Bast Moda: Beyazın Çekim Kuvveti

Bast Moda: Beyazın Çekim Kuvveti

Her yeni yılın başlangıcı umut doludur, sıfırlanmış, arınmış, beyaza en yakın hissedilmiş, pürüssüz bir ruhla başlar yeni yılın yolculuğu. Bu yolculukta başta hiç yük yoktur, yolda karşılaşılan farklı planlı ruhlarla, seçilen okların yani kararların sonuçlarıyla, olumlu veya olumsuz dokunuşlarla valizimiz dolar. Tam da artık taşıyamayacak gibiyken, bir bakmışız ki yeni yıl gelmiş. Bu sayede omuzlar hafifler ve yeni dileklerle işte bu güne başlanır.

Yeni yılın rengi nasıl kırmızıysa, Ocak ayının da rengi beyazdır. Atalarımız her ne kadar “beyaz giyme kış günü” dese de, siz içinizden geldiğince giyinin. Sadece yazın değil, kışın da rengi olduğunu hatırlayın, hatırlatın. Özelllikle de baştan aşağı giyin. Kendinizi ne kadar yalın ama bir o kadar da emin hissettiğinizi görün. “Yok o kadar da giyemem!” diyenlerdenseniz en azından berenizi ve atkınızı bu renk seçiminden yana kullanın.

Karın, kardanadamın, yeni umutların, unutulmuş anların rengine bir şans verin. Ev veya ofis dekorasyonunda beyaz, mekanı geniş göstermesiyle ünlüdür. Böyle bir avantajınız varsa, ahşabı, seramiği ve demir konstrüksiyonu birleştirerek İskandinav tasarım anlayışına yaklaşın.  Aksesuarda tercihiniz son dönemlerde popüler olan ham seramik tasarımlar olabilir. Bunu metalik efektli olanlarla kombinleyebilir, antika ile günümüz tasarımlarını yan yana değerlendirebilirsiniz. Ben geçmişten beslenmeyi çok sevdiğim için tercihim bu yönde, ama sizin elinizde antika aksesuarlar olmayıp bu tarzı seviyorsanız kesinlikle Seletti Hybride serisi sizin kurtarıcınız olacaktır. Modernin klasikle birleşimi sizde adeta tüm koleksiyona sahip olma isteği yaratacak.

Türkiye’nin gelmiş geçmiş en özel seramik tasarımcılarından biri Özlem Tuna. Kendini ismini taşıyan markası ile modernizmi ve Türk kültür ve sanatını birleştirerek göz doldurucu tasarımların hikayelerini yazıyor. Dünyada birçok yerde satışa sunulan tasarımları benim her daim favorim. Yaklaşık 8 sene önce ilk Özlem Tuna tasarımı kahve fincanlarımı aldığımda, onun tarzına sonuna kadar bağlanacağımı çok iyi biliyordum. Kendinize veya kahvenin değerini bilen bir yakınınıza hediye almak istediğinizde adres Özlem Tuna olmalıdır, benden söylemesi!

Tiziana Terenzi’ nin Floransa’nın ilhamıyla hazırladığı dev mumlar, kokularıyla sizi baştan çıkaracak. Bu mumlarda iki özel detay benim sürekli bu markaya yönelmemi sağlıyor; birincisi fitilin yanarken çıkardığı odunun tutuşma sesi, o romantik çıtırtı, diğeri ise mum eridikçe, öndeki kadın baskısının arkasından ışık vurarak nostaljik bir görüntü oluşturması. Unutmadan benim favorim siyah ve beyaz 🙂

Siyah ve beyazın kombinasyonunda olmazsa olmaz Fornasetti tasarımlarıdır! Bir tane olsun, ona sarılarak uyuyun desem abartılı olmaz. Sevgili Marilyn Monroe, yatakta sadece Chanel No:5 ile uyuyordu, ben ise sevgilimi, kedilerimi, köpeğimi ve Fornasetti vazomu tercih ediyorum. Baya Nuh’un Gemisi sendromunu yaşıyorum ama olsun böyle daha huzur verici. Yani başucumda bizi dikizleyen bir kadın var sizin anlayacağınız…

Kadın demişken, simler altın çağını yaşıyor. Lütfen siz de bir defacık olsun simli ojeyle tanışın. En hafifinden başlayın, beğenirseniz en iddialısına doğru merdivenleri çıkarsınız 🙂 Ten renkli iki kat sürülmüş ojenizin üzerine bir kat bol simli oje sürün ardından da hızlı kurutup sabitleyici bir ürün ile işlemi noktalayın. Bembeyaz giyinmişken, azıcık parlayabiliriz! Öyle ki saç boyasında bile beyaz kullanmanın yeri bu sezonun modasında var. Ocak 2015 ile yani 30 olup, 31’i yaşadığım ilk günlerde, vücudum bana moda tasarımcısı olarak ilk beyaz telimi hediye etti 🙂

Gelelim aksesuarlara, beyazın minimal görüntüsünü en çok COS’ un mimari ilhamlı kolyeleri ile bütünlüyorum. İncecik ama gözalıcı! Bu kış koleksiyonundaki tasarımları almak için sabırsızım. Bu kombinasyonu daha da vurucu hale getirmek için deri bir çanta kullanın ama tasarımı, kesimi, materyali yolda başkalarını iki defa döndürecek cinsten olsun. Soğuk havalarda kalın spor ayakkabı veya tabanı yüksek tasarımlı avantgarde ayakkabılar size iyi gelecektir. Havalı bir çift Chanel, sıradışı bir ACNE veya “azıcık payetten kimseye zarar gelmez” mottosuyla rahat mı rahat bir Dior…

İstanbul’da karın yağmasına daha var ama siz yine de pencereden yağan karı kaçırmamak adına buzdolabınızdan sütü, çikolatanızı, marshmelowunuzu ve evinizde şömine mevcutsa ahşap şiş çubuklarınızı gözünüzün önünden ayırmayın. Kış kapıda ve kışın sıcak içeçeği sıcak çikolata elinizin altında biryerlerde olsun. Soğuk içeceğimiz olan bozayı, evlerimizin önünden geçen emektar amcalardan alıp, tarçın ve sıcak sarı leblebiyle içelim. Aynı bu yudumların ardından yüzümüzde oluşan gülümseme ve dilimizdeki tat gibi, tüm yılınızın da bu lezzetle geçmesini diliyorum!

Begüm Akdoğanlar