Bast Sanat

dfot

 

Sanatorium, 2009 yılında sekiz sanatçının bir araya gelerek kurduğu bir sanat inisiyatifi olarak güncel sanat sahnesine adım atmıştır. Aynı yılın Ocak ayında gerçekleştirdiği açılış sergisinin ardından bir süre bünyesinde yer alan sanatçıların kendi üretimlerine yer verdikleri bir mekân olarak faaliyet gösteren Sanatorium, zamanla inisiyatif haricindeki yerli ve yabancı sanatçılarla da kişisel ya da karma/küratöryel sergiler düzenleyerek galeri kimliğini kazanmaya başlamıştır.

2011 yılında galeri kimliğiyle varlığına devam etme kararı alan Sanatorium portföyündeki, hem genç ve kariyerlerinde ilerlemeyi amaçlayan hem de kariyerlerinde ilerlemiş ve uluslararası alanda tanınmış yerli ve yabancı sanatçılarla Türkiye ve yurtdışındaki güncel sanat sahnesinde yer edinmeyi amaçlamaktadır.

Sanatçılar tarafından kurulmuş olmasının getirdiği bakış açısı ve vizyonla Türkiye’deki sanat ortamına ayrı bir zenginlik katan Sanatorium, güncel sanata dair farklı işbirlikleriyle bu katkısını elden geldiğince çoğaltmanın yollarını araştıran bir anlayışla hareket etmektedir. Sanat üretimini sadece sonuç değil aynı zamanda üretim süreci açısından da değerlendiren Sanatorium, yerel ya da uluslararası bağlamda geliştirdiği her projenin sanat dünyasına katkısının yanı sıra, kendi gelişim sürecine ve bünyesindeki sanatçılara kazandırdıklarını da göz önünde bulunduran bir tavır ortaya koymaktadır.

Kemal Özen’in ikinci kişisel sergisi Sanatorium’da

Çağdaş sanatın genç isimlerinden Kemal Özen’in ikinci kişisel sergisi 23 Ekim’de Sanatorium’da açılıyor. Sanatçının “İyi Çocuk Ol, Acınla Büyü” başlıklı sergisi, ‘iyi çocuk’ olmamızın öğütlendiği ve öğretildiği bir toplumda yaşama hallerine melankolik ve keskin bir bakış getiriyor.

 

Üç sene önce açtığı “Soğuk Yemek” başlıklı sergisiyle büyük ilgi gören ve yeni çalışmaları merakla beklenen Kemal Özen’in ikinci kişisel sergisi 23 Ekim’de Sanatorium’da açılıyor.

 

Özen, yakın zamanda kaybettiğimiz Ahmet Erhan’ın “Zamanı Oy, Sesini Sakla” isimli şiirinden alıntılayarak “İyi Çocuk Ol, Acınla Büyü” adını verdiği sergisinde, bir kez daha kişisel tarihlerimize dokunacak, baktığımızda bizi bize hatırlatacak görüntüler sunuyor. Özen’in işleri, toplumsal kurallarla çevrili hayatlarımızın kıstırılmışlığını, eksik bırakılmış heveslerimizi, gizlemek zorunda kaldığımız arzuları ve sakatlanmış çocukluklarımızı resmediyor.

 

Kemal Özen’e göre bu sergi sosyal yalnızlığın ve çaresizlik hissinin bir nevi sismografik çıktısı: “Toplumlardaki yerleşik düzen bireyi bebekliğinden itibaren cinsiyetine göre ne şekilde giyineceğinden ne şekilde hareket edeceğine, isimlerin cinsiyete göre kategorize edilişinden seçtiği giysinin rengine kadar bir çok yazılı olmayan kurallar dahilinde oluşan bir kalıp içinde yetiştiriyor. ‘İyi çocuk’ olarak her zaman birileri örnek gösteriliyor. ‘O’ örneğe göre hareket edilmemiz isteniyor. Bu kalıbın dışına çıkanları dışlıyor, bizden değilsin gözüyle bakıyor. Bu sergi; kendisini ‘öteki’ hisseden, yaşadığı coğrafyada düşüncelerini paylaşacak birilerini bulamayan, farklı düşünen, farklı görünen insanların toplum baskısına yenik düşmesiyle kendilerini gizlemeye, ‘normal’ davranmaya zorlamasının bireyde yarattığı ruh hallerinin bir tezahürü, imge üzerinden deneyimlenmesi olarak özetlenebilir.”

 

Kemal Özen’in “İyi Çocuk Ol, Acınla Büyü” başlıklı sergisi 23 Ekim-24 Kasım tarihleri arasında Sanatorium’da görülebilir.