Beyazperdenin Rüya Evleri

Kızlarımız bir gün evlenecekler!

Bu kabusu görme garantisiyle her gün uykuya dalan babalar sözüm size!

Keyfini çıkartmaya bakın…

 

Babalar gününü geride bıraktıktan sonra hepimizin “Evin Direği Olmak” kavramıyla ilgili duyguları taze iken, babalığın bir başka boyutuna, “Kızını kimselere verememek” ruh haline bir göz atmak fena olmaz diye düşünüyoruz.

Turşusunu kurmak hayaliyle kızının yurtdışından dönmesini bekleyen müşvik babamızın hayatın gerçekleri ile karşılaştığı ve kızının mutluluğunun,sevdiği diğer bir erkeğin yanında devam edebileceği gerçeği ile yüzleşmesinin komik hikayesi .

 

 

İlk versiyonu 1950 ‘de çekilmiş olan “Father of the Bride” filminin 1991 ‘deki uyarlamasında başrollede Steve Martin ve Diane Keaton var.Charles Shayer’in yönettiği bu kahkaha tufanının elde ettiği başarı sonrasında devam filmi de çekildi.

 

Konusuna kısaca değinirsek:

 

George Stanley Banks (Steve Martin) , iyi bir işi olan sıradan bir hayat yaşamaktadır. Hasretle yurtdışındaki kızının eve dönmesini beklemektedir.Onu karşılamaya hazırlanırken  kızının en sevdiği bisikletini bile bulur, küçük meleğinin gelişinden dolayı inanılmaz heyecanlıdır. Sonunda o gün olur, George ve karısı Nina (Diane Keaton)’nın kızı Annie (Kimberly Williams) gelir, kendisi artık 22 yaşındadır. Bir sure sohbet edildikten sonra babamızı şok eden haber verilir.Annie evlenecektir. Bu habere Nina çok sevinse de, George için biraz garip olur. Sonuçta damadını tanımamaktadır ve kızını kaybetmekten ve onun zarar görmesinden çok korkmaktadır. Ancak daha sonra Annie, Bryan McKenzieni (George Newborn) yani George’un damadı olacak kişiyi eve çağırır, George her fırsatta Bryan’ın bir hatasını bulmaya çalışsa da bu pek kolay olmaz, şimdiyse George iyi bir düğün yapmak zorundadır fakat bu ona pahalıya patlayacaktır ancak onlara yardım etmeleri için de garip birini (Martin Short) tutarlar. Ve son sürat düğün hazırlıkları başlar…

 

Film en iyi komedi filmleri arasında haklı bir yer edinse de akılda kalan sadece müthiş oyuncu kadrosu ve güzel senaryosu değil sadece.

Babamızın küçük meleğini büyüttüğü ve dönmesini sabırsızlıkla beklediği ve düğününün yapıldığı yuvası da bir o kadar akıllarda kalacak güzellikte idi.

Pasadena California’da, klasik bir Amerikan romantik komedi evi diye tabir edebileceğimiz evimiz ile ilgili bazı detaylar verelim.

Fİlmin çekildiği 90 lı yılları da göz önüne alırsak,genel tarzının klasik olduğunu söylemeliyiz.Yaklaşık 1000 m2 lik bu güzel ve klasik ev geniş bir girişi ,beyaz ahşap dış cephesi, sıcak ve klasik pencere doğramaları, içeride geniş merdivenleri, ön kapıdaki sütunların devamını görebiliyoruz.Evin iç dekorasyonunda genel olarak gene beyaz ve ahşap kaplamalar kullanılırken yerde ceviz parkeleri ve klasik mobilya tercihleri ile sıcacık bir aile yuvası.1900 lerin ortalarında inşa edilmiş bu yapı 4 yatak odası bir büyük salon ve mutfağın yanısıra 4 banyoya sahip.Bunun yanısıra filmde çok ön planda olmayan ama yaklaşık 200 m2 lik bir ek binası da var.

Emlak marketlerinde 2 milyon dolara satışta olan bu evin sahip olduğu en görkemli yeri ise öndeki sütunlu girişi ve filmde baba kızın basketbol oynadığı sahnesiyle gördüğümüz basketbol sahasına sahip ve düğününü de yapıldığı muhteşem kamelyasıyla büyük arka bahçesi.

 

 

Bir baba olarak, küçük meleğinizi, kendi ellerinizle sizin kadar, hatta daha fazla seveceği bir başka erkeğe teslim etmek, muhteşem bir rüya eve sahip olsanız bile gerçekten çok zor olsa gerek…