Alavya Otel

Alavya sadece bir otel değil… Geniş bir avlunun etrafında, ufak bahçeler, su kuyuları, geçmişi boyunca bir dolu anıya sessizce ev sahipliği yapmış, sakız, dut, zeytin, hünnap ağaçlarının arasına serpiştirilmiş çok özel altı taş evde yer alan 25 farklı odasıyla, her detayı sevgi ve özenle düşünülmüş, eşsiz deneyimlerin başladığı bir yer.

Alavya’nın bulunduğu yer bir zamanlar çocukların gizlice ağaçlarından meyve koparıp yedikleri bereketli bir bahçeydi, daha sonraları ise, yaz gecelerinde yerli halkın ellerindeki çekirdeklerle göz yaşlarının tuzunu birbirine karıştıran bir açık hava sineması olarak yaşadı.

 

Ve günlerden bir gün, yörenin kaderini değiştiren isim Leyla Figen, Alavya’da şimdi Ruby adını alan ve tek bir yatak odasına sahip olan taş eve taşınmış ve ardından Alaçatı’nın taze havasını içine çekip, yörenin ilk turistik restoranını açmış. Adını her gün andığımız, Leyla Hanım, Alaçatı aşkını ve inancını yıllar içinde etrafındakilere yansıtarak bu küçük köyün vazgeçilmez bir turistik mekan oluşunda adını altın harflerle yazdırdı.

 

Bugün ise, tüm bu sıra dışı tarihten ilham alarak çıktıkları yolda, bu mekanın sihrini yaşatmaya inanan Rana Erkan Tabanca ve Erol Tabanca, Alavya projesini hayata geçirmiş olmanın verdiği heyecanı paylaşmanın mutluluğunu yaşıyorlar.

 

Alavya’da güne  erkenden Yoga ile başlayabilir, bisikletlere binebilir, dünyanın en eğlenceli rüzgarı ile buluşup sörf yapabilir. Ege’nin en keyifli coğrafyasının el değmemiş doğal dokusunu seyre dalabilir veya Alavya’dan hiç çıkmadan günü ve geceyi bu sihirli mekanda geçirebilirsiniz.

Geçmişe, yöresine ve doğaya saygılı bu benzersiz yerde, Alavya’da;  12 ay boyunca keyif, sadelik, zarafet ve unutulmaz anılarla dolu bir deneyime davetlisiniz…