Ocak, 2015

Bast Stil |Gece ışıkla güzel

Işığı giydirmek… Gece ışıkla güzel. Estetikten ödün vermeden doğru aydınlatma ile mekanlara ayrı birer değer katmak, ışığı giydirmek elimizde… Işık, hem dekorasyonun hem de sağlığın vazgeçilmez parçası. Doğru aydınlatılan bir ortam insana rahatlık ve pozitif ...

Beyazperdenin Rüya Evleri

 MÜTHİŞ DADI’NIN MÜTHİŞ EVİ… ROBIN WILLIAMS’IN (1951-2014) ANISINA… Hepinize selam… Malum Şubat ayı “Sevgililer Günü” demek. Benden “ayın ruhuna” uygun bir film bekliyorsanız ben herkesin sevgilisi bir adamın harikalar yarattığı bir film tercih ettim bu ...

Motto Tasarım | Odun Design

Motto Tasarım  Odun Design Doğanın ilkelliğinden gücünü alan ve hayallerinden beslenen bir tasarımcı; EZGİ KÖROĞLU Aniden yön değiştiren bir kariyerin doğal,duygusal ve özgün bir hikayesi… Doğa aşığı,meraklı,özgür,enerjik ve aşkla üretmeyi seven bir tasarımcı;Odun Design’ın yaratıcısı ...

SHEBBO DESİGN

Şebnem Ergün, Istanbul doğumlu, Marmara Ünv. İşletme mezunu. Çocukluğunda resim yapmak en büyük aşkı olduğu halde, çevresinin verdiği akıllar ile döneminin en popüler branşına çark edip güzel sanatlar yerine işletme okuyup, uzuun yıllar bilişim sektöründe yöneticilik yaptı.  Ama resim hep içinde derinlerde bir yerlerde ukde kaldı. Ta ki kader ağlarını örene dek …

Sokakta bulup evlat edindiği minicik kedi Paşa,  zamanla Shebbo’ya “an” da olmayı, kalbinin sesini dinlemeyi öğretir.Kedisinden ilham ve cesaret alan Shebbo,  kariyerini elinin tersiyle itip  kalbinin peşinden gitme kararı alır. Ve işte Shebbo Design  hikayesinin temeli bu şekilde atılır.Bir nevi yeniden doğum, yeniden hayata başlama macerasıdır “Shebbo Design”…

Caferağa Medresesi’nde sırüstü Porselen boyama eğimi ardından, farklı materyaller üzerine, farklı teknikler ile  resim yapma, yeni şeyler deneme ve öğrenme aşkı hiç bitmez , taş boyamalar,poselen boyamalar,ardından kil, deri ve kumaş üzerine orjinal illustrasyonlar , el boyaması, el baskısı  farklı tasarımlar ortaya çıkar.En çok da “kişiye özel”  resmettiği kedi, köpek dolgu yastıkları, taş boyamaları ile dünyanın her köşesinden  “hayvansever”ler ile buluşur,  keşfettiği hazinesini ile onların kalplerine dokunur.

  • Takip ettiğiniz siteler ?

Pinterest, tumblr,  designsponge, apartmenttherapy   gibi siteleri takip ederim.

  • Çalışırken olmazsa olmazınız?

Olmazsa olmaz değil ama genellikle Müzik!  Çalışırken, çoğunlukla ruh halime uygun bir müzik arkaplanda çalıyor olur mutlaka …Ve de çikolata, çalışmaya başlamadan genelde çikolatadan enerji alırım.

  • En sevdiğiniz dönem veya akım?

Art Nouveau akımının kıvrımlı mimarisini, floral feminen desenlerinden hep keyif almışımdır. Mucha ve Klimt’in gizemli kadınlarını hep büyüleyici bulmuşumdur…

  • Favori mekanınız?

Doğa ve deniz kokan yerleri, şehrin sıkışık kalabalığına tercih edenlerdenim. Favori mekanım, uzun zamandır gitmeye fırsat bulamadığım Atatürk Arboretumu J

  • Odanızda asla neye rastlamayız?

Masa yada duvar saatine! Hele “tık tık” çalışanlarından nefret ederim diyebilirim.

  • Nelerden ilham alırsınız ?

Hayvanlar en sevdiğim canlı türü…Çoğunlukla hayvanlardan ilham alıyorum, özellikle ille de kedilerden!   Hayvan ve doğa sevgisi  tasarımlarıma yansıtıyor, işin içine biraz da espri katıyorum.

  • Hayatınızdaki olmazsa olmazınız?

Tabi ki “sevdiklerim, ailem , kedi oğlum Paşam” olmazsa olmazlarım.

  • En büyük hayaliniz?

Panda bebeklerin bakıcısı  olmak.Kaplan ve aslan yavruları için de geçerli bu hayalim!

  • Tek bir cümle ile kendinizi anlatın desek…

Yetişkin bedeni içindeki  “çocuk kalpli,  çocuk ruh”

  • Motto’nuz…

‘’Do what you love, love what you do’’

 

Meral Uyanık Koca

Architetto-poeta ( Şair Mimar) : Carlo Scarpa 

Carlo Scarpa 2 Haziran 1906 ‘da Venedik’te, bir ilkokul öğretmenin oğlu olarak dünyaya gelir. Babasını işi sebebiyle  2 yaşında ayrıldığı Venedik’e annesinin ölümü ile 13 yaşında geri döner. 1919 yılında Venedik Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi’ne kayıt olur. 1926 yılında diplomasını aldıktan hemen sonra da kendi adına kurduğu Akademi’de mimari çizim dersleri vermeye başlar.

Carlo Scarpa’nın ünü Dünya Savaşından sonra uluslararası alanlarda büyür. Genel bir değerlendirme yapmak gerekirse, eserlerinde Frank Lloyd Wright etkisi ile birlikte 1930’lu yılların sonunda tanıştığı Josef Hoffmann etkisi sıklıkla görülür. Sıradışı mimari tarzı ile  öne çıkan Scarpa, mimari çizim hocalığı ile yetinmez  ve kısa zamanda hatırı sayılır bir profesyonel kariyerin içinde bulur kendini

Scarpa bağımsız kişiliğiyle, işini daima büyük bir tutkuyla keyif alarak yapmıştır. İtalyan Dışişleri Bakanlık görevlisine Montreal Fuarında’ki İtalyan Pavyonunun  iş bitiş tarihi ile ilgili verdiği cevap, bu durumu çok iyi özetler. “Bilemiyorum. Belki yarın aklıma birşey gelir, belki gelecek yıl, belki de hiç.”

Mimarlığı en ince detayından bütüne değin, bir zanaatkâr inceliğinde ele alarak sanatsal ifade boyutuna ulaştırmış, çoğu zaman ifade edildiği gibi 20.yüzyılın en önemli zanaatkar mimarlarındandır. İtalya’da, Scarpa, yirminci yüzyılın en son artizanı olarak anılmaktadır. Kullandığı malzeme ve detaylar ise mimarlığını güçlendiren, zenginleştiren unsurlardır. Su, ışık, gölge oyunları tasarımlarının ana elemanı olmuş ve bunlarla “Malzemeler Kültürü” oluşturmuştur. Detaya verdiği önem ile bir kalite olmuş, oluşturduğu karşıtlıklar ile dolu kompozisyonları ile farklı bir marka olmuştur.

Üretimin makineleştiği bir dönemde, ilginç çözümlemeli detaylar ve bu detaylardan bütüne götüren yapılar üretmiştir. Demir, mermer, ahşap, bakır, cam ve seramik gibi malzemeleri bir arada kullanarak mimari detaylar  tasarlamıştır. Her eserinde teknik ve tecrübesini detaylarda birleştirerek mimari yapının bir düşünce ürünü olduğunu göstermiştir. Scarpa, mimarlığında açıkça görülen, eserlerinde düşünülmemiş herhangi bir detay bırakmamış olmasıdır. Özellikle tasarladığı müzelerde ,malzemelere şekil verme ustalığı, başlı başına bir sanat eseri olarak karşımıza çıkar.

Architetto-poeta, uzun yıllar asistanlığını yapmış olan Sergio Los’un  kendisi için kullandığı tanımdır. Neredeyse tüm çalışmalarında peyzaj ve malzeme ilişkisini bir arada düşünüp Venedik kültürünü yansıtmıştır. Su öğesi eserlerinde önemli bir yer tutmaktadır. Bunun ilk sebebi çoğu sel bölgesi olan Venedik’te yapılar tasarlamış olmasındandır.  Scarpa’nın tasarımlarının bir başka öne çıkan özelliği de, eski-yeni, anıtsal-gündelik arasında kurduğu yenilikçi ilişki olmuştur.

1978 yılında Venedik Üniversitesin’den Fahri Mimar ödülüne layık görülmüştür. Fakat o sırada Sendai Japonya’da yaşayan ünlü mimar,  28 Kasım 1978 tarihinde, yağmurlu bir günde sokakta yürüken düşerek başına aldığı darbe sonucu hayatını yitirmiş ve bu ödülünü almaya gidememiştir.

 

ESERLERİ

Palazzo Ca’Foscari, Venedik, 1935 – 1956
RESTAURIERUNG der Academia, Venedik, 1945
Umgestaltung des Museo Correr, Venedik, 1953, 1957-1960
Palazzo Abbatellis, Palermo, 1953 – 1954
Venezuela Pavillion, Bienali, Venedik, İtalya, 1954 – 1956
Gipsoteca Canoviana, Possagno; 1957 – 1955
Veritti Evi, Udine, İtalya, 1955 – 1961
Galleria degli Uffizi, Floransa, 1955
Castelvecchio Müzesi , Verona, İtalya, 1956 – 1964
Fusina kamp, ​​Venedik, 1957
Olivetti Showroom, Venedik, İtalya, 1957
Scatturin House, Venedik, 1960
Möbelgeschäft Gavina (heute Möbelgeschäft Simon), Bologna, 1961-1963
Querini Stampalia Kütüphanesi, Venedik, İtalya, 1961 – 1963
Balboni House, Venedik, 1964
San Vito d’Altivole, İtalya, 1972

Brion-Vega Mezarlığı, 1970
Verona Banca Popolare di Verona, İtalya, 1973
Ottolenghi Evi, Bardolino, 1974 – 1979
Borgo Evi, Vicenza, 1975
Neuer Eingang der Fakultät für Philosophie, Venedik, 1976 – 1979

 

BRİON AİLE MEZARLIĞI (TREVISO / 1970)

Treviso’daki San Vito d’Alitvole mezarlığında bulunan, Brion Ailesi’ne ait anıt mezar, mimarın başyapıtlarından biridir. Bir anlamda Scarpa mimarisinin temeli niteliğindedir. Selvi ağaçlarından oluşan yoğun bir korunun içinde yer alan anıtta, peyzaj ve su öğesi eklenmiş L planlı yapı kompleksinde küçük bir şapel, iki kapalı mezar alanı ve özel meditasyon odası bulunmaktadır. Yapıtın bütünü sonu olmayan bir süreci andırır. Tipik beton kullanımı, sembolik adım motifi (basamaklandırma) ve birbirine geçmiş dairesel pencereler ile sayısız formların iç içe geçmesi ile tasarlanmış adeta yaşayan bir yapıdır.

Brion mezarlığı, Carlo Scarpa’nın kariyerinin doruk noktası olarak kabul edilir. Kendisi de buraya gömülmüştür.. Scarpa’nın buraya, kendi eserlerine yakın konumda gömülmek istemesi de bu mucizeler alanı olarak değerlendirilebilecek yaşayan yapıyı, onu yapana sonsuza dek ev sahipliği yapacak bir yer olarak önceden düşünmüş olabileceğini akla getirir.

 

OTTOLENGHI EVİ (BARDOLINO /1974-1979)

En çok üzerinde çalıştığı projelerinden birisidir. İtalya Veneto Bölgesinde bulunan yapıda doğal, yapay ve değişkenliğin arsındaki uyum kurulmuştur.

Binanın büyük bir kısmını toprak altında çözümleyerek, Garda Gölü’ne bakan tek belirgin cephesini, kalın sütunlar ve düzensiz delikler ile hareketlendirmiştir. Su öğesi ile Venedik esintisini hissetmek mümkündür.

 

OLİVETTİ SHOWROOM (VENEDİK / 1957)
San Marco Meydanı’na bakan kolonatlı bir binanın alt katındaki Olivetti Showroom’da Scarpa’nın farklı malzemeleri kullanmasındaki ustalığı göze çarpar ilk olarak. Malzemelerin bunun ötesinde de anlamları vardır. Scarpa için su, ışık gölge oyunları, birlikteliği ve güveni vurgulamaktadır. Hiç kuşkusuz Olivetti Showroom, Carlo Scarpa’nın detaylara verdiği önemi gösteren çok iyi bir örnektir.

Scarpa bu prizmatik yapıyı çağlayan gibi aşağıya inen basamaklarla kırmıştır. Asma mermer levhalardan yapılmış merdiven Mikalenjelo’nun Laurentian Kütüphanesindeki merdiveni andırdığı söylenebilir. Scarpa, pencere sayısını da artırarak, düzensiz cam mozaikle kaplı bir zemin yaratmıştır.

CASTELVECCHIO MÜZESİ (VERONA/İTALYA 1956-1964)

Scarpa müzelerinde, iç mekanlarında sergilenen eserler bina ile bütünleşir. Aynı adı taşıyan ortaçağ kalesinin içerisinde yer alan Castelvecchio Müzesinde Cangrande della Scala’nın heykelinin ustaca konumlandırılmasında bu çok açık görülür. Işık ve gölge Scarpa’nın çalışmalarından birçoğunda ana elemandır.

 

 

 

Gülen Yalçınkaya Özlelçi

Mekanların Estetik Derinliği Niş Uygulamaları

Niş, mimari yapılarda duvar içinde oluşturulan oyuklara verilen isimdir. Niş kelimesinin kökeni Fransızca “Duvar Hücresi” anlamına gelen “Niché”den gelmektedir. Yapılardaki duvar hareketleri arasında geçmişten bugüne önemli bir yere sahiptir. Geçmişten bugüne dek çünkü çok eski çağlardan beri kullanılagelen bir mimari öğedir.  Evlerdeki bireysel kullanım alanları dışında saraylarda ve ibadet mekanlarında, sıklıkla kullanılan oldukça fonksiyonel bir yöntemdir.

 

Eski dönemlerin yığma binalarının kalın taş duvarları bünyesinde yer bulan doğal taştan üretilen ve içlerinde genellikle heykel, kandil, mum gaz lambası gibi aydınlatma enstrümanları  bulunan nişler, günümüzde modern iç mimaride de kendine vazgeçilmez bir yer bulmuştur. Geçmişte büyük boyutta olup üzerlerine bir perde örtülerek yüklük olarak kullanılan nişler ise günümüzde artık aynı amaçla kullanılmamakta, farklı estetik zevklere göre değişen ayrı fonksiyonlar yüklenmişlerdir..

 

Zaman içinde mimari de iç mimari de birçok öğe değişse de, dekoratif oyuklar yani nişler, günümüz mimarisinin de en önemli öğelerinden biri olmuştur. Farklı şekillerde, değişik konseptlerin ortaya çıkarılmasını sağlayan nişler, modern mimarinin yapı taşlarıyla birleşmiştir.

 

Nişlerin ev içerisinde kullanıldığı birçok alan vardır. Salon, oturma odası, yatak odası, çalışma odası, banyo ve wc gibi mekanlarda farklı boyutlarda ve detaylarda uygulanabilmektedir. Salonlarda değerli objeleri sergilemek amaçlı kullanılabildiği gibi, karşımıza yatak odasında yatak başını yerleştirmek ya da banyo da fonksiyonel bir raf sistemine ev sahipliği yapmak amaçlı kullanılabilir. Yeri gelmişken hemen bir tüyo: Salonlarda özellikle tv arkasında çok estetik bir görünüm yaratan  nişler led ışıklandırma ile donatılığında ortaya çok daha renkli ve canlı bir dekorasyon çıkmaktadır.

 

Toplu olarak yaşanan mekanlarda mağazalarda, cafelerde, restoranlarda da niş hala vazgeçilmez dekorasyon öğelerinden biri olarak mekana bir hareketlilik sağlamaktadır.

 

Nişler oturma odalarında bir kitaplık, yolculuklardan toplanmış aksesuarlar  köşesi veya aile yadigarı objeleri  sergileme alanı olarak da kullanılabilir.

 

Şömine etraflarında da kullanılan niş duvarlar ise hem fonksiyonel hem de estetik olarak salonlarda çok doğru bir ambians yaratırlar. Özellikle şöminenin iki yanında konumlandırılan dikey simetrik nişler mekana otomatik olarak bir  sofistikasyon katarlar hiç tartışmasız.

 

Mutfak ve banyo gibi ıslak alanlarda daha çok fonksiyon kullanımlarıyla göze çarpan nişler, farklı aydınlatma tekniği uygulamak isteyenler için de bu alanlarda uygun bir zemin oluştururlar.

 

Duvar niş modellerine önceleri eski mimari yapılarda; taş evlerde, kerpiç evlerde ve köy evlerinde rastlanırken, şimdilerde modern mimari ile birlikte harmanlandığında etkileyici ve kendine özgü birçok değişik yeni fikir ortaya çıkmaktadır.

 

UYGULAMADA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Niş modellerini dekorasyonun tarzına ve mekanın formuna göre değerlendirmek ve uygulamak gerekmektedir. Mekana derinlik kazandırmak amaçlı yapılan bu mimari öğeler ince duvarlarda uygulandığında pek de olumlu sonuçlar vermemektedir.. Kalın duvarlı ortamlarda niş uygulaması daha güzel duracağı gibi mimari açıdan da rahatlık sağlayacaktır.

 

Niş duvar dekorasyon tasarımlarının içine farklı renkli duvar kağıdı uygulaması yapılabilir ya da duvar taşı dekorasyonu ile niş duvar dekorasyonda öne çıkarılabilir.. Niş duvar uygulamalarında dikkat çeken önemli detay da evde kullanılmayan kör olan olarak tabir edilen alanların çok daha modern bir uygulama ile eve dahil edilmesidir. Böylelikle hem evde girintili çıkıntılı bir alan kalmamış olmakta hem de daha çok kullanım alanı yaratılmış olur.

 

Duvarların  yapısı taş veya eski tuğla ise taşlar veya tuğlalar  arasında boşluklar bırakılarak oyuk hâline getirilebilir ve o şekilde kullanım imkânı sağlanabilir. Daha estetik bir görünüm oluşturur.

Niş alan, doğru ışıklandırma ile mekanın odak noktası haline getirilebilir. Oryantalist bir uygulama ile büyük şamdanlar koyularak nişlerde otatntik bir hava yaratılabilmektedir.

 

Nişler mevcut mekanlara sonradan da uygulanabilmektedir. Herhangi bir alana alçıpandan ya da mobilyadan yapılabilmektedir. Nişler uygulanırken özellikle mekanı daraltmamasına ve genel mimari tarzla bir uyum yakalanmasına dikkat edilmelidir.

 

 

 

.

 

Gülen Yalçınkaya Özlelçi

 

Bast Moda : Hediyenin Anlamı

Yüzyıllar önce Eski Roma İmparatorluğu’nda yaşayan, kalbi kocaman olan bir Aziz vardı… Katı yürekli, zalim hükümdar ise 2. Claudius’tu. O dönem kadınlarla erkeklerin ilişki yaşaması yasaktı ve sadece yılda bir defa 15 Şubat’ta biraraya gelirlerdi. Bir gün önceden kadınlar isimlerini minicik kağıtlara yazar ve bir kavanozun içine atarlardı. Ertesi sabahı İPLE ÇEKEN erkekler, (yıl 2015, erkeklerin düşünce yapısı hiç değişmiyor J ) sırayla kavanozdan bir kağıt seçer ve o ismin sahibi bayanla bir günü beraber geçirirlerdi. Birbirlerine aşık olurlarsa kilisede nikahları kıyılır, yok eğer “senden elektirik alamadım, bir espresso bile içmeyi planlamıyorum, zaten atların, çiftliğin, beyliklerin de yok, arrivederchiiiiiiiii!” durumu yaşanırsa bir sonraki yıl beklenir ve kör tahlihe sevgilerini sunarlardı(!).  Nikahları da tabii ki sevgili Aziz Valentine kıyardı. Ama acımasız 2. Claudius, savaşa katılmak isteyen gönüllü erkek bulamayınca evliliği yasakladı. Sevenleri ayırmak istemeyen yufkayürekli Aziz, gizlice nikahları kıymaya devam etti. Bunu duyan hükümdar, zavallı Aziz’i tutuklattı ve sopa ile dövülerek öldürtü. Aziz, Milattan sonra 270 yılının 14 Şubatı’nda Hristiyan şehitliğine gömüldü. Onu unutmayan halk ve tabii ki sevgililer, anısını yaşatmak adına, onun ölüm yıldönümünü bir mutluluk şölenine dönüştürdüler. Yaaaa işte gördün mü sevgili 2. Claudius, kötü her zaman kötü, iyi her zaman iyi. Senin ne yaptığını, ne zaferler ya da yenilgiler gördüğünü kimse hatırlamıyor ama mutluluk arayan kalplerin iyi yürekli mimarı yüzyıllardır hatırlanıyor…

 

Ama eğri oturup doğru konuşalım; bu kadarını beklemiyordun değil mi Aziz Valentine? Toplum hiç de senin bıraktığın gibi değil, di mi? Herşeyi ne kadar çabuk tüketmeye hazırız görüyorsun yukarıda biryerlerden… Kendimi de dahil ediyorum bu kategoriye. Öyle bir iş yapıyorum ama en azından evladiyelik kalabilecek tasarımlar yapmaya çalışıyorum.  Alınıp, hediye edilip, 3 gün sonra atılan herşeye acıyorum.

 

O yüzden de size bu soğuk Şubat ayının anlamına özel, ruhunuzu ısıtacak hediye seçeneklerinden bahsedeceğim. Bu tasarımların bir hikayesi ve hediye edilen kişiye karşı bir sorumluluğu var; onunla ömrü yettiği yere kadar beraber olmak!

 

BYZEYN: Bağımlılık yapan bir tasarımcıdan bahsediyorum sizlere; adı BYZEYN. Zeynep Aktar Çınar’ın kurduğu el yapımı aksesuar markasının kolyeleri 1 KM öteden tanınıyor. Doğal yarı değerli taşlardan hazırladığı püskülle detaylandırdığı kolyeleri fenomen. Üzerleri mesajlı bileklikler kapışılıyor. Özellikle metal olanlar bu sezonun favorisi. Sevgililer gününe özel limitli olarak iki tasarım yapan BYZEYN’ in online satışı da mevcut. (www.byzeyn.com) (instagram: byzeyn)

 

LUCKYBABYBLANKETS: Markanın yaratıcısı olan Çiğdem Çevir’in elinden her iş geliyor, ama en severek yaptığı el işi Kroşe. Siz yeter ki ne istediğinizi söyleyin, tasarımını da biryere bakmadan kendisi yapıyor, süslüyor, en eğlenceli hale getirerek size teslim ediyor. Herbir tasarımından birer adet yapıyor. Size özel bir ürün tasarlamaktan mutluluk duyuyor. Özellikle en çok aldığı siparişler bebek battaniyeleri. Onun dışında, bebek hırkaları, bereler, boyunluklar, atkılar, kapı süsleri, masa üzeri kullanılabilecek hertürlü örme aksesuar ve daha neler neler… J BASTHOME okuyucuları için 2 tane özel battaniye hazırladı. Siz de sevgilinize diz battaniyesi olarak hediye edebilirsiniz. Acele edin, sipariş vermekte geç kalmayın! (instagram: luckybabyblanketsbycigdemcevir)

 

JUJU TAKI : Nişantaşına yolu düşenler için alarm veriyorum! Topağacına bağlanan Ihlamur yolu Sokak’a giriyor,  sağ taraftan devam ediyorsunuz ve biraz ilerledikten sonra JUJU’yu görüyorsunuz. Sahipleri olan Özlem ve Caner çifti yeter zaten dükkanda dakikalar geçirmeniz için! O kadar eğlenceliler ki zaten birdenbire 100 yıllık arkadaş gibi hissediyorsunuz. Ürünler inanılmaz çeşitli. Tek birşey alarak çıkmayı başarını pek bilmiyorum. Yarı değerli taşlı küpelere bakarken, göz yüzüklere takılıyor. Ona bakim derken Amerika’dan özel olarak sipariş ettikleri kolyeler beni benden alıyor. Tam bitti derken, erkek arkadaşım için gözüm erkek bölümüne kilitleniyor ve işte battığım an; hepsini almak istiyorum! Caner, erkek bilekliklerinin birçoğunu kendisi yapıyor ve taşların birkısmını Kamboçya gibi etnik karakterli ülkelerden topluyor. O yüzden sonuç sıradışı! JUJU’nun online satışı da başladı ama yine de mutlaka mağazaya uğrayın derim, yakından ürüne bakmak iyidir, gördükçe daha çok alasanız gelir J (www.jujutaki.com) (instagram: jujutakicom)

 

MELI MELO : Tasarımcı Meltem Aybar’ın markası olan MELI MELO, Japon Dikiş ve Koptik Dikiş tekniğinin kullanıldığı kişiye özel defterlerini neşeli, rengârenk ve farklı tasarımlarla kurgulayarak hazırlanıyor. Defterlerinin kapak tasarımlarında nakış, dikiş ve yaratıcı aksesuarların yanı sıra, kimi zaman özel çizimler ile kompozisyon tamamlanıyor.

Kişiye özel hediye arayışına romantik ve samimi bir seçenek olarak tercih edebileceğiniz Melimelo Defterlerinin hazırlanması için Tasarımcı Meltem Aybar’a sevdiğiniz kişinin özelliklerini, zevklerini ya da ikinize özel bir hikâyeyi anlatmanız gerekiyor. Sizi dikkatle dinleyen tasarımcı, anlattıklarınızdan yola çıkarak en sevgi dolu, en neşeli, en mutluluk verici kompozisyonu yaratmaya koyuluyor. Çizimler, özel kumaşlar, aksesuarlar ve nakış ile işlenen hikâyenin yer aldığı defterler sevdiklerinize kendisini özel hissettiriyor.  En özeli, en komiği, en anlamlı anınızı siz anlatın, Meltem hazırlasın J Ömür boyu da hatıranız yaşasın…

(www.melimelostore.com) (instagram: melimelostore)

 

MARKIZ HOME: Karin Minasyan’ın markası olan MARKIZ HOME, ev tekstilinin en özel olanını size veriyor, yani her tasarım Bayan Karin ve annesinin el emeğiyle ortaya çıkıyor. Kendi koleksiyonu dışında, özel siparişlerin değişilmez adresi olmasıyla çok ünlü. Bir defa beğendim deyip alan herkes, dönüp dönüp yeni ne hazırlanmışsa onu da koleksiyonlarına ekliyorlar. Özellikle özel günler için hazırladığı limitli ürünler benim favorim. Dantel işlemeli masa örtüleri, kahve tepsisi için nostaljik mini örtüler, peçeteler, oyun örtüleri, yastık kılıfları, lavanta keseleri ve siz ne yaptırmak isterseniz o… Farklı masa dekorasyonunun adresi MARKIZ HOME, benden söylemesi, sizden sipariş vermesi… (instagram: MARKIZHOME)

 

PLUMON: Vitrinden mağazaya bakarken bile etkilenecek, geçmişe gideceksiniz… Kalemin, mürekkebin ve kağıdın önemsendiği yıllara… Soğuk damgayla kapatılan mektuplu yıllara… Benim en sevdiğim, en ilham aldığım dönemler. O sebeple bu mağazayı Nişantaşı Hak Pasajı’ndan geçerken görüp vuruldum. Yazıya ve de kaliteli kırtasiye malzemesine dair her şey var.  Ucu kırılmayan ve gerçek kurşun kalem arıyorsanız doğru adrestesiniz. Bunları harika damgalar ve renk renk soğuk mumlar takip ediyor. Sevdiğinize mesajınızı bu özel damgalarla verebilirsiniz. Kendisi küçücük ama anlamı kocaman…

(www.plumon.com.tr) (instagram: plumonartofwriting)

 

Gökten 3 elma düşmüş; biri bu hikayenin başrolü Aziz Valentine’in başına, diğeri anlatıcısı olan bendenizin başına, üçüncüsü de siz sevgili BASTHOME okuyucularının başına… Masal gibi, hep mutlu sonla bitecek, güzel bir Şubat ayı geçirmenizi dilerim,

 

Sevgilerimle

 

Begüm Akdoğanlar

Begüm Akdoğanlar

Astroloji Kova Burcu

KOVA:  (21 Ocak-18 Şubat)

Kova Burcu döneminde kar ve yağmur kışın zirvesinde olduğumuzu hissettirircesine bastırır. Güneş adeta kış uykusuna yatmıştır. Bu karanlık dönemde keyif, tatil vb ancak hayallerimizi süsler. Sokakta yaşam adına bir gerginlik hissedilir. Tek başına toplumda statü ve ün kazanmak yerine ekiplerle birlikte, toplum yararına, iletişim ve bilgi ile idealist bir çalışma ortamı söz konusudur.

 

Kova ve Yükselen Kova Burcu insanı kendine ve fikirlerine çok güvenir. Hava grubu ve Sabit niteliğin birleşimi ile sabit fikirlilik ortaya çıkabileceği gibi kendi fikirlerine inanarak otorite figürlerine karşı çıkması ve kendini savunması sebebi ile fikir önderleri, mucitler bu burcun bireyleri olması yüksek olasılıktır.

 

Kova insanının en büyük arzusu kendi fikrini savunmak; mevcut sistemin yerine kendi sistemini kabul ettirmektir. Yani “farklı” olanı! Ekipler ile birlikte çalışma potansiyelini göz ardı edersek Kova Burçlarını asi ve kuralsız olarak tanımlarız ancak aksine mantık ve  analitik bir düzeni severler; farklı olduğu sürece!

 

Kova Burcu “Büyük Öğretmen” yani “Satürn” yönetimindedir. Satürn, düzeni, disiplini, sistemi temsil eder. Kendine güvenerek alternatifler geliştirir ve ekiplerle birlikte ama bireysel olarak bu alternatifleri hayata geçirmeye çaba sarf eder.

 

Uranüsyen bir Tasarım Anlayışı :

 

Mevcut sistemi yıkarak alternatif, inovatif ve orjinal bir sistemi ortaya koymaya çalışan Kova Burcu’nun tasarım anlayışı da burcunun özelliklerini aynen yansıtacaktır. Sistemli, düzenli ancak sıra dışı. Uranüs tadına bir sıra dışı dokunuşu evlerde mutlaka hissettirir.

 

 

Hava Grubunun diğer mensupları gibi iletişim, teknoloji, bilgi ve sosyallik kova burçları için oldukça önemlidir.  Bu orjinal, sosyal ruhu yansıtacak objeler ve dekorasyon tarzına “MODERN” ya da “POST-MODERN” dokunuşlarla “FÜTÜRİST” diyebiliriz.

 

Eğer ki bir topluluğa kendi fikirlerini kabul ettirmekle meşgul ya da masa başında doğru olduğuna inandıkları tezi kendilerine ispat etmeye çalışmıyorlarsa evlerinde arkadaşları ile entellektüel paylaşımlarda bulunmaktan keyif alacaklardır.

 

Kova burcu insanı evlerini seçerken doğaya yada denize yakın olmayı tercih eder. Şehirdeyse yüksek tavanlı, Bol canlı, önü açık bir evde olmasını tercih edecektir. Bir hava grubu burcu olarak kola insanı havadar mekanlardan hoşlanır. Böylelikle hem konservatif hem de yenilikçi tarzında evinin dekorasyonunda ortaya koyacaktır.

 

Kova Burcu ve Dekorasyon :

 

Hava Grubu ve Sabit bir burç olan Kova Burcu için tasarım ve dekorasyon yaratıcılığını ortaya koymanın bir başka yoludur. Havadar, camlı ya da ayna ile hareketlendirilmiş mekanlardan hoşlanırlar. Tradisyonel dekorasyonun yanında kendilerini ifade etmelerini sağlayacak tasarım ve son teknoloji objelerle farklarını ortaya koymak isterler.

 

Genelde Kova ve Yükselen Kova’lar için dekorasyonda hoşlandıkları ve tercih ettikleri renk olarak “mavi” belirtilse de “gri, siyah, beyaz, mor” renklerini de kullanmaktan zevk duyarlar. Önemli olan kontrast ve fark yaratmaktır.

 

Düzen ve sistemin önemli olduğunu evde dağınıklığı azaltacak dolap çözümlerinden anlayabilirsiniz. Cam, metal, monokromatik mobilyalar tercih edilebilir.

 

Sıra dışı ve sistematik ruhlarını rahat, özgürlüğünü yansıtan, entelektüel bir atmosferde beslemek isterler. Platin, cam, ayna ile birlikte orjinal bir hava verebilecek farklı renklerde mobilyaların kullanıldığı ortamlardan hoşlanırlar.

 

Salon – Mutfak :

 

Sıra dışı, düzenli, sosyalleşmeye müsait ve yaratıcılığını besleyen bir ortam Kova ve Yükselen Kova Burçları için oldukça önemlidir. Dolaplar düzeni sağlamak üzere sistemli yapılmalıdır. Ancak sıradan bir dolap değil; kendi tasarımı ya da evine özel yapım bir dolap sistemi tercih edecektir.

 

Salonda siyah, gümüş, koyu mavi, mor ve beyaz renkleri hakim olabilir. Metal heykeller, düz ve camları kapatmayan perdeler, sürrealist büyük obje ve heykeller ortamı süslemektedir. Her sandalyenin farklı bir tasarımda olması gibi çılgın bir dekorasyon zevkinden bahsedebiliriz.

 

Kendi zevklerine göre döşenen evlerinde teknolojik ve soğuk dokulara ağırlık verme ihtimalleri olduğundan doğal yaşamı hatırlatacak bitki vb kullanılması Kova Burçlarına önerilmektedir.

 

 

Yatak Odası :

 

Kova ve Yükselen Kova Burçları yatak odalarını yaşam alanı olarak görürler. O yüzden yine yaratıcılık ve keyif ön plandadır. Havadar, rahat, orjinal ve kullanışlı bir yatak odası olması onlar için önemlidir.

 

Yatak, dolap ve odanın camları önemlidir. Yüksek tavalı ve camlı bir oda söz konusu değil ise ayna ve ventilatör ile oda aydınlatılabilir ve havalandırılabilir.

 

Kova Burcu Çocuklarının Odaları Nasıl Tasarlanmalı ?

 

Kova Burcu çocukları doğdukları günden itibaren özgürlüklerine düşkün ve yaratıcıdırlar. Fikirlerini ortaya koymak; gerek el becerileri gerek sosyal olarak bir birey olduklarını kanıtlamak isterler. Yaratıcılıklarını ortaya koyabilecekleri farklı faaliyetleri uygulayabilecekleri bir alan onları mutlu edecektir.

 

Bir Kova Burcu olarak çocuklar için de havadarlık ve sistem, düzen önemlidir. Odanın duvar ya da tavalarına bulut, gökyüzü teması uygulanması onları mutlu edecektir. Ayrıca tüm dağınıklığı ortadan kaldırmalarına olanak sağlayan dolapları kendilerinin yerleştirmesine ve karar vermesine olanak sağlamak özgüvenlerini destekleyecektir. Bakış açılarının farklılığını ortaya koyduklarında sizi ne kadar şaşırtacaklarını tahmin edemeyebilirsiniz.

 

Bağımsız olduğuna inanan bu çocukları desteklemek ve cesaretlerini kırmamak önemlidir. Kendi başlarına vakit geçirmelerine olanak sunacak bir oda tasarımı rahat etmelerini sağlar. Hümanist ve sosyal yanlarını ortaya koyabilecekleri grup çalışmaları ile olanak sağlamak ve evin içinde onlara bu şekilde bir ortam yaratmak da ebeveynlerin işini kolaylaştırabilir.

 

 

KOVA:

 

Nitelik: Sabit

 

Element: Hava

 

Özellikler: Eril

 

Yönetici Gezegen: Satürn – Uranüs ile ilişkili

 

Madeni: Gümüş

 

Uygun Taşı: safir, akuamarin, ametist, turkuvaz

 

 

 

Ayşegül Kuyumcu Türker