) çokça sıradan günden, bol acı haber veya anıdan çok az da kutlanmaya değer andan olduğunu fark edeceğiz. Üstelik bu yıllardan kaç tane geride bıraktığımız açık da (her kadın için bu genelleme geçerli olmasa da), bundan sonra bizi kaç tane daha bekliyor o konu çok karalıkta. Yok, maksadım içinizi karatmak değil aksine, hoş bir şeye bağlayacağım lafı.

Tüm bunlardan sıradan günlerimizi bile kutlama havasında geçirmenin, kutlama yapmak için çeşitli bahaneler yaratmanın, fırsat kollamanın faydalarına getirmek için bahsettim.

Bu yılbaşı da gücünüz neye yetiyorsa, canınız nasıl çekiyorsa öyle bir kutlama yapın. Sevdiklerinizi mutlu edin, mutlu olun, hayata kutlamaya değer şeylerin sayısının daha da çok olması için dua edin. Bir de bir şey daha yapın kendiniz için yakınlarınızda canı yanan, ruhu kararan, belki de şu aralar hayata çok da olumlu bakacak gücü kendinde bulamayan kim varsa onu da mutlu edin. Eş, çocuk, aile, yakın dost değil kastım. O zaten göreviniz. Mecbur olmadığınız, sorumlu olmadığınız birinin yüzünde bir gülümseme yaratmadan, ona kutlamaya değer bir sebep vermeden bu yılı tamamlamayın. Söz, size de çok iyi gelecek! Yeni yılınız “kutlamaya değer” olsun