Bağdat Caddesi

BAĞDAT CADDESİ

Sadece Kadıköy’de yaşayanların değil, hemen hemen tüm İstanbul’da yaşayan herkesin bildiği tek caddedir Bağdat Caddesi…
Bağdat Cadddesi ve civarı bugün İstanbul’ un ve hatta ülkemizin en düzenli yapılaşmaya sahip ve kişi başına düşen yeşil alan açısından en şanslı bölgelerden biri olarak kalmayı başarmış ender yerlerden.Osmanlıların İstanbul’un fethetmesinin de öncesinde, eski kaynaklarda Bizans’ı Anadolu’ya bağlayan bir yol olduğu belirtilir. Bu yolu o zamanlar ticaret kervanları ve ordular kullanırlardı. Daha sonra Osmanlılar zamanında daha da önem kazanır. Anadolu’ya çıkacak Osmanlı Ordusu, bugün sadece adı kalan Haydarpaşa Çayırı’nda toplanır; sefer hazırlıklarını burada yaparlarmış.
Bağdat Yolu ismini alışı ise, Osmanlı Padişahı IV. Murat’ın Bağdat’a yaptığı ve Osmanlıların zaferi ile sonuçlanan “Bağdat Seferi”ne bağlanırmış. Kadıköy’ün asıl gelişmesinin II. Abdülhamit döneminde olduğu biliniyor. O dönemde saraya yakın oturmak isteyen birçok Osmanlı Paşası ve devlet görevlileri Kadıköy’de arazi satın alarak köşkler ve evler yaptırmışlardır. Bu yerleşimlerin çoğu Bağdat Caddesi tarafında olmuştur. Bugün cadde üzerinde sayıları oldukça azalan bu konaklar ve evler, Bağdat Caddesi’nin ilk evlerini oluşturmuş.
Umuyoruz ki Kente çağdaş bir kimlik kazandıran Bağdat Caddesi, bundan sonraki gelişimini de çağdaş kente yakışır bir şekilde ve eski dokusunu da kaybetmeden devam ettirebilir.

MONEV
Monev dünyanın en ünlü sofra takımı ve ev aksesuarı markalarını Türkiye tek yetkili temsilcisi olarak aynı çatı altında bir araya getirip, çağdaş mağazacılık anlayışı ve farklı bir konseptle Türk tüketicisine sunan bir mağazalar zinciri.
Porselen ve camda avant-garde tasarımlarıyla ünlü Alman markası Rosenthal, porselende klasik İngiliz tarzının simgesi haline gelmiş olan Wedgwood, 150 yıllık geçmişi ile Avrupa’nın en eski ve köklü ev ürünü markalarından Villeroy&Boch, Amerikan Beyaz Saray sofralarının değişmez markası Lenox, ünlü çatal-bıçak markası WMF, Avrupa’nın en güçlü kristal üreticilerinden olan Schott ve yanısıra Kahla, Thomas, Leonardo gibi yalın tasarımlarıyla genç neslin eğilimlerini yanısıtan ürün grupları Türkiye’de sadece Monev-Exclusive mağazalarında satışa sunulmakta.
Monev’de porselen yemek takımından, çatal bıçağa, kristal kadehten, gümüş şamdana ve ev aksesuarlarına kadar komple bir koleksiyon ve 10, 000 değişik ürün satılmakta.

RETROMANCE
Tekstil ve dekorasyon markası olan Retromance ,ismi gibi Retro olduğu kadar romantiği de içinde barındıran bir marka. Retromance’da ise çeyiz, nevresim, bebek odası tekstili, aksesuar, banyo ve mutfak takımları, marin takımlar da mevcut. Daha özel, daha butik, daha şık ve cici ürünler bunlar. Toptan ve perakende satışın yanında kişiye özel, sipariş üzerine de üretim yapıyorlar.Farklı dönem objelerini ürünlerine yansıtmışlar. Moda efsanelerine, pop ikonlarına hayat yeniden hayat veren oldukça keyifli bir mağaza yaratılmış.

MİKASA MOOR
2000 yılından bu yana kalitesinden ve seçiciliğinden ödün vermeden;hediyelik eşya,masa üstü grupları,mutfak gibi farklı ürün çeşitliliğinde mağazacılık yapan MikasaMoor ‘da her zevke uygun ürünler bulabilirsiniz.
Daima yeni koleksiyonlar sunan MiksaMoor ürünlerine Suadiye’deki mağazasından ulaşabilirsiniz.

LOUİS VUİTTON

1894 yılında işe başladıklarında belki de zamanla bir dünya devi olacaklarından, kitleleri etkileyeceklerinden haberleri yoktu. Ancak, zamanla kaliteli işler ortaya çıkaran marka, dünyanın içinde bulunduğu ideolojik yapılardan etkilenmiş olsa da, günümüze kadar değerini kaybetmeden gelebilen sayılı markalar arasında yerini alıyor. Markalar dendiğinde sayılı isimlerin telaffuz edildiği dönemlerden geçen Louis Vuitton, moda dünyasında internet çağınında başlaması ile birlikte daha geniş bir kitleye hızlıca ulaşmayı başarabilen çalışmalarda yapıyor. Günümüzde elbette sosyal medyanın gücünü kimse küçümseyemez, moda meraklılarının hakkında bilgi almak istediği her tasarımcı ve markaya ulaşması, en ufak detayı bile yakalayabilmesi, internet dünyasının nasıl hızlı bir gelişim gösterdiğinin kanıtı oluyor. 1997 yılından beri kreatif direktörü Marc Jacobs ile çalışan ve Jacobs sayesinde masallar aleminden bir farklı kalmayan her geçen gün daha da fantastik hikayelerin yazıldığı bir marka haline gelen Louis Vuitton Suadiye mağazasında da vitrin tasarımlarıyla herkesi büyülemeye devam ediyor.

Video:http://eu.louisvuitton.com/eng-e1/articles/series-2-fashions-films-second-opus

VAKKO
Bağdat Caddesi üzerinde bulunan 58 köşkten son kalan 2 köşkten biri olan Suadiye Vakko Köşkünün gerçek adı Mehmet Küçükdeveci Bey Köşkü’dür. Hiç kuşkusuz Cadde üzerinde en iyi korunmayı başarmış tek köşk olma özelliğini de taşımakta.
Vitali Hakko, 1913 yılında İstanbul Yedikule’de dünyaya geldi. İlk iş hayatına 13 yaşında, o dönemde İstanbul’un en önemli ticaret semtlerinden biri olan Mahmutpaşa’da kumaş satan Spiros’un yanında çırak olarak başladı. Kısa bir süre sonra bu mağazadan Kapalıçarşı’daki çocukluk hayallerini süsleyen Kupidis mağazasına tezgahtar olarak geçti. Sadece kumaş satmakla kalmadı, Kupidis mağazası dahil, çarşıdaki diğer esnafların mağazalarının vitrinlerini yapmaya başladı. Kapalıçarşı’da yılda bir kez yapılan vitrin yarışmasında hazırladığı bir vitrinle ilk ödülünü aldı. 1925’de Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Şapka ve Kıyafet Devrimi’ni gerçekleştirmesi Vitali Hakko’nun geleceğinin ve Türk hazır giyim endüstrisinin temellerini oluşturdu.1948 yılında emprime eşarplar ve ardından Türk ipeklisinden ürettiği emprime kumaşların üretimine başladı. Vitali Hakko’nun o yıllarda yurtdışına yaptığı seyahatler ona Avrupa moda endüstrisinden pek çok kişiyle tanışma ve iş yapma olanağı sağladı.1962 yılında hazır giyime geçmeye karar veren Hakko ilk hazır giyim mağazasını ise, İstanbul’un o dönemdeki moda merkezi Beyoğlu’nda açtı ve Türkiye’ye modern mağazacılık anlayışıyla tanıştı. 1969 yılında kurduğu fabrikası sayesinde başkent Ankara ve ardından İzmir’de açtığı mağazalarıyla kadın, erkek, çocuk hazır giyimi ve aksesuarlarıyla modaya katkıda bulundu.
Vitali Hakko ilerleyen yaşlarında mağazaların yönetimini diğer aile üyelerine özellikle oğlu Cem Hakko’ya bırakmış olmakla birlikte, hala mağazaların yönetimine katkıda bulunmaya devam etmekteydi. Anılarını Hayatım Vakko başlığı altında 230 sayfa halinde kitaplaştırdı ve 1997 yılında yayınladı.
LİMONATA

Ünlü restoran-bar Limonata, Nişantaşı’ndaki City’s alışveriş merkezinde, Limonata Downtown adıyla Akaretler- Sıraevler’de ve şimdi de Caddebostan’da.
Rahat, eğlenceli ve şık.Özenli, eğlenceli,renkli…Çapa Marka’nın en çok ilgi gören mekanlarından biri olan Limonata,yeni yerinde bizleri karşılıyor.
Şehir merkezinde oluşu, ilginç dekorasyonu ve lezzetli yemekleriyle kısa zamanda müdavimlerini yaratmıştı Limonata.Ve şimdide Anadolu yakasının en güzel yerlerinden CaddeBostan’da yerini aldı.Dekorasyonda önceki Limonata’nın da dekorasyonunu hazırlayan mimar Ali Türker’in imzasını taşıyan Limonata yine capcanlı ve eğlenceli.Zıtlıkların uyumunun en güzel örneklerinden diyebiliriz burası için. Ahşap ve mermer masalar bir arada kullanılmış,sandalyelerin ve koltukların her biri ayrı telden ama bütüne bakıldığında uyum içinde.Etraftaki her şey bir detayın parçası.Birbirini tamamlayan zıtlığın tüm uyumunu burada bulabilirsiniz.Çok konuşulan farklı tatların adresi Limonata, günün her saatti yoğun olduğundan rezarvasyon şart elbette.

LeMAN KÜLTÜR

1994 yılında Beyoğlu LeMan Dergisi’nin alt katında doğan LeMan Kültür, 20. yılına özel LeMan Kültür Bağdat Caddesi’ni açtı.Türkiye’nin birçok ilinde toplam 16 şubeye ulaşan LeMan Kültür, Caddebostan’da açılan yeni mekanıyla yıllar sonra İstanbul’lularla yeniden buluştu.
Farklı bakış açısı ve konseptiyle yeme-içme dünyasına bambaşka bir soluk getiren LeMan Kültür, genç yaşlı birçok kişinin uğrak mekanı oluyor. Caddebostan LeMan Kültür ile de kendisine özgü birbirinden lezzetli yemeklerini, farklı müzikleri ve rahat sohbet ortamını sanat etkinlikleri ve sürprizleriyle İstanbullular ile buluşturuyor.

ART.İ.CHOKE VİNTAGE

Zamanına damga vurmuş vintage mobilya ve aksesuarları bir arada bulabileceğiniz “art.ı.chokevıntagefurnıture” bağdat caddesi suadiye’de açıldı.2006 yılında çukurcuma’da yolculuğuna başlayan art.ı.choke, galata’nın ardından müşterileri için özenle bir araya getirdiği vıntage mobilya ve aksesuarlarıyla suadiye’deki yeni mağazasında yoluna devam ediyor. Masif meşe, ceviz ve kestane ağaçlarından kişiye özel mobilya tasarımlarının da yapıldığı mağazada iç mimarlık ve proje danışmanlığı hizmetleri de sunuluyor.yaşanmışlığın kattığı değere ve karaktere inanan konsept mağaza; sürekli yenilenen ürünleriyle zamansız, modern ve kullanışlı alanlar yaratıyor. Mağazada özenle seçilerek yenilenen orijinal torna ayaklı ahşap masalar, endüstriyel aydınlatmalar, etnik desenli koltuklar, masif kütüphaneler, kenarları kabuklu ağaç sehpalar, hazeranlı koltuklar ve thonet sandalyeler dikkat çekiyor.yaratıcı sektörlerde uzun yıllar çalışmış iki kız kardeş öykü thurston ve başak onay tarafından temelleri atılan “art.ı.chokevıntagefurnıture”, yaşam alanlarının her köşesinin renklenmesini sağlayacak detaylar sunuyor, ince düşünülmüş ve iyi tasarlanmış mobilyaların değer kattığı bir dünya yaratıyor.

BİG CHEFS
Büyük Şefler’in lezzet yolculuğu, 2007 yılında Ankara’da başladı. Kısa sürede, Ankaralı’ların vazgeçilmez mekanı oldu, şube sayısını üçe çıkarttı. 2009 yılında sonunda İstanbul Etiler ve Tünel’de açtığı şubeleri ile İstanbul’a merhaba dedi. Büyük Şefler bugün Ankara, Istanbul, Gaziantep, Mersin, Diyarbakır ve Antalya’da toplam 23 şubesi ile her gün binlerce kişiye en iyiyi sunmak için çalışıyor…
Yılın 365 günü, günün her saati, en lezzetli yemekler, en taze ekmekler, en özel tatlılar, en hızlı ve en iyi servis, Büyük Şefler’in açık mutfağından çıkıyor…
Zengin kahvaltı şeçeneklerinden kocaman burgerlere, taptaze salatalardan süper sandviçlere, et yemeklerinden ev yapımı makarnalara kadar hepsi birbirinden lezzetli hepsi birbirinden keyifli..

TheCrepe Escape
Fransa’da doğup dünyanın dört bir yanına yayılan gerçek krep lezzetleri TheCrepe Escape ile İstanbul’da.
Birçok ülkede sevilerek tüketilen ama Türkiye’de çok fazla bilinmeyen tatlı, tuzlu günün her saati yenilen Krepleri, Pancakeleri ve yanında kaliteli çay ve kahveleri ile kendine has fabrikasyonlaşmışlıktan uzak, misafirlerimizin kendilerini evlerinde gibi hissetmelerinin amaçlandığı Parizyen ruhlu ama bir o kadar modern ve samimi bir “Krep Kafe” burası.
En fazla kahvaltı menülerinde tercih edilen krepler, TheCrepeEscape’de Türk damak tadına en uygun peynir, sucuk, salam ve sosis gibi malzemelerle servis edilen haliyle karşımıza çıkıyor. Mutfak Sanatları Akademisi Restoran İşletmeciliği Mezunu Leyla Özbayram tarafından kurulan TheCrepe Escape, yurt dışındaki sokak krep kültürünü kendine özgü stili ile İstanbul’a taşıyor. Aynı zamanda her güne özel olarak hazırlanan pasta,kek ve krepler de mevcut. TheCrepeEscape’in şehrin karmaşasından uzak sakin ve huzurlu ortamında, mekanın özel kreplerini tadarken keyifle kahve ya da çayınızı yudumlayabilirsiniz. Tüm sosları doğal malzemeler kullanılarak MSA mezunu aşçı ve pastacısı tarafından servis edilen kafe’de, hafta sonu misafirlerini sürekli yenileri eklenen kahvaltı tabakları bekliyor.Bundan böyle ‘Sadece krep’ deyip geçemeyeceğimiz bir lezzet yolculuğu sunuyor bize TheCrepe Escape.