Bast Müzik

Bast Müzik

En baştan başlayacak olursak Müzik hep vardı…

5 milyar yıl

Dünya varoluşu

4 milyar yıl

İlk canlı hücre oluşumu

400 milyon yıl

ilk hayvanların oluşumu

200 bin yıl

insanlık tarihi

100 bin yıl

Topluluk olmaya başlama tarihi

5000 yıl

uygarlıklar tarihi

3000 yıl

yazının bulunması…

İnsanların vahşi yaşam koşullarında iletişim kurma yolu sesler idi. Ses ile iletişimde en önemli yöntemleri ise doğada var olan seslerin taklit edilmesi idi. Bu ses çıkartma yöntemleri sadece çıplak insan sesi ile değil zamanla ileride enstrüman olarak da kullanılacak olan taşlar ve kemikler kullanılarak gelişti. Dil becerileri geliştikçe insanoğlu once savunma amaçlı olarak sonrasında toplumsal idareyi güçlendirme amaçlı olarak büyü ve tapınma aracı olarak bu sesleri kullandı.Tanımlayamadıkları varlıklar ile iletişim için müzik haline gelebilen bu iletişim aracını danslarla zenginleştirdiler. Ortaya çıkan sesler toplamını tekararlanabilir halde bir ritm ile çalmaya ve değişik sebepler için değişik müzikler ortaya çıkartmaya başladılar.Yüzbinlerce yıl geçmesine ragmen halen ayinler, özel durumlar için merasimler düzenlenmesi gibi durumlarda müzik en önemli ifade şekli oldu.

Antik Yunan Mitolojisinde baş tanrı Zeus peri kızlarının herbirine Muse ismi vermiş.Bilgi ve sanatın savunucusu olan  Muselerin yetenekleri bu bilgi ve sanatlar idi. Music, Müzik ( Museike) ismi de buradan gelmektedir.

Müziği yazılabilir bir hale getiren ilk kişi MS 480-524 yılları arasında yaşamış olan Boethius’dur. La gamını bulan kişidir.

Guido D’arrezo isimli bir rahip çocukların ilahileri daha rahat öğrenebilmesi için ”Guido’nun eli” olarak bilinen Latince bir duanın ilk sözlerinden notalara isimler vererek geliştirdi.

UT queant laxis (ut sonradan tu ve do olacaktır)

RE sonare fibris

Mİ ra gestorum,

FA muli tourum,

SOL ve polluti,

LA bi reatum,

SA nocte İohannes (sonradan Sİ olacaktır)

UT hecesi kulağa sert geldiği için ters çevrildi ve önce TU , sonra da bildiğimiz

DO ismini aldı.

Dünyada ilk kez müzik kavramının ne zaman başladığı tam olarak bilinemiyor. Ancak el çırparak, ıslık çalarak veya taşları birbirine vurarak çıkartılan seslerin zaman içinde belirli bir ritimle tekrarlanmasıyla müziğin başladığı sanılıyor. İçi boş ağaç kütüklere vurarak ses çıkaran insanların daha sonra ilk müzik aleti olarak davulu çaldığı sanılıyor. Davul , Kasnak denilen ahşap bir gövdeye deri gerilmesi ile elde edilen bir çalgıdır.Tarihin en eski çalgısı olmasının sebebi insanların ritmik tekrarlarla hem iletişim kurmaya hem de dini ayinler sırasında en kolay ses üretebilecek şeyin biryere bir şey ile vurmak olması idi.

Davul kelimesinin kökeni tartışılmışsa da konu üzerinde fikir birliği oluşmamıştır. Mahmut Ragıp Gazimihal (1952), Divanü Lügat-it Türk’te (MS 1072-1074) geçen tovul/tovil “şahin av yapınca çalınan davul” kelimesinden hareketle orijinin Türkçe olduğunu ileri sürmüş, Curt Sachs (1919) Hint Avrupa dillerinde davul kelimesinin karşılığı olarak kullanılan kelimeleri, Arapça tabl “davul” ile karşılaştırmış, 1968 yılında Sir Harold Bailey kelimenin Akatça tabalu/tapalu kelimesine bağlamıştır. Karadeniz Rumcası’na taulin (Giresun, Tirebolu), tavuli (İnebolu), taul (Ordu, Santa), tavul (Gümüşhane), tağul (Ordu, Gümüşhane) formlarında girmiştir. Davullarda deri olarak kurutulmuş dana derisi kullanılabilir , plastik kullanılan davullar da vardır.

Akort edilmesi için derisi kelebek vidalarla gerilir ve sesine gore gerginliği ayarlanır.

Sesine, malzemesine, büyüklüğüne, şekline gore bir çok davul çeşidi vardır. Orkestralarda ritmi belirleyen davul oldugundan çalanların görevi çok önemlidir.

Bunun yanında timpaniler ya da diğer perküsyon çalgıları dinamik veya gösterişli bir melodi yaratabilirler.

Anadoluda büyük yaygınlıkta kullanılan davul, kasnak çaplarına göre küçük (60 cm), orta (70 cm) ve büyük (80-90 cm) olarak üç boya ayrılabilirler. Davul, germe çemberine geçirilmiş deri (Karadeniz Rumcası derma) ve bunların bağlandığı kasnak (Karadeniz Rumcası soma) denilen ağaç bölüm olmak üzere iki ana kısımdan oluşup, germe çemberine geçirilmiş deriler, istenilen tonu elde edebilmek için gereken miktarda gerdirilir. Germe çemberine ıslak olarak ge-çirilen dana/koyun/keçi derisi davul kasnağına yerleştirildikten sonra, çeşitli formlarda zig zag olarak bağlanmış sicimler yardımıyla her iki (alt ve üst) germe çemberi bağlanılır ve deri kurutulduktan sonra istenilen gerginlik (ton) elde edilene kadar sıkılır.

Günümüzde Müziğin en yaygın kullanım şekli internet üzerinden indirmek veya dinlemek…

Spotify aslında tek cümle ile “dünya üzerinde üretilen tüm müzik parçalarına anında mobil cihazlarımızla ulaşabilmek” diye tanımlanabilecek bir uygulama.

Spotify, Daniel Ek ve Martin Lorentzon isimli iki İsveçli kafadarın 2006 da bulduğu bu fikir 2008 de hayata geçmiş ve bilinen tüm müzik yapım firmaları ile dijital yayın hakları ile ilgili anlaşmalar yapan Spotify, 2010 yılında 2,5 milyonu ücret ödeyen 10 milyon üye sayısına ulaşmışlar. 2012 de 20 milyon ve 2015 yılı başında tam 15 milyon ücretli 60 milyon üyeye sahip 1200 den fazla çalışanı olan bir dev haline gelmişler. Firmanın geliştirme merkezi  Stocholm’de  ve ana merkezi ise Londra’da. Uygulamayı indirip iki seçenekle karşılaşıyorsunuz. İlk seçenek ücretsiz üyelik. Bu üyelik şekli ile gene müzikleri istediğiniz gibi online dinleyebiliyorsunuz ancak arada reklamlarla karşılaşabiliyor ve dinlediğiniz parçaları mobil cihazınıza indiremiyorsunuz. Ücretli üyelikte ise hem reklamsız ve sınırsız bir dinleme keyfiniz oluyor hem de istediğiniz parçayı mobil cihazınıza indirebiliyor diğer tüm cihazlarınız ile de dinleyebiliyorsunuz.

Dinlediğiniz sanatçıların diğer albümlerine o parçalarla benzer parçalara da ulaşabilmenizi sağlayan uygulama aynı zamanda arkadaşlarınızın Spotify’daki listelerini takip edebilmenizi ve paylaşabilmenizi sağlıyor.