Bast Sanat| Artshop / Galeri “Galleryrooms”

Bast Sanat / Artshop / Galeri “Galleryrooms”

Artshop / Galeri “Galleryrooms” kendilerini  ya da yakınlarını bir sanat eseriyle ödüllendirmek isteyenlerin, önemli sanatçıların eserlerine makul fiyatlarla  erişebildikleri bir mekan.

Galeri G-Art ve Galleryrooms’un direktörü Bahar Erin ile sohbetimizde bir sanat mekanı daha tanıyoruz.

Galeri G-Art ve Galleryrooms’un kuruluş öykülerini anlatabilir misiniz?

2003 yılının Kasım ayında G-Mall Kültür ve Sanat Projesi’nin içinde yerini alan Galeri G-art’ın oluşum amacı, 1993 yılında bilimsel çalışmalar ışığında kurulduğundan bu yana ülkemizde yaygın eğitim ve çok kapsamlı hizmet alanında önemli bir yer tutan Anne Çocuk Eğitim Vakfı’na, sanat penceresinden bir destek oluşturmaktı.

 

1 Ocak 2014’te galerimizi Beyoğlu Kumbaracı Yokuşu  37/A  ve 38 /A‘daki yeni adresimize taşıdık. Galata’da, İstiklal Caddesi’ni Tophane’ye bağlayan ve hızla dinamik bir sanat bölgesine dönüşmekte olan  bu çevreye, 2013 Eylül ayında  G-art bünyesindeki “Art Shop Galleryrooms” ile de bir yenilik getirmiş olduk.

 

On yılı aşkın süredir çağdaş Türk sanatının önemli isimlerinin yanı sıra, güncel görsel sanata  farklı katkılarıyla öncülük yapmakta olan genç sanatçılara verdiğimiz destek yeni yerimizde de devam ediyor.

 

G-art, 150 yıllık tarihi binada konuşlanan yeni galeri alanında disiplinler arası çağdaş sanat sergilerine yer vermeye devam ediyor. Galleryrooms ise; farklı disiplinlerden güçlü, takdir ve beğeni toplayan, yenilikçi ve yaratıcı  sanatçıların ve  çok çeşitli sanat formlarında üretilmiş eserlerin  (resim, heykel, fotoğraf, desen, baskı, enstelasyon, rölyef, seramik, poster, sanat objesi) sergilenişi ile  farklı bir vitrin oluşturan, eşine az rastlanan bir sanat dükkanı. Bu zengin yapısı ile sanat ve estetik alanında  sıra dışı ve yaratıcı mekânsal çözümler sunuyor. Sürekli değişen  koleksiyonu, aynı zamanda  kolay ulaşılabilir  sanat  ürünlerini de içeriyor . İzleyicinin alışkanlıklarını değiştirerek, entelektüel bir tavır olan hediye sanat/sanat hediye  kavramını yerleştirmeye çalışıyor. Bu haliyle  kendilerini  ya da yakınlarını bir sanat eseriyle ödüllendirmek isteyenlerin, önemli sanatçıların eserlerine makul fiyatlarla  erişebildikleri bir mekan Artshop / Galeri “Galleryrooms”.

 

 

Güncel ve gelecek sergiler/satıştaki eserler hakkında bilgi verebilir misiniz?

Galeri G-art’da yeni açılan  sergimiz Yücel Kale’nin  “Özgörü” isimli sergisi. Uzun seneler beraber bir çok projede çalıştığımız Yücel Kale’nin kendine has üslubu ile oluşturduğu yeni işleri izleyici tarafından oldukça ilgi görüyor.  Son dönem sanat piyasasındaki durgunluğa karşın  oldukça hareketli geçen sergi bizleri de oldukça memnun ediyor.

 

Galleryrooms’da ise şu sıralar Ahmet Sarı, Yasemin Şenel, Gökte Tunç, Tarkan Güveli, Mary Moon, Arzu Başaran, İsmet Doğan, Seyit Mehmet Buçukoğlu, Rafet Arslan ve Yiğit Yazıcı’nın işleri sergilenmekte.

 

Çalıştığınız sanatçılar hakkındaki  kriterleriniz nelerdir?

Tüm disiplinlerde, çoğu genç ve başarılı sanatçıyla çalışıyoruz. Bir kısmı seneler evvel G-art olarak keşfettiğimiz ve desteklemeye devam ettiğimiz sanatçılar. Bir kısmı da bildiğimiz, tanıdığımız, sanat piyasasında kendi yerlerini yapmış başarılı isimler. Buna ek olarak da henüz tanınmamış, disiplinli sanatçılara da kendilerini tanıtma imkanı veriyoruz.

 

Sanat ve sanatçı tanımlarınızı almak isteriz.. 

Günümüzde net bir sanat tanımı olmamakla birlikte, ister sanatçının, ister bunu sunan kişilerin, ister izleyicinin birbirlerinden oldukça farklı sanat tanımları oluşmuştur. Benim için ise, estetik tarafından çok  (çizgi, form, renk ilişkisi) fikir tarafı heyecanlandıran, görünenin ötesinde kavramlara dikkat çeken  üretimlerdir sanat. Bunu yapabilen, kurallardan sıyrılmış, özgür düşünebilen zihindir sanatçı.

 

Türk sanat izleyicisi ve art obje alıcısı hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Türk sanat izleyicisi profili, oldukça estetik arayış tabanlı, fikir ve kavramlara fazla önem vermeyen bir karakter sergiliyor. İzleyiciyi çok fazla düşünmeye, kafa yormaya ittiğinizde, kendisini çok yormuş ve sanattan uzaklaştırmış oluyorsunuz. Bu çok tehlikeli bir durum çünkü bu sanatçı profilinde de geriye doğru bir gidişe sebep oluyor. Sanatçı kendi içinde evrilemiyor. Kendini yenileyemiyor. İzleyici profiline göre işler üretmeye başlıyor. Bu da uluslararası sanat arenalarında yerimizin olmasını engelliyor. Art obje alıcısı da benzer profilde. Genellikle  oldukça “promote” edilmiş, şişirilmiş  sanatçıya yöneliyor. Genç sanatçı keşfi alıcılar tarafından olmuyor artık. İdealist galeriler bunu üstleniyor. Koleksiyoner danışmanlarının da yeteri kadar ‘yeti’ olmadığını düşünürsek, doğru ve  akıllıca bir sanat alımı gerçekleşmiyor.

 

Sanatseverlere eser alımlarında nasıl önerilerde bulunuyorsunuz?

Birazcık derslerini çalışmalarını öneriyorum. Sanatçıları tanımaya çalışmak, atölye ziyaretleri yapmak, bol bol okumak çok önemli. Bir eseri anlayabilmenin en büyük kısmı (%60) bilgiye dayanır, sonra işe duygu ve sezgiler girer. Anlayabildiğiniz bir eseri beğenirsiniz. Bu yola girdiklerinde zaten kendileri de daha çok zevk alır ve tatmin olur hale gelecekler.

 

 

 

Yücel Kale’nin insan ve hayvan karışımı figürleri izleyicinin gündelik yaşam gerçekliğinden masalsı bir diyara yolculuk etmeleri için bir kapı açıyor…

 

 

 

 

Yücel Kale’nin son sergisi “Özgörü”, sanatçının bağımsız, arınmış düşüncelerinin, fikre ve oradan heykele dönüşmesi ve bu sürecin varolmanın farkındalığıyla beslenmesi sonucu oluşmuş.

 

Sanatsal üslubunu ahşap malzeme üzerinden oluşturan Yücel Kale’nin bu sergide cam, bakır gibi farklı malzemeleri ustalıkla kullanışı, denemeye ve yeniliğe açık, keşifçi yönünü gösteriyor.

 

Serginin izlenme şekli ve anlatım dilini , kendine has şiirsel üslubu ile fantastik öğeler ve masallar üzerinden seçmesi, bakmak ve görmek arasındaki büyük farka dikkat çekiyor. Heykellerinin resimsel öğeler taşıması da oldukça dikkat çekici.

 

Sergide karşımıza çıkan formlar bizi çocukluğumuza götüren harikalar diyarının anahtarı gibi.  Kullandığı her malzemede karşımıza çıkan kuvvetli portrelerde her türlü mimik ve ifade, eserin can alıcı noktasını oluşturuyor.

 

Neden çanta tuval?

Taşınabilir heykel çanta yapma fikrini,  çantanın, içinde taşınılan eşyalarıyla birlikte sahibinin bir özeti olmasından dolayı tercih ettim.

 

Eserlerinizin izleyici ile buluşma anlarındaki gözlemleriniz nedir?

İşlerim emekle hazırlanmış genellikle doğal malzemeleri kullanarak yaptığım heykeller. Dolayısıyla sanırım sıcak bir ilişki oluşuyor izleyenle.

 

Çalışmalarınızın zaman içindeki değişim ve gelişimini kendi gözünüzden aktarabilir misiniz?

İlk başlarda kullandığım boynuz, zırh ve kabuk gibi konular yerini  zarafet, çıplaklık ve bilgeliğe bıraktı. Değişmeyen ise izleyiciyi oyuna katma isteği…

 

İlham kaynaklarınızdan bahsedebilir misiniz?

Yüzler ve ifadeler en temel ilham kaynaklarım. Ayrıca insanın çevresiyle ilişkisi ve seçimleri de öyle.

 

Sanat ve sanatçı tanımınız nedir?

Gidilmeyen yere giden,düşünmeyeni düşündüren, yapılmayanı yapan, bütün bunları kendine özgü bir üslup ile esere dönüştüren  ve üretimi ile paylaşan veya paylaşmayan insan sanatçıdır. Sanat hayatın anlamının çarklarından biridir.

 

Beğendiğiniz eser ve sanatçılardan örnekler verebilir misiniz?

Anish Kapoor’un ilk kez bir işini Köln’de bir açık hava müzesinde gördüğümde çok etkilenmiştim. Krom bir iç bükey form, manzarayı yırtıyor ve alt üst ediyordu.

 

Türk sanat izleyicisi hakkındaki düşünceleriniz nedir?

Çok azlar.

 

Sanatın günlük yaşam ve mutluluk ile ilişkisi nedir sizce?

Sanat, yeni dünyalar  gösterir; keşfetmek de herhalde en büyük mutluluktur.

 

İstanbul’u beş duyunuzla tanımlamanızı rica etsem…?

Gözlerimde tarihi yarımada…

Dokunduğum antik bir yapı…

Burnumda boğazın deniz  kokusu…

Elbette kulağımda martı ve vapur sesleri…

Ağzımda simidin ve çayın tadı…

 

 

Sergi 12 Mart’a kadar Beyoğlu Kumbaracıbaşı Yokuşu’ndaki Galeri G-Art’da izlenebilir.

 

 

9 Ocak – 19 Mart 2016

“BUZLU CAM”

Galeri Zilberman

Galeri Zilberman, Ahmet Elhan’ın Buzlu Cam isimli yeni sergisini duyurmaktan mutluluk duyar. Sanatçının galeriyle olan ikinci kişisel sergisi, 9 Ocak – 19 Mart tarihleri arasında galerinin ana mekanında görülebilecek.

Buzlu Cam’la sanatçı fotoğrafın kendi geleneğine ve ustalık kavramına odaklanıyor.

 

29 Şubat – 11 Mart

“DİSLEKSİ”

VAKIFBANK İstanbul Sanat Galerisi

Aylin Menekşe, “Disleksi” adlı  kişisel sergisinde tarihsel olarak insanoğlunun farklı dönemlerine ait kayıtları resmediyor. Kültürel ve sosyal kayıtların yanı sıra insan algısının ürettiği canlı cansız imajlardan kolajları içeren çalışmaları insan algısının çalışma yöntemleri ve bellek oyunlarını içeriyor.

 

 

5 Mart – 2 Nisan 2016

“GÖRÜNMEZ

HAREKET”

Pg Art Gallery

Pg Art Gallery, Ayşe Gül Süter’in ‘Görünmez Hareket’ adlı ikinci kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. İlk sergisinin devamı niteliğindeki bu sergide Süter, hareket, ışık, etkileşim ve mekan olgularını yeni medya pratikleriyle ele alarak deneysel olarak gerçekleştirdiği çalışmalarını izleyiciye sunuyor.‘

 

 

25 Şubat – 25 Mart

‘‘ÇOĞULCU ARAYIŞLAR’’

Vis Sanat

VİS SANAT kapısını  Barış Cihanoğlu, Çayan Yılmaz, Erdinç Babat, Meliha Sözeri’nin işlerinin yer aldığı  “Çoğulcu Arayışlar” sergisiyle açıyor. Küratörlüğünü Mahmut Nüvit’in yaptığı “Çoğulcu Arayışlar” geleneksel sanatlardan modern sanata geçişte,  sanatçının bireyselleşme çabalarını ele alıyor.

 

 

 

Ayşe Gülay Hakyemez