Bast Moda | Tasarımda Sembollerin Dili

Bast Moda / Tasarımda Sembollerin Dili

Hikaye çok eskiye dayanıyor aslında… Bence ilk insana kadar geriye gidebiliriz. Hatta herşey onun suçu! Daha anlaşmayı bile beceremezken çalı çırpı ya da bir taş parçası ile kendince birşeyler çizmişti… İnsan o zaman sadece hayatta kalabilmeyi diliyordu. Şimdi ise hayatta kalabilmemiz çok katmanlı, çok virajlı, çok’ların sınırsız olduğu birdizi şeye bağlı… Yani hayatta kalabilmek daha zor!

 

18 bin yıl önce mağaralardaki izler, aradan 10 bin yıl geçtikten sonra bizim tanıdığımız görüntüleri andırmayı başarabilmişti. Tasarıma ya da sembole dönüşüp kimlik kazanması ise 19. Yüzyılın sonları ve 20. Yüzyılın başı itibariyle gerçekleşti. 21. Yüzyıl demek sembolizmin tavan yapması demekti… Birçok tasarımcının ortaya çıkması, teknoloji çağının ışık hızıyla ilerlemesi, görselliğin önplana geçmesi bunun ana sebepleri arasında.

 

Sizi unutulmaz kılan artık size ait olan sembol – logo ya da büründüğünüz karakter! Eğer Alice Harikalar Diyarında kitabındaki gibi sıradışı bir canlıysanız, zaten unutulmazsınız. Ama ya değilseniz? Ve de bir markanız varsa? Ya da daha yolunda başında olup o sembolün ne olacağını düşünenlerdenseniz? Ben masalsı karaktere yakın olan bir tasarımcı olarak, daha en başında birçok sembolün beni ve markamı yansıttığının farkına varmıştım… O sebeple sembol yerine logotype kullanmayı tercih ettim. İsmimin ilk üç harfi ile İngilizce ‘sanat’ anlamına gelen ‘art’ kelimesini birleştirerek “BEGART” ı kurdum (www.begartdesign.com). Ama şu da bir gerçek ki efsanevi Coco Chanel gibi benim de içiçe geçmiş sevimli iki harfim olsun isterdim. Ama baktım ki etrafta bir sürü içiçe geçmiş “B” harfi var, vazgeçtim…

 

Böyle durumlarda sizi öne çıkaracak olan tek unsur tasarımlarınız oluyor.  Günümüz “Logomania” sında kaybolmamak içten değil, farkındayım ama buna direnmek, direnen tüketicilerle ya da daha kibarca sanatseverlerle buluşmak umut veriyor biz genç tasarımcılara…

 

Yurtdışı fuarıma hazırlandığım şu günlerde bunu daha da hisseder oluyorum; ülkemizde herşey Logo’ suna bakılarak tüketiliyor. Bunu sadece tasarım olarak düşünmeyin; markette bile gündem aynı! Biraz olsun “farklı” olana yönelseniz… Ya da bir şans verseniz, hem kendinize, hem karşınızdakine….

 

Sembollerin ve logonun dilinin kuvvetliliği satışı destekleyici ana unsur artık. Dünyaca ünlü markaların tasarımlarının ya da sezonluk ilham detaylarının “yansımalarını” bir sonraki sezonda bizim kendi markalarımızda “birebir” görmek mümkün. Elbette herkes gidip, bir dünya para verip o markadaki hit ürüne sahip olamaz. Hepimiz bunun bilincindeyiz ama aynı gözü, aynı yıldızı, aynı sloganı tasarımlara “çakmak” etik değil. Türkiye’nin köklü ve önemli tekstil markaları, sayfalarca çektikleri stillife katalog görüntülerinde, bence çok amatör kalıyorlar. Tasarım ekipleri oldukça büyük markalarımızdan söz ediyorum…

 

Fuarlarda birsonraki sezonun trendlerine bakmaya gideceklerine, vakitlerini markaların kataloglarını toplayıp, iki Paris havası alan, kendini tasarımcı sananlara sözüm. Dediklerim acımasız gelebilir ama inanın bizim gibi gerçekten çabalayan genç Türk tasarımcılarının önünü kesiyorsunuz!

Bu sebeple de bizlere önyargı ile bakıyorlar. Özenilecek tasarımları moda geçmişi olan ülkeler yapıyor hep değil mi? Üniversiteden mezun olurken bitirme projesi olarak çektiğim “Feraceden Mayokiniye” belgeselimde bunu vurgulamıştım. Ülke geçmişi olarak moda veya trend oluşturan bir kültürden gelmiyoruz. Olanın yine “uyarlandığı”, Avrupa’da moda olanın Türk – İslam örf ve adetlerine göre “revize” edildiği, zoraki bir giyimdi bizimki…

 

Son 15 yıldır bizlerin büyükleri ve şimdi yeni neslimizle beraber bir bayrak dikme hedefindeyiz. İstanbul Moda Haftası, yurtdışındakilere kıyasla çok amatör olsa da umut vaad edici. Benim dönemimde sadece 2 tane olan moda tasarım okulu şuanda sayısız…

 

Sonbahar- Kış sezonunu açtığımız Eylül ayı itibariyle, sizler de dolaplarınızdaki eksiği gidermek adına “tasarıma” bir şans verin ve sembolünüzü siz seçin. Bu sayede parmakla gösterilen siz olacaksanız! Farklı olmak her zaman iyidir J