Beyaz Perdenin Rüya Evleri | İyi Bir Yıl Filmi| A Good Year

dfot
İYİ BİR FİLM, İYİ BİR EV, İYİ BİR YIL…

Selam…

Ve Ekim geldi. Sonbaharın gerçek yüzü eğer mevsimler iyice çıldırmadıysa bu ay yüzünü gösteriyor olacak. İçimizi ısıtacak bazı iyi günler elbet olacaktır ama genel olarak kışa bir adım daha yaklaşacağız. Ve bu ay değişen mevsim ile beraber köşeme de bir değişiklik geliyor. Bu köşede artık sadece Hollywood’un Rüya Evleri’ne değil; tüm dünya sinemasının Rüya Evleri’ne göz atıyor olacağız. Ufkumuz daha epey bir genişleyecek. Zaman zaman şarap ve peynir kokan İtalya ile Fransa’ya; zaman zaman da baharat ve egzotik çiçeklerin mis gibi koktuğu Uzak Doğu’ya kadar uzanacağız. İlerleyen sayılar neler getirecek ben de merakla bekliyorum. Benim için de büyük bir heyecan kaynağı bu değişim…

Lafı dolandırmadan gelelim yeni konseptin ilk filmi ve evine: A Good Year yani İyi Bir Yıl… İyi Bir Yıl yeni konsepte geçiş için bence güzel bir seçim… Zira filmimiz gene bir Hollywood yapımı fakat uyarlandığı senaryo, İngiliz bir yazarın Fransa’da kaleme aldığı ve Fransa kırsalında geçen bir yapım.

Oscar ödüllü Russell Crowe “Alien, Gladiator, Cennetin Krallığı, Robin Hood ve Prometheus gibi gişe canavarı filmlerin yönetmeni Ridley Scott ile 2006 yılı yapımı İyi Bir Yıl filminde üçüncü kez bir araya gelmişti. Londra’lı bir yatırım danışmanı olan Max Skinner (Crowe) Fransa/Provence’taki amcasından kalan şarap bağlarını ve evini satmaya gider. Bu gezi hayatında yeni bir dönemi de beraberinde getirir. Max hayatın sadece para kazanmak ve başarı üzerine kurulmadığını fark edecektir.

A GOOD YEAR Peter Mayle’ın aynı adlı “çok-satan” romanından sinemaya uyarlanmış. Mayle ve Ridley Scott, uzun yıllardır yakın arkadaşlar ve kitabın fikri ikisinin ortak ürünü olarak ortaya çıkmış. Filmin uyarlandığı kitabın yazarı Peter Mayle ile Ridley Scott yıllar önce reklam işinde beraber çalışmalar yapmış iki isim. Sonra Mayle yazarlık kariyerine dönmüş Scott ise bildiğiniz gibi dev bütçeli filmlerin aranılan yönetmeni olmuş…

Filmde Russell Crowe dışında, Max’ın yaşlı amcası rolünde Albert Finney, sinemanın en güzel kadınlarından Marion Cotillard (A Very Long Engagement), Abbie Cornish (Sommersault), Tom Hollander (Pirates of the Caribbean: Dead Man’s Chest) ve Freddie Highmore (Finding Neverland) gibi isimler rol alıyor.

Ridley Scott’un ender olarak boy gösterdiği romantik komedi, dram türündeki filmimizin hikâyesi şöyle:

Züppe ve yakışıklı bir borsacı olan, Max Skinner Londra borsasında spekülasyonlar yaparak büyük paralar kazanmaktadır. Son zaferinde ise birçok rakibini büyük kayıplara uğratmıştır. Max’in zaferi hayat felsefesi ile tamamen aynı yöndedir: Hayatta en önemli şey kazanmaktır ve başka hiçbir şeyin kıymeti önemi yoktur!

Büyük zaferinin hemen ardından Max, üzücü bir haber alır: Fransa’da yaşayan büyük amcası ölmüştür. Henry Amca, Max’ın en yakın akrabasıdır ve bütün çocukluğu onun tatlı anılarıyla doludur.

Max bir yandan eksantrik amcasının hatıralarıyla dolu çocukluk anılarını anımsarken bir yandan da şatoda geçebilecek bir hayatın nasıl olacağı üzerine araştırmalar yapmaktadır. Belki de Londra’da onu bekleyen geleceği değişecek ve oradaki her şeyden vazgeçmek zorunda kalacaktır. Zira kendi şirketi son yaşanan olaylardan sonra onu suçlu ve tek sorumlu olarak addetmiştir.

Max, şato’nun otuz yıllık emektarı, Francis Duflot ve karısı Ludivine ile bir anlaşmaya varır. Bağları ve şatoyu satabilirse onların hakkını verecektir. Hep birlikte şatoyu yenilemeye başlarlar… Fakat Duflot şatonun satılmasını çocukları gibi baktığı üzümlerin bir başkasının eline geçmesini asla istememektedir.

Max gözünü para hırsı bürümüş geçmişinden, kara bulutlarla kaplı geleceğine bu inanılmaz güzellikteki şato sayesinde kaçabileceğini ve yeni bir kazanç kapısı aralayacağını düşünürken hiç hesapta olmayan bir şekilde daha önce tanımadığı bir akrabası çıkagelir… Kaliforniya’lı bir kız olan Christie Henry amcanın gayri meşru kızı olduğunu iddia etmektedir… Max bir yandan şatonun şarap sırlarını ve mirası ondan uzak tutmaya çalışırken diğer yandan da Provence’ın yerlisi güzel bir kıza (Marion Cotillard) gönlünü kaptırır. İyi bir şarap gibi lezzetli ve aynı şarap gibi hızlı bir şekilde kana karışan aşk bakalım başlarına ne işler açacaktır?

Bu kadar romantizm yeter! Gelelim mis gibi üzüm bağlarına, dingin bahçelere ve eski şatonun bulunduğu bölgenin özelliklerine…

Provence yılın 300 günü güneş alan muhteşem bir bölge. Bölgedeki inanılmaz ışık, dokunulmamış tarihi doku ve muhteşem mekânlar filmin yapımcılarının tam olarak aradıkları özelliklermiş. Filmi izlerseniz bu dediklerimi hatırlayacaksınız. Özellikle ışık bir harika…

Russel Crowe ise mekânlar için şunları söylüyor: “Provence’de uyanmak kadar harika bir duygu yok… Filmin çekimleri süresince iki ay boyunca burada yaşadım. Luberon Vadisi dünya üzerindeki en özel yerlerden biri. Buradaki ışık Avustralya’dakine çok benziyor. Gökyüzünde pembe ve portakal rengini bir arada görebileceğiniz inanılmaz yerlerden biri… Burada çok huzurluydum”

Bu bölgede üzüm yetiştiriciliği ve şarap yapımı 2600 yıl önce başlamıştır.

Scott filmin yapımını Cotes du Luberon adı verilen bölgede gerçekleştirmiş. “ Bir düzineden fazla şato ve bölge gezip çekimleri yapacağımız yer konusunda burada karar kıldık. “ diye anlatıyor o günleri…

Filmin geçtiği şatonun adı Château La Canorgue… gerçekte de organik şarap üretimi işiyle uğraşan bir ailenin mülkiyetinde. Eski bir Roma villasının kalıntıları üzerine inşa edilmiş olan şatonun altındaki geniş kemer çok şık duruyor. Terasta eve bağlı bir şapel var. Evin önündeki harika terası güneşten koruyan dev ağaçlar ve onların önündeki bakımlı bahçe, havuz ile sonlanıyor. Eve geliş yolu da dev ağaçların korumasında… Evin cephesinde sade demir bir kapı üzerinde demir parmaklıklı bir balkon yer alıyor. Köşelerde rustik taş süslemelerin yer aldığı sade ahşap panjurlarla tamamlanan ev “yaşanmışlığın tüm izlerini” üzerinde barındırıyor. Evin içinde ise 19.yy sonu ve 20.yy başı ahşap mobilya örnekleri her yerde… Berjerler, komodinler, çekmeceler ölen amcanın döneminden ve Max’ın çocukluğundan çıkageliyor.

30 hektar alanda kurulu şato ve bağlarda organik şarap üretimine halen devam edilmekte diyerek sözümüzü noktalıyoruz.

İyi Bir Yıl “izle beni ve kendini iyi hisset” diyen filmlerden biri… Her bir anından keyif alına filmler vardır. Bu da onlardan biri… Neden mi? Yakışıklı bir adam, güzel kadınlar, üzüm bağları, nadide şaraplar, güzel yemekler, aşk,  el değmemiş topraklar ve burada yaşa diyen bir ev. Daha ne olsun?

Kış geliyor, kendinize dikkat edin. Görüşmek üzere…