Daire Sanat | Bast Sanat

Daire  Sanat

Mekanlarına sanat yerleştirmek isteyenler sanat eserlerini dekorasyonun bir parçası olarak görmemeli. İyi bir sanat eseri konulduğu her mekanda kendini gösterir.

2008 yılında Cihangir’de bir apartman dairesinde genç sanatçılara destek olmak için kurulan Daire Sanat, zaman içinde evrilerek galeri haline gelmiş. Sergilerinde plastik, görsel ve  performans sanatlarına yer veren Daire Sanat, ismini duyurmuş, önemli sergilerde yer alan birçok sanatçı ile çalışmış.

Sizi diğer galerilerden farklılaştıran özelliklerinizin olduğunu düşünüyor musunuz? Hangi konularda?

Kuruluşundaki insiyatif altyapısına bir yanı ile sıkı sıkıya bağlıyız. Özellikle karma sergilerde ticari kaygının öne çıkmayışı galeri mantığına ters olsa da heyecanımızın gerisinde kalıyor. Her galeride kişisel sergiler de yapılıyor, birçoğunu kendi temsil ettikleri sanatçıların yer aldığı karma sergiler de düzenleniyor. Biz farklı olarak, karma sergilerde  temsil etmediğimiz, ilgiyle takip ettiğimiz sanatçılara da yer veriyoruz.  Heyecanla, bir çeşit öğrenme güdüsü ile ilerliyoruz bu konuda. Örneğin Mayıs’ta açılacak “Son Sürüm” isimli sergiyi yapmaya, multimedya, dijital sanat, teknolojik işlere olan uzaklığımız itti bizi. Daha yeni bir alana daha yakından bakmak, bu işlerin sunumuna, saklanmasına vs. ilişkin daha çok şey öğrenmek istedik. Sanatçıları seçerken de bu düşünce ön plandaydı. Bir diğer farklılığımızda temsil ettiğimiz genç sanatçılara ağırlık vermemiz. Bu büyük bir risk. Öncelikle sanatçıların daha önce bir galeri ile çalışma pratiği olmaması, çok tanınmıyor olmaları, kariyer yönetimlerine destek olmakta  bize daha fazla sorumluluk getiriyor.

Sergi gerçekleştirdiğiniz sanatçılarda aradığınız özellikler nelerdir?

Bize portfolyoları ile başvuran çok sayıda sanatçı oluyor. Gelecek sergi projelerimizde yer alailecek, konu bağlamında uygun olanlara olumlu geri dönüşler yapıyoruz. Genç sanatçılarla görüşmeler yapıyoruz. Sanatçının yaklaşımı ve dili çok önemli. Galerinin çizgisine uygun olan sanatçılardan bir kişisel sergi önerisi sunmalarını bekliyoruz. Sergi projeleri ile geri dönenlerle çalışmaya devam ediyoruz. Ağırlıklı olarak genç sanatçılar ile çalıştığımızdan daha deneyimsiz olduklarını biliyoruz. Kendilerinden emin ve disiplinli çalışmaya yatkın olmaları önemli. Sonuçta her sergi bir süreç işi ve sanatçı bu sürecin bir bölümünü galeri ile paralel bir çalışma disiplini ile yürütmek zorunda.

Bugüne kadar gerçekleştirdiğiniz etkinliklerden örnekler verir misiniz?

2008 yılından bu yana tematik grup sergileri yanında çok sayıda sanatçının kişisel sergisine yer verdik. Tematik grup sergilerinde sanatçıların birbiri ile etkileşimini ve onların serginin oluşum sürecine olan katkılarını önemsiyoruz. Bu bağlamda düzenlenen “Veya Kare”,”Klasik”, “Taşınma-Yeni Komşular”, “Kişisel, Hem de Değil”, “Kayıp” “İlk Kat” karma sergilerini örnek verebiliriz. Kişisel ve karma sergilerin yanında diğer galeriler ile planladığımız etkinlikler de önemli bizim için. 2014 yılında Mixer ve Pg galeri ile birlikte düzenlediğimiz “Tomtom Calling!” isimli sergi çok heyecan vericiydi. Tophane-Beyoğlu bölgesindeki galeriler ile uzun zamandır sürdürdüğümüz Tophane Art Walk etkinliği de var. Bu gibi ortaklaşa etkinlikleri çok yararlı buluyor ve katılıyoruz.

Küratör ve sanat eleştirmeni iş ortaklarınız kimlerdir?

Daire Galeri’nin kuruluşunda birçok küratör ve sanat tarihçisinin desteği olmuştur. Marcus Graf, Ali Şimşek, Denizhan Özer, İsmet Doğan’ın fikir destekleri ile ilerledik. Kurulduğu ilk yıllarda birçok küratörlü sergi düzenledik. Denizhan Özer, Ali Şimşek, Volkan Aslan, İsmet Doğan’ın küratörlüğünde düzenlenen sergilerimiz oldu. Pek çok kişisel serginin katalog metinleri için de sanat yazarları ile çalıştık.

Mekanlarına sanat yerleştirmek isteyenlere nasıl tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

Sanat eserlerini dekorasyonun bir parçası olarak görmemelerini tavsiye ederim. Yani koltuk takımı bordo diye içinde bordo bulunan bir iş satın almak sanat eserinin mekan içinde kendi başına var olmasını engeller. Tam tersi dekorasyonla uyum aramadan, gerçekten beğenildiği için ya da sanatçının özgeçmişine ve gelecek vaad etmesine bakılarak yapılan alımlar, kişiyi uzun vadede çok daha memnun edecektir. İyi bir sanat eseri konulduğu her mekanda kendini göstermeyi bilir. Elbette ki eserin öne çıkmasını sağlayacak özellikle aydınlatmada ya da duvar renginde küçük değişiklikler yapılabilir.

Bu seneki programınızda neler olacak?

Şu an devam eden sergimiz “Çürümenin Muhteşem Anıtları”16 Mayıs’a dek devam edecek. Sonra bir karma sergi ile devam ediyoruz. Selçuk Artut, Cemre Yeşil, Hayal İncedoğan ve Ozan Türkkan’ın katıldığı “Son Sürüm” adlı sergi ile ve insan ile teknoloji arasındaki ilişkiye odaklanıyoruz. Multimedya işlerin ağırlıklı olduğu bu sergi 23 Mayıs- 4 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek. 4 Ağustos’a kadar ara veriyoruz. 4 Ağustos – 23 Ağustos tarihleri arasında Daire Galeri’nin kendi koleksiyonundan bir seçki sunulacak. 5 Eylül’de ise Bienal sürecine paralel gelişen sergimiz “Paralel” ile sezonu açacağız. Ekim ve Kasım aylarında Mamut 2015 sergisinde oldukça başarılı bir sergi düzenleyen İbrahim Resnelli’nin kişisel sergisi olacak..

Ayşe Gülay Hakyemez