Duygulara Dokunan bir Trend Avcısı: Elizabeth Leriche

Duygulara Dokunan bir Trend Avcısı: Elizabeth Leriche

Ocak sonunda Paris’te düzenlenen Maison & Objet Fuarı’nın teması “Make: Yapmak”tı. Fuarın trend danışmanlarından Elizabeth Leriche, bu temayı kendi trend alanında “Human Made: İnsan Yapımı” başlığı altında yorumladı. Adı yıllardır Maison&Objet ile özdeşleşen, her çalışmasında insan ve doğa faktörünü ön plana çıkaran Elizabeth Leriche ile trendler ve göz kamaştırıcı kariyeri üzerine konuştuk. Ve ne kadar çok özenle ve tutkuyla çalıştığına bir kez daha tanık olduk.

*Sahne/mekan tasarımcısı olmaya nasıl karar verdiniz? Ayrıca sanat yönetmenliği, stilistlik, ürün pazarlaması, yaratım işleri de yapıyorsunuz. Üniversite eğitiminiz de bu konu üzerine miydi?

Tekstil tasarımcılığı ve sanat tarihi eğitimi aldım. Nelly Rodi ajansında stajer olarak çalışmaya başladım. İşimi burada öğredim. Ve çok kısa bir zamanda çeşitli fuarlarda (Scènes d’intérieur dahil) trend alanları sorumlusu olarak görev alarak işin pratiğini edindim. Mekan tasarımı işimin sadece bir parçası. Bu meslekte uzam algınızın mükemmel olması gerekir. Bu sayede mağaza ve butik de tasarlayabiliyorum. Ayrıca renk, malzeme, form seçimlerinde markalara danışmanlık yapıyorum.

 

*Yıllardır Maison&Objet ile birlikte çalışıyorsunuz. Maison&Objet sizin için ne ifade ediyor? Yılda iki kez düzenlenen bu fuar için trend analizi yapmak nasıl bir entellektüel disiplin ya da hazırlık gerektiriyor?

Yıllar içinde mesleğimde kaydettiğim ilerlemeye bağlı olarak, başarı vadeden, önemli  trendler konusunda kendimi ifade etmeme MAISON&OBJET olanak verdi. Önceleri  fuarda sergilenen objelerin yer aldığı mekan tasarımları yapıyorduk, ancak şimdi belirli bir zaman diliminde anlam taşıyan bir trend ve buna bağlı bir temayla sergi alanları tasarlıyoruz.

 

*Maison&Objet Ocak ayında “Make: Yapmak” sloganıyla kapılarını açtı. Siz de “Human Made” başlığı altında bir trend alanı tasarladınız. Bu konsepti hazırlarken çıkış noktanız neydi?

“Make:Yapmak” temasıyla el, malzeme, zanaat ve üretim bilgisinden bahsetmek istedim. Bizler aşırı tüketim, seri üretim ve endüstriyel imalatın kural olduğu bir toplumda yaşıyoruz. Bu nedenle, insanlara ve zanaat çalışmalarına yeniden değer verebilmeyi önemli buldum. Bir objeyi A’dan Z’ye şekillendirmek için zaman gerekli. Bu ayrıca zamanla kendi ilişkimizi yeniden keşfetmek için de bir yol; günümüzde her şey çok hızlı… Nesnelere zaman ayırmak, bir nesneyi eşsiz ve anlamlı kılmak duygusal bir karşılık da alır. Gelişen yeni teknojiler ve dijital ortam karşısında köklerimizle yeniden bağlantı kurmamız için malzemeyle yeniden bir ilişki kurmalıyız.

 

*Her Maison&Objet’de heyecan ve zevkle ziyaret ettiğim trend alanınız her seferinde sadece görsel olarak etkilemiyor, aynı zamanda duygularımı da etkiliyor. Doğal ve içten yapınız işinize yansıyor. Tıpkı son çalışmanız “Human Made:İnsan Yapımı”ndaki gibi duyuları ön plana alan bir çalışma izliyorsunuz. Bu hissi vermeyi nasıl başarıyorsunuz?

İşim her zaman benim için bir tutku oldu, ona kendimden çok şey kattım. Bu yüzden beni şaşırtan şeyleri etrafımdaki insanlarla paylaşmayı çok seviyorum. Beni etkileyen tasarımcıların ve sanatçıların işlerini göstermeyi ve bir şeyleri bir araya getirerek bir hikaye anlatmayı seviyorum. Tüm duyularını kullanarak insanları harekete geçirmeyi ve onları kendi hayal gücüm içine dahil etmek için gayret gösteriyorum. Bir bakıma bu, doğaya ve çocukluk yıllarıma derinden bağlı kalışımdan.

 

*Eğilim avcısı olmak ne gibi özellikler gerektiriyor?

Her şeye meraklı olmanızı, çok seyahat etmenizi, sergileri  takip etmenizi ve içgüdülerinizin farkında olmanızı gerektiriyor. Ve, anlattığınız öyküde bunların hepsini özetleyebilme yeteneğini.

 

*Hermes, Ikea, Manuel Canovas, Roche Bobois gibi pek çok firmayla çalıştınız. Tarz olarak birbirinden çok farklı bu firmalarla çalışmak sizin için zor oluyor mu? Bir stilist olarak nasıl bir yol izliyorsunuz?

Etkili bir şekilde hizmet etmek için, bir markanın hikayesine kendinizi dahil ederek onların DNA’larını anlamanız gerekiyor. Ben her zaman, sadece kendilerine özel çalıştığıma şüphe bırakmayacak şekilde o markanın kendi evrenine derin bir şekilde nüfuz ediyorum.
*Yaratıcılığınızı beslemek için neler yapıyorsunuz?

Seyahat etmem ve yeni ufuklar keşfetmem gerekiyor, doğaya geri dönmek için. Bazen de hiçbir şey yapmamak!

 

*Dekorasyondan modaya, tekstilden sofra sanatına kadar pek çok alanda çalışmalarınız var. Bu sektörlerin geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Gördüğüm kadarıyla şirketlerin yaratıcılıklarını artırarak, tercih edilir ve kullanışlı ürünler sunarak kendilerini farklılaştırmaları gerekiyor.

 

Akgün Akdil