Bast Müzik | Klasik Müzik

Bast Müzik / Klasik Müzik

Yüzyıllar geçmesine rağmen insanların halen aynı hayranlıkla dinlediği bir müzik türü…

Kemanların,piyanonun,üflemeli çalgıların,o müzik için üretilmiş oldukları hissi ile kendini dinleten bir tarz.Bestecilerinin ,dahi olarak nitelendirildiği ve sadece 4 yüzyıllık bir zaman döneminde çok az sayıda insanın ürettiği bir tür olmasına rağmen yüzyıllardır milyarlarca insan  tarafından keyifle ve tutku ile dinlenebiliyorsa dünya tarihinde yerini alması gereken ve kuşaklara anlatılması gereken bir öykünün haklı sahibidir klasik müzik.

Avrupa’da 1400 lü yıllarda ortaya çıkmıştır Klasik müzik. 15-17. Yüzyıl arasındaki dönemler, müzik alanında gerçekleştirilen hızlı gelişmelere verilen ad sebebi ile Rönesans Dönemi olarak adlandırılmıştır.Birden çok sesin aşzamanlı duyulması tekniği ile ortaya çıkan bu tür ,çok sesli müzik türü, bir çok bestecinin Avrupa’nın en önemli müzik merkezi olan Fransa’nın doğusundaki Burgonya sarayında öğretmenlik yapmak ve çalışmak için gelmeleri ile kilise çevresinde gelişti.Önemli örnekleri Fransa’da halk şiirlerinin bestelenmesi ile oluşan şansonlar ve rondolar idi.16.yy da İtalyan, Flaman ve İngiliz besteciler ,besteledikleri missa,motet,kantatlar ile öncülük yapmışlardır.Bu bestelerle org,klavsen,klavikord,epinet ve virginal gibi aletler öne çıkmıştı.

Bu dönemin ardından 1600 ve 1750 yılları arasında ortaya çıkan akım Barok Dönem olarak adlandırılır.Kelime anlamı olarak Portekizce’de “borocco” yani “düzgün olmayan inci” anlamına gelen Barok 17 ve 18. yy larda tüm katolik coğrafyalarında ve Latin Amerika’da yaygınlaşmıştır.Jean Jacques Rousseau’ya gore barok müzik “armoninin açık seçik olmadığı,uyumsuzluklarla dolu ve hareketi zor olan müzik” tir.Aslında Rönesans döneminde ortaya çıkan sadelik temizlik saflık gibi tanımlar, müzikte, o dönem bestelerinin neredeyse tamamının tüm enstrümanların aynı anda başlayıp aynı anda bitirdikleri bir  sıkıcılık olarak kendini ortaya koymuştur. Barok döneminde müzik “kontrast “ kavramı ile tanışır.Tüm müzik tarihçilerinin birleştiği konu ise 150 yıl süren bu akımın son evresinde en olgun döneminin J.S.Bach ‘ın etkisinde olduğudur. Ayrıca Vivaldi’nin solo konçertoları da bu dönemin en önemli modellerindendir.

Batıda klasik müziğin dönüşümü, müziğin aristokrat hegamonyasından çıkması ile olmuştur.18.yy Avrupa’da BArok müziği dönemidir.Haendel,Haydn,Mozart,Bach gibi ustalar bu yüzyıla damga vurmuşlardır ama gene de aristokrat egemenliği bitmemiştir.Şatolarda verilen özel konserler üzerine kurulu icra etkinlikleri ancak 19.yy’da Beethoven’ın müziğinin kamusal alanlarda icrası ile değişim gösterecektir.

1750-1820 arasında Klasik dönem olarak adlandırılan dönemde Haydn,Mozart,Beethoven ın orkestralarında 40 çalgıcı ve yaylı,ağaç üflemeli,pirinç üflemeli,vurmalı çalgılar bulunuyordu.

 

Özellikle müzik için kullanılan “klasik” kelimesi popular veya “hafif” diye adlandırılan müziklerin karşıtlığı gibi ele alınabilir.ve aslında 13.yy-20.yy arasını ele alabilir. Aslında kendi içinde Klasik müzik,romantic,barok ,rönesans ve ortaçağ müziginden ayrılır.Bu anlamda Lully ve Remeau’nun Versailles klasikçiliği ile Haydn Mozart ve Beethoven’ın Viyana klasikçiliği de zaman ,teknik ve tarz olarak birbirinden ayrılır.Müzikte son Barok eseri 1750 de öldüğünde Bach yazarken Haydn Viyanada ilk eserini yazıyordu.Yani aslında ilk yarıya Bach hakimken ikinci yarıya Haydn,Mozart ve tabii ki Viyana hakimdir.

20.yy ortalarına kadar Haydn ( 1732-1809) ve Mozart’ın (1756-1791) son eserleri ve Beethoven’in (1770-1827) hemen tüm eserleri dinleyici düzeylerinin belirlenmesinde mihenktaşı sayılır ve bu anlamda 3 besteci tam anlamı ile “Klasik” tir.

 

1900 lü yıllara kadar olan dönem yani Romantik devirde ise daha kişisel anlatımlar öne plandadır.Erken romantik döneme yetişen Beethoven’ın ardından en önemli besteciler Franz Schubert,Carl Maria von Weber ve Gioacchino Rossini’dir.Orta Romantik dönemde öne çıkan Schumann,Frederic Chopin,Johannes Brahms,Giuseppe Verdi ve Richard Wagner’den sonra  Tchaikovsky,Debussy gibi besteciler ön plana çıkmıştır.

 

 

Tanrı’nın en iyi eserlerinden biri…

Klasik Müziğin deha çocuğu Wolfgang Amadeus Mozart:

 

27 Ocak 1756 Salzburg-Avusturya’da doğan üstad,klasik müzik tarihinin en üretken ve etkili bestecilerindendir.35 yıla 626 eser sığdıran Mozart 5 Aralık 1791’de Viyana’da ölmüştür.

Akılda kalan o meşhur filmindeki gülüşleri ve tabii ki eşsiz eserleridir.Hayatının bazı dönemleri çok önemli detaylara sahiptir.Evet ilk bestesi olan Andante ve Allegro’yu 5 yaşında bestelemiştir.

1782 yılında Saraydan Kız Kaçırma operası müthiş bir başarıya ulaşmıştır.İlginçtir ki bu saray Topkapı sarayı sanılsa da değildir.Akdeniz kıyılarında bir yazlık saraydan bahseder.Opera Türklerin bulunduğu Osmanlı ülkelerinde geçmektedir.Selim Paşanın ve Harem Ağası’nın esiri olan Blonde ve Konstanze’yi kaçırmaya çalışan Belmonto’nun kaçırmaya çalışması hikayesidir. Viyana’daki ilk zamanlarında Beethoven’in de hocasıolan Hydn ile tanışması hayatında dönüm noktasıdır.Ne zaman viyanaya gitse Mozartı ziyaret eden Haydn ‘ın Mozart için sarf ettiği : “Tanrı ve dürüst insanlığım üzerine size derim ki,Mozart ,tanıdığım en büyük bestekardır” tarihe geçmiştir.

Yaşamında bazı dönemlerde yaşadığı maddi sorunlar ,tarihçiler tarafından abartılsa da çoğu arkadaşına borçlu olarak öldüğü doğrudur.Çok büyük eseri “Figaro’nun Düğünü” operasını 1786 da Domgasse 5 te St Stephen Katedrali arkasında 7 odalı bir apartmanda bestelemiştir.

O dönemde çok güçlü olan Osmanlı İmparatorluğu sebebiyle Mehter Marşından etkilenerek Ronda Alla Turca’yı besteledi.

“Ölümün tadı dudaklarımda,bu dünyadan olmayan bir şey hissediyorum “ son sözleri ile hayata veda eden Mozart’ın mezarı bugün anıtının oldugu yer olarak Kabul edilmiştir.