Designmixer |Chinoiserie tarzı dekorasyon

dfot

4000 yıl öncesine dayanan medeniyet tarihi, görkemli imparatorluk dönemleri sonucunda doğan egzotik sanat ve tasarım anlayışları ile Çin keşfedildiği dönemden bu yana Batı için müthiş bir ilham kaynağı ola gelmiştir.

Orta çağlarda Avrupa’lı gezginlerin Uzak Doğu ülkelerini keşfi ile beraber bu kültüre ait egzotik el yapımı porselenler, ipek kumaşlar, lake ve fildişi mobilyalar batının en gözde ve özellikle aristokratlar arasında en çok aranan ürünleri haline gelmiştir. Chinoiserie olarak adlandırılan bu tarz Avrupa’da mimari ve iç dekorasyondan modaya ve sanat akımlarına kadar bir çok sanatçı ve tasarımcıya ilham kaynağı olmuş, belirgin tarzı ile günümüze kadar popüler olmayı başarmıştır. Sadece uzak doğu’dan gelen ürünler değil bunların Avrupa’da üretilmiş alternatif ve reprodüksiyonları XV.Louis döneminde Fransa sarayında kullanılan Çin porselen ve mobilyalar, Osmanlı dönemi saraylarında da aynı derecede popüler olmuş özellikle Rokoko dönemi dekorasyon tarzında oluşturduğu eklektik kimliği stili ile bütünleşmiştir. Bugün Dolmabahçe sarayında Chinoiserie tarzı dekorasyon örnekleri de göze çarpar. Esasen Osmanlı döneminde İznik porselenleri de Çin porselenlerinden yola çıkarak üretilmiştir.

Chinoiserie’nin günümüzdeki uygulaması modern hayatın beraberinde getirdiği yalın çizgiler ve fonksiyonel mobilyalar ile karıştırıldığında, Çin ve Japonya’ya dair sembol ve motiflerin kullanıldığı, çarpıcı renk ve malzemeler ile bezenmiş aksesuar, duvar kağıdı ve mobilyalar ile birleştirildiğinde bir denge ve uyum sağlamayı başarır. Adeta eksik kalan bir şeyler ve boşluklar sofistike bir kimlikle tamamlanır ve bu tarzda Chinoiserie olarak adlandırılır. Buenos Aires’ten Şangay’a yalın Ming stili mobilyaların dekorasyona eşlik ettiği modern evlerden, kırmızı fener lambaların kullanıldığı Qing stili restoranlara kadar Çin tarzı günümüzde çağdaş dekorasyon tarzı ile  beraber uyumlu bir şekilde mekanlara imzasını atmaya devam eder.

 

Metal kilitlerin, zarif kaligrafik yazıların, parlak lakeli mobilyaların, zengin brodeler ile işlenmiş pagodaların, çiçek, kuş ve dragon  figürlerinin bulunduğu tekstil ürünlerinde, değerli taş ve ahşaptan yapılma asker, at ve dragon heykellerinde içinde birçok anlamı barınır. Detayla beraber gelen zarafet, derin bir dünya kültürünün tartışılmaz eleganlığını yansıtır. Bu yüzü ile Chinoiserie sıradanlığın çok dışında kalmış ve zevk sahibi Doğu ve Batı’ nın tasarım kültürünün sentezlendiği iç mekanların estetik bir oluşumudur. Architectural Digest ve World of Interiors gibi önemli referans dekorasyon dergilerinde yayımlanan, tüm dünya üzerinde başarılı mimarlar tarafından tasarlanmış çarpıcı mekanların çoğunda Chinoiserie kimliğini yansıtan detayları görürüz.

Bazen kendini, kuş, çiçek ve dağ gibi pastoral betimlemelerin yapıldığı el çizimi duvar kağıtları ve panoları ile,  bazen Ming dönemime ait mobilyalar, bazen mavi beyaz seramik vazo ve küpler, bazen de dekorasyonda yin & yang’i yansıtan kırmızı ve siyah mobilya parçaları ile gösterir.

Bin yıllar boyunca Çin’li imparatorların dönemine stili ile damga vurabilmek için sanat ve zanaatçılar ile yakından çalışarak oluşturduğu Çin’in güçlü dekorasyon tarzı esasen araştırmalar yapılıp, üzerinde sonsuz türevler yaratılabilecek derinlikte bir zenginliğe sahiptir. Bu anlamda dünya tasarımına hediye edilmiş tılsımlı bir mirastır. Modern tasarım tarihinin ikonik ürünlerinden, geleceğin modern tasarımlarına kadar ilham için derin bir kaynaktır.İster antika, ister reprodüksiyon olsun, ister sadece küçük bir motif veya renk kombinasyonu olsun yer aldığı tüm mekanları farklılaştırıp, zenginleştirme gücüne sahip bu stilin kralların ve imparatorların tarzı olmasına şaşmamak gerek.