2014 Yılına Genel Bakış

dfot

Proje Beyaz Vizyonunda 2014

Sektörel değerlendirmelerden önce Proje Beyaz olarak sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?

Türkiye’de uluslararası etik değerler ve standartlarda gayrimenkul danışmanlığı hizmeti veren Projebeyaz, 2006 yılından bu yana yaptığı çalışmalarla sektöre yön veriyor. ‘Gayrimenkul Pazarlama’, ‘Gayrimenkul Marka Yönetimi’, ‘Proje Geliştirme’ ve ‘Proje Satışı & Kiralama’ alanlarındaki yenilikçi hizmetlerini başarıyla sunan 6 yönetici ve 20 uzman gayrimenkul danışmanından oluşan Projebeyaz; inşaat firmaları, yatırım grupları, kurumlar ve bireylerden oluşan geniş bir müşteri portföyüne danışmanlık hizmeti veriyor.

Kurulduğu günden bugüne Kempiski Residences Astoria ve Kempinski Residence Bellevue olmak üzere TEM Avrupa Residence, Helis Beyaz Ofis, Helis Metro Ofis, Miracle Residence, Esas Aeropark, Metrowin v.s. gibi çok önemli projelerde çözüm ortağı oldu.  Ayrıca Doğan Holding ve Doğuş Holding gibi Türkiye’nin güçlü firmalarına hizmet verdi.  Ayrıca bireysel yatırımcıların, iş adamlarının, sanat ve spor çevrelerinden bir çok önemli kişilerin de mülklerinin temsilciliklerini yaparak ve bunun yanında bu kişilerin birikimlerini gayrimenkul yatırım alanlarında değerlendirmeleri konusunda 2006 yılından bu güne danışmanlık vermektedir.

2012 Yılı ile birlikte Projebeyaz İnternational markasını hayata geçiren Projebeyaz, yurt dışı Avrupa, Rusya, Amerika, Ortadoğu ve Körfez Ülkeleri  başta olmak üzere faaliyet ağını genişletmiştir.

 

 

 

2013’ü gayrimenkul sektörü açısından değerlendirirken neler söylemek istersiniz? Hangi yeni kavramlar, ekonomik gelişmeler ve hangi eğilimler damgasını vurdu sizce yıla? Tüketici ve yatımcı cephesinde ne gibi değişimler oldu?

2013 yılı gayrimenkul sektörü açısından çok çalkantılı geçti diyebilirim. Gayrimenkul arzı son 10 yıldır yükselen bir grafik ile devam etmesine karşın, dış etkenler iç pazarın satın alma gücünü veya daha iyimser olursak satın alma niyetini biraz ertelemesini sağladı. Gezi Parkı Olaylarından Dolar ve Altındaki hareketliliğe, İsrail ile yaşananlardan, ABD Merkez Bankasının tutumuna kadar pek çok etken iç pazardaki alıcıların biraz daha temkinli olmasını ve “sonucunu görelim ona göre hareket ederiz” düşüncesine göre hareket etmesini sağladı. Bunu kırmak için İnşaat firmalarının kendi bünyelerinde yaptığı kampanyalar ve Bankaların kredi faiz oranlarında yapmış olduğu indirimler yapmaları inşaat sektörünün bu sene de büyüme grafiğinde olmasını sağladı diyebilirim. Ama yine de önceki yıllar ile kıyasladığımızda Temmuz’dan Ekim’e kadar olan periyodda çok daha fazla olmasını beklediğimiz satışlar, beklentinin altında kaldı diyebilirim. Bunun yanında Mütekabiliyet Yasası’ndan sonra yaz sezonu daha önceki yıllarda olmadığı kadar hareketli geçti ve özellikle Körfez Ülkelerinin Türkiye’ye ilgisinin artarak devam ettiğini gördük. Körfez ülkeleri açısından Global olarak yatırım dünyasına baktığınızda, Tüm Dünya’da yaşanan bu olaylar göz önüne alındığında güvenli yatırım aracının Gayrimenkul olması ve Gayrimenkul yatırımı yapılabilecek ülkeler arasında en avantajlı ülkenin Türkiye olduğu gerçeğinin yadsınamaz olduğu ortaya çıktı ve İç Pazar açısından durgun dönemde Dış pazarın Türkiye’ye yönelmesi, nefes aldırdı diyebilirim. Tüm veriler Türkiye’nin, özellikle gayrimenkul sektörünün büyüme eğrisinde olduğunu göstermekte ve sağlıklı bir siyasi politika ile bu stokların önümüzdeki kısa dönem içinde eritilebilmesi için uygun zemin hazırlandığında, gerçekleşebileceğini göstermektedir.

 

Geçmiş yıllarda olduğu gibi 2013 yılında da lokasyon bazlı tercihler çok önem kazandı. Doğru konumda yer alan Doğru projeler yatırımcısını üzmedi diyebilirim. Bu yıl içinde daha önceki yıllarda olmadığı kadar TİCARİ gayrimenkul arzı gerçekleşti, Ticari Gayrimenkuller, kağıt üzerinde yatırımcısına daha çok kazandırmak ile beraber, satış hızı göz önüne alındığında biraz daha sancılı bir süreç olduğu aşikardır. Bu sebeple şu andaki Ticari Gayrimenkul arzının fazla olması Ticari Gayrimenkul yapan İnşaat firmalarını daha farklı parametreleri düşündürmesi gerektiği gerçeğini ortaya çıkarmıştır. Çünkü hitap ettiğiniz kitle, global ekonomik verilere karşı çok kırılgan bir zümre. Doların eksi veya artı olarak günlük %2 oynayabildiği bir ekonomi, Ticari iştigalleri olan firmalar tarafından dikkatle incelenmekte ve kendi iştigal alanlarının etkilenmesi de satın alma niyetlerinin ertelenmesini beraberinde getirmektedir.

 

Konut piyasasında, bireysel müşterilere hitap edildiği için, Türkiye’de kira geri dönüş oranının 12-15 yıllarda olması, ve faiz oranlarının %0,90 ların altında olduğu her oran avantajlıdır. Şu anda da 0,75 – 0,85 faiz oranları verilebiliyor ise, sabit gelirli tüketici için fırsat devam ediyor denilebilir. Arzın bu kadar fazla olması tüketici açısından avantaj. Belirli bölgeler içinde, mesela Avrupa Yakasında Bahçeşehir, Esenyurt, Beylikdüzü, Anadolu Yakasında Kurtköy, Kartal, Maltepe bölgelerinde, 5 km2lik bir alan içinde lokasyon olarak size uygun bir alanı belirlediğinizde, birbirine yakın özellikleri bulunan, kıyaslayabileceğiniz en az10’ar tane proje alt alta yazabilirsiniz. Dolayısı ile bu 10 proje birbiri ile rekabet açısından farklı ödeme planları, farklı fiyat avantajları sunarak sizi elde etmeye çalışacaklardır. Bunun sonucu olarak ta daha uygun fiyatlı daha fazla özellik barındıran projeler sizin önünüze serilmiş olacaktır.

 

 

 

Tüm bu değerlendirmelerinizin ışığında; 2014 nasıl bir yıl olacak sizce? Sürprizler bekliyor musunuz ? Özellikle İstanbul’da ibre hangi projeleri; hangi semtleri gösterecek. Bireysel ve kurumsal yatırımcıların tercihlerine ne yön verecek? Kimler neye dikkat etmeli?

2014 yılı bir çok gelişmeye gebe olacak gözükmektedir. 2013 teki gibi çalkantılı bir siyasi ortam olursa, yine sancılı bir süreç yaşanabilir. 2014 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Yerel seçimleri yaşayacağız. Her seçimde insanların fokus noktaları dağılıyor ve siyasi tarafınız olsun ya da olmasın, birey olarak düşündüğünüzde kendi ilçenizi kimin yöneteceği o ilçenin kalkınması açısından önemli olduğu çok önemlidir ki Türkiye siyaseti hiç şüphesiz  ekonomiyi de belirlemektedir. Kentsel Dönüşüm planları onaylanmış çok sayıda ilçe bulunuyor. Yerel Seçimlerden sonra bu ilçelerde “Kendini ispat etme” çabalarının artması beklenen bir gerçek.

 

İstanbul her geçen gün büyüyor ve noktalar birbirinden uzaklaşıyor. Bu noktaların birbirine uzaklıkları kolaylaştıkça, yani ulaşım sorunu hafifletildikçe o bölgelerin değeri artmaya devam edecektir. Bu sebeple Metro güzergahlarını yatırımcıların dikkatle takip etmeleri gerekiyor. Anadolu yakasında Kartal,Pendik, Tuzla, Çekmeköy bölgesi ve Avrupa Yakasında Zeytinburnu, Beylikdüzü, Silivri bölgesi ile hızlı trenin hizmete girmesi ile parlayacak olan Sapanca bölgesi dikkat edilmesi gereken bölgeler olarak sıralayabilirim. Tabi ki değeri hiç bir zaman kaybolmayacak bir Kadıköy, Beşiktaş, Şişli bölgelerindeki Doğru konumdaki Doğru Projeler kazandırmaya devam edecektir.

 

2014 yılında yaşayacağımız seçimler ve insanların fokus noktalarının değişmesi, satışların gerçekleşmeyeceği anlamına gelmez, İnşaat firmaların daha fazla taşın altına ellerini koymasını gerektirebilir. ama günün sonunda yine satışlar gerçekleşir ve bu büyük çarklar dönmeye devam edecektir. Bu konuda en küçük bir şüphem bile yok. Özellikle sürü psikolojisinden uzaklaşan inşaat firmaları, tekdüze üretimler yapmayan, ihtiyaçları görerek hareket eden firmalar, başarılı olacaktır diye düşünüyorum. Ekonomimiz ve İnşaat firmalarımız artık eskisinden çok daha güçlü, ABD de başlayan ve tüm dünyaya yayılan 2008 krizi sektörel olarak hemen hiç yaşamadan atlatabildik. Kendi iç pazarımız, sektörümüzü döndürebilecek güçtedir. Kaldı ki yatırım için uygun iklim gözüken dönemimizde 2014 ü sorunsuz atlatacağımızı düşünüyorum.

 

 

Son olarak 2014’te yabancı yatımcının Türkiye’ye genel bakışı ne yönde olacak, tahminlerinizi bizimle paylaşır mısınız? Peki bu eğilim iç pazarı nasıl etkileyecek?

2012 yılında başlayan yabancı yatırımcıların Türkiye’ye ilgisinin artarak devam edeceğini düşünüyorum. Çünkü Türkiye ye global olarak bakıyorlar ve Dünya’daki yatırım yapılabilecek yerler arasından tercih ediliyor. Özellikle Arap yatırımcı kendi kültürlerine uygun, rahat yaşayabilecekleri yerleri özellikler tercih ediyorlar. Şu anda Türkiye’ye yatırım yapan 3 bölge hangisi?  Körfez Ülkeleri, Rusya, İngiltere… Bu 3 bölge de kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri yerleri gözlerine kestirmişler bile. Körfez ülkeleri, İstanbul merkezi ve çevresi, Sapanca, Yalova, Kuşadası bölgelerine çok yoğun ilgi duyarken, Ruslar Akdeniz bölgesine İngilizler ise Ege bölgesine çok yoğun yatırımlar yapmaktadırlar. İstanbul’da özellikle Avrupa Yakasında, Atatürk Havaalanı na yakın bölgelerde Körfez Yatırımcısı düşünülerek hazırlanan projeler başlamış durumda. Akdeniz ve Ege bölgesi hava koşullarından dolayı Körfez Ülkelerinin birinci tercihi olmuyor. Daha serin bölgeleri tercih ediyorlar. Bu arada yeni parlamaya başlayan bir Karadeniz Bölgesi seçeneğini de atlamamak gerekir. Altyapısal olarak çok eksiklikleri bulunmakla beraber, iyi bir çalışma, iyi bir pazarlama, Karadeniz Bölgesinin Körfez yatırımcıları tarafından istilası anlamına gelebilir. Bunu da tırnak içinde belirtmekte fayda var.

 

Yabancıların Türkiye’ye eğilimi iç pazarı etkiler mi? Sanmıyorum. Çünkü Türkiye’de gayrimenkul arzı çok çok fazla. Her kitleye hitap eden seçenekler mevcut. Bu konuda bir şüphem var sadece karma yapı olarak projeler içinde Körfez insanları ile birlikte yaşamak. Onların yaşam tarzı bizden, bizim yaşam tarzımız onlardan biraz farklı. Kalabalık sitelerde bu çok dikkat çekmez ancak 80-100 konutluk sitelerden alan yabancılar biraz dikkat çeker diye düşünüyorum. Bu arada 2-3 eş ile yaşayan yabancılara da Polis Baskınları olur mu? düşüncesini de taşımıyor değilim.:) Tabiki espri olarak bu cümleyi kuruyorum ancak, çok dikkat edilmesi gereken bir husus var. Türkiye artık sadece Türkiye değil. Türkiye artık tüm Dünya’dır. Burada yaşanılanlar sadece bizi ilgilendirmiyor, bizdeki gelişmeler herkes tarafından takip ediliyor. Yabancı müşterilerimiz ile Gezi Parkı eylemleri döneminde görüşmelerimizde, “Sizdeki savaş bitti mi? Sizin Durumunuz ?iyi misiniz? Artık Türkiye’ye gelebilir miyiz?” gibi sorular ile karşı karşıya kaldığımızda çok şaşırmıştık. Onlara bu durumu anlatmakta çok güçlük çekmiştik. Aynı şekilde bizdeki ev baskınları da onların televizyonlarında farklı şekilde haber yapılıyor ise, gerçekten zor durumda kalacağımız aşikar. Bu konuda karar verenden uygulayana, haber yapanına kadar çok dikkat etmek üzerimize düşüyor.

 

Messe Frankfurt Vizyonunda 2014

Dünya çapında 1.830’u aşkın çalışanı 28 iştiraki ve 50 satış ofisiyle 150’yi aşkın ülkeye;  hizmet veren, Messe Frankfurt fuarının  Direktörü  Nicolette Naumann ile 2014 Ambiente Fuar gündemi ve 2014 dekorasyon trendleri hakkında kısa bir söyleşi gerçekleştirdik. 2014’ü bir de Ambiente gözüyle bakalım…

 

BH; 2014 Ambiente Fuarı’nın 7- 11 Şubat 2014 tarihleri arasında Frankfurtta yapılacağını biliyoruz. Fuarın bu yılki gündemini bize kısaca bahseder misiniz?

 

7-11 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek olan fuarımız, 5 gün boyunca; masa ve mutfak ürünleri, hediyelik eşya, ev mobilya ve dekorasyon aksesuarları gibi farklı birçok alanda, 2014 yılı içerisinde müşterilerle buluşacak ürünlerin ilk kez sergilendiği bir ortama evsahipliği yapacak. Dünyanın yaklaşık 160 farklı ülkesinden gelen 140.000 civarında ziyaretçiyi ve 4.600 civarında katılımcıyı 330.000 metrekarelik fuar alanında konuk edeceğiz. Fuardaki trend sunumları ve ödül törenleri gibi  farklı etkinliklerimizle her zaman olduğu gibi bu yıl da sektöre ışık tutmayı hedefliyoruz.

 

Peki Ambiente 2014’de bu yıl özellikle öne çıkanlar neler olacak?

 

Ambiente 2o14’ün Partner ülkesi Japonya olacak. Fransa ve Danimarka’dan sonra bu yıl partner ülke olarak Japonya’yı seçtik. Geleneksel Japon zanaatı ve modernizm füzyonuyla tasarladığı yaşam alanlarıyla dünyaca ünlenen tasarımcı Yukio  Hashimoto Japonya elçisi olarak fuarda özel bir sunum yapacak. Japonya’nın tasarım ve zanaati birleştiren müthiş sektörel altyapısını bütün dünyaya bir kez daha tanıtmış olacağız diye düşünüyoruz bu vesileyle.

 

Bunun yanı sıra,  genç tasarımcılar için  hazırlanan “Talents” ve “next” adlı programlar aracılığıyla, onların kariyerlerinde önemli bir basamaklar oluşturmayı hedefliyoruz. Ürün, mobilya ve takı alanında yeni olan ve başarı vaad eden tasarımcılar; Ambiente’de çalışmalarını uluslararası bir kitleye sunma fırsatı buluyorlar ve onların reaksiyonlarını da alarak profesyonel geleceklerini oluşturuyorlar.

 

Solutions adlı özel şovda; tüketicilerle özellikle pişirme, keyif ve yemek yemek üzerine akıllı çözümler ve gerçek teknik yenilikler paylaşacağız; Sebastian Berge’nin küratörlüğünde. Bu sayede yarının tüketici ürünlerinin belli başlı karakteristik özelliklerine ışık tutmayı hedefliyoruz.

 

Birçok alanda farklı ödüllerin verildiği; ödül törenleri aracılığıyla da sektörün nabzını tutarken öne çıkan kişi ve kavramları bir kez daha sektörün gündemine taşımayı hedefliyoruz.

 

Ambiente fuarı bu sene yine fuar alanına sığmayacak “ambiente goes City” mottosuyla katılımcılara en son yeniklerle ve ürünlerle dekore edilmiş Frankfurta’ki bir çok mağaza vitrini ziyaret edilecek. Bu da fuarımıza özel etkinliklerden biri açıkçası; sokakta neler olup bitiyor onu bir de uzman gözüyle değerlendirip. Yorumlayacağız.

 

Peki 2014’de dünyaya hakim olacak trendlerden bahsedecek olursak, Sizin bu konudaki beklenti ya da öngörüleriniz vardır mutlaka. Öngörü ve izlenimlerinizi bizimle paylaşır mısınız?

 

2014 Ambiente fuarında 7.kez ziyaretçiler masaüstü grubu, mutfak; hediyelik eşyalar ve ev dekorasyonu ile ilgili yeni trendleri Galeri 1’deki özel bir Show ile keşfedecekler. Bora.hereke.palmisano stil ajansının deneyimli isimleri, tüm dünyadan en güncel trendleri belirleyip fuar ziyaretçileriyle paylaşacaklar.

 

2014 Ambiente trendlerinin ana teması ”Huzurun Egemenliği- Soverign Composureéa göre, önümüzdeki sezon daha sessiz ve dingin olacak. Bu ana tema kapsamında stil ekperleri 4 farklı trend dünyası belirledi:

“ STUNNİNG TEMPER = GÖZALICI MİZAÇ ”,

“ SUBTLE SPIRIT= ZARİF RUH ”

“ SERENE NAURE = SAKİN DOĞA”

“STRIKING MIND = ÇARPICI AKIL”

 

“stunning temper”,  “ gözalıcı mizaç”

 

Gözalıcı mizaç olarak özetlediğimiz enerjisi bol ve ince zeka sahibi yenilikçiler “stunning temper” kavramı eminiz birçok kişi tarafından hızla benimsenecek. . Bu yaratıcı stilde, tuhaflıklar serbest bırakılıyor. Neşeli renk paleti küf yeşili, mandalina, limon yeşili, kırmızı ve ahududu, camgöbeği, açık gri ve kayısı tonlarını içeriyor. Duvarları, aksesuarları, tek renkli güçlü yüzeyler ve sürprizlerle dolu renk dizileri kaplıyor. Heyecanlı tasarımlarla kaplı yüzeyler de bu renk cümbüşü ile vurgulanıyor. Fotoğraf gerçekliğinde desenlerden damıtılmış renklerle, dekorasyon savurgan bir şekilde yeniden şekilleniyor Adeta materyaller ve şekillerle sürreal bir deney yapılıyor.

 

“Subtle spirit”, “zarif ruh”

 

Zarif ruh olarak tanımlanan akım istisnai bir rafine estetik barındırıyor. Dekorasyonun ana eksenini uyum belirliyor, rahatlık, sıcaklık ve samimiyet önem taşıyor. Malzemelerin kalitesi ve işçilik öne çıkan ana unsurla oluyor. Yeşim, leylak, ve mat altın tonlarıyla ve gece mavisi, köknar ve patlıcan morlarıyla zarif bir oyun oynanıyor. Bunlar gibi ince nüanslara sahip renklerin arka planında ölçülü bir şekilde elegan ve özgün parçalar sunulmakta. Aydınlatma ve aksesuarlar ile  asyalı bir son dokunuş ekleniyor resime. Böylece dekor büyüleyici ve atmosferi dolduran bir yoğunluk kazanıyor.

 

 

“Serene nature”, “sakin doğa”

 

Kusursuz bir huzur içerisindeki, “sakin doğa” bakirliğin büyüsünü kutluyor adeta. Doğal materyaller, basit formlar, sakin mobilyalar ve aksesuarlar mütevazi bir şıklığı öne çıkarıyor. Çekingen tonlama istenilen sonuç için kesin çözüm. Pastel renkler rahat bir atmosfer yaratıyor ve boz kahveden menekşeye, şeftaliden ten rengine, gri, kum rengi, siyah ve beyaza kadar uzanan bir çeşitlilikle etrafımızı kuşatıyor. Yaratıcı şekillerde kullanılmış doğal taşlar, tahta ve mantar içeren kompozisyonlar, iç ve dış dekorasyonda yumuşak geçişler sağlıyor. Asla rustik olmayan, modern bir etki oluşuyor.

 

“Striking mind”, “çarpıcı akıl”

 

Çarpıcı akıl, güçlü renklerle ve keskin çizgilerle karakterize edilen bir stil. Siyaha ek olarak, beyaz ve tütün, krom, mavi ve yoğun sarı kuvvetli eksenler oluşturuyor. Renklerin tekil kullanımları ile etkileri artırılıyor. Çizgili desenler zengin zıtlıkların içinde, fakat tutumlu kullanılıyor. Anafikir az ve öz, geometrik ve kesin kontürlerde ise hedefe yönelik  net tercihler öne çıkıyor. Işık ve gölge oyunları  üç boyutlu objelerdeki grafik etkileri vurguluyor. Klasik ve ağırbaşlı tasarımlar açık sinyaller iletiyor. Odak, ısrarla fonksiyonel  mükemmellik üzerinde üzerinde kalıyor.

 

 

Neva Tekstil Vizyonunda 2014

Öncelikle okuyucularımızın sizi biraz daha yakından tanıması için kendinizden ve şu anki temsilciliklerinizden biraz bahseder misiniz?

 

İTÜ Kimya Mühendisliğinden mezun olduktan sonra kısa bir süre İngiltere’de yaşadım ve sonrasında İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Üretim Planlama bölümünde mastır yaptım. İlk işim olarak Amerikan firması DuPont’ta Lycra elastan ipliğin satış-pazarlama bölümünde çalıştım, tekstil üzerine teknik ve pazarlama alanlarında eğitimlere katıldım. Sonrasında yine bir Amerikan firması olan Johnson&Johnson’da kozmetik grubunda çalıştım. Kendi işimi kurabilecek deneyime sahip olduktan sonra 2003 yılında Neva tekstil’i kurdum. Neva Tekstil olarak trend forecasting firmalarının Türkiye temsilciliğini yapmaktayım. Trend kataloglarının satışının yanı sıra danışmanlık hizmetleri ve seminerler organize ediyorum. Firmalara, sezonlara yönelik özel koleksiyonlar, trend forecasting araştırmaları, Pazar analizleri, vitrin düzenlemeleri, marka yaratılması, kimlik yaratılması konularında yardımcı olmaktayız. Faaliyet alanlarım arasında tekstil, hazır giyim, ev tekstili, kozmetik, cep telefonu, otomotiv sektörü, gıda sektörü, beyaz eşya, elektrikli ev aletleri… gibi işin içine trendlerin girdiği her türlü sektör bulunmakta.

Temsilcisi olduğum firmalar; A+A (Andrea Dall’olio), Nelly Rodi(Fransız), Fashionsnoops(Amerikan) . Bunlar birbiri ile çakışmayan, örtüşen firmalar. A+A İtalyan tarzında özel desenleri, ev tekstili ve deri sektörüne (hazır giyim, ayakkabı, çanta) konusunda stüdyosunda hazırladğıı çok özel materyalleri, katalog ve servisleri ile oldukça başarılı. Nelly Rodi ise çok özel bir çalışma yöntemi ile hizmet vermekte. Öncelikle Sorbonne üniversitesine bağlı Sosyologlardan, Mega trendler konusunda insanların önümüzdeki yıllarda nasıl yaşayacaklarını, ne tür davranışlar göstereceğinin bilgisini, Pazar araştırmaları sonucu ne tüketiliyor ve tüketilecek bilgisi ile harmanlayarak tasarımcıları sayesinde bu verileri kreatif bir şekilde sunmaktadır. Ayrıca kişiye özel danışmanlık hizmetlerinin yanı sıra fuarlarda trend alanlarını düzenlemektedir. Son 2 senedir yapılan Evteks fuarındaki trend alanları bu çalışmamıza bir örnektir. Fashionsnoops ise moda, ev tekstili, kozmetik, yaşam şekilleri. konularında günlük online bilgi aktarmaktadır, defileler, fuarlar, mağazalar ve analizleri dahil olmak üzere.

 

Biz tüm konuklarımızla 2013’ün kısa bir değerlendirmesini yaparak başlıyoruz konuya; sizden de bu konudaki yorumlarınızı  rica etsek? Sizce 2013 yılı nasıl geçti; sektörlere genel bir bakacak olursak yaygın olan kavramlar ve konseptler nelerdi sizce?

2013 hala hızlı bir şekilde devam etmekte olup Türkiye; Avrupa, Amerika, Rusya ve Ortadadoğu için oldukça önemli bir konumdadır. Tasarım alanında ise günümüzün yeni İtalya’sı olarak gösterilmekte olup Evteks ve hometex fuarlarıyla da bu canlılık ivme kazanmış durumdadır. 2013 yılı için kavram ve konseptleri özetleyecek olursak;

1-)  Tarihsel, klasik değerler, espiri anlayışı ile birleştirilerek yeniden yorumlamak

2-) Feminen, romantik kavramları doğadan esintilerle sunmak

3-) Ultra modern, grafiksel detayları kitch değerlerle şok etkisi yaratmak üzere birleştirmek

4-) Bohem, seyahat  sever ruhu ve değişik kültürlerden ürünleri birleştirerek kullanmak

 

Trendleri önceden belirleme kavramını biraz irdelemek istiyoruz sizinle. Sizce Trend ajansları, o yıl neler olacağını önceden çeşitli yöntemlerle sezip, tüketiciyi mi bilgilendiriyor. Yoksa, nelerin trend olacağını sektörlere empoze mi ediyorlar, firmalar onlardan aldıkları tüyolar doğrultusunda mı koleksiyonlarına yön veriyorlar? Her ikisi de mi demek daha doğru olur yoksa?

Yukarıda da belirttiğim gibi sosyologların ve Pazar araştırmalarının verilerini harmanlayarak kreatif bir şekilde sunmanın yanı sıra, bu insanların sezgileri çok kuvvetli ve yıllar içerisinde aynen kas çalışma gibi pazarı, havayı koklayarak trendlerin geleceğini görüp söyleyebilme yeteneğine sahip oluyorlar veya aynı zamanda kendi yollarını empoze ediyorlar ve çalıştıkları büyük firmalar sayesinde de bunlar trendlere, akımlara dönüşüyor. Trendlerin yaratılmasındaki önemli katkıları olan ve yaşam şekilleri veren bazı firmalar Samsung, Nike, H&M, Zara, Mango, Sony, Microsoft, Lancome, Carre Blanc ve fuarlar Maison&Objet gibi bu firmalarla çalışmakta ve yardım almaktadır. Bu durumda Trend firmalarından tüketicilere kadar uzanan doğal bir akış gerçekleşmektedir.

Peki, 2014’de dünyaya hâkim olacak trendlerden bahsedecek olursak, Sizin bu konudaki beklenti ya da öngörüleriniz vardır mutlaka. Dekorasyon konusundaki öngörülerinizi özellikle  bizimle paylaşır mısınız?

Ana başlığımız yeni YENİ UFUKLAR: Tüketicler artık taze bir soluk aramaktadır ve umudu keşfetmek istemektedirler. Bu belirsiz sosyal ve ekonomik çevrede yeni ufuk arayışları başlamıştır.

Mükemmelliği, nadir olanı aramanın yanı sıra ruhsal kavramlar önem kazanmıştır. Mükemmelik ve nadir olan ise meditasyonda, maddi olmayan kavramlarda ve derin düşünce ile ortaya çıkmaktadır.

Temalar aşağıdaki gibidir;

Kutsal Harmoni: Mükemmeli arayıştaki geleceğin elegan tarzı diye adlandırabiliriz. Yeni anti-gösterişli tarz kendini klasik kodlarla gösterir.1940-50’lerden esintiler vardır. Bu grubun tüketicileri nadir olanı bulmak isteyen ve minimal ve sofistike tarzdan hoşlananlardır. Şimdi ve geçmiş arasında, gösteriş ve nostaljiden uzaktır.

Son derece pastel ve soft bir renk paleti vardır; bej, keten rengi, açık haki baz renklere aksan olarak pudralı pembeler, kömür siyahı, pudralı erik kurusu rengi, soluk yeşiller, seladon rengi ve saman sarısı eşlik eder.

Bu temanın kumaşlarında ise çok yumuşak dokular vardır; kadifeler, yumuşak kotonlar, ipekler, kaşmirler gibi. İçi dolgulu materyallere düğmelerle sıcak bir dokunuş kazandırılır. Deri ve süetleri de bu temanın dokuları arasında sayabiliriz. Ayrıca tüy kadar hafif müslin ve şifonlar da dikkatimizi çekmektedir.

Motif olarak ise micro geometriler, balıksırtı, elmas desenler ve çizgilere neo klasik çiçek buketleri eşlik eder. Böcek, kelebek motifleri, çatlak, damarlı görüntüler. Tona ton motifler incimsi metalik donuşlarla ortaya çıkar. Motiflerde haute couture etkileri görülmektedir.

Süper Sahil: İdeal olanı arama; Bu grubun tüketicileri yaşam alanı olarak ideal çevreyi ararlar; herkesten uzakta deniz kenarında modern bir ev! Bali ve Avustralya’da deniz ve gökyüzü arasında. Sonsuz bir ufka bakan, büyüleyici huzur dolu bir çevre. Bu ütopik atmosferde marin etkileri görülmektedir. Kum rengi, gri, gümüş rengi, krem rengi ve incimsi baz renklerine su ailesinden renkler aksan olarak eşlik etmektedir; solgun maviler, indigo mavileri, turkuazlar, su yeşilleri gibi.

Materyal olarak, kotonlar, yıkamalı ketenler, sisal, abaca, bamboo ve ananas gibi vegital dokular, taş yıkamalı denimler yer almaktadır. Renkli ip, halat, tahta veya inci düğme süslemeler de marin esintilerini kuvvetlendirmektedir.

Motif olarak; deniz kabuğu, mercan, fosil, balık ağı görüntüleri ile denizanası, ahtapot motifleri yer almaktadır. Dokumalarda grafik tarzda bir ritim vardır. Abstract motifler, ikat desenler, suluboya efektleri, fırça darbesi görüntüleri, metalik ve inci parlaklığı ile vurgulanır.

Parıltılı Füzyon: Bu temanın müşteri grubunu maceraperest olarak adlandırabiliriz. Mexico ve Uruguay sonrasında Goa’da tatil. Sanat Koleksiyoncusu olan bu grup yeniden keşif için hırslıdır ve extra-avangarde bir tarzı vardır.

Geometrik hatlar, yapısal ve radikal görüntüler espiri anlayışı ile ortaya konur.

Renkler;Teracota,ekru,kül rengi ve fırçalanmış gümüş rengine altın sarıları,oranjlar,kan kırmızıları,kobalt maviler,morlar ve leylak renkleri eşlik eder.

Materyal olarak deriler,vegital dokular,geri dönüşümlü iplikler(keten,koton ve ipek için),sentetik materyaller vinil ve rezin gibi.Grafik kapitoneler,düğmeli dokular,Geometrik dokumalar,makremeler kullanılır.

Motifler ise kolaj ve digital print olarak kendini gösterir.Grafik,optikal motifler,mini ve maxi karışımlarla kullanılır.Titreşimli ritimli vurgular,etnik ve modern geometrize görüntüler.Egzotik Stilize hayvan desenleri ile floralleri de unutmamak gerekli.

Ölümsüz Dünya: Grand Kanyonun ortasında,Santa-Fe,Afrika ve Arjentin arasında.Macerasever,mutlak olanı ve umud arayışı olan bu müşteri grubu ,kimsenin olmadığı,güneşten çatlamış kurumuş çölümsü bu yeryüzünde kendine yaşamak için bir yer yaratır.

Renk paleti: Solgun toprak rengi,Kuru hakiler,kahve tonları,bakırımsı altım renklerine okside kum rengi,koyu sarı,okside sarı,mangan rengi,solgun mavi ve solgun yeşiller eşlik eder.

Materyal: Kotonlar ,müslinler,mat ve parlak efektler,yıkamalı ve taş yıkamalı ketenler,lame ve altın renkli viskonlar.Kuru vegital dokular,kanvaslar,natürel deri detayları,waxlı deriler.

Motif:Çiçek motifleri,kaktüs tarzı bitkiler,fosiller,radyant ve spiral motifler.Wax ve batik teknikleri kullanılmıştır.Renkli gölgeler,kuru vegitaller,Mürekkep veya suluboya efektleri,çok büyük desenlerin mini motiflerle kombini.Güneşten kurumuş otlar dijital baskıda kullanılır.Wax ve batik teknikleri ,patchworkler de bu grubun motifleri arasında yer alır.