Bast Stil | Brooklyn Köprüsü

Brooklyn Köprüsü

New York’u başlatan sembol, bir başyapıt.

Dünya kültürüne yön veren New York, haritadaki bir define sandığı gibi, keşfedilmesi uzun süren bir kültür şehri. Manhattan’ı komşu ilçelere bağlayan köprülerin içinde en bilineni şüphesiz ki Brooklyn Bridge.  Ancak köprü oldukça hazin, içinde azmi ve aşkı barındıran bir hikayeye de sahip. 1800’lü yıllarda bugünden çok farklı olan New York, yakın ilçeler Brooklyn, Queens ve Staten Adası’ndan kopuktu.  İki yaka arasındaki ulaşımın sadece deniz yoluyla yapılıyor olması, kış şartlarında çok zor olmaktaydı.

1867 kara kışında bir gecede donan Doğu Nehri, NewYork’luların perişan olmasına sebep olmuş, binlerce kişi işine gidememiş, gemiler buzda sıkışıp kalmış ve bir köprü inşa etme fikri böylece masaya yatırılmış. Dünyanın en büyük kablo üretim firmasının sahibi John Roebling yaklaşık 5 yıl emek verdiği köprü projesini kabul ettirmeyi başarmış. Aynı zamanda tel kablonun da mucidi olan Alman asıllı mimar ve mühendis John Roebling aslında hiçbir zaman inşaata başlayamamış.

1869 yazında köprünün yerini tespit çalışmaları sırasında ayağı kırılmış, enfeksiyon kapması sebebiyle de kurtarılamayarak hayatını kaybetmiş. Sonrasında da eserini bitirme görevi oğluna kalmış. İnşaat tecrübesi olan Washington Roebling babasının hayalini bitirme işini sahiplenmiş.  İnşaatın ilk aşamalarında, köprü ayaklarının nehir tabanına inşası gerektiği için ahşap kutuların içine giren işçiler nehir zeminine ulaşmaya çalışmışlar.

Kutulara oksijen pompalanmasına  rağmen 100 e yakın işçi vurgun yerken, bazıları felç olmuş. 1872 de vurgun yemesi sonrasında yatalak olan Washington Roebling, eşinin işi sahiplenmesi sayesinde baş mühendislikten alınmamıştır. 24 Mayıs 1883 de köprünün açılışı için tatil edilen New york’ta, köprü üzerinde yürüyen birkaç kişiden biri de Emilly Warren olmuştur.

Dünyanın ilk en geniş asma köprüsü olma sıfatını alan Brooklyn köprüsü, 19. yy mühendisliğinin de en üst noktası ve dünyanın 8. harikası olarak kabul edilmiştir.  Köprünün ana ayakları arasındaki açıklık 486,3 metredir.

İnşaatı 14 yıl süren Brooklyn köprüsü 15 milyon dolara mal olmuştur. Oluşagelen iş kazalarında,  27 işçinin ayrıca 200 kadar işçinin de suyun içindeki köprü ayakları yapılırken hayatını kaybettiği söylenmektedir.

Sanatçı Barnum kendisini izleyen binlerce kişinin önünde 21 fil ve 17 deve ile köprüyü geçerek, köprünün sağlamlığına inanılmasını sağlamıştır. Nehir tabanına oturan beton ayakların içinde, 10 metre yüksekliğinde mahzenler  bulunmaktadır. Belediye tarafından kiralanan mahzenlerde, zamanında binlerce şişe şarap depolanmıştır.

Brooklyn Köprüsü’nün diğer bir özelliği de aşıklar köprüsü oluşu.  Dünyanın dört bir yanından gelen çiftler, üzerlerine adlarını kazıdıkları kilitleri köprünün parmaklıklarına asarak, aşklarının sonsuza dek sürmesini diliyorlar. Pek çok moda çekimine ve pek çok filme ev sahipliği yapan Brooklyn köprüsü iki kattan oluşuyor. Üst katı sadece yayalar ve bisikletliler, alt katı ise araçlar kullanıyor. Köprü, şahane bir New York manzarasına sahip.

Seçil Mutlu