Big Lebowski’nin Büyük Evi

Ev aslında Lebowski’nin de bir yandan da değil… Neyse okuyunca öğreneceksiniz zaten. Uzun bir yılın ardından Aralık sayısıyla hepinize merhabalar… Çok şey oldu bu yıl dünyada, Türkiye’de ve dergimizde. Kim sevindirici, ülkemiz için epey bir üzücü ve dergimiz için sevindirici! Bast Home epey bir insana çeşitli kaynaklardan ulaşır oldu, tanındı, duyuldu ve çok sevildi. Biz de tüm ekip olarak elimizden geldiğince onu güncel ve doyurucu bir içerikle her yeni daha iyiye giderek sizlerle buluşturmaya çalışıyoruz.

Gelelim bu ayın filmine ve onun rüya evine… 2 aydır Avrupa-Fransa semalarında gezen köşemiz bu ay ilk konseptinin (Hollywood’un Rüya Evleri) anavatanına uğruyor. Sizlere hem müthiş komik hem de çoktan kült statüsüne yükselmiş olan Coen kardeşlerin baş yapıtlarından biri olan The Big Lebovski’den ve elbette filmin müthiş evinden bahsetmek istiyorum Ethal ve Joel Cohen’in (Fargo, O Brother, Where Art Thou?) yaratıcı zekalarının en iyi ürünlerinden biri olan Büyük Lebowski’nin başrollerinde harika isimler var. Jeff Bridges, John Goodman, Julianne Moore, Steve Buscemi ve John Turturro’dan oluşan harika takım kadronun tamamı bu filmde birinci sınıfı bir oyunculuk gösteriyle adeta birbirleriyle yarışırlar. Filmin kısa hikayesi ise şöyle: Herkesin “Dude (Ahbap)” diye hitap ettiği Jeffrey Lebowski zamanını arkadaşlarıyla bowling oynayıp aylaklık yaparak geçiren kendi halinde bir adamdır. Bir gün eve döndüğünde iki gangsterin onu beklediğini görür. Adamlar “Dude” u bir güzel tartaklar, en sevdiği halıyı mahveder ve kendisinden haberi bilme olmadığı bir borcu ödemelerini isterler…

Aslında bu, basit bir isim benzerliği meselesidir -aynı şehirde Lebowski adında bir milyoner yaşamaktadır. Ancak bu halı odanın “görünüşünütamamlayan” halıdır. Dolayısıyla “Dude” Lebowski, Milyoner Lebowski’yi ziyarete gider ve halıyı tazmin etmesini ister. Milyoner Lebowski ise ona halıdan çok daha fazlasını teklif eder. Çok basit ve üstelik bir seferlik bir görevi yerine getirmesi, onu zengin bir adam yapacaktır. Ancak Dude’un bu iş için Vietnam gazisi son derece asabi arkadaşı Walter’dan yardım istemesi, her şeyi altüst edecektir… Filmde hiç durmadan süt ve vodkadan oluşan White Russian adlı bir içki içen, hayatı hep bir iki kare geriden yaşayan dumanlı kafasıyla (bu kafanın yarattığı bir hayal sahnesi vardır ki sinema tarihinin en iyilerinden biridir) Dude karekterini oynayan Jeff Bridges’un oyunculuğuna ayrı bir parantez açmak gerek. Aynı şekilde Vietnam Savaşı travmalarıyla uğraşan asabi John Goodman’a da… Son olarak mor renkli eşofman/tulum arası takımı ile bowling salonu sahnelerinde harikalar yaratan John Turturro da alkışı hakeder bu filmde. “Dude” Jeffrey Lebowski’nin kendi evi içler acısıdır. Ancak yukarıda anlattığım “halı meselesi” nedeniyle ziyaret ettiği porno kralı ve tefeci Milyoner Lebowski’nin evine geldiğinde işler tamamen değişir ve bu ayın yazısı ortaya çıkar!

Karşınızda Frank Lloyd Wright’ın sadık takipçilerinden mimar John Lautner’in başyapıtlarından Sheats Goldstein Residence… Los Angeles şehrini kuşbakışı bir açıdan gören Hollywood Hills’e inşa edilmiş olan tasarımın doğa ile bütünleştiği bu ultra modern tasarıma sahip müthiş ev sizce kaç yılında yapılmış olabilir? 2000?.. 1990?.. Tekrar deneyin. 1980?.. Hadi canım der gibisiniz. Biraz daha zorlayın. 1970?.. Yok artık mı dediniz. O zaman ben söyleyeyim. Evin yapım tarihi 1963 yılı… İnanılmaz değil mi? Lautner’in 1963 yılında çizdiği ve uyguladığı plan 2014 yılı için bile halen fütürizmin sınırlarını zorluyor dersek hiç abartmış olmayız. Sheats Goldstein Residence’ın pek çok odası sadece üzeri örtülü koridorlarla birbirine bağlanmış. Evin terası ve oturma odası birbirlerinden motorize bir aksamla çalışan devasa bir kayan cam ile ayrılmış. Oturma odasının tavanı ise 750 adet gerçek cam su bardağından oluşmakta…

Bu anlattıklarımdan sonra evin neden “zamanının çok ötesinde”bir tasarıma sahip olduğu hakkında biraz daha ikna olduğunuzu umuyorum. Lautner’in pencereler, mobilyalar ve halıların montajı, kurulumu aşamalarında da bizzat başında durduğunu bildiğimiz evin sahipleri 1972 yılında değişmiş. Evin yeni sahibi de tekrar Lautner ile işbirliği yaparak mimarın 1994 yılında ölümüne dek eve teknolojinin ve zamanın gerektirdiği müdahaleleri yapmış. Salonu ve terası ayıran motorize cam perde gibi… Evin yatak odası da bir alem. Battlestar Galactica büyüklüğündeki yatakta kendinizi kötü hissedip karanlık ihtiyacı duyarsanız cam tavanı motorize bir perde ile örtmeniz mümkün! Bu tasarım ve mimari harikası ev Snoop Dogg ve Daft Punk gibi çok ünlü müzik gruplarının video kliplerinde de kullanılmıştı. Son bir not: Daha önce bu sayfalarda okuduğunuz Cehennem Silahı 2’deki müthiş evin mimarı da John Lautner’dir. Ne diyelim Hollywood onu seviyor!

Yeni yılınız kutlu olsun sevgili Bast Home okurları!

Orhan Meriç