Beyaz Perde’nin Rüya Evleri | City of Angels

Meleklerin size gözlediği hissi her zaman içinizi ısıtır ancak meleklerinizden biri size aşık olduğunda işler karışabilir…

Tanrının yarattığı en değerli varlıklardan bir melek bile olsa AŞK karşınıza çıktığında kanatlarınız işlemez ayaklarınız artık yere basıyor hale gelebilir.

AŞK’ınıza ulaşma arzunuz size kanatlarınızdan vazgeçirebilir mi?

Yıllardır işlenir sinema dünyasında,herkesin göremediği ama bizleri izleyen iyi ve kötü varlıklar.Kimi zaman musallat olan bir kötülük tanımıyla,kimi zaman arada kalmış ,bu dünyadan göçememiş yaşam formları olarak kimi zaman ise iyilik sembolü koruyucu melekler olarak …Her seferinde de insanın içinde yarattığı ürperti değişmez.Fikri bile yalnızlığın bir korku sebebi haline gelmesini sağlar çoğumuzda.Gerçekten yalnız olmadığımızı hissetmenin verdiği tedirginlik ile etrafımızı control eder buluruz kendimizi çoğu zaman.

Hollywood filmlerinde ; “şeffaf” yaratıkların işlendiği filmler arasında gerek oyuncular ve oyunculuklar,gerek senaryo, gerekse mekanlar ve yönetmenlik olarak çok etkileyici bir filmden bahsedeceğiz.

City of Angels

Oldukça etkileyici konusunu 1987 de gösterime giren ve Fransız Alman ortak yapımı “Wings of Desire” filminden etkilenerek oluşturan City of Angels, Nicholas Cage ve Meg Ryan‘ın müthiş oyunculukları ile bir başyapıt haline gelmiş.

10 Nisan 1998 ‘de Amerika’da gösterime giren filmin yönetmeni Brad Silberling.

Dünya üzerinde insanları izleyerek dolaşan meleklerin de zayıf anları olabileceği ve bu sebeple insani duygulara geçiş yapabilecekleri hatta insan olmaya özenebilecek kadar onları içselleştirmeleri üzerine kurulmuş senaryoyu kısaca özetleyecek olursak:

Meggie Rice (Meg Ryan)  oldukça başarılı ve işini çok seven bir doktordur.Kardiyoloji cerrahı olarak çalıştığı hastahanede başarılı bir ameliyet sırasında hiç sebepsiz bir hastasını kaybeder.Onu hayata döndürmek için gösterdiği olağanüstü çaba ve ölümü kabullenmeyişi sonucu kendine olan tüm güveni sarsılır.İçine kapanan ve mutsuzluğu ve umutsuzluğu ile hayata küsen Meggie’yi izleyen biri vardır.Los Angeles ‘de gezinen melek Seth ( Nicholas Cage) , Meggie’nin bu çabası ve durumundan çok etkilenir.Yaşadığı üzüntüye karşılık birşeyler yapmak isteyen meleğimiz Meggie’nin durumuna dayanamadığı gibi aynı zamanda ona aşık da olmuştur. Meggie’yi hayata geri döndürme çabaları ve aşkı onu bir yol ayrımına  getirecek ve melek olmaktan vazgeçecektir.İnsan olmak ile ilgili bu seçimi onu insan olmanın karmaşıklığına götürecek ve tüm duyguları ile baş etmeye çalışacaktır.

Bu olağanüstü hikaye ile ortaya çıkartılan filmin müthiş ilgi gören  müziği Gabriel Yared tarafından bestelenmiştir.

Konusu, oyunculukları ve müziğinin yanısıra inanılmaz güzel çekim mekanları ile de görsel bir şölen sunan City of Angels filminde dikkatlerden kaçmayan bir göl evini konuk edeceğiz bu ayki köşemize. Meggie’nin kafasını dinlemek ve belki de mutsuz ve umutsuz halini tek başına yaşayabilmek ve en azından içine sığınmak için gittiği amcasının Tahoe Gölü kıyısındaki muhteşem evi…

Mimar Paul Hamilton tarafından 1969’da tasarlanıp inşa edilen ev Tahoe Gölü’nün güneyinde, California-Nevada sınırının kenarında bulunmakta.1990 lara damgasını vuran diğer bir film olan The Bodyguard’a da mekan olmuş bu ev, 4 mevsim kullanılabilen ev yaklaşık 1.000 m2 lik bir yaşam armağanı.Ev aynı zamanda yaklaşık 70 metrelik Leaf Lake şelalesinin yanında ve Tallac dağı manzaralı.

5 odası ve 3 banyosu bulunan bu göl evinde tek hakim malzeme doğal  olarak ahşap olmuş.Evin her yerinde bazen de sıkıcılık verecek derecede kullanılan ahşap , muhteşem bir şömine ve devasa doğal taş bacasının yanısıra sıradışı çatı tasarımları ile yarattığı birliktelik ve elbette muhteşem bir Dağ, Göl, Orman üçlemesi  ile “sadece ahşap” algısını yok ediyor.

Evin, film içerisinde final sahnesine dolu dizgin gidilen dakikalarda kullanılmış olması sebebi ile akılda kalması çok doğal.Üzücü bir finalin şahidi olacak olan mekan şu sıralar emlak marketlerinde 7 milyon dolar değerlemesi ile yer alıyor.

Filmi seyrederken bu muhteşem evin içinde kendinizi hayal ederek keyifli ama biraz da buruk dakikalar geçireceğinize eminiz.