Deli İşler | Sanat Dediğin Kaç Santim?

Deli İşler | Sanat Dediğin Kaç Santim?

Sanat; evrensel, sanatın sınırları yok, sanat; yaratır. Ucu bucağı yok, dipsiz bir kuyu.

Bu sefer de gözlerimizi yuvalarından çıkartan sanat dalı; Micro Art. Gerçekten yuvalarından çıktı çünkü görmek için oldukları yerde durmaları yetmedi bazen.

Geleneksel sanatın gönlümüzde apayrı bir yeri olsa da resim dediğin her zaman tuvale mi yapılmalı? Ancak böyle mi anlatılabilir İstanbul’un güzelliği? Bir kadın vücudu, minik bir balık veya fırtınalı bir deniz?

Bazı sanatçılar nereye baksa tuval görmüş, her dokuya kanvas demiş olacak ki ortaya muhteşem eserler çıkarmışlar…

Mesela çöp adam bile çizecek olsak aklımıza farklı nereler gelirdi? Cam buğusu? Okul sıraları? Elimizin üstü?

Peki badem? Arı kanadı? Kaktüs dikeni? Ya İNCİR ÇEKİRDEĞİ? Ayrı ayrı hangisine şaşırsak bilemedik.. Başlığa santim dedik ama fazla mı kaçırdık acaba ölçüyü? J

Bu işe dünyada öncülük eden Hasan Kale’den ve eserlerinden bahsedelim öncelikle;

Ekranlarınıza büyütüp getiriyoruz ancak gerçeğine bakarken büyüteç gerekebilir J

Arı Kanadı

Pirinç Tanesi;

 

Toz Şeker Tanesi;

 

 

İncir Çekirdeği;

Fındık;

 

Kabak Çekirdeği;

 

 

Şimdi işin resim kısmına bir de boyut katıyoruz ve minyatür objelere geçiyoruz. Bu objeler tek başlarına da muhteşem oldukları gibi bir diaromanın parçasıyken makro çekimlerle gerçeğinden ayırt edilemez hale geliyorlar.

Bu konuda da Gül İpek’i ve sanatını gururla sunarız J

Kendisi birçok çalışmasını kağıttan üretmekte, bir de ölçekleri düşününce hayretler içinde kalıyorsunuz;

Tekrar hatırlatmak isteriz ki bu çalışmaların hepsi sadece kağıttan yapılmıştır!

 

 

Bir başka deli işi çalışma ile geçen sene bir festivalde karşılaştık. Kahve çekirdeklerine portreler.

İlker Sak imzalı, buyurun eserler;

 

Biraz da dünyada neler oluyor bakalım dedik ve Ch’en Tsu-chang ismiyle tanıştık; Bu sanatçı ise zeytin çekirdeğine yaptığı heykel çalışmalarıyla saygıyı hak ediyor J

 

Olayı abartalım ve sizi son olarak Willard Wigan ile tanıştıralım; incir çekirdeğini doldurduk şimdi de iğne deliğinden Hindistan’ı seyretmek deyimini gerçekleştirelim J

 

Fotoğraflara baktıkça bu çalışmalar algılarımızda normalleşiyor ancak hemen bir iğne deliği bulup bakmanızı ve ondan sonra tekrar bu fotoğrafları incelemenizi tavsiye ederiz. Bulamazsanız diye de yardımcı olalım; buyrun iğne, deliği ve Willard usta J

Milyonlarca iğne, pirinç, fındık, kağıt ve çekirdek arasından sanat eserine dönüşen bu objelerin her biri takdir edersiniz ki sonsuz emek içeriyor ve sanatçıları ise saygıyı sonuna kadar hak ediyor. Tabi  yine tarafımızda deli mertebesine ulaşıyorlar..

Biz ise bu ay delilik nişanımızı gerçeklik algımızı kaydıran Gül İpek’e veriyoruz.

Deli olan herkese kapımız açık, kanımız kaynıyor çünkü “Delirmek Belirmektir” j