Akgün Akdil / Şıklık ve Konforun İmzası: Sarah Lavoine

Şıklık ve Konforun İmzası: Sarah Lavoine

Kendine özgü mavisi ve geometrik çizgileriyle Parisli stilini modern bir üslupla yorumlayan Sarah Lavoine yarattığı her mekanı ev sıcaklığına büründürmekte usta. İşine tutkuyla bağlı olan Sarah Lavoine ile son çalışmaları olan Le Roch Hotel&Spa ve Paris’teki ev projesini konuştuk.

 

RÖPORTAJ: AKGÜN AKDİL

 

Çağdaş ve geleneksel tarzı bir arada sentezleyen Sarah Lavoine aynı zamanda zamansız şıklığı otantik detaylarla da süsleyen bir tasarımcı. “Chez Moi: Decorating Your Home and Living Like a Parisienne” ve “Ainsi Soit Style” adında iki kitabı da olan Sarah Lavoine’nin “Tokyo” masa, “Ovo” ayna tasarımları ön plana çıkan ürünlerinden bazıları. Ayrıca İtalya peyzajından esinlenerek hazırladığı “Sicilia” sofra takımı da mevcut. Bugüne kadar La Redoute, Monoprix, Swildens, Bernardaud gibi pek çok marka ile işbirliği yapan Sarah Lavoine ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

 

 

*Dekorasyon dünyasına nasıl adım attınız? Eğitiminiz bu yönde mi?

Tasarımla ilgili bir bölüm okumadım. Tiyatro, felsefe, sosyoloji eğitimi aldım. Ama annem iç mimar. Bu işi, doğrudan onunla işte öğrendim. Bu çok ilginç bir metot. O benim için en iyi öğretmen.

 

*Kendi markanızı ne zaman kurdunuz?

2002 yılında kurdum.

 

*Dekorasyonda kullandığınız kendinize özgü mavi bir ton var.

Evet, o benim mavim.

 

*Mavi dışında beyaz ve sarıyı da çok sık kullanıyorsunuz.

Renkleri karıştırmayı seviyorum. Kendi renklerim var; siyah da bunlardan bir tanesi. Güçlü renkleri kullanmayı tercih ediyorum. Siyah bir dokunuş renklerin değişmesine ve kaybolmuş güzel bir şeyin ortaya çıkmasına yardımcı oluyor. Siyahla birlikte aydınlatma koymak da aynı şekilde etki verir. Sarıyı, benim mavimi, siyah ve beyazı kullanmayı çok seviyorum.

 

*Yarattığınız mekanlarda hem şehir, hem de sahil evi havasını aynı anda verebiliyorsunuz. Tıpkı Paris Rue d’Arger’deki apartman dairesinde olduğu gibi. Bu özellikle tercih ettiğiniz bir yol mu?

 

Evet, bu doğru. Beyaz tavan, beyaz zemin, ağırlığı olmayan bir mekan. Öyle bir apartman dairesinde yaşamak güzel. Evde mutlu ve kendimi iyi hissetmek istiyorum. Bu düşüncemi de işlerime bu şekilde yansıtıyorum. Bunun gibi hem şehir, hem sahil evi tarzında bir evde yaşamak daha kolay ve konforlu olur.

 

*Biraz South Hampton tarzına benziyor.

Evet öyle. Çok seyahat ediyorum, çok meraklıyım. Farklı ülkelerden değişik unsurları karıştırmayı seviyorum. Marakeş’ten, Asya’dan… İlham her yerde.

 

*Projelerinizden biri olan Le Roch Hotel&Spa’da çok şık ve konforlu bir otel yaratmışsınız. Pirinç, mermer, pembe karolar, klasik armatürler ve modern mobilyalar… Birbirinden çok farklı bu malzemelerle böylesine mükemmel bir denge yaratmayı nasıl başardınız?

Açıkçası çok kolay değil. Haklısınız iyi bir denge var. Her akşam bu projeyle ilgili hayal kurdum. Pek çok iş ve pek çok etki var. Bu benim ilk otel projem. Büyük ve zorlu bir tecrübeydi. Bu yüzden gerçekten benim evim gibi hissedeceğim bir otel yapmak istedim. Her şeyi ben tasarladım. Kütüphaneyi, objeleri… Hem açık, ferah hem de ruhu olan bir mekan yaratmak en büyük dileğimdi. Raflarda kitaplar, küçük aydınlatmalar… Burası gerçekten kendinizi iyi hissedebileceğiniz bir mekan.

 

*Bu projeye başladığınızda ilham kaynağınız neydi?

Kendi yeni evimi yapıyormuşum gibi düşündüm. Bir otel ama ev hissi veren bir otel. Şık ve konforlu bir ev. Sıcak ve keyifli odalar. Artık herkes için zor olan bir dünyada yaşıyoruz. Kendinizi evinizde hissetmek çok önemli. Çok sık seyahat ediyorum. Zor ve yorucu bir günün ardından oteldeki odama geldiğimde güvende hissetmek istiyorum, tıpkı koza gibi.

 

*Sıcak renkleri de bir arada kullanmışsınız.

Evet turuncu renkte duvarlar, yeşil ve beyaz nevresim takımları, Marakeş’ten Zellige pembe ve turkuaz karolar, Gubi’den sandalyeler… Pek çok şeyi harmanladım. Yüzme havuzunu doğal, mavi bir nehir olarak tasarladım. Aydınlatmalarla birlikte romantik bir atmosfere büründü.

 

*Aynı zamanda mobilya ve aksesuar tasarlıyorsunuz. Bu çalışmalarınızdan biraz bahsedebilir misiniz?

 

Projelerde kendi tasarımlarımı kullanmayı seviyorum, özellikle Le Roch Hotel&Spa için. Bunları aynı zamanda kendi markam ve mağazalarım için de kullanabiliyorum. Özel aydınlatmalar, yatak, komodin bu otel için ilk kez yapıldı ama sonra mağazalarda halka sunulacak. Bu bence harika.

 

*Başka markalarla da işbirliği yapıyorsunuz. Tasarladığınız koleksiyonlardan söz edebilir misiniz?

 

Chevalier Édition için halı koleksiyonu tasarladım.